Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,3006
Euro 10,0003
Altın 478,27

Biz de ağaç kovuğundan çıkmadık

Tam geçen yıl bu geceydi: 17 Mart 2020 gecesi.

Vakit, gece yarısından çok sonraydı.

Ben erken yatmış, uyuyordum. Evimin kapısı acı acı çalındı.

Kapıda Güvenlik Şube’den geldiklerini söyleyen 3 polis, benim savcılık emriyle gözaltına alınacağımı söylediler.

Aynı kattaki diğer dairelerin kapıları da merakla açılmıştı.

Ben uykulu gözlerle, yüzümü bile yıkayamadan, üzerimi giyindim.

Soğuk, yağmurlu bir havaydı.

Komşular; aralık tuttukları kapılarından gelişmeleri izliyor, muhtemeldir ki, “Bu yanıbaşımızda oturan adam meğer bir teröristmiş“ diye düşünüyordu.

Gittik kelepçeli olarak Güvenlik Şube’ye.

Savcının emriyle gözaltına alınış nedenimi orada öğrendim. SES KOCAELİ’nin internet sitesinde ilimizdeki Derince Hastanesi’nde iki vatandaşın korona virüs nedeniyle öldüğü yazıyordu.

 Bu olay gerçekti ve ilimizdeki bir hastanede ilk kez iki insan korona virüs nedeniyle hayatını kaybetmişti. Sonraki bir yıllık süre içinde bu ölümlerin yüzlercesi yaşandı, kanıksandı.

Ama ben, devletin vatandaşından saklamak istediği ilk ölüm haberini yazıp, gazetecilik görevini yapan biri olarak “Halkı korku ve paniğe sürüklediğim” iddiasıyla gözaltına alınmıştım.

O sıralar bu olayı uzun uzun anlatmıştım; Güngör geldi Emniyet’e, “O haberi İsmet Abi yazmadı, ben yazdım” dedi.

O sıralar, SES’in kağıt gazetesi de çıkıyordu. Gerçekten de ben kağıt gazete ile ilgileniyordum, Güngör internet gazetesiyle ilgiliydi.

Beni bıraktılar, Güngör’ü bir gece gözaltında tutup, saldılar.

..…………………..

Bu ilk ev baskını ve ilk gözaltı, tamamen gazetecilik faaliyeti ile ilgiliydi. Üstelik suç unsuru görülen haber yüzde 100 doğruydu. Konu, benim gece yarısı evden kelepçe ile gözaltına alınışım, Avrupa Birliği Parlamentosu’na kadar gitti.

Almanya’dan DW televizyonu, ZDF televizyonu İzmit’e gelip, benimle röportaj yaptılar. Almanya’dan  “Yılın mağdur gazetecisi” ödülü bana layık görüldü falan.

Tabii, bir şey çıkmadı, bıraktılar. Zaten korona yaygınlaştığı için sokağa çıkma yasakları başlıyordu biz de SES’in kağıt gazete versiyonunu durdurmak zorunda kaldık.

Tabii, biz susmadık.

Birilerini çok rahatsız ettik. Özellikle Büyükşehir Başkanı, KOÜ Rektörü, KOTO Başkanı SES KOCAELİ’nin yayınlarından çok rahatsız oldular. Her türlü ambargoyu uyguladılar, engellemeyi yaptılar, hakkımızda dava üzerine dava açtılar.

Bu bir yıllık süreçte defalarca ifade için karakola gittim. Devletin memuru hangi gün, hangi saatte gel dediyse tam o vakitte gidip, ifade verdim. Çoğu şikayet, soruşturmaya bile gerek duyulmadığı için kapandı.

Bir kısmından mahkemeye çıkıp, beraat ettim. Para cezasına mahkum olduğum bir dava oldu. FETÖ’den kapatılmış pek çok şirketin Kayyum Yöneticisi de olan, (Kayyum olduğu her şirketten ayda 18 bin TL maaşı var)  Av.Halit, parayı tahsil etmek için icra bile uyguladı.

Param yok, malım yok, mülküm yok. Ödemedim.

Biz gazeteciliğe devam ettik; baktılar ki gazetecilik nedeniyle suçlamak, içeri almak, itibarsızlaştırmak olmuyor. Avrupa Birliği bile bu işleri takip ediyor. Sözde muhalefet olan CHPH, İYİ Parti falan bu işlerle pek ilgilenmiyor olsa da, bu ülkede birileri gazetecilerin gazetecilik suçuyla tutuklanmasına, gözaltına alınmasına tepki koyuyorlar.

..…………………..

Biz de ağaç kovuğundan çıkmadık sevgili okurlar.

Güngör de, ben de bu kentte doğup büyümüş, çok uzun yılar sadece gazetecilik yapmış insanlarız. Güngör’ün başına gelmeyen kalmamış. Bütün malına, mülküne devlet el koymuş. Benim zaten bir şeyim yok. Ama uslanmamışız, gazetecilik yapmaya, birilerine rahatsız etmeye devam ediyoruz. Herkes bu güçlü insanları yağlayıp ballarken biz yaptıkları yanlışları yazıyoruz.

Kimlerin nerelerde nezaman, nasıl bir araya geldiğini, “Bu İsmet’le Güngör’ü nasıl sustururuz, nasıl ayırırız” diye oturup düşündüklerini biliyoruz.

Bize de bilgi geliyor, hakkımızda yeni kumpaslar kurmaya hazırlandıklarını da biliyorduk.

Ama bu kadar büyük bir yalancılığı, bu kadar büyük bir iftirayı emin olun aklımızın ucundan bile geçirmedik.

Bizi gazetecilikten içeri atıp susturamayanlar, “Organize suç örgütü” kurup, “Şantajla para topladığımızı” iddia ettiler.

Bu işin altında kimler var, kimler nasıl tezgahlar kurmuş, hepsini biliyoruz.

Ama günümüzde bu insanlar güçlü.

Günümüzde devletin bütün kurumlarına bu insanlar hükmediyorlar. Biz kimiz, ne yapabiliriz.

..…………………..

Bakın bugün dünyada, cezaevlerindeki gazeteci sayısı en yüksek 1 inci ülke Mali, ikinci ülke Türkiye. Konu açılınca devlet yetkilileri, “Bu insanlar gazetecilik suçundan değil, adi suçlardan içeride” diyorlar. Adi suçlar dedikleri işte bu kumpaslar. Gazetecilikten alamayınca, başka bir suç yaratıp, içeri alıyorlar. Sabaha karşı evimizi basıyorlar.

Hepsi geçecek, biliyorum. Çünkü böyle gitmez. Bir devlet, bir dönem, bu devleti kullanan insanların elinde bu şekilde oyuncak haline getirilip, masum insanlarına işkence yapamaz.

Bakın hakkımızdaki suçlamaları, iddiaları, bunları kimlerin nasıl emniyete çağırılarak verdikleri ifadelerle yaratıldığını falan her şeyi açık açık yazıyoruz. Bu dolapların altında kimler var, başımıza gelen bu olaylar karşısında susmamız beklendi.

Ben üzerine gidiyorum. Şimdi bu olay, Ankara’da da pek çok yerde konuşuluyor, değerlendiriliyor.

Baş şikayetçi Necmi Bulut panik halinde. Gazetemizde çıkan her habere yayın yasağı getirmek için çırpınıyor. Üyesi esnafları falan tamamen unutmuş, içine girdiği bu büyük kumpastan şimdi kendisini nasıl kurtaracağını düşünüyor. Hatta adı geçtiği için birkaç gün içinde bu yazıya da erişim engelleme kararı aldıracaktır.

Bizi üzen ve kıran, devletin yaptığı bu inanılmaz hainlik karşısında, bir zamanlar Benim ve Güngör’ün sayesinde gazetecilik mesleğine başlamış, kendisini adam oldum zannetmiş tiplerin inanılmaz haset ve kıskançlıkla üzerimize gelmeleridir.

Ortada en küçük suç, çok basit bir delil bile yok sevgili dostlar. Ben de susmamakta kararlıyım. Özellikle bu şehide bu haksızlıklar karşısında zil çalıp oynayan, fırsat bulduklarını sanıp bizi itibarsızlaştırmak için yazılar yazan sözde gazetecilere ve sözde demokrat siyasetçilere tek bir cümle ile seslenmek istiyorum:

“-Susma, sustukça sıra sana gelecek.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

14

Sadi Gül - İsmet bey çok açık veriyorsunuz dikkatli olun lütfen. Siz Kocaeli'nin ilk yerel gazetesinin sahibisiniz babadan gazetecisiniz ama malınız mülkünüz yok, demek ki Kocaali'de gazetecilik ile 1 numara olsan da para kazanılmazken, yarışa sizden çok sonra başlayan Güngör Arslan'ın nasıl bu kadar mal mülkü oluyor?, Lütfen insanları bunun mukayesesini yapmayacak zeka seviyesinde olduğunu düşünmeyin, yazılarınızı daha dikkatli yazın açık vermeyin. okuyan herkes uyanacak Güngör'ün bu mal mülkü gazetecilik ile yapmadığını. Sonra siz buarada anlatın durun, yok bize iftira atıyorlardı da...

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 18 Mart 23:24
13

Kürşat - 37 yıldır ismet çiğit'i yazdığı makalelerinden takip eden bir okurum, geçmişte Kocaeli'nin trajı en yüksek yerel gazetesinin sahibi ve gazateyi yapan en önemli kişi, hatta çok eskiden bir dönem Kocaeli gazetesinin mutfağında da (foto dizgi, pikaj, montaj)kendisi ile çalıştım, prensip olarak iş yerinde çalışanları ile pek samimi olmayan, sadece yöneticiler ve gazeteden Cevat Çetin, Ahmet Serimer, Cenap Elmas ve spor servisinden Metin Karan ile muhatap olan ancak kimseye de zararı dokunmayan bir adamdı, kendisi elektronik mühendisidir, ancak mesleğini yapmamıştır, adeta ömrü Kocaeli Gazetesinde geçmiştir dersek yeridir, demem o ki ismet çiğit, patavatsız ve geveze olabilir, hataları ile sevapları ile en azından bunca yıldır, patronluk yapmış ve gençleri yetiştirip meslek sahibi etmiş, ne diyelim, Allah sağlık versin kendisine.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 18 Mart 22:21
11

İzmitli - Yorumcu karalayanlar hoşgörülü olun eleştirilere ki adam yerine konasınız...

Yanıtla . 1Beğen . 5Beğenme 18 Mart 13:43
10

Amele - Onlar tuzaklar kurdular, ama Allah nezdinde de onlara tuzak var; isterse onların tuzakları dağları yerinden oynatacak olsun.”(İbrahim, 14/46)

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 18 Mart 12:08
09

Yağmurlu İzmi̇t - ALLAH KİMSEYİ SONRADAN GÖRME YAPMASIN BİRDE ÇOCUKLUĞUNDA SEVGİSİZ BÜYÜTMESİN

AİLEDE SEVGİ YOK İSE, PARA DEMİYORUM SEVGİ BİRDE SONRADAN GÖRDÜYSE VAYY Kİ NE VAYYYYY

SEVGİSİZ AİLEDE BÜYÜYEN İNSANLARDAN VE SONRADAN GÖRMELERDEN RABBİM BİZİ ESİRGESİN UZAK DURUM DURAMIYORSANIZ İŞ YERİNDE MESELA VAR İSE YAKIN OLMAYIN EN TEHLİKELİ İNSAN MÜSVETTELERİ

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 18 Mart 11:54
08

Miralem Yenidoğan - Sayın Çiğit takvim yaprağına bakmayı unuttun bir haftadır...ben göndereyim dedim "Gerçek şu ki Allah insanlara zerrece kötülük etmez, fakat insanlar kendilerine kötülük ediyorlar.”

(Yûnus Suresi - 44)

Yanıtla . 1Beğen . 4Beğenme 18 Mart 10:57
07

İzmitin Yerlisi - İsmet bey boşuna kendini yorma atalarımız ne demiş ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

Yanıtla . 3Beğen . 5Beğenme 18 Mart 10:55
04

Ayhan - Çok ağladınıx İsmet bey ayıp artık. Kendinizi bu kadar aciz duruma düşürmenize gerek yok. Bu kent sizin için İzmit'ten ibaretti, oda terk etti sizi. Alıştırın kendinizi buna artık.

Yanıtla . 8Beğen . 23Beğenme 18 Mart 08:31
12

Ayhan - @Ayhan 04 nolu yoruma cevabı: Okumazsak nasıl yorum yapacağız. Peki Biber bey. Ben İsmet beyi 40 yıldır okuyorum. Yeni değil.

Yanıtla . 1Beğen . 4Beğenme 18 Mart 15:55
06

Biber - @Ayhan 04 nolu yoruma cevabı: Neden ağlasın? Suçsuz olsa susardı. O zaman da vay niye susuyor, bak suçlu mu diyecektiniz. Az bile konuşuyor. Okumayın efendim, girmeyin sayfaya rahatsız oluyorsanız. Biz zevkle okuyoruz. Terk edilen İsmet bey değil. Tevazu terk edildi, medeniyet terk edildi, sanat terk edildi, letafet terk edildi.

Yanıtla . 25Beğen . 9Beğenme 18 Mart 10:34
02

Eğitim Durumlari - Bu şehirde köşe yazısı, makale, imtiyaz sahibi vs olan ve hakkınızda atıp tutan gazeteciler kendi eğitim durumlarınida bir satırda ozetleyip yazabilirler mi? Gerçekten merak ediyorum. Akıl veren arkadaşlar, kendilerinni eğitimi nedir. Bakalım ve öğrenelim.

Yanıtla . 17Beğen . 5Beğenme 18 Mart 06:11
05

Yağmur - @Eğitim Durumlari 02 nolu yoruma cevabı: SAYIN YORUMCU ALKIŞLIYORUMM... EĞİTİM Mİ KALDI SANKİ GÖRÜYORUZ....

Yanıtla . 12Beğen . 2Beğenme 18 Mart 09:57
03

Emekli - @Eğitim Durumlari 02 nolu yoruma cevabı: İsmet Çiğit, Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisi. Bahsetmez pek, bir yazısından hatırlıyorum. Diğerleri, biri geçen gün zaman kavramı yazarken ben üniversiteyi bitirdiğimde dedi, laf arasında yazıyor. Gençler bitirmiştir artık bir zahmet, ama eğitim ülkede her yıl geriledi. Eski insanların aldığı eğitim gibi olmaz. Eskinin lise mezunu bugünün üni. mezununa eşit. Orta yaşlardan bir tanesi, lise 1 terk tadında yazıyor. Hoş belki üni bile bitirmiştir. Belge alıyorlar diploma diye, kolay artık. Eskiden her şey emekti eğitimde. Belliydi her şeylerine yansırdı eğitim. Şimdi parayla belge alıp tepiniyorlar.

Yanıtla . 17Beğen . 3Beğenme 18 Mart 08:19
01

Kenan - Bu devran elbet dönecek bekleyip göreceğiz kumpasçıların sonunu rahat ol ismet kardeş

Yanıtla . 14Beğen . 7Beğenme 18 Mart 00:59


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi