Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,4026
Euro 9,0152
Altın 439,06

Kapağı ver kulbu al, kurbanı hiç soran yok...

Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna. Kapağı ver kulbu al, kurbanı hiç soran yok. Tam 37 yıl olmuş Barış Manço bu sözleri anlamlı, güzel şarkıyı piyasaya süreli. Halil İbrahim Sofrası. Bilmeyen genç arkadaşlar mutlaka bulup dinlesinler, hatta orijinal klibini izlesinler. Özünde toplumsal ahlaki çöküntüyü anlatan bu şahane şarkı, zamansız şarkılardan bence. Yıllar önce yazılmış ancak şimdiye ne kadar uyumlu bir profil sergilemekte.

Dikkat ediyor musunuz herkes bir saldırı, herkes bir mecburi savunma peşinde. Gündelik hayatımızda, sosyal medyada, iş yerinde, ailede, okulda. Gerçi şu an pandemi sebebiyle daha çok sosyal medyada. Bu kavganın en önemli parçasını nasip kısmet oluşturuyor aynen şarkıdaki gibi. "Yıllardır sürüp giden bir pay alma çabası, topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası" diye devam eden. Tam da buraya getirecektim lafı. Bir başkadır dizisindeki Meryem'in psikiyatrist'e dediği gibi. "Yani eviriyon çeviriyon, lafı çaktırmadan istediğin yere getiriyon." Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası derken Barış Manço bugünleri hiç bilmeden nokta atışı yapmış. Onun demek istediği farklı, AKP Milletvekili Şahin'in dediği farklı oysaki. "Kuru ekmek yiyorlarsa karınları toktur" dedi. Bizler için, halk için dedi. Fazla fazla vergisini veren, bir şekilde geçinmeye çalışan, pastadan hakkı olan payı tam olarak alamayan, çabalayan insanlar için dedi. Karşısındakinin tezini çürütmek için bile söylenecek laf mıdır? Yorumu sizlere bırakıyorum. Yani biz buradan istediğimiz kadar EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) haktır, hakkın gaspıdır, erken yaşta emeklilik değildir diyoruz. Kuru ekmek yiyebiliyoruz, karnımız aç değil. Şükür. Asgari ücrete ne kadar çok zam yaparsanız yapın, enflasyon sebebiyle alım gücü düşükse yine de olmuyor, hep açlık sınırının altında oluyor diyoruz. Ama kuru ekmek yiyebiliyoruz. Şükür. Aldığımız her şeyde, kullandığımız elektrik, su, doğalgaz vs.'de, haddinden fazla vergi ödüyoruz diyoruz. Ama kuru ekmek yiyebiliyoruz. Buna da şükür.

Her şeyin bir gün mutlaka sonu gelir. Yaşadığımız iyiliklerin de, kötü günlerin de. Elbet bugünler geçecek. Elbet güzel günler göreceğiz. Çocukluk yıllarımızdaki, ilk gençlik yıllarımızdaki gibi gerçek sevginin, gerçek saygının, kavgaysa bile gerçek kavganın yaşandığı o güzel günlere toplum olarak dönebilsek keşke. Şimdiki gibi atılan taşlar ürkütülen kurbağaya değmeyecek işler eskide kalsa. Çook eskide. Herkes kendi kavgasında, kurbanı hiç soran yok. Bizim insanımız çok iyi niyetlidir çabuk kanar. Tansu Çiller "iki anahtar vereceğiz, iki anahtar" diye meydanlarda bağırırken kanar. Turgut Özal "benim memurum işini bilir" derken kanar. Süleyman Demirel'in şapkasıyla gidip, tekrar geri gelmesine kanar. Biraz algıları açık olanın da içi yanar, içi kanar...

Siyasetten size de gına geldi biliyorum. İnanın bana da. Ancak ben her yaşanılan olayı toplumsal olay olarak ele alıp sorgulamaya çalışıyorum kendi kafamda ve samimiyetle sizlerle paylaşıyorum. Amacım asla kuru siyaset yapmak değil. Zaten kafamda belirli bir siyasi parti bile yok oy vereceğim. Oy vermeyeceğim parti belirli sadece.

Bırakalım siyaseti, toplumsal ahlaki çöküntü dedim biraz önce. Bu; paraya, pula, ihtişama, gösterişe çok önem verenler var ya. Hepimizin çevresinde, arkadaş, iş, okul ortamında vardır bu tipler. Belki de o sizsinizdir. Olabilir. Toplu taşımaya binmem diyenler, kendini en güzel, en büyük, karşısındakini küçük görenler, kültürlü, gurme ve vizyonlu olduğunu düşünenler. Dostuna arkasından ihanet edip, yine de yalnız kalmamak için iyilik maskesi ile peşini bırakmayanlar. Bir anda bir şey olsa mesela, mecaz anlamda söylüyorum, bir neşterle şu kalpleri bir yarsak. Kim yürekli, kim derin. Aslında kim gerçekten güzel insan çıksa ortaya. Çünkü iyi niyetli ve düzgün insanları kandırmak, kullanmak, bir başkası hakkında yanıltmak o kadar kolay ki algı yöneterek. Olmasa artık... Ama zaman en iyi ilaçtır. Bekleyip, hep gördüm, hep duydum kimin nerden nereye geldiğini. Herkes öder gün gelir payına düşeni...

Şarkının son cümleleri ile sizleri baş başa bırakıyorum. Sağlıkla, sevgiyle kalın...

Barış der; her bir yanı altın, gümüş, taş olsa.

Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa.

Sapa, kulba, kapağa itibar etme dostum.

İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok.

Para pula, ihtişama, aldanıp kanma dostum.

İçi boş insanların bu dünyada yeri yok.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Yalnız Adam - Oy vereceğim parti belli değil ama vermeyeceğim parti belli diyorsunuz. Kusura bakmayın ama bu konuda size katılmıyorum çünkü oy verecek parti de yok. Allah aşkına hangi parti gelirse gelsin al birini vur ötekine. Rahmetli Necmettin Erbakan'ın partisinden başka düşük gelirliyi düşünen görmedim Meclise giren hangi partili olursa olsun ilk düşündüğü şey küpümü nasıl doldururum. Ben her zaman örnek olarak japonları göstermişimdir. Japon evin kirasını ödeyemezse eşyalarını boşaltır kaldırımda yatar, bizde ise kirayı vermez elektirik su borcu takar birde ev sahibinle kanlı bıçaklı olur. Yani biz Türk milleti olarak hamurumuzda bir eksiklik veya fazlalık var. Herkes indirmenin peşinde gemisini kurtaran kaptan misali. Son olarak diyeceğim oy verecek parti de yok insan da yok

Bir japon aday olursa gözümü kırpmadan veririm. Umduğum gibi çıkmazssa harikiri yaptım derim. Ssygılar

Yanıtla . 3Beğen . 3Beğenme 16 Aralık 18:21
05

İzmitli - @Yalnız Adam 02 nolu yoruma cevabı: Kimin kıvırdığı belli ukala

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 20 Aralık 20:40
03

Bünyamin - @Yalnız Adam 02 nolu yoruma cevabı: aktrol kıvı da kıvır yandan yandan çalkala çalkala.

Millete hesap verme zamanınız geliyor.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 19 Aralık 20:21
01

Ana Sebepler - Sayin yazar ulkemizdeki ekonomik çöküşün 2 ana sebebi bulunuyor.

1. Ulkemizde vergi ve sgk odemedigi halde devletten belediyeden net para alan 5 milyon esnaf var. Buna ilave olarak kdv vergilerini de cebe atiyorlar. Herhangi bir ulkenin bu buyuklukte esnafi besleyebilmesi imkansiz. 75 m2 apartman dairesinde fil beslemek gibi ..

2. Diger ana sebep de thy caykur.. belediye sirketleri..1 milyon kadrolu devlet iscisi gibi kamu iktisadi tesekkulerinin devlet bankalarinin devamli zarari.yap islet devretleri de kit sayabiliriz.

Sayin yazar bu 2 madde yani esnafa ve kitlere para vermek icin ekonomiden buyuk para cekiliyor. Bu u

Akple de alakasi yok. Butun partilerimiz kitsever ve esnafsever.. Yuksek vergiler issizlik ve dusuk ucretler bunlarin yuzunden ..en kisa zamanda kitleri kapatmali veya satmali esnafi da bir plan dahilinde tasfiye etmeli.. bu inadimizin surdurulebilirligi kalmadi

Yanıtla . 0Beğen . 5Beğenme 16 Aralık 17:27
04

Bünyamin - @Ana Sebepler 01 nolu yoruma cevabı: vatn haini Millet düşmanı akpli hain yalan söylüyorsun. 1. senin taptığın put diyorki ekonomi pik yaptı yukarıya doğr diyor. sen ekonomi çökü diyorsun. yani ya sen yalan söylüyorsun ya ya putun. 2. ekonomik çöküşün sebebi üretim ekonomisinin yok edilmesi rant faiz beton ekonomisinin uygulanması. az kaldı bu Millet de size beton dökecek.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 19 Aralık 20:24


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi