Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,4294
Euro 8,9820
Altın 412,55

Türkiye’nin en kötü ve en çirkin yerel medyası

Bugün siz değerli okurlarımı yine biraz geçmişe götürmek istiyorum. 1980’li, 90’lı yıllarda, Türkiye’de en güçlü yerel medya bizim şehrimizde bulunuyordu.

Devletin ilgili kurumlarının bütün yurt genelinde örnek gösterdiği, kendi kentinde ulusal gazetelerden çok daha fazla satılan ve okunan yerel gazeteler bu şehirde yayınlanıyordu. Bu kentin yerel medyasında özen vardı, kalite vardı, kendi aralarında kıyasıya rekabet vardı. Bu kenti, yaşadığı 17 Ağustos 1999 büyük deprem felaketinin ardından yerel medyası ayağa kaldırmıştı.

Yerel medyanın ve yerel medya çalışanlarının itibarı vardı, değeri vardı. Bu kentte gazeteciler göğüslerini gere gere “Ben falanca gazetenin muhabiriyim, yazarıyım” diyerek dolaşabilirlerdi.

Bu kentteki yerel medya, özellikle siyaset haberleri söz konusu olduğunda gözü kapalı davranmazdı. Her siyasi görüşe yer verir, gerektiğinde her siyasi görüşü eleştirebilir, yanlış yapan kim olursa üzerine gider, iyi iş yapan kim olursa takdir ederdi…

Bu kentin yerel medya kuruluşlarının devlete beş kuruş vergi, SGK borcu bulunmazdı. Hem ticari itibarları, hem gazetecilik misyonuna uygun itibarları yüksekti. Bu kentteki medya çalışanları maaş alamadan çalışmak zorunda kalmaz, bayramlarda, yılbaşlarında ikramiye alır, her yıl en azından enflasyon oranında maaşlarına zam yapılırdı.

Bu nedenle Türkiye’de Kocaeli yerel medyası” bütün kentlerde örnek gösterilirdi.

………………………….

Bugün ise, Türkiye’nin en kötü, en çirkin, en taraflı, en itibarsız yerel medyası bu kentte bulunuyor. Aslında son 20 yılda bu kent her alanda bu kadar geriledi, bozuldu da mı yerel medya bu hale geldi, yoksa bu kentte yerel medya bu denli bozulduktan sonra mı bu kent böylesine yaşanmaz hale geldi, bunu da tartışmak gerekir.

Eğer, “Önce medya bozuldu, sonra bu kentteki her şey bozuldu” diyorsanız, burada üzerime düşen suçu da samimiyetle kabul ve itiraf edebilirim.

Biz, 2013 yılında ÖZGÜR KOCAELİ gazetesini sattık. İsteyerek sattık. Başka çaremiz olmadığı için sattık. Başka alıcı olmadığı için de AKP’li müteahhit aileye sattık. Kentin yerel medyasında bozulma, çürüme zaten başlamıştı da, biz ÖZGÜR KOCAELİ’yi sattıktan sonra bu süreç anormal hızlandı. Ben kişisel olarak elimden geldiğince dik durmaya, mesleğimin namusunu korumaya gayret ettim. Ama gücüm yetmedi. Zaten sonunda da diskalifiye edildim.

Şimdi, Türkiye’nin diğer şehirlerindeki yerel medyayı da takip ediyorum. Bir kere, diğer kentlerde sosyal medya adı verilen rezalet, kesinlikle bizim kentimizdeki boyutlarda değil. Diğer kentlerde hala yayınlanan şehir gazeteleri ise, bizim kentimizdeki kadar yalama, yalaka, besleme değil. Diğer kentlerin şehir gazetelerinde, o kentteki çeşitli kesimlerin, esnafların şikayetlerine yer veriliyor. Diğer kentlerde belediyelerin yaptığı yanlışlar, manşetlere taşınabiliyor.

Bizde ise, yerel medya sadece kendilerine verilen ve tek elden çıktığı açıkça belli olan iktidar yanlısı haberleri kullanıyor. Yerel gazetelere bakın. Her gün, Büyükşehir Belediyesini ve Başkanını öven, onların demeçlerine yer veren manşetlerle çıkıyorlar. Sanki bütün gazeteleri aynı kişi, aynı merkez hazırlıyormuş izlenimini alıyorsunuz.

Bu kentte Büyükşehir Belediyesi, sözde yerel medyayı sürekli yemliyor. Olduk olmadık konularda tuhaf reklamlar vererek, halkın parasını yalancı gazetelere akıtıyor. Sadece SES KOCAELİ bu tablonun dışındadır. Sadece SES KOCAELİ bu desteğin dışındadır. Hatta tam tersine, SES KOCAELİ’ye destek vermek isteyen kişi ve kuruluşlar aforoz edilmektedir.

Kocaeli yerel medyası, bugün parayı verenin düdüğünü çalıyor. Gazetelerde mesleklerinin gereğini yerine getirmek isteyen gazeteci kardeşlerim, özgür haber yapamıyorlar. Kendilerine vatandaşlardan ulaşan şikayetleri kaleme alamıyorlar. Biliyorum, onların da içi içini yiyor. Üstelik, maaş yok, ikramiye yok, zam yok. Başka çareleri olmadığı için gazetelerine gidip geliyorlar. Zaten artık üzerlerindeki baskıdan bunalan pek çok meslektaşım da “Ben korona oldum, birkaç hafta yatıp, yazı yazmayacağım” falan diye bahane uydurup, kenara çekiliyorlar.

Her gün, sadece CHP’li İzmit Belediyesi’ni olduk olmadık nedenlerle suçlayıp karalayan, her gün AKP teşkilatlarını ve AKP’li yöneticileri yıkayıp yağlayan bir yerel medya ile bu kent bir adım öteye geçemez. Bu nedenle bu kent her gün biraz daha geriye gidiyor. Biraz daha karaktersiz, silik ve karanlık bir şehir haline geliyor.

Bu medya yüzünden bu kentin ışıkları yanmıyor.

Bu medya yüzünden bu kentte yoksulluk, işsizlik, pahalılık almış başını gidiyor.

Bu medya yüzünden Kocaelispor hak ettiği yerlere gelemiyor.

Çok iyi biliyorum. Bu kentte yerel medya sektöründe çalışan, başka çaresi olmadığı için mesleğini sürdürmek konusunda direnen arkadaşlarımın da hepsi mutsuz. Kimse, özgür haber yapamıyor. Kimse özgürce köşe yazısı yazamıyor. Çünkü bu kentte siyasetçi telefonu açıp, hakkında yazı yazan gazeteciye fırça çekebiliyor, “Sen bunları nasıl yazarsın” diye küfür bile edebiliyor. Zavallı meslektaşım, boynunu büküp, bu hakaretleri yutmak zorunda kalıyor. Zaten o hakaretleri yutup, sineye çekmese, gazetedeki işinden kovulacağını, belki tazminatını bile alamayacağını biliyor.

……………………

Ulusal düzeyde yerel basını zirveye çıkmış ve yıllarca zirvede kalıp, örnek gösterilmiş bir kent olan Kocaeli’de bugün yerel basının hali gerçekten çok iğrenç ve düşündürücüdür. Hadi toplansınlar, ben bu gerçekleri yazıyorum diye hep birlikte bana karşı deklarasyon yayınlayıp, “İsmet Çiğit yine kafayı bulmuş, döktürmüş” diye şikayet etsinler.

Ben en azından mutluyum, huzurluyum. İstediğimi özgürce yazabiliyorum. Belki de bu nedenle korana virüs bile benden uzak duruyor.

SES KOCAELİ’de en azından huzur var, mutluluk, arkadaşlık, kardeşlik var. Bizi Büyükşehir Belediyesi, AKP’li belediyeler, AKP’ye iş yapan müteahhitler falan desteklemiyor. Hatta beş kuruş katkılarını bırakın, engellemek için ellerinden gelini yapıyor, dava üstüne dava açıyorlar. Muhalefetten, CHP’den; İYİ Parti’den, Deva’dan falan destek gördüğümüzü düşünüyorsanız, o da yok.

Kendi yağımızla kendimizi kavuruyor, meslek ilkeleri ve ahlakından zerre kadar taviz vermeden, bu kentin en çok okunan ve takip edilen internet gazetesini yapmaya çalışıyoruz. İş zamanında bütün enerjimizi işimize veriyor, kendimize kalan boş zamanlarda da huzurlu gazeteciler olmanın tadını en güzel şekilde çıkartıyor, yaşıyoruz.

Kıskananlar çatlasın. Çok iyi biliyorum ki, onlar huzursuz, rahatsız ve gelecek kaygısı içinde alabildiğine endişeli. Biz ise mutlu, huzurlu ve mesleğinin ilkelerine ihanet etmemiş olmanın huzuru ile insan gibi yaşayan gazetecileriz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Muazzez - Onun için canakyalayici gazeteleri ister yerel ister ulkenin hic bitini evimize sokmuyoruz tuvalet kağıdı bile yapmiyoruz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Aralık 19:34
04

Harbi Bey - İsmet Bey, baştan beri köşe yazılarınızı takip ediyorum. Eğriye eğri doğruya doğru derim...

Bugünkü yazınızı yine okudum... Ve özeleştirinizi gördüm. Evet, yerel madyanın bugünkü hale gelmesinde her ne kadar sistemin de büyük katkısı var, ama büyük pay da sizin. Çok çabuk pes ettiniz. Ne diye hemen satmak..

Kendi elinizle büyüttüğünüz gazeteyi yaman ellere verdiniz üvey babaya teslim ettiniz. Bakın ne güzel özeleştiri yapıyorsunuz: " Biz, 2013 yılında ÖZGÜR KOCAELİ gazetesini sattık. İsteyerek sattık. Başka çaremiz olmadığı için sattık. Başka alıcı olmadığı için de AKP’li müteahhit aileye sattık. Kentin yerel medyasında bozulma, çürüme zaten başlamıştı da, biz ÖZGÜR KOCAELİ’yi sattıktan sonra bu süreç anormal hızlandı. Ben kişisel olarak elimden geldiğince dik durmaya, mesleğimin namusunu korumaya gayret ettim. Ama gücüm yetmedi. Zaten sonunda da diskalifiye edildim..."

Keşke olmasaydı...

Burada yerel medyayı sen teslim ettin, Gebze'de İsmail Kahraman oranın amiral gemiis olan bir zamanki Gebze gazetesini kardeşine bıraktı gitti.

Ne gerek vardı?

Yazık oldu...

Şimdi kimse hayıflanmamalı...

Kendi düşen ağlamaz...

O eski günleri gazeteciler artık affedersiniz "nah" bulur...

Şimdiki gazetecileri gelince ne yapsın çocuklar. Yazsalar bir türlü yazmasalar bi türlü. Yazmasalar işinden olacaklar, yazsalar yine işinden olacaklar...

En iyisi Demiryolu caddesindoe veya işlek ir caddede yazın dondurma, sonbaharda haşlanmış mısır satmak..

Son pişmanlık fayda etmez...

Başka da yolu yok. Selamlar, saygılar!

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Aralık 00:08
03

Miralem yenidoğan - Iki konuda elestirim var sayin cigit artik yerel medyayi boyle mesnetsiz elestirmek inan mide bulandirici daha ilerisi tetikcilik alt yapisi ...ikincisi bu gunki dolar kuru ile gazeteyi 22 milyon yeni tl ye sattiniz sen o parayi degerlendiremediysen suclusu yerel basin degil belediye baskanlari hic degil insallah bu iki konuyu bir daha gundeme getirip kendi itibarini zedelemezssin umarim

Yanıtla . 3Beğen . 3Beğenme 21 Aralık 10:10
02

Cemil Akın - İsmet bey sakın para yok deme. Özgür Kocaeliyi Haldızlara 5.500.000.000 TL satmışsınız.Allah daha fazla versin gözümüz yok. Borçta istemem rahat ol. Ama para yok deme.

Yanıtla . 4Beğen . 5Beğenme 21 Aralık 09:33
01

Emekli Gazeteci - Kocaeli içinde yaşayanlar farkında mıdır bilinmez ama Türkiye'nin İstanbul'dan sonra en dinamik ilidir ya da ilk 3-5 ilinden biridir. Türkiye sanayisinin kalbidir. İstanbul'un yanı başındadır ve İstanbul'a İstanbul'un Silivri,Çatalca ilçelerinden yakındır. Yani bir yerde İstanbul'un uydu kenti konumundadır. Her ne kadar zenginlik kent içi mimariye insan ilişkilerine insan kültürüne yansımamışsa da Türkiye'nin en zengin ilidir. Bir çok ilde yerel basın yoktur. Örneğin Ankara,İzmir kökenli ulusal gazete yoktur. Buralarda dinamik yerel basın da yoktur. Kocaeli basın konusunda Türkiye'nin mikro ölçeğidir.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 21 Aralık 00:13


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi