Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,0580
Euro 9,6752
Altın 460,38

Baharı bekleyen kumrular gibi

"Sen de beni beklee sakın unuutma. Ellerin havadaa gözlerin yoldaa, bir Tanrı'yı bir de benii sakın unuutmaa..." diye bağıra bağıra şarkı söyleyerek, fakirhanelerinin tek göz odalarından içeri girer Metin Akpınar sabahın köründe.

Uyanan Zeki Alasya kalın, eski, kahverengi battaniyesinin tamamen içine girip, duymamaya ve uyumaya devam etmeye çalışır.

Ancak şarkı bitmeden durmaya niyeti yoktur Metin'in, söylemeye devam eder.

Zeki düşünür ki olmayacak, kafasını battaniyeden çıkarıp ne olup bittiğini anlamaya çalışarak Metin'e bakar. Ama öyle bir bakış ki; dakikalarca, şaşkınlıkla, mimikler on numara.

Metin ikinci kez "çınladın durdun kulaklarımdaa, süzülen yaşsıınyanaklarımdaa" kısmını geçer. Sesi de çok güzel. Sonunda dayanamaz Zeki Alasya:

- Kes lan. Bi pazarımız var be. Yeni mi icat oldu sabah sabah şarkı söylemek eşşeoğlueşşek. Allah Allah...

- Kalk ulan kalk! Böyle güzel bir günde şarkı söylemek varken yatılır mı? Kalk.

- Hasta mısın oğlum sen? diyerek elini Metin'in alnına götürür ateşine bakar.

- Aşığım arkadaş aşığım, aşık oldum. Anlıyor musun?

- Anlamadım?

- Anlamayacak ne var? Aşık oldum, aşık.

- Ne zaman aşık oldun?

- On dakka önce, sen uyurken.

- Kime?

- Bilmiyorum.

- Nasıl bilmiyorum?

- Bilmiyorum işte. Ne adını, ne kim olduğunu. Yandaki eve taşınıyorlar.

Zeki, tepinerek gülmeye başlar. Metin:

- Ne gülüyorsun?

- "Yuh... Salak aşık. ULAN İNSAN AŞIK OLUR MU BE!" Hala gülmeye devam eder...

1979 yapımı Petrol Kralları filminden, izlediğim en sıcacık, nostaljik ve komik sahnelerdendir ki, bir devri ve insanımızı bu kadar iyi anlatabilir. Metin Akpınar ve rahmetli Zeki Alasya çocukluğumdur benim, herkes gibi, kırk yaş üstü herkes.

Meslek yaşamlarına onlarca film, dizi, tiyatro oyunu sığdırıp, çok kez ödül aldılar. 70'li ve 80'li yılların mahalle kültürünün yansıtıldığı, o yıllarda üç kağıtçı gibi gösterilenlerin bile bir kalbi olduğunu bu filmlerden hatırlıyoruz tekrar tekrar izlerken. Şu an yaşadığımız dönemde artık bize uzak olan değerleri. 9-13 yaşlarım okuldan gelir gelmez veya pazar sabahları Zeki ve Metin'in filmlerini, Devekuşu Kabare tiyatro oyunlarını video kasetlerden izlemekle geçerdi.

Yetmezdi, oyunlarının teyp kasetleri de vardı, onları da walkman'imden dinler hatta ezberlerdim. Deliler, Yasaklar, Geceler, Beyoğlu Beyoğlu, Reklamlar. Yasaklar oyunlarını 12 yaşındayken canlı izlemiştim İstanbul'da, büyülü bir geceydi.

Yaz ayları ise Gırgıriye film serileridir aklımdaki çocukluğumdan kalan. Halıdere'de yazlıkta denizden geldiğim akşamüstleri, sulu sulu haşlanmış mısırımı yerken, Müjdat Gezen'liGırgıriye'dir çocukluğum. Bilmeyenler, görmek istemeyenler sadece DarbukatörBaryam rolünde biri derler ona. Kurduğu Müjdat Gezen Sanat Merkezi, ödülleri, tiyatro oyunları, hatta yazdığı onlarca kitabı ve Unicef Türkiye İyi Niyet Elçiliği ünvanı ile gerçek bir sanatçıdır Müjdat Gezen. Nesilden nesile aktarılan geleneksel İsmail Hakkı Dümbüllü'nün kavuğunu Münir Özkul'dan devralmış ve öğrencisi Şevket Çoruh'a devretmiştir.

Uğur Dündar'ın televizyon programında yaptıkları konuşmada; Cumhurbaşkanı'na hakaret suçunu işledikleri iddiasıyla usta sanatçılar Müjdat Gezen ve Metin Akpınar hakkında, 4'er yıl 8'er aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

Metin Akpınar'ın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar: "Biz yaşımız gereği Metin Akpınar'la ve Müjdat Gezen'le beraber büyüdük. Onların oynadığı oyunlara bir ay öncesinden zorla bilet bulurduk. Devekuşu Kabare tiyatrosundaki çizdiği tablolar unutulmazdır. Metin Akpınar ve Müjdat Gezen için böyle bir davada yargılanmak bile kafi derecede cezalandırılmadır. Beraat kararı verilmesini talep ederiz." dedi.

Müjdat Gezen'in avukatı Celal Ülgen ise: "Metin Akpınar'ın sözlerinde geniş zaman kullanılmıştır. Doğrudan Cumhurbaşkanı'na matufiyet yoktur. Geniş zaman kullanılarak hakaret olmaz. Müjdat Gezen'in sözleri ise doğrudan Cumhurbaşkanı'na yöneliktir. Müvekkilimin kendi yaşam alanına el atılması noktasında 'haddini bil' demiştir. Bu sözleri de anlamının farkında olarak söylemiştir. Beraatini talep ederiz." diye konuştu.

Dün Mahkeme, Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’ın ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.

Beraat kararından sonra konuşan Müjdat Gezen: "Vaktiyle bunu AKP'nin Cumhurbaşkanı'nın hanımı yapmıştı. Bayan Gül yapmıştı. Şikayet etti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne, sonra kocası Cumhurbaşkanı olunca geri çekti. Şimdi bu dava devam etse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitsem bu benim için iyi birşey değil ki.

Ben hazzetmiyorum böyle şeylerden. Zaten ülkenin bu hale sokulması bizatihi üzüntüyken, bir de ben insanların dertlerini dertlendirmeye devam ettirmek istemiyorum. Biz mizah sanatçılarıyız, biz insanları mutlu etme üzerine meslek seçmişiz. Hem insanları mutlu ederken hem de bir taraftan dert vermek istemiyorum. İnsanlar o kadar üzüldü ki Metin ile benim halime. Üzülmelerine ben üzüldüm.

İsmet İnönü'den itibaren her politikacının yüzüne taklidini yaptım. Karikatürleri çizildi. Onlarla şakanın ötesinde dalga geçildi. Cumhuriyet tarihinde olmadı böyle bir şey. Kenan Evren döneminde tutuklandım, böyle bir şey yaşamadım. Onun için bizi yönetenlerin dikkatli olmaları lazım. Siyasetle uğraşanların hoşgörüsü 4 misli fazla olması gerekir. Bu dönem; hoşgörü ile uzak yakın ilgisi olmayan bir dönem." Dedi.

Tarkan'ın da twitter'dan geçtiği mesaj: "Ülkemizin çok kıymetli sanatçıları olan Sayın Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in yargılandıkları davadan beraat etmiş olmalarına çoook sevindim."

Komşusuna, arkadaşına verdiği en ufak şeyi bile "geri gelir mi acaba" diye düşünen, hesap yapanlar; "iyi olmuş, derslerini aldılar" diye düşünebilirler. Halbuki biz sadece hoşgörüyü, iyi niyeti, çocukluğumuzu ve o naif günleri geri istiyoruz. Bekliyoruz.

Baharı bekleyen kumrular gibi...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Izmittli - Akşam eve gittiğimde Petrol Krallarını izleyeceğim teşekkür ederim. İnce ruhunuza sağlık..... Yetmiş dokuzun kışıydı,Sertti, soğuktu İstanbul’a kar yağıyordu

Kömür yanıyordu sobalarda.. 90 larda genç olmak gerçekten ayrıcalıktı hamd olsun Allah ıma o yıllarda genç olduk , ama ben 2020 de çok üzüldüm ve halaaa devam ediyor benim gibi hayata pozitif bakan insanıda yıldırdıya iş hayatı yapanları Rabbime havale ediyorum. Kocaman aminnnnnnnnnnnnn

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 03 Mart 12:09
02

Casper - Yine gündemi koklatan bir yazı ve yine severek okudum.Dört gözle bekliyoruz yenisini.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 02 Mart 20:35
01

Nurten Özütül - Harika anlatım kalemine emeğine sağlık Aygenim, ??senin dediğin gibi bizlerde Baharı bekleyen Kumrular gibi,çocukluğumuzdaki, gençliğimiz deki saygılı,siyaseti özlüyoruz, inşallah yakındır o gunler

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 02 Mart 12:30


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi