Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,0723
Euro 9,7053
Altın 450,47

Artık kimse bana “Hukuk” ve “Demokrasi” demesin

Bir takvim yılı içinde iki kez evim, polis baskınına uğradı. 17 Mart 2020 günü gecesi, saat 01.00 sıralarında evimin kapısına dayanan polisler, o günün öğlen saatlerinde Derince Hastanesi’nde korona virüs nedeniyle 2 kişinin vefat ettiğini yazdığımız için “Halkı korkutup, paniğe sürüklediğimiz” gerekçesiyle beni kelepçe takarak gözaltına aldılar.

Korona salgınının resmen açıklandığı ilk günlerdi. Gerçekten 2 kişi Derince’de vefat etmişti. Haber doğruydu. Ama ben bir savcının emriyle, gece yarısı yatağımdan alınıp, kelepçe ile Güvenlik Şube’ye götürüldüm.

İkinci olay, 11 Mart 2021 günü sabah ezanı saatinde yaşandı. Evimin kapısı acı acı çaldı. 7 kişi birden geldiler. Evimi aradılar, oğlumu gözaltına aldılar.

Lütfen şuna emin olun,  hayatta karşılaşabileceğiniz en korkunç, en rahatsız edici olay, gece yarısından sonra evinizin polis tarafından basılmasıdır. Bu olayın psikolojik etkisini size anlatamam. Artık bu ülkede herkesin başına da bu olay gelebilir.

……………………..

Seri katil olursunuz. Uyuşturucu kaçakçısı, bomba düzeneği hazırlayan bir terörist, vatan haini bir ajan falan olursunuz. Ya da eviniz fuhuş yuvasıdır. Giren çıkan belli değildir, evinizde sahte alkol veya uyuşturucu hap üretimi yapıyorsunuzdur. Elbette polis gelir evinizi basar, arama yapar, size kelepçe takar. Buna kimse itiraz edemez.

Ama ben birinci olayda tamamen doğru haber yazıldığı için gözaltına alındım. İkinci olayda ise, elinde hiçbir kanıt ve belge bulunmayan, aslında itibarsız 2-3 kişinin saçma sapan iddia ve iftiraları nedeniyle polis evimi bastı.

Artık kimse bana bu ülkede demokrasi olduğundan, bu ülkenin hukuk devleti olduğundan söz etmesin..

……………………

Eviniz en değerli kutsalınızdır sevgili dostlar. Evinizde perdeleri çeker, istediğiniz gibi dolaşabilirsiniz. Evinizde donunuzu indirir, klozete oturursunuz.

Banyo yaparsınız, misafirlerinizle oturur, istediğinizi yaparsınız. Eviniz kutsalınızdır. Kimse size karışamaz. Kimse, sizin onayınız olmadan evinize giremez.

Ben, Alikahya Kavanium Evlerinde, 24 saat görevlinin bulunduğu güvenlik girişi bulunan bir sitede oturuyorum. Bir misafirim gelse, ya da Yemek Sepeti’nden iki tane lahmacun söylesem de kurye getirse, kapıdaki güvenlik evimi arar, bilgi verir, onayımı aldıktan sonra kapıma gönderir.

Polis gelince önce güvenliği susturuyor. Herhalde kaçarız falan diye korkuyorlar. Sabaha karşı evinizin kapısına dayanıyorlar. Polis, kapının ziline parmağını dayayınca çekmiyor. Uykunuzdan cayır cayır kapı zili ile uyanıyorsunuz.

Herhalde binada yangın çıktı falan diye düşünüyorsunuz. Yataktan kalkıp, yüzünüzü yıkamaya, üzerinize bir şey giymeye falan da zamanınız yok. Uykulu gözlerle oraya buraya çarparak kapıya koşuyor ve açıyorsunuz.

Karşınızda polis montlu bir ordu adam.Siz onlara kimlik sormayı bile aklınıza getiremiyorsunuz.

Yanlış anlaşılmasın. Polis memurlarına en küçük bir sitemim yok. Belki de bu devlet yapısı içindeki en nazik, en duyarlı, en hassas insanlar onlar. Kendilerine verilen emri yerine getiriyorlar. Hatta belki böylesi emirleri yerine getirmeyi onlar da içlerine sindiremiyorlar.

Ama giriyorlar evinize. Polislerden birinin elindeki cep telefonunun kamerası açık. Karım ve ben, yataktan kalktığımız haldeyiz. Polisin kamerası çalışıyor.

Benim altımda don, üstümde yarım kollu, koyu renkli bir tişört.  Aşı olurken kıllı vücudunu gururla sergileyen Rektör gibi kolsuz atletle değilim yani. Polis kamerası çalışıyor. Ben, bu ülkeyi yönetenlere, benim evime baskın emrini verenlere sürekli sitem ediyorum. Polisin neden evime geldiğini, neden bastığını da bilmiyorum. Karım, yataktan kalktığı kıyafetle bir köşeye siniyor, ağlamaya başlıyor. Bunların hepsi, polis kamerasının kaydında var.

Benim evimde, benim onayım olmadan beni kameraya çekiyorlar. Hadi, o görüntüleri de Gökhan’a, Engin’e veya Recep Haldız’a verin, internet sitelerinde yayınlasınlar. Ya da bir dönem ayağımın altından hiç eksik olmayan Şahin‘e verin, televizyonunda yayınlasın. Herkes, İsmet Çiğit’in donlu ev halini, eşinin yatak kıyafetiyle ağlayan haline görsün. Onlar bu görüntüleri yayınlamaktan da büyük zevk alırlar, eminim.

Ben bu haldeyim de, benim gibi evi basılan Seda Kadı kim bilir ne halde? Her an annesinin nefesine ihtiyacı olan, dünya tatlısı küçük oğlu Sarp bu manzaralarla karşılaşınca neler düşündü? Güngör’ün dünya tatlısı bir oğlu var: Özgün. Hayattaki kutsalları Atatürk, Türk Bayrağı ve Türk polisidir. Evleri sabaha karşı polis tarafından basılınca Özgün’ün ruh hali acaba ne oldu? Bize bu muameleyi yaptıranlar için hep aynı bedduayı içimden tekrarlıyorum. İnşallah bir gün onların başına da bunlar gelir. Ama emin olun, öyle bir şey olursa, o zaman da yine onları biz savunacağız.

Neyse evimiz arandı, çarşaflar kaldırılıp, yatakların altına bile bakıldı. Bir yandan da ekip amiri sandığım kişi, el yazısı ile zabıt tutuyor. Zabıt bitince bir köşede kıvranmış ağlayan eşime döndü, “Hanımefendi, evinizde bir eşyanıza zarar geldi mi?” diye sordu. Demokratik hukuk devletiyiz ya, bu soruyu sormak, ev sahibinin onayını almak da yasal zorunlulukmuş. Eşimin şu cevabı, hep kulaklarımda çınlayacak:

“-Evimde eşyalarıma zarar gelmedi. Ama kalbim paramparça.  Kalbimi nasıl onaracaksınız? “

…………………….

İtibarsız üç kişinin delilsiz belgesiz iftiraları üzerine sabaha karşı evim basılmış, aranmış. Ben mutfakta don paça oturuyorum, sigara üzerine sigara yakıyorum. Polisler oğlumuzu da alıp çekip gittikten sonra eşim yanıma geldi. Halimi kötü görmüş olacak ki; tansiyon aletini, şeker ölçme cihazını getirdi. Küçük tansiyonum 12, büyük 20. Şeker 375 çıktı. Hani ambulans çağırıp, hastaneye götürülmem lazım. Ama benim bu halim bir şey değil. Eşimin paramparça kalbini kim onaracak?

Ertesi akşam, banyo yapıp yanıma geldi eşim. Avucunun içinde bir tomar saçı var: “Al bunları o savcılara götür” dedi. Üzüntüden saçı dökülmeye başlanmış.

…………………

Şimdi beni sevenler, dostlarım, okurlarım benim halime üzülüyor, bana “Sus artık yazma, unut bunları çek sineye “ diyorlar. Nasıl yaparım? Siz olsanız yapar mısınız?

Ben, savcının yeni bir emriyle, polislerin yeniden evimi basmasını, beni gözaltına almalarını bekliyorum. Kendisini devlet sanan bu hukuk tanımaz faşistlerin elinde can vereyim. Belki eşim, çocuklarım tazminat kazanır diye umut ediyorum.

Bizim düştüğümüz bu duruma üzülenler kadar sevinen, kendi aralarında kuzu pirzolayı taze sıkılmış portakal suyu ile götürürken konuşup, eğlenenler olduğunu da biliyorum.

Bu ülkeye, bu ülkeyi yönetenlere olan bütün inancımı, güvenimi yitirdim. Kaybedecek hiçbir şeyim de yok. Onların elinde, uğradığım haksızlıklara kahrederek can vermek istiyorum. Biliyorum bunlar vicdan azabı falan duymazlar. Ama hiç değilse geride bıraktığım ailem bir miktar tazminat alır diye düşünüyorum.

Biran önce yeni bir operasyon yapıp, beni etkisiz hale getirsinler. Hatta bu gece sabaha karşı yeniden evimi bassınlar. Ben kahrımdan kalp krizi geçirip ölürken, don paça kıvranan halimi de kameraya çekip, Gökhan’a, Engin’e, Şahin’e, Recep’e falan versinler. O görüntüleri Tahir, Rektör, Necmi Bulut falan da pirzola yerken izlesinler.

Hem bu dünyada, hem öbür dünyada yakalarını bırakmayacağım. Lütfen kimse bana “Sus artık, yazma, başına iş alacaksın” falan demesin. Daha ne alacağım başıma. Eşimin ve benim yatak kıyafetleri içindeki perişan görüntülerimiz bile devletin elinde. Daha ne yapacaklar? Götürüp, Fethiye Caddesi’nin ortasında veya Kapanönü meydanında bize tecavüz mü edecekler?

Bu kentte bir delikanlı hukukçu varsa,  bu memlekette hala hukukun zerresi varsa, ben şikayetçiyim. Ben bu devletten, benim evimi aratan savcıdan falan şikayetçiyim. Benim adıma dava açsın. Anayasa Mahkemesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götürsün. Benim avukata verecek param yok. Ama uğradığım bu haksızlık karşısında devletten tazminat kazanırsa, söz veriyorum, paranın yarısını bu avukata vereceğim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

19

Alihan - İsmet abim yıllarca bu adamın şantajcı olduğunu yazan sendin şimdi onun yüzünden başına gelenlerden başkalarını sorumlu tutuyorsun. Yazık ediyorsun kendine

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 16 Mart 22:40
18

İzmit Li - Acıtasyon yapmana gerek yok,muhtarlıktan biliyorum,ülkede tüm arama ve tutuklamalar bu şekilde oluyor malesef.Site güvenliğinin haber vermesi engellenir,önlem alınır.Dolayısıyla ayrıcalık bekleme...!

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 16 Mart 21:44
17

İzmit - Bu ülkeye tam anlamıyla “Reset” atılmalı. Siyaset, hukuk, ekonomi, iç ve dış politika, liyakat... Ucu açık ve çok net.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 16 Mart 16:44
16

İzmitin Yerlisi - İsmet bey demokrasi ve adalet 1960 yılında yoktu. Menderese sizi buraya iten güç idamanızı istiyor diyen hakimleri gördü bu ülke. Kendini yorma, haksıza haksız de. Enerjini boşa harcama

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 16 Mart 16:13
15

Ali Aydeniz - Ülkede hukuk ve demokrasi olmadığını daha yeni anladıysanız bravo size...

Yanıtla . 8Beğen . 3Beğenme 16 Mart 13:57
14

izmitlii.. - Senin için üzülüyorum İsmet ağbi sen adam gibi adamsın dürüst ve empati yapabilen çizgisi ve vizyonu olan güngör arslanın ne olduğunu bu millet iyi biliyor helede iftira konusunda o yüzden senin adına ve temiz ismin adına üzülüyoruz kendine yazık ediyorsun

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 16 Mart 13:52
11

Bu Gidiş Nereye - Bir gücü veya serveti ya aklınız veya imanınızla yönetirsiniz, ya da o güç ve servet aklınızı veya imanınızı yönetir. Bu anlattıklarınız 2-3 yıl önce yazılmış olsaydı inanmazdım. Bu gidiş nereye. Yaşadıklarınıza üzüldüm. Geçmiş olsun.

Yanıtla . 9Beğen . 1Beğenme 16 Mart 13:04
10

İzmitklm - İsmet bey sizin yazılarınızı hep okurum ama katilmadigim fikirleriniz ve davranışlarınız var ama bu demek değil ki her konuda aynı fikirde olucaz ..size yapılan davranış gerçekten kabul edilemez ayrıca kameraya cekme konusunda hemfikirim tamam savcı izniyle ariyorsun da onay alınmadan kameraya cekme ne demek cekiceksen evi çek kisileri cekemezsin kişisel haklara aykırı

Yanıtla . 13Beğen . 2Beğenme 16 Mart 12:58
09

Tek Başına Muhalefet - son yazılarınızı hüzünle okuyorum pkklılar, fetocular,katiller,hırsızlar,kul hakkı yiyenler sokaklarda rahat rahat gezerken vatansever insanların evlerinin 3-5 kişinin iftiralarıyla basılması çok acı

Yanıtla . 12Beğen . 4Beğenme 16 Mart 12:44
08

Doğrucu - Tekrar tekrar geçmiş olsun bu günlerde geçer er yada geç haklı kazanır, ama mühim olan bunlardan sonra gelecekler nasıl birileri olacak CHP Kocaeli teşkilatı gibi olursa işte o zaman çektiğiniz çektiğimiz acılar boşa gider görüştüğünüzde Güngör abiye çok selamlar

Yanıtla . 7Beğen . 4Beğenme 16 Mart 10:27
07

Kar Çiceği - Merhaba İsmet Bey; Aslında dün sizi aradım konuştuk. Lütfen bu kadar kahretmeyin kendinizi olan ile ölene çare maalesef yok. Söz uçar yazı kalır diye yazmak istedim size.. Vallahi içim parçalanıyor yazılarınızı okuyunca ağlamak hoş olmuyor iş yerinde ağlatmayın artık beni, zaten işten dolayı hep ağlıyorum... Yerden göğe kadar haklısınız bizim Ülkemizde maalesef adalet yok iş yerim bana da mobing uyguluyor. Yaşadıklarınız kolay değil anlatmayın artık yazmayın eşinizin durumuna üzülecekler mi sanıyorsunuz? İnsan olmayanlardan insanlık beklemeyin. Sevinir kutlarlar, yaş olarak benden büyüksünüz bunları söylemek belki haddime değil ama lütfen artık üzülmeyin sizi anlayan bir avukata verin davanızı. Sizi paramparça edenleri Rabbime havale ediyorum. Devran dönecek birde şunu demeyin lütfen siz aynı duruma düşerseniz savunurum gebersinler insanlıktan nasibini almamış pis yalakalarımı savunacaksınız. Rabbimin adaleti biran önce tecelli etsin. Dengeli beslenin sigarayı azaltın birde kök tarçın kaynar suyun içine koyun hergün bir kök yeter 5 - 6 bardak suyun içine şekeri dengeliyor üzülmeyin artık lütfen. İş çıkışı geleceğim bir gün tanışmaya inşallah... Saygılarımla...

Yanıtla . 12Beğen . 4Beğenme 16 Mart 09:52
06

Izmit sevdalisi - İsmet bey gecmis olsungungor beyede biran once ailesine kavustursun sucsuz yere nasil insanlarin ozeline girdiklerini yasadin binlerce insanlara 6 yildir yapilanlari seyrettiniz bir tane toplu igne bile bulamadiklari kadinlari erkekleri cocuklari nasil parcaladiklari seyrettiniz cok iyi o insanlari tanidiginiz bildiginiz yemek yediginiz dugunlerine gittiginiz beraber seyahat yaptiginiz o sehirde sehir demeye utaniyorum kucuk bir mahalle dedikoduyla beslenen baskasinin mutsuzlugundan mutlu olanlar insanlar birgun iste boyle sira sizede geldi yada gelecek ne yapti o insanlar size o sehir bizim o devlet bizim o BAYRAK bizim kopardiniz yillarca ARKADASINDAN dostundan ailesinden baktiniz sustunuz simdi basina gelince yalvariyon Kimse yokmu diye SUSMA sira sana gelicek diyorlardi geldi etme bulma dunyasi iste sinavin yeni basliyor allah yardimciniz olsun simdi daha iyi anlarsin BAHAR YAKIN

Yanıtla . 6Beğen . 6Beğenme 16 Mart 07:47
12

Doğrucu Davut - @Izmit sevdalisi 06 nolu yoruma cevabı: ne iş ?gizli fetö subliminal mesajı gibi ?

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 16 Mart 13:19
05

Ahmetinejat - Ya İsmet abi, Allah aşkına sen bunadınmı? Kafanmı basmıyor abi? Yaşlılığamı bağlı, Ciddi sağlık sorunumu nedir senin durumun? Tedavisi yokmu?

Ya sen bu kentin Koskoca İsmet abisisin, senin çizgin vizyonun saygınlığın, itibarın belli abi...

Ya inanamıyorum, takılmışsın bir kumpasçının peşine, takılmışsın bir şantajcının peşine sürüklenoyorsun... Yıllarca bu Güngör Aslanın yemediği pislikmi kaldı, yıllarca bu adamın işi iftira, tehdit, şantaj haksız çıkar sağlamak değilmi? Bu durumu bu kentte görmeyen tek kişi senmisin İsmet abi?

Ya bir kendine gel ismet abi lütfen, Daha nekadar Rezil edeceksin kendini? İsmin, soyismin, ailen herşey itibarın zarar görüyor ismet abi... Sen İsmet Çiğit sin abi...

Yazık günah değilmi bunca yıllık çizgine itibarına, vizyonuna yazık değilmi abi İsmine, kariyerine yazık değilmi ismet abi?

Yanıtla . 8Beğen . 8Beğenme 16 Mart 06:32
04

Ali - Sonucta ,tutuksuz yargılanmasına karar verilen bir kişinin evine bu sekilde girilmez. Bir yerlerden yasadışı aldığınız emirle bu rezilliğe sebep oldunuz.hukuk bitmiş.yasa yerlerde.ip I... elinde sözün bittiği yerdeyiz.

Büyük geçmiş olsun Ismet Abi.Sonları çok yakın.

Yanıtla . 8Beğen . 3Beğenme 16 Mart 06:07
03

Izmitli - İsmet bey geçmiş olsun, inşallah adalet yerini bulacaktır,yanlis yaziyorda olabilirim ama siz bu gazetede yazana kadar demekki gazetecilik yapmamissiniz,gercek gazetecilik yapan gercekleri soyleyen gercekleri yazan insanlarin basina hep birseyler gelmistir,demekki siz chp yerel iktidarinda cogunu gecirdiginiz gazeteciliginizin cogunu cicek bocek haberler yazdiniz ne sis yansin ne kebap yansin,sonra akp nin suyuna gittiniz yine cicek bocek haberler,ne zamanki gazeteci olmaya karar verdiniz durum ortada ,insallah arkadaslariniz sucsuzdurlar ve toplumun gercek haber almasini herseyin ustunde tutan ve gercek gazetecilik haberleri yapan gazetecilerden ustun birsey yoktur ,saygilar

Yanıtla . 15Beğen . 5Beğenme 16 Mart 01:24
02

Emekli - Üstad senin bu bir sene içinde yaşadığın olayları senelerdir devamlı yaşayan Çağdaş Demokrat Onurlu Kalemini Satmayan Gerçek Gazeteciler var bu Ülkede hoş geldin Üstad Gerçek Dünyaya o yüzden eski Duayen gazeteciler derki Dünyanın en zor işi Gerçek GAZETECİLİK tir işin kolay değil mücadelen daha yeni başlıyor Allah Yardımcın Olsun ÜSTAD

Yanıtla . 19Beğen . 8Beğenme 16 Mart 00:34
01

Vicdan - Sözün bittiği yer. Tutturmuşlar kendini itibarsızlaştırdı yeni yol arkadaşıyla diyorlar. Demiyorlar ki pandeminin ilk günlerinde koronadan ölüm haberi yazdı internet sitesinde, kelepçe takıp götürüldü ve o yaptığınız haber doğru çıktı, koronadan ölümler başlamıştı, duyurmak mı yasaktı. İnsanlar demiyorlar ki ev basımları bombacılara, fuhuşçulara, katillere olur. Demezler. Takmışlar Güngör Arslan'a. Yazık yazık. Çok geçmişler olsun. Allah bir daha yaşatmasın. Demiyorlar ki bu haksızlıklar neden oluyor? Demezler. Hoşlarına gidiyor. Gizli hayranlık, aleni düşmanlık.

Yanıtla . 20Beğen . 10Beğenme 16 Mart 00:22


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi