Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,4026
Euro 9,0152
Altın 439,06

Mini bir tur; BEYOĞLU

Sizler gibi inanın biz de gündemi takip ederken ne demek istiyor ? Şimdi ne yasak ? Yani saat kaçta çıkıyoruz ? gibi bir takım beyin fırtınası yapmak zorunda kalıyoruz.

Öyle ya bugün izin verilen bir sonraki gün hatta birkaç saat sonrasında yasak olabiliyor.

Ben sizlere bu köşeyi yazarken hali hazırda olan hafta içi akşam 21.00’den sonra ve hafta sonu komple olmak üzere sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmakta.

Köşe yayınlanıp size ulaşıncaya kadar değişir mi bilemem ancak hazır şimdi bu haldeyken size hafta sonu kaçamaklarını hafta içine alabileceğiniz bir mini gezi rotası ile geldim.

YÜRÜMEYE DOYACAKSINIZ

Kafe ve restoranların yalnızca paket servise geçmesi beraberinde AVM’de geçirilen vaktin de azalmasına sebep oldu. Haydi şöyle bir mağaza gezelim deseniz maximum 1 saat sonra haydi gidelim ya da oturacak bir bank arar hale gelmeniz mümkün.

Siz en iyisi bizim yaptığımız gibi ayağınıza rahat bir ayakkabı giyip, kısıtlamayı avantaja çevirin.

Gezmediğiniz yerleri gezmeye gidin, ya da gezdiğiniz yerleri bir daha farklı bir bakış ile gezin.

Önceki gezdiğinizden daha farklı bir gözle bakmayı deneyin.

Bunun en iyi örneği benim için Beyoğlu’dur.

Öyle ki Beyoğlu benim için her gittiğimde ilk gitmişim edasıyla baktığım, İstanbul’u hiç bilmeyen bir turist edasıyla her sokağını kafamı sağa sola çevirerek seyrettiğim yerdir.

Yılın her günü hep güzel olmayı başaran nadir yerlerden.

Öyle ki en sevdiğimiz aktivitelerimizin baş tacı olan Galata’ya karşı bir kahve içmek veya Karaköy’e yürüyüp tatlımızı yerken dedikodu yapmanın en keyifli adresidir Beyoğlu.

Oturabilecek bir yer maalesef olmasa da siz yine de ön yargılı olmayın ve rotanızı Beyoğlu’na çevirin.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN YAPI

Size Google gibi bir platform varken elbette İstanbul’da gezilecek yerler ya da İstanbul gezi rotası gibi bir rehber yazmayacağım. Zaten hali hazırda örnekleri fazlasıyla mevcut. Ancak size ışık tutmak amacı ile kendi günümü sizinle paylaşmak istedim.

Ne yapsak ? sorumuzun cevabı bizi bir anda köprüye sürükledi oradan da istikametimiz Beyoğlu oldu.
Dedim ya bir gittiğiniz yere bir daha gittiğinizde farklı bir gözle bakmalısınız.

Galata Kulesi’nin restorasyonu da tamamlandığını sosyal medyadan okuduğumuz kadarıyla bir de canlı görmek istedik.

Arabayı park edip başladık Beyoğlu’nun dar sokaklarından Galata’ya doğru yürümeye.

Galata Kulesi’nin restorasyonu her ne kadar tartışmaya konu olsa da 500 yıllık tarihe dayanan kuleyi yüz yıllarca ayakta tutabilmek amacıyla içinden bin ton beton söküldü.

Yemek yemeğe dair bir aktivite yapılması artık mümkün olmayıp 8. Kata nefes kesici İstanbul manzarasını izleyebilmek için seyir terası yapılmış.

Yani anlayacağınız Galata artık yalnızca turistik olarak gezilmek için var.

Her ne kadar sosyal medyada karşımıza restorasyon sırasında tahrip edilen videolar çıkmış olsa da ben kendi gözünüzle tüm çıplaklığı ile görün derim.

Yukarıya asansör ile çıkmanın mümkün olduğu kulede pandemi dolayısıyla bütün tedbirler alınmış durumda.

Seyir terasında geçireceğiniz zamanın ardından sizi meşhur merdivenler bekliyor olacak çünkü aşağıya inişi yoğunluğu azaltmak adına yalnızca merdivenlerden yapmak durumundasınız.

Bence bu uygulama pek yerinde bir uygulama çünkü merdivenlerden inerken diğer katlara da şans vermiş oluyorsunuz.

Her katı ayrı her katın manzarası ayrı güzel Galata’nın.

PLANLANMAYAN DURAK

Galata’nın yeni halini gördükten sonra bu defa kendimizi Beyoğlu Sokakları’na bıraktık.

Bir turist edasıyla gezdiğimiz sokaklarda karşımıza bir anda İstanbul Modern’in geçici mekanı çıktı.

Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi olma vasfını taşıyan İstanbul Modern, Karaköy’deki mekanının tadilatı bitene kadar geçici mekan olarak Beyoğlu’nu seçmiş.

İyi ki de seçmiş.

İstanbul Modern alışılagelmiş bir müzenin çok daha ötesinde.

Öyle eserin altında küçük puntolarla yazılan yazılar ya da sayfalarca yazı yok.

İstanbul Modern sizin hem gözünüze hem de zihninize hitap ediyor.

Öyle ki her yaştan kesimin keyifle zaman geçirebilmesi mümkün.

Biz gittiğimizde güncel olarak Şakir Eczacıbaşı’nın Seçilmiş Anılar Sergisi vardı.

Her katı size farklı bir kapı açıyor İstanbul Modern’in.

Eserlerin özel ve güzel olduğunu anlamak girişte alınan önlemleri görünce pek de zor olmuyor.

Müze girişinde maskeniz kontrol edilip, ateşiniz ölçüldükten sonra sizden montunuz varsa montunuzu ve çantanızı vestiyere bırakmanız isteniyor.

Her ne kadar pandemi sebebi ile vestiyere eşya verilmesi ilk önce tedirginlik yaratsa da kendi gözümle yapılan dezenfekte işlemini ve ne koşullarda muhafaza edildiğini görünce içim rahatladı.

Vestiyer öyle otel veya restoran vestiyerleri gibi ücretli değil tamamen eserlere çarpılmasını hasar görmesinin önüne geçilmek için alınan bir önlem.

Ne yalan söyleyeyim bir sergi ya da müze gezerken elim, kolum boş olsun isterim.

İstanbul Modern’de geçirdiğimiz zamanın ardından Beyoğlu’nun renkli sokaklarından, ışıklı caddelerinden arabamızın olduğu yere doğru yola koyulduk.

Benim size İstanbul’dan aktaracaklarım bu şekilde.

Yazının da başlığından anlaşılacağı üzere ‘’mini bir tur’’.

Başka yerlerde görüşmek üzere, sağlıcakla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazlıcan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi