Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,3875
Euro 8,9763
Altın 442,05

Yerel gazetecilik ölmez; Yeter ki gazeteci olsun

Şimdilerde moda bir söylem var: “Devir sosyal medya devri, kağıt gazetecilik öldü” diye ahkam kesiyorlar.

Hiç katılmıyorum.

Özellikle yerel gazeteciliğin ölmeyeceğine bütün kalbimle inanıyorum. Yeter ki, gerçekten gazeteci olsun, gerçekten gazetecilik yapılsın.

Sadece devletten gelecek resmi ilanlara güvenen, müteahhit patronlarına devletin verdiği karşılıksız krediler üzerinden üç kuruşluk maaş alıp, onların maşası ve kuklası haline gelen tiplerle elbette gazetecilik olmaz.

Bakın, biz bu kentte bu işi yaptık. Gerçek gazetecilerle, yüreğimizle, kalemimizle yaptık.

Bugün dünyada, özellikle Avrupa’da, Amerika, Kanada, Japonya gibi ülkelerde kağıt gazetecilik bitmedi. Hele yerel gazetecilik, şehir gazeteciliği hiç bitmedi. Her zaman doğru dürüst, yürekli,  bağımsız, yöneticilerin kuklası olmamış gazetecilerin çıkartacağı yerel gazetelere ihtiyaç olacaktır. İnsanlar, o kentte kimin vefat ettiğini, o kentteki gece hayatını, o kentteki cinayeti, o kentin herhangi bir sokağındaki sorunu yerel gazetelerden öğrenmek isteyecektir.

…………..

Bugün, gazetelerin dağıtımı tekel olmuş. Gazete satıcıları, kendilerine hiç değer verilmediği için gazete satmayı bırakmış. Bizim zamanımızda yerel gazeteleri Medet Başlılar dağıtırdı. Kentin en ücra köşesindeki bayinin, bir tane fazla gazete satması için çırpınırdı. Gazete satan tali bayiye değer verirdi. Şimdi, dağıtım bile pespaye. Siyasi iktidarın elinde.

Doğru dürüst dağıtım ağı kuracak, bayiyi kollayacaksınız. Doğru dürüst bir abonelik sistemi oluşturacak, müşterinizin kapısına sabah erkenden gazetesini bırakacaksınız. Bu 2 milyonluk kentte günde 200 adetin altında gazete satıyorsanız, kendinizi sorgulayacak, nerede yanlış yaptığınızı düşüneceksiniz.

………………………

Bakın ben, bu kentte yarım asır bu işi yaptım.

Ama kimlerle yaptım?

Gazetenin kurucusu rahmetli Dündar Çiğit’ti. Tek işi gazetecilikti. Son derece disiplinli, gözü kara adamdı. Ne devletten tek kuruş ihale alır, ne devletin kredisini kullanırdı.

Nazif Çanakçılı gibi eşi bulunmaz bir müessese müdürü vardı. Her yıl iki kez, bütün personeline en az enflasyon oranında zam yapar, bütün özel günlerde (bayram, seyran, yılbaşı falan) ikramiye verirdi. Şirketin ortaklarına para vermez, ama personelin hakkını, beş kuruşunu bir gün geciktirmezdi. Kim evlenecek, kim ev araba alacak, kimin çocuğu olmuşsa, hepsine şirket kasasından gereken desteği verirdi.

Rahmetli Cevat Çetin gibi, doğup büyüdüğü kentin bir ağacının, bir dalını, bir yaprağını bile önemseyen, çevreyi kirleten kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan hesap soran, Atatürk ilkelerinden zerre taviz vermeyen bir gazeteci bulabilir misiniz?

Gazetenin baskısı devam ederken, sabaha karşı baskı makinası bozulduğunda, sanayide tornacılık yapan arkadaşını evinden uyandırıp, bozulan parçayı sanayideki torna tezgahında onartıp, baskı makinasını çalıştırarak; en zor dönemde müessesenin kağıt ihtiyacını en uygun koşullarda satın alabilecek gazete baskısını bitirebilecek Hazım Özbay gibi biri daha var mı?

Ya Rahmetli Nahit Çiğit.

Bu alemde, bu kentte bir tane daha O’nun kadar delikanlı gazeteci var mı?

Ben, gazetenin en tepesindeki yöneticiyken, haftanın 7, yılın 365 günü bütün personelden önce gazeteye gelip çalışan, akşam ertesi günün gazetesi basılıp, eline alana kadar evine gitmeyen bir genel yayın müdürüydüm. Gece yarısına kadar Kocaelispor maçının bitmesini bekleyen, gazetedeki her haberin her satırı, her haberin başlığıyla ilgilenen genel yayın müdürüydüm.

Gazetedeki her haberin başlığının, ilk spotunun, resim altının okur için ne denli önemli olduğunu bilen, hepsiyle tek tek ilgilenen, haberde ayrıntı arayan okur için, haberin metnini detayı ile kaleme alan genel yayın müdürüydüm. Var mı bugün bir tane daha?

Halkın beğeneceği, tutacağı, sahipleneceği bir yerel gazete için; Rahmetli Sancar Şener, rahmetli Semih Koçana gibi spor müdürü gerekir. Şimdi, iki lahmacun ısmarlayan yöneticinin poposunu yalayanlar Spor Müdürü oluyor.

Oysa, iyi bir yerel gazeteye Uğur Uludağ gibi amatör sporun her branşını bilen, çalışkan spor editörleri gerekir. Hulusi Özdilek gibi spor fotoğrafı sanatçıları gerekir.

Her iyi yerel gazeteye Yıldız Berber Andiç gibi bir magazin müdürü gerekir.

Seda Kadı gibi bir reklam müdürü gerekir.

Ayşegül Kalaycı gibi, kentin bütün sivil toplum örgütleri ile iyi ilişkiler kurabilen muhabirler gerekir.

Şennur Uzan gibi, girdiği ortamda haberi söküp kopartan muhabirler gerekir.

Rahmetli Ekrem Bütün, Cenap Elmas gibi polis muhabiri, Saim Ertürk gibi adliye muhabiri gerekir.

İyi bir yerel gazetenin Ahmet Serimer gibi en küçük haber için kendisini paralayan Yazı İşleri Müdürü olması gerekir.

İyi bir yerel gazete için, bulunduğu kentin yerel siyaset yelpazesindeki herkesin inandığı, güvendiği, en özel siyasi haberleri derleyebilen Murat Yoldaş gibi gerçek ve hakiki Müslüman, çalışkan bir siyaset editörü gerekir.

Yılmaz Yenişar gibi her işe bakan, gazete yöneticilerinin ailelerini gözü kapalı teslim edebildiği, herkesin özel işini çözüp, gazete yöneticilerinin sadece işleriyle ilgilenmesini sağlayan İdare Müdürü gerekir.

Mehmet Sümer gibi, gerektiğinde çalıştığı kurum için canını ortaya atacak cesarette gece amiri gerekir.

Zeki Artan gibi, teknik serviste güvenebileceğiniz, arkanızı toparlayacak bir eleman, Meltem Artan gibi bir musahhih gerekir.

Ben yaptığım işte başarılı olmuşsam, arkamı toparlayan, her konuda çok güvendiğim ve bu kenti çok iyi tanıyan Metin Karan ‘le birlikte çalıştığım içindir.

Benim yanımda Ali Gündoğdu gibi bu kentin özellikle doğu bölgesini çok iyi tanıyan, kimi zaman çok müthiş fikirler üretebilen, kent tarihini çok iyi bilen birinin bulunması en önemli kazançlarımdan biridir. İyi yerel gazeteye böyle adamlar gerekir.

…………………….

Yerel gazetecilik, popunuzu koltuğa yapıştırıp, sabah 9 akşam 17.00 saatleri arasında çalışmak, sadece iktidar partili belediye başkanlarının toplantılarına katılmakla olmaz.

Biz bu kentte yerel gazete yaparken, her gün magazin eki (ÇINAR) yaptık. Her gün, dolu dolu spor eki (ÖZGÜR SPOR)verdik. Pazar günleri Türkiye yerel medyasında örneği bulunmayan PİŞMANİYE eki hazırladık. Biz salak mıydık? Bunların hepsine özen gösterdik.

İyi bir yerel gazete yapmak için, yanınızda Ahmet Kobak, Ahmet Şimşek, Ali Şentürk gibi amatör anlayışla çırpınıp, gazeteye yardımcı olan dostlarınızın olması gerekir.

Siz Değirmendereli Ümit Sezer’i, İhsaniyeli Mustafa Adıyaman’ı, Kandıralı İsa Akıncı’yı, Gebzeli İsmail Kahraman’ı, Gölcük’lü Mehmet Şen’i, Karamürselli Mehmet Tören’i tanır mısınız? Böyle dostlarınızın olması gerekir.

Hüseyin Fehmi Özen gibi, sizi sıkça ziyarete gelen herkesin kahveyi nasıl, çayı hangi oranda demli içtiğini bilen ve buna göre servis eden çay ocağı sorumlunuzun olması gerekir.

Ferdal Arıoğlu gibi son nefesine kadar baskı makinasının başında çalışan baskı ustaları gerekir.

Alev Uçar gibi, ismini verdiğiniz herhangi birini dünyanın öbür ucunda olsa, yarım saat içinde bulup, sizin telefonunuza bağlayan santral operatörünüzün bulunması gerekir.

Siz, geçmişte bu gazetenin Pazar eklerine çok büyük ve karşılıksız katkı veren Atilla Oral’ı, Tuncay Bilecen’i bilir misiniz? Yerel gazetelerin başarısı için böyle özel adamlar gerekir.

Ahmet Kurt gibi, hem piyasaları çok iyi takip eden, hem bu kentteki bütün sendikaların ciğerini bilen elemanlarınızın olması gerekir.

……………

Şimdiki kuklalar diyorlar ki, “Devlet yerel gazetelere daha çok maddi destek versin. Günde 200 tane bile satılmayan gazeteye milletin kesesinden para aktarsın. Yoksa yerel gazetecilik ölüyor” .

Siz bana yukarıda saydığım isimlerin yarısını bir araya getirin, ben size iki ay içinde günde en az 10 bin tane satan şehir gazetesi yapayım…

Bu saydıklarım benim tarzım, benim yöntemim.

Bir de Güngör Arslan modeli var. Siz, cesaretle iktidara kafa tutabilen, her haberin ayrıntısı ile bizzat ilgilenip, mermiye kafa atabilen Güngör Arslan gibi bir gazetecin haksız yere el konulan mallarını geri verin, bakın iki ay içinde günde en az 5 bin adet satan gazete yapıyor mu, yapmıyor mu?

Kuklalar, bugün çok rahat. Kendilerini gazeteci sanıyorlar. Yaptıkları gazeteler günde 200 tane bile satılmadığı için de kabahati kendilerinde görmüyor, sektöre, konjonktüre kabahat buluyorlar.

Bu kentte yerel gazetecilik bunların elinde, müteahhit, otobüsçü, çöpçü patronların elinde öldü sevgili dostlar…

Ama emin olun, bir gün yeniden doğacak…

Sevgiler, saygılar. Kendinizi hastalıklardan koruyun, umutlarınızı hiçbir zaman içinizden eksik etmeyin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

Mesut - gerçekler hayal oldu ismet çiğit artık hiç bir şey eskisi gibi olmayhacak sen işini kaybettin özgür kocaelini kaybettin saygınlığını kaybettin bunlar üzerine yaz nasıl bir fiyaskoya dönüştün bunu analiz et daha sağlıklı düşünürsun

Yanıtla . 1Beğen . 6Beğenme 30 Kasım 22:08
05

Serdal Alpözen - O isimlerini saydığınız değerli kişileri toplayıp yeni bir gazete kurun. Sizi tutan mı var...

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 30 Kasım 13:43
04

Kerem1441 - İsmet bey İnternet gazeteciliği siz kabul etseniz de etmeseniz de şu an bir bilimsel gerçek.Bilim ve teknolojik gelişmenin önünde kimse duramaz.Sizi anlantıığınız eski güzel günler geçmişte kaldı.Tabiki her dönem kendi içinde değerli ve güzeldir.Bu güzel günler yaşandı ve bitti.Şimdi her saniye güncellenen ve anlık habere ulaşılan internet gazeteciliği var.Kimse artık 24 saat önceki bayat haberi okumak istemez

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 30 Kasım 10:00
03

Mert Emre - İsmet aga "Yerel gazetecilik ölmez yeterki gazeteci olsun" cümle bu. Vallahi doğru söylüyon usta. Yerel gazetecilik ölmez ama bu virüsten dolayı biz ölecez usta. Hastalığın adına bakarmısın usta ? KOR ONA

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 30 Kasım 08:50
02

Bendeniz Okurunuz - ismet bey, yazınızın girişinde belittiğiniz "sosyal medya/kağıt gazetecilik" tamlamasında bir hata olduğunu düşünüyorum. Şu anda sizin yaptığınız bizim de zevkle okuduğumuz şey "internet gazeteciliği". sosyal medya değil. sosyal medya şu aklına gelen her şeyi yazıp sonra başına bela çeken tiplerin uluorta kullandığı, özelini ifşa ettiği anlamsız "twitter, instagram ve facebook" gibi nesneler. sosyal medya bu. bu medydan ne haber, ne gazetecilik çıkar.ona buna sallama,kalay,küfür gibi seviyesiz işler. internet medya sizin yaptığınız haber var, güzel yazılar var. bence bunun yazılı gazeteciliğe zararı yok.tam tersi daha geniş kitlelere ulaşıyorsunuz. internet gazeteniz olmasa ertesi günün haberleri için sabahın köründe nerede bulacağım. çoğu insan artık kağıt gazete okumuyor. benim apartmanda 15 daire var sanırım bir aile biz 1 tane kağıt gazete alıyoruz. kahvaltıda okuması zevkli oluyor.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 02:42


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi