Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 7,2551
Euro 8,7415
Altın 405,47

Tek celsede beraat

Bizim gibi, biraz muhalif  tarafta gazetecilik yapmak için ısrarla didinenlerin, Allah yardımcısı olsun… Karşınızdaki korkaklar, her yazdığınız yazı için suç duyurusunda bulunuyor, mahkemelerden davet alıyorsunuz.

Ama şunu da belirtmek isterim. Ben bizzat tanığı olduğum için, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bütün yargı mensuplarını suçlayan, onlar için “Militan” diyen sözlerini kınamak istiyorum. Türk yargısında hala çok düzgün, çok tarafsız, adil hakimlerin ve savcıların da bulunduğunu bir kez daha bizzat gördüm.

Değerli okurlarım, benim elimdeki en kıymetli varlığım, zamanım. Dün, bu çok değerli varlığım olan zamanımın 4 saate yakın bölümü İzmit Adliyesi’nde geçti.

Diyabet hastasıyım. İnsülin oluyorum. Sık aralıklarla bir şeyler yemem, aç kalmamam lazım. Dün 4 saat boyunca ağzıma bir şey atamadım.

Sabahları aç karnına, idrar söktürücü hap alıyorum. Yarım saat aralıklarla tuvalete gitmem yazım. Bu pandemi döneminde 4 saat boyunca Adliye’de tuvalete de gidemedim, kendimi sıkıp, durdum. Büromuz ile Adliye arasında yaklaşık 200 metre mesafe bulunuyor. Yürüyemiyorum, nefesim daralıyor.

Giderken, iki kez sokak kenarında boş gördüğüm taburelere oturup, dinlendim. Mahkeme bitip çıktığımda, dönmek için taksi tutup, kısa mesafe ücreti 12 TL ödeyerek, ofise geri döndüm. Aslında dava açıp, bu taksi parasını Reis Tahir ile, Avukat Halit’ten talep etsem, sanırım davayı kazanırım. Ama 12 TL’yi geri alsam ne olacak. Ömrümden 4 koca saati çaldılar. Umarım Allah ömür verir de bir gün bunu da onlara ödetirim.

…………………………..

Sevgili okur, dün neden Adliye’de koskoca 4 saat kaybettim, önce size bunu anlatayım. Malum, kendisini Kocaeli’nin padişahı zanneden Tahir Reis ile, kendisinin çok önemli bir siyasetçi olduğunu düşünen avukatı Halit, hakkımda pek çok dava açmışlardı.

Her biri için karakola gidip, ifadeler verdim.

Hatırlarsınız, geçenlerde uzun bir yazı yazmıştım. Hakkımda yapılan şikayetler hakkında savcının takipsizlik kararı verdiğini, davaya gerek duymadığını belirten bir yazı almış, “Beklediğim sarı zarf geldi” başlığı ile bu yazıyı aynen yayınlayarak, Türk Adaletine duyduğum güveni ifade etmiştim.

Savcı’dan sarı zarf içinde gelen duyuruyu aynen yazarken, bu resmi yazının giriş bölümündeki kimlik bilgilerini de aynen kullanmıştım.

Efendim, ben bu yazımda, Tahir Reis’in evinin açık adresini aynen yazmışım da kendi evimin adresini saklamış, yazmamışım. Tahir Reis’in Avukatı Halit, bu kez bu nedenle dava açmış, beni Belediye başkanının gizli kalması gereken bilgilerini ifşa ederek suç işlemekle suçlamış.”  Bu nedenle de 6 nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde hakkımda dava açılmış.

Bir gün önce cep telefonuma mesaj geldi: ”Perşembe günü saat 10.45’de 6 ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde duruşmanız var. Katılmazsanız, mevcutlu olarak polis tarafından alınıp getirileceksiniz” diyordu.

Dün sabah saat 10.00’da dura dinlene Adliye’ye yürüdüm. Erken gittim ki, belki benden önceki davalarda gelmeyen falan olur, önden girip işimi bitiririm. Yok, Adliye ana baba günü. Herkes mahkemelik olmuş. Koridorda bir köşede bir boş koltuk bulup oturdum. Bekle Allah bekle. Hani, F Tipi’nde bir hücrede 1 yıl hapis yat, Adliye koridorlarında böyle 4 saat bekleme.

Karnım aç, tuvalet ihtiyacım var, ofiste işler beni bekler. Ama adalet karşısında boynumuz kıldan ince, bekliyoruz.

Neyse, saat 13.00 sıralarında mahkeme mübaşiri, “Müşteki vekili Av.Halit Çokan. Sanık Serdar İsmet Çiğit” diye bağırdı. Askılarımı düzelttim, üstümdeki montu çıkartıp koridorda beni bekleyen oğlum Can’a verdim, mahkeme salonuna girdim.

Müşteki(!) vekili Avukat Halit gelmemiş. Herhalde ofisinde çalıştırdığı çömez bir avukatı yetkilendirip görevlendirmiş. Ben sanık kürsüsündeki yerimi aldım, avukat kendi yerine geçti. Hakim, suçumu anlattı, “Siz yazınızda Büyükşehir Belediye Başkanı’nın evinin açık adresini yazmış, ama kendi evinizin adresini eksik yazıp, kapı numarasını koymamışsınız. Ne diyorsun?” dedi.

Özetle kendimi şöyle savundum:

“-Sayın Hakim bu dönemde yazdığım pekçok yazı yüzünden mahkemelere çıkmayı, hatta bir kısmından ceza almayı zaten göze aldım. Ama bu hayatımda karşılaştığım en saçma suçlamadır. Ben bu kentte nerede kumar oynadığını, nerede rakı-balık, nerede kebap-şarap yaptığını, kimlerle oturup kalktığını, açık açık yazabilen tek adamım. Evim adresini bir kenara bırakın, neredeyse coğrafi konumlarını defalarca yazmış bir adamım. Ben sadece mahkemeden bana gönderilen resmi bir yazıyı aynen sütunlarıma alıp, yazdım. Bunun suç olabileceğini aklımdan bile geçirmedim. Suç işlemişsem de cezama razıyım.”

Hakim, bu kez müşteki avukatına, Halit’in çömezine söz verdi, sen ne diyorsun diye sordu. Halit’in çömezi, “Sanık müvekkilimi zor duruma düşürmüştür. En ağır cezaya çaptırılmasını istiyoruz” dedi. Hani utanmasa, TCK’da hala yeri olsa, adam hakkımda İdam isteyecek.

Hakim, “Duruşmaya iki dakika ara veriyorum” dedi. Biz salondan dışarı çıktık. Bir dakika sonra mübaşir geri çağırdı. Hakim, “Beraat ettin” dedi… Yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılmasına hükmetti. Tabii, Reis Tahir ile Avukat Halit’in 7 gün içinde itiraz hakları var. Eminim bu hakkı da kullanacak, beni bu suçtan mahkum ettirmek için ellerinden geleni yapacaklardır.

……………………………..

Duruşma bitip, beraat kararını elime aldıktan sonra, Adliye koridorunda, Halit’in çömezi avukatı durdurup yüz yüze tanışmak, kendisine “Bir daha mahkeme olursa, sen gelme. Halit kendisi gelsin. O’nun gözünün içine bakarak savunma yapmak istiyorum.” demek istedim. Oğlum Can kolumdan tuttu, “Boş ver baba daha fazla başını derde sokma” diye beni engelledi.

Diyeceğim şudur; ben açtıkları bir davadan beraat ettim ama, Reis Tahir ile Avukatı Halit çok üzülmesinler. Dün Adliye koridorlarında 4 saat sefaleti yaşadım, neredeyse donuma işeyecektim. Yani, bana yeterince ceza çektirdiler, ömrümün 4 saatini çaldılar.

Bu nedenle, bu zaferlerini kutlasınlar. Bu akşam, besledikleri yandaş gazetecileri de davet edip, şöyle güzel çoşkulu bir parti tertiplesinler. Onlar benim gibi içki içmez. Ama taze sıkılmış portakal sularını,  bol köpüklü, tuzlu ayranlarını da Antikkapı’ya yaptırıp, pirzolalarını tokuşturarak eğlensinler.

Geçenlerde ertelenen 3 bin TL küsur liralık bir cezaya mahkum edilmiştim. Tahir Reis’in beslemesi gazeteciler ballandıra ballandıra manşet atmış, “Ahlaksız İsmet Çiğit mahkum oldu diye haber yapmışlardı. Şimdi beraat ettim, bakalım bunu da yazacaklar mı?

Sözün kısası, bu devir, bunların devri. Daha çok mahkemelere, karakollara gideceğiz. Ama bu şehri terk etmeyecek, bu kavgayı bırakmayacağız. Tahir Reis ile Avukatı Halit ellerini çabuk tutsun, beraat kararına 7 gün içinde itiraz etsinler. Sonra bir de kalkıp, bu yazı için suç duyurusunda bulunsunlar.

Allah bana bir gün bu devrin değiştiğini görme fırsatı verirse, o kadar yaşayabilirsem, bana bugün bu zulümleri yaşatanların, bu kentin sokaklarında adım atamayacaklarına da adım kadar eminim.

DİYANET TAKVİMİNDEN GÜNÜN SÖZÜ :”Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız da olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz. (Hud 11/113)”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Samet Akyüz - İSMET ÇİĞİTİ YILLARCA OKURUM KENDİ KARARIMCA DÜZGÜN DEMOKRAT ADAMDIR.HALKIN İÇİNDEN İYİ BİR İNSANDIR.SAYIN BAŞKAN BÖYLE DAVALAR AÇARAK BİR KESİMİ MUTLU EDERSİN AMA UNUTMA Kİ EN AZ MUTLU ETTİĞİN KESİM KADAR DA KARŞI KESİM SİZDEN NEFRET EDER HOŞLANMAZ.BU MAKAMLARLARIN GELİP GEÇİCİ OLDUĞUNU SAKIN UNUTMAYIN.BU ŞEHİRDE BAKANLIK YAPMIŞ İNSANLARIN NE DURUMDA OLDUĞUNU GÖRÜYORSUN.KORUMA ORDUSU İLE GEZERKEN ŞUANDA YANLARINDA BİR KİŞİ BİLE YOK.BAŞKANLIĞI BIRAKTIĞINIZ GÜN SİZDE AYNI ONLAR GİBİ OLACAKSINIZ.O ZAMAN BU ŞEHİR SOKAKLARINDA GEZERKEN YANINIZDA KİMSE OLMAYACAK BUNU SAKIN UNUTMAYIN.MAKAMLARIN GELİP GEÇİCİ OLDUĞUNU HATIRLATIRIM.NOT:İSMET ÇİĞİTLE EN UFAK MUHABBETİM OLMADI.HİÇ BİR SİYASİ PARTİYE ÜYE DEĞİLİM.İŞ FALANDA ARAMIYORUM.SAYGI VE SEVGİLERİMLE.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Ocak 22:02
03

Tek Başına Muhalefet - devletin hakimini,savcısını,polisini boş yere meşgul ettikleri için sizi dava edenlere devletimizin hakimleri ceza vermeli mahkemeleri böyle basit mevzular için meşgul etmeye kimsenin hakkı yok.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 29 Ocak 13:52
02

Gari̇ban - Cesurların ismi hep yaşar, yalakaların ise güçlü olduğu devirler bittiğinde adları bile anılmaz. o kişiler ikdidar nimetlerinden yararlanan kişilerdir yoksa yalakalıklar yapmazlar. Allah doğruların yanında olsun. Her konuda Düzgün, ahlaklı, mesleğini seven kişilerin olduğu unutulmamalı, Ümitsizliğe düşülmemeli.....

Yanıtla . 10Beğen . 1Beğenme 29 Ocak 09:46
01

İzmitli - İsmet bey yazınızda bu devrin değiştiğini görebilecekmiyim demişsiniz. Benim şahsi fikrim göremezsiniz. Niyemi ? Chp bu kafayla en az 200 sene iktidar olamaz. (Muharrem İNCE) Bu devrin değiştini görmek bize nasip olmaz. Ancak kargalara nasip olur. Kargaların 200 yıl yaşadığı söyleniyor.

Yanıtla . 3Beğen . 17Beğenme 29 Ocak 08:11


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 4141
Reklam bilgi