Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,0675
Euro 9,6698
Altın 460,67

Bana fren yaptıran hikaye

Bu yıl başından itibaren, sabah işe geldiğimde günüme İmam Numan Uysal kardeşimin hediye ettiği Diyanet Vakfı Takvimi’nden bir yaprak kopartarak başlıyorum. Çok faydalı bilgiler, çok güzel sözler,  çok ders veren öyküler var bu takvimin küçük, günlük yapraklarında.

Pek çok bilgi alıyorum. İçinde bulunduğumuz günün önemini, tarihte o gün yaşanmış kimi olayları, mesela bilinen, tarihe geçmiş, her yıl aynı günlerde yaşanmış doğa olaylarını falan öğreniyorum. Dün sabah güne ve haftaya yine gergin, öfkeli başladım aslında.

Başta, uzun saçlı, tuhaf sırıtışlı ÖZGÜR KOCAELİ’nin sahibi Recep Haldız’ın bana karşı tetikçi olarak kullandığı tip olmak üzere, pek çok kişi yine bana hakaretler yağdırmış, sözde benim üzerime basarak kendilerine paye kazandırmanın yollarını aramışlar. Ne yazacağımı, nasıl yanıt vereceğimi düşünürken, Diyanet Vakfı Takvimi yaprağının arka yüzünü çevirdim. “PADİŞAHIN RÜYASI” başlıklı şu kısa hikayeyi okudum:

“(Ne söylediğin değil, nasıl söylediğin mühimdir) demiş bilgin kişiler. Akılla ölçüp tartarak, kalp süzgecinden geçirerek söylemek gerek sözü ki kimseyi incitmesin, kimse incinmesin.

Padişahın biri rüyasında dişlerinin önden arkaya doğru döküldüğünü görür. Rüyadan çok etkilenir ve ülkenin mahir rüya tabircilerini çağırtır sarayına. Rüyasını anlattığı tabircilerden birisi, “Efendim o kadar uzun yaşayacaksınız ki, bütün oğullarınızın ölümünü göreceksiniz” demiş.

Padişah, oğullarının ölümünden söz eden tabirciye öfkelenmiş, muhafızlarına onu zindana atmalarını emretmiş. Sonra bir başka tabirciye rüyasını anlatmış. Bu seferki tabirci  “Sultanım” demiş, “Allah size o kadar bereketli ve uzun ömür verecek ki, evlatlarınızın hepsinin mutluluklarını görecekseniz. Hepsinden uzun yaşayacaksınız. “ Sultan bu habere çok sevinmiş ve tabirciye kese kese altın ihsan etmiş.

Bu kıssadan hisse: ‘Sözü akıl ve kalbin süzgecinden geçirerek söylemeli vesselam.”

………………………

Bu hikaye beni gerçekten etkiledi. Bir anda beynimdeki kötü duyguların, öfkelerin dağılmasına, bana sürekli saldıranlara yanıt vermek için beynimde kurduğum cümlelerin silinmesine neden oldu.

Elbette bu kentte beni sevmeyen, nefret eden, elinden gelse bir kaşık suda boğup bitirmek isteyen, bugün bulundukları makam ve konumlar için beni tehlike ve risk olarak gören insanlar var. Bunca yıl içinde çok kişinin nasırına bastık, normaldir. Ben sadece bana hala güvenen, beni hala seven insanların vicdanına seslenmek istiyorum.

Her gün yatıp kalkıp benim dedikodumu yapan, bu kentte beni sürünürken görmek için bin bir dolap çeviren ve bana saldırmaları için başta o uzun saçlı sırıtık olmak üzere, kendisini gazeteci zanneden bazı zavallı tipleri tetikçi tutan insanlar var.

Ben Tahir’e daha ne diyeyim.

Ben Recep’e daha ne yazayım.

Ben Rektör için daha ne söyleyeyim?

Hele o uzun saçlı sırıtır. O’nun da ailesi, çoluğu, çocuğu, sevenleri var. O’nun bana yazdıklarına cevap vermek için daha ne kadar kendimi parçalayayım.

Reis Tahir için ne diyeyim?

“Gün gelecek bu kentte dolaşacak yüzün kalmayacak” demek yerine, “Öyle günler göreceksin ki, belki bugünkü yakın dostların sana Rize’de, Gümüşhane’de falan bir kasaba belediye başkanlığı koltuğunu bile ihsan edebilirler” mi diyeyim.

Rektör için, “Hocam, sana Sağlık Bakanlığı yakışırdı ama, hakkını yediler” diye yağ mı çekeyim.

Recep için, “Kardeşim, Peugeot elinden gitti diye üzülme. Yakında Mercedes’in, BMW’nin, Ferrari’nin sahipleri sana gelip, benim arabamı sat diye yalvaracaklar “ şeklinde yalan mı söyleyeyim.

Ya da, “Recep Kardeş, baban elinde oyuncak ettiğin o gazeteyi de sattığında sen Hayal Kahvesi’ndeki locana nasıl gideceksin?” diye gözünü mü korkutayım.

He o uzun saçlı, kendine has yavşakça sırıtışıyla makul, büyük gazeteci için ne yazayım, “Evlat, seni gelecekte memleketin Tunceli bile kabul etmeyecek” diye gözünü mü korkutayım…

Diyanet takviminin dün sabahki nüshasında yer alan hikayeyi okuduktan sonra karar verdim: Bundan sonra yazacağım yazıları yazmadan önce oturup bir kere daha düşüneceğim. Yazmak zorunda olduğum acı gerçekleri, olumsuz yönlerinden değil de, içindeki olumlu unsurları ön plana çıkartarak yazacağım.

Mesela Tahir Reis’e “Böyle devam et Reis. Gelecekte Tayyip Reis’in yerine en çok sen yakışacaksın” diyeceğim.

Mesela Rektör Hocama, “Sağlık Bakanı olamadım diye üzülme hocam. Yakında seni Boğaziçi’ne rektör yapacaklar” diyeceğim.

Mesala uzun saçlı sırıtığa, “Biraz daha dayan koçum. Çalıştığın gazetenin genel yayın müdürü olman yakındır” diye moral desteği vereceğim.

Sonra kalkıp, “İsmet Çiğit rakıyı fazla kaçırdı, saçmaladı” ya da “İsmet Çiğit yaşlandı, yumuşadı” falan demeyin.

Bugüne kadar girdiğim gereksiz kavgalarda üzdüğüm bütün okurlarımdan özür dileyerek, tarz değiştirmeye karar verdiğimi ilan ediyorum.

Çünkü, ciğeri beş para etmeyen insanlara sinirlendikçe, kendime daha çok zarar verdiğimi, hayattan zevk alan bir adamken, hayatta küsen bir adam haline gelmeye başladığımı görüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

17

Korhan - Artik anlamışsınızdır ki bu konuyu kapatmaniz lazım... Bıktık uzun saçlıdan , haldizdan bilmem kimden... gazeteci misiniz aylak takımı mı ?

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 09 Mart 22:52
16

Mehmet Özer - Sevgili Çiğit şu uzun saçlı için bir şey yazma, merak edip okuyoruz, sonra da benim makalem şu kadar okundu diye şişiniyor, İzmit te kimin ne olduğunu herkes biliyor, Sevgiler

Yanıtla . 9Beğen . 2Beğenme 09 Mart 17:24
15

Kim Ne Yaparsa Kendine - Yazılarınızdan doğru ve samimi olduğunuz kendini gösteriyor. Allah sağlık ve afiyet dolu güzel günler versin. Biz de yazılarınızı okuyalım. Biraz geç de olsa her kes bir gün layığını bulur. Merak etmeyin.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 09 Mart 16:23
14

Özgür - Bence artık milletin yaptığı yorumlardan çekindiğim için ağır kelamlarvetmiyorsun

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 09 Mart 15:03
13

İzmi̇tli̇ - sizi 40 yılı aşkın süre okuyorum ve sizi yazar olarak çok iyi tanıyorum inanın bu yaptıklarınızı size hiç yakıştıramıyorum bunu taraflı yazmıyorum özgür kocaeli gazetesini okumuyorum ak partiye hiç oy vermedim ama soruyorum beyefendi adem turgut cemalettin öztürk sana ne yaptı arkadaş orada metin karanda var niye yazmiyorsun çünkü bu ikisine takmışsın sen bence kafayı yemişsin bir dr gözük birde yazacak konu bulamıyorsun diye düşünüyorum lütfen kendine gel

Yanıtla . 5Beğen . 2Beğenme 09 Mart 14:53
12

Emekli - Koca koca adamlarsınız egolarınızı tatmin edeceğinize daha güncel sorunlara değinin kişisel sorunlarınızı bırakın hem her Tunceli li sizin gibi düşünmek zorunda mı bırakın kayıkçı kavgalarını

Yanıtla . 5Beğen . 2Beğenme 09 Mart 12:40
11

Gökhan Ç. - Hep fren yaparsanız ilerleyemezsiniz. Hep gaza basarsaniz çarpabilirsiniz. Biraz fren, biraz gaz. Kontrollü sürüş..

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 09 Mart 11:49
10

İzmitli - İsmet abi takma kafana kepten başka birşey. Herşey olacağına varır.Cumartesi akşamına içelim güzelleşelim.

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 09 Mart 11:31
09

Onur - ilimizin sorunlarını dile getirin.kişisel sorunlarınızla bizi oyalamayın lütfen.

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 09 Mart 11:21
08

Cem Andaç - Gölgelerle kavga etmeyin ÇİĞİT.!

Taş olduğu yerde ağırdır İsmet Çiğit; Elinize bir liste alın alt alta isimleri yazın. % 99.9 u sizin ne hikmetse yanlışlıkla sattığınız gazetenizde geçmişte ekmek yemiş kişiler (dikkat gazeteci demiyorum) çünkü gazetecilik mesleğini özünde benimsemiş adam ekmeğini yediği kaba kusmaz ve vicdan sahibiyse nankörlük yapmaz. Dünyamızda ve inancımıza göre ahirette adalet tecellisinde doğru ve yanlış iyi ve kötü mutlak ortaya çıkacak., İnsanların ne söyledikleri değil ne yaptıkları önemlidir. O nedenle işin özü ve yorumun son cümlesi de şu olsun daha fazla yıpratmayın bu kentin marka olmuş yazarını poker masasında değilsiniz boş yere harcamayın İSMET ÇİĞİT adını gölgelerle kavga etmek yakışmıyor size.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 09 Mart 11:02
07

Real41 - Ada treni nin hesabini sandikta sormayacağiz mi saniyorlar..

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 09 Mart 10:17
06

Goca Yörük - bence bu tükenmişilik sendromu yaşıyorsun. artık bırak haldızı recebi tahiri rektörü. onlarında yakında devri biter . sen şehrin dertlerine odaklan . gdin intihar eden gençlerin aileleriyle konuşun nedenlerini bulmaya çalış onları yaz. iktidarı ordan vur bence .

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 09 Mart 09:48
05

Osman Çakırcı - Bence de en doğrusunu yapacaksınız sayın İsmet Çiğit..

"Ciğeri beş para etmeyen insanlara sinirlendikçe, kendinize daha çok zarar verdiğinizi, hayattan zevk alan bir adamken, hayatta küsen bir adam haline gelmeye başladığınızı görmek" beni şahsen hem çok üzüyordu, hem de size yakıştıramıyordum.

Sizin ve düşmanlığınızın üzerinde prim yapıyor olmalarını görmeniz güzel...

Buna izin vermeyin. Onları YOK SAYIN...

Yanıtla . 7Beğen . 2Beğenme 09 Mart 09:40
04

M.KORKMAZ - Benim güzel kentimin çok derdi var. Örnek Adapazarı treni, hava limanını tam kapasiteyle kullanamama gibi,

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 09 Mart 09:29
03

Çarly - Ünlü bir yazarımız derki makale bana değil okuruma aittir o yüzden yazarken okurun gözünden bakmaya çalışırım.biz okurlar sizlerden şehirle ilgili ülkenin gençlerin geleceği ile ilgili yazılar bekliyoruz kayıkçı kavgası değil

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 09 Mart 07:45
02

Emekli - Usta Hz.Mevlana demiski NİCE INSANLAR GÖRDÜM ÜZERİNDE ELBİSE YOK NİCE ELBİSELER GÖRDÜM İÇİNDE İNSAN YOK Usta seni tanıyan tanıyor takma kafana İZMİTİN ÇOCUĞU HERKESE YETER Alayına gider

Yanıtla . 11Beğen . 3Beğenme 09 Mart 00:54
01

Seda K. - Çok eğlenceli, keyifli bir yazıydı. Ya hep böyle makara yazın onlarla ilgili, ya da asla isimlerini zikretmeyin. Bugün sizi öbürü yazmış başlıkta görünsün de sizi yazdığı, çok okunsun diye. Muhatap kategorileri belirlemişler. Siz sadece iki yazarın muhatabıymışsınız. Gazete sahibinin muhatabı olamazmışsınız. Kendilerini düşürdükleri duruma bakın. Şunlara prim vermeyin. Okuyucular da bunaldı bunları yazmanızdan. Hayatın ne çok güzellikleri var. Onlar ne öyle be...

Yanıtla . 14Beğen . 2Beğenme 09 Mart 00:34


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi