Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,1881
Euro 9,8812
Altın 472,30

Siz mutlu olun çocuklar; Bana her gün bayram

Bu kentin kemiklerini yedikten sonra iliklerini sömüren, kendilerini dev aynasında gören kibir abidelerine, bu kentte birilerinin kendilerine muhalif olabileceğini de gösterip, onları çok rahatsız ettiğimiz için başımıza gelmeyen kalmadı.

Aslında sağlam bir delil, malzeme bulup hepimizi içeriye tıkmak istiyorlar.

Ama bende trafik cezası bile bulamazlar.

Böyle olunca da devletin bütün imkanlarını kullanıp, itibarsızlaştırmak için ellerindeki gücü seferber ediyorlar.

Tabii bu güçlere kul köle olmuş, el etek öperek yaranmak ve varlıklarını sürdürmek için çabalayan, kendilerini gazeteci zanneden bir grubun bulunduğunu da hepimiz görüyoruz.

Biliyorum bu tipler  “Bu adam yine hakkımızda neler yazdı” diye bu yazıyı gece yarısı yayına girer girmez hemen açıp okuyacaklardır.

O kuklalara söylüyorum; içiniz rahat olsun.

Sizin için kötü bir şey yazmayacağım.

Nacizane biraz tavsiyelerde bulunacağım.

……………………………..

Adem’i, Cemo’yu falan okuyorum. Çok mutlularmış.

Ben kovulduktan sonra ÖZGÜR KOCAELİ’nin itibarı artmış.

Herkes çok mutlu, çok mükemmel ortamda çalışıyormuş.

Yahu  Allah aşkına söyleyin.

Yaptığınız gazete piyasada kaç tane satılıyor.

Maaşlarınızı Haldız’dan değil, devletten alıyorsunuz.

Yılbaşında maaşınıza nekadar zam geldi.

Nasıl bir özgür gazetecilik ortamında çalışıyorsunuz?

Bunları anlatın bana.

Sizi çok iyi anlıyorum değerli dostlar.

 Aslında işiniz çok kolay.

Her gün işe geliyor, AKP’yi veya Tahir Reis’i manşete atıyor, sonra bu AKP’yi ve Tahir’i şişiren, öven yazılarınızı yazıyorsunuz. İşiniz bitiyor.

Patronunuz Recep kendisini çok akıllı, çok bilgili falan zanneder ama, saftır.

Gazetesinin manşetinde AKP’yi veya Tahir’i şişiren haberi görür, makalelerinizde de aynı yönde övgüleri okursa, gelip sizi gözlerinizden bile öpebilir.

Ama siz gece eve gidip, yatağa başınızı koyduğunuzda nasıl bir ruh halindesiniz?

Nasıl bu yaptıklarınızı içinize sindirebiliyor, nasıl kabuslar görmeden uyuyabiliyorsunuz?

Kendinize, ailenize nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?

Sizin çok mutlu, çok müreffeh, çok keyifli olduğunuzu okudukça, emin olun benim içimin yağları eriyor.

Sizin adınıza mutlu oluyorum.

Beni sorarsanız, bir garip çingeneyim…

Günde iki paket sigara, bir şişe bira, 3 TL’lik futbol bahsi.

Bütün masrafım bu.

Ama gerçek dostlar, iyi insanlar arasındayım.

Sabah arabayla gelip evimden alıyor, ofise getiriyorlar.

Akşam işim bitince alıp, evime götürüyorlar.

Oturup, yazılarımı yazıyorum.

Sonra bütün gün gırgır şamata.

Tavla oynuyorum, maç izliyorum.

Sık sık çağırıldığım karakola veya adliyeye gidiyorum.

Ama özgürüm.

 İnandığımı, doğru bildiğimi, bağımsız ve özgür şekilde istediğim gibi yazıyorum.

Gece başımı yastığa koyunca da, sabaha karşı polis tarafından evimin kapısı çalınmıyorsa, mışıl mışıl uyuyorum.

……………………..

Eminim ki, kendi öz benliğinizle baş başa kaldığınız anlarda “Benim sonum ne olacak?” diye düşünüyorsunuzdur sevgili dostlar.

Benden size ağabey nasihatı.

O Haldız’lara fazla güvenmeyin.

Arada bir SGK primleriniz yatıyor mu diye kontrol edin.

Günün birinde işten kovulursanız veya bu inanılmaz onur kırıcı bağımlılıktan sıkılıp, ayrılmak isterseniz, benim gibi salaklık yapmayın, tazminatınızı kuruşuna kadar isteyin…

Recep Haldız’ı iyi takip edin.

Günün birinde o sizin paçavraya çevirdiğiniz gazeteyi satmak zorunda kalınca, ya da babası artık bıkıp, “Bu gazeteyi sat” diye emir verdiğinde kime satacağını iyi araştırın.

Gücünüz varsa, müdahil olmaya çalışın…

Ben o gazeteden ayrıldıktan sonra, sırtımdaki bütün yüklerden kurtuldum.

Gereksiz insanlarla görüşmek; zaman kaybetmekten kurtuldum.

Benim çevremde sırf benim gücüm ve ismimi kullanmak için bulunan safraları attım.

Şimdi etrafımda benden çıkar beklentisi ile bulunan bir kişi bile yok.

O gazetede çalışırken çok kez tanık oldum.

Bütün AKP’liler, kendisini o gazetenin sahibi zannederler. Sizin onları övdüğünüz haber veya yorumlarda bile hoşlarına gitmeyen bir kelime okurlarsa, hemen sizi patronlara şikayet eder, kulağınızın çekilmesini isterler.

Ben çok iyi biliyorum.

Böyle bir ortamda, çok zor ve insanın yüreğini, beynini kahreden koşullar altında çalışmak, insanın ömrünü törpüler.

Bakın, bana artık “Bunak, sarhoş” falan diyorlar…  Hepsine alıştım.

Emin olun özgürseniz, çevrenizde gerçek dostlar, çıkar beklentisi olmayan, size emir vermeye kalkmayan insanlar varsa, bu şekilde itibarsızlaşmak bile çok önemli değil. Alışıyor insan.

Siz kendinize iyi bakın dostlar.

Siz mutlu olun.

İnşallah daha iyi koşullarda daha yüksek maaşlarla çalışma imkanlarına da erişin.

Beni düşünmeyin. Ben mutluyum.

Bana (Deli’ye) her gün bayram nasıl olsa.

Bu haftalık bu kadar.

Sizleri üzmek için değil, uyarmak için yaşıyorum.

Allah sağlık versin, daha önünüzde uzun bir ömür var. Aileleriniz var.

Ben yaşadım, biliyorum. Bu hayatta çok kalleş insan var.

Ama size söz veriyorum; bir gün bu devir değişip, siz düştüğünüzde poponuza bir tekme de ben vurmayacağım.

Hatta ben çok saf bir adamım. O zamanlar geldiğinde belki de sizi savunan tek kişi ben olacağım.

Ne olur kendinize dikkat edin.

 Zerre kadar da olsa, onurunuzun kalması için, biraz dik durmaya, biraz gerçekçi olmaya gayret gösterin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Harbi Bey - Oralarda kafesler içinde yazı yazanlar övdükleri kadar özgürler. Bir gün övmeyi bıraksınlar tekmeyi yiyen çok olur... Özgür olmayan kalem yazarken gıcırdar... Rahat yazamaz çünkü... İsmet Bey doğru tespitler yapmış. Kimse kara kaşa kara göze para vermez sermaye tarafından satın alınan ve işletilen gazetelerde...Selamlar

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 16 Mart 12:31
05

Doğrucu Davut - İsmet Bey sadece bir sorum var.eğer tarfsızım diyorsanız bu yorumu lütfen yayınlayın ve bu soruya başka bir yazıda cevap verirseniz çok sevineceğim . Sorum şu şekilde:Madem yazdığınız şeyler oluyor diğer gazetede ,peki siz gazeteyi satınca 6 yıl neden orada çalıştınız? Ozaman bu yazıda bahsettiğiniz kötü şeylere katlanıp sizde onlar gibimi davrandınız? Yok eğer diğer gazetede benim yazılarıma müdahale edilmedi diyorsanız(eski gazetede müdahale edilmediğine dair köşe yazılarınız hala arşivde isteyen bakabilir) o zaman şu an oradaki yazarlar için neden böyle bir yargıya varıyorsunuz?

Her iki durumda da bugün yazdığınız yazıdaki her şey geçersiz oluyor.

Yanıtla . 8Beğen . 5Beğenme 15 Mart 12:31
06

Sarı Sekiz - @Doğrucu Davut 05 nolu yoruma cevabı: Son yazılarını okuyunuz. Bir basın toplantısında Fatma Kaplan'a oyum size ama bunu gazetede yazamıyorum dedi özgür Kocaeli'de mudurken. Simdikiler diyebilir mi? Yazılarında özgür değildi evet ama bu kadar da yanlamiyordu. Tarafsız olan anlar. Taraf olan kendine yontar.

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 15 Mart 13:00
04

İzmitli - İsmet abi yazdıklarında fikiriz ve mutabıkız altına imzamıda atarım. Yalnız seninde onlardan farkın yok abi. Sende Chp'nin sözcüsü hatta avukatı gibisin. Cümlemi şu sözle bitirmek isiyorum. "Tencere dibin kara seninki bende kara" Kal sağlıcakla...

Yanıtla . 4Beğen . 6Beğenme 15 Mart 09:26
02

Cem Andaç - İsmet Çiğit boşver dünyanın boş işlerini kentte gazeteci mi var? Ayni pandemi örneğinde olduğu gibi ZOMBİ ler sarmış her yanı, iki günlük dünyada belleğini sıfırla al aileni yanına tak at gözlüklerini umurunda mı dünya diyerek yaşamın güzelliklerini keşfet inanki o kadar paraya da ihtiyaç yok. emekli maaşın yeter allah herkesin rızkını verir. Rızkın biterse zaten nefesinde kesilir. Senin bunları yapman asla pes etmen anlamına gelmez. Bazen sessizlik bile insanı mutlu eder. Sen marka gazetecisin değmez kimlerle uğraştığını kimlerle muhatap olduğunu düşündükçe daha da öfkelenip kinleneceksin yazık değil mi sana, zararın neresinden dönülürse kârdır. Artık gelen gelmiş geçmiştir. Arkaya dönüp bakarsan önünü göremezsin. Gerçek dostların sessiz olanlardır. yaygara yapanlar çığırtkanlık yapanlardan uzak dur. kapat kulaklarını onlara, üç maymunlar gibi görme duyma konuşma(yazma) senin için zor ama önemli olan zoru başarmak. Bir dost uyarısı olarak görmen dileği ile geçmiş gitmiş olsun.

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 15 Mart 02:02
01

Bohemian - SGK Primlerini kontrol etsinler'e koptum. Çok iyi yazı. Eski İsmet Çiğit geri gelmiş. Bir garip çingene. Bohemian Rhapsody. Günde iki paket sigara, bir şişe bira, 3 TL’lik futbol bahsi. Daha ne olsun, on numara. Boşverin onları, sosyal medyaya poz verirler ya hep mutsuz çiftler, mutlu gibi. Onlar gibiler.

Yanıtla . 17Beğen . 4Beğenme 15 Mart 00:16


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi