Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,1865
Euro 9,8811
Altın 471,95

Çağırdılar, paşa paşa gidip, ifademi verdim

Aslında bugün için size çok güzel Pazar yazısı hazırlamıştım değerli okurlar.

Hafta içinde, dışarıda lapa lapa mart karı yağarken Geçit’in camından D-100’ü, demiryolunu izleyişimi; Ahmet Kobak; Sedat Sapmaz, Başar Kardeşler’le muhabbetimizi yazacaktım. Yine hafta içinde Sedat, Tuğrul ve Can Çiğit ile küçük bir Geçit kaçamağı yaptık. Bunu da yazacaktım. Muharrem Usta ile Sezgin Usta’nın hazırladıkları muhteşem kadın budu köfteyi, papaz yahniyi, püreli kebabı, bunların yanında Uzun Demleme’nin ne güzel gittiğini yazacaktım.  Ama bizim hayatımız artık gazete dışına çıktığımızda Geçit ile karakol arasında geçiyor. Üstelik karakol maceralarını okumak, benim bazı okurlarıma daha fazla keyif veriyor…

………………………

Malum, 13 Mart günü sabah ezanı vaktinde, 7 polis ile bir mahalle muhtarı evimin kapısına dayandılar. Bir polisin elinde savcının arama emri olduğu söylenen kağıt tomarları, bir başka polisin elinde kameralı cep telefonu ile, evime girdiler.

Sonrasını biliyorsunuz;  “Şantaj çetesi oluşturmak” suçlaması ile gözaltılar yapıldı, Güngör hala tutuklu.  O zamanlar da sabah ezanı vaktinde polisin evimin kapısına dayanmasına itiraz etmiş, “Polis veya devlet ne zaman çağırdı da gidip ifade vermedik” diye isyan etmiştim.

O tarihten beri ne polisten, ne adliyeden beni çağıran, halimi soran olmamıştı. Aslında biraz da kendimden şüphelenmeye başlamıştım. Geçen Perşembe günü nihayet aradılar. Çok nazik bir polis memuru, “İsmet Bey, savcılık hakkınızda soruşturma başlatmış. Güvenlik Şube’ye gelip, ifade vermeniz gerekiyor” dedi. Geçen Cuma günü sabahı için geleceğimi söyledim.

Artık Emniyet’in hangi birimi; örneğin Güvenlik Şubesi, örneğin Kaçakçılık ve Organize Suçlar (KOM) Şubesi,  örneğin Siber Suçlar Şubesi nerede gayet iyi biliyorum. Adliye binasında hangi mahkeme salonu nerede bunu da biliyor ve çağırıldığımda zorluk çekmiyorum. Zaten polis memurlarının da büyük bölümü beni tanıdı. Bir kısmının gece yarısından sonra evime gelip misafir olmuşluğu var. Bir kısmını da zaten sık sık zorunlu olarak ben ziyaret ediyorum.

Hakkımdaki yeni soruşturmanın görevi, 42 Evler bölgesinde bulunan Emniyet Ek Binasındaki Güvenlik Şubesi’nde, Kamu Güvenliği’ni Koruma Şubesi’ne verilmiş. Cuma günü sabahı erkenden ifadeye gittim. Neyle suçlandığımı da bilmiyorum. İfademi alacak polise sordum. Bir Sayın Savcı, hakkımızda başlatılan organize suç örgütü oluşturmak davasıyla ilgili olarak, evlerimizin basılıp aranması, Güngör’ün tutuklanmasından sonra arka arkaya üç gün yazdığım  “Başımıza gelenler(1-2-3) “ başlıklı yazılar üzerine, devam eden soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiğim, kamu güvenliğini tehdit ettiğim gerekçesiyle hakkımda soruşturma başlatmış.

İfademi alacak polis memuru, “Avukat ister misiniz?” diye sordu, “Hayır” dedim.

………………………

Aslında bu tür saçma sapan suçlamalarla hakkımda açılan soruşturmalarda kendimi savunmak zorunda kalmaktan gerçekten sıkıntı ve ızdırap duyuyorum. Ama Sayın Savcım emretmiş. Adaletin karşısında boynumuz kıldan ince. Başladım ifademi vermeye:

“11 Mart sabahı, sabah ezanında polis memurları evimi aramaya geldiler. Eşim, ben ve oğlum, yatak kıyafetlerimizle onlara kapıyı açtık. Evim arandı. Bizim yatak kıyafetleri içindeki görüntülerimiz kayda alındı. Oğlum gözaltına alınıp götürüldü. Sonra ben, işime gazeteye geldim. İlimizdeki bütün internet haber sitelerinde Güngör ile birlikte benim çete oluşturmak suçuyla gözaltına alınıp tutuklandığım manşetten haber yapılmış. O gün, sadece bu yalan haberlere yanıt olsun diye, “Ben buradayım, işimin başındayım” başlıklı yazı yazdım. Aynı gün, davet ettiler KOM Şubesine giderek ifade verdim. Ertesi günkü SES KOCAELİ’de, “Şimdilik susma hakkımı kullanıyorum” başlıklı suya sabuna dokunmayan bir yazı yazdım. KOM’da ifademi verdikten sonra, bu soruşturma ile ilgili resmi ifade tutanaklarını aldım.  15 Mart’tan itibaren, soruşturmanın ilk aşaması kapandıktan, sanıklardan 2’si tutuklanıp, 3’ü serbest kaldıktan sonra  “Başımıza gelenler” başlıklı 3 bölümlük yazıları yazdım. Başımıza ne geldiyse, nasıl haksız bir muamele ile karşılaştıysak, bunları yazdım. Emniyet’in ve savcılığın elinde bulunan resmi soruşturma zabıtlarında ne yazıyorsa, bunları yazdım. Soruşturmanın gizliliğini ihlal edecek, herhangi birilerine iftira içeren hiçbir şey yazmadım. Bu olaylar aşamasında bu kentteki pek çok gazeteci müsveddesi bizim hakkımızda yalan yanlış şeyler yazıp dururken, ben bir suç işlemedim. Suçlamaları kabul etmiyorum.”

İfade metnini imzaladım, Güvenlik Şube’den çıkıp, işime döndüm.

………………………

Değerli okurlar, bu kentte birileri, artık bizden çok ama çok korkuyorlar. Bu kişiler, bize kumpas hazırlayan, eski FETÖ usulü taktiklerle bizi sindirip, susturmak isteyen tipler. Şimdilik güç bu kişilerin ellerinde. İstedikleri zaman bizim evimize polis gönderip aratabiliyorlar, istedikleri zaman bizi polisin veya savcının önünde hazır ola geçirebiliyorlar.

Ben salak, akılsız biri değilim. İçinden geçtiğimiz dönemin halini, özelliğini çok iyi biliyorum. Mümkün olduğu kadar bu dönemde sakin kalmaya özen göstereceğim.

Ama, bir gün ben hala hayattayken, bana ve aileme bu sıkıntıları yaşatanlar, bu haksızlıkları yapanlar işte o zaman gerçekten benden korksunlar. İçimdeki öfkeyi ve kini sürekli büyüterek o günleri bekliyorum.

Kumpas kuranların kimler olduğunu, bizi susturmak adına ne dolaplar çevirdiklerini çok iyi biliyorum. Gün geldiğinde bu dolapları çeviren kibir kumkumalarını, sözde gazetecileri, öküz çobanlarını gereksiz Bulutları nasıl itin gerisinde kuyruğa sokacağımı göreceksiniz.

Bu dönemi, mümkün olduğu kadar sakin geçirip, sizlere de lay lay lom yazılar yazacağım. Ben bu ülkede, bu kentte bir yıl önce korona virüs nedeniyle yaşanan ilk ölümün haberini yazmış gazeteci olarak gece yarısı yatağından kelepçe takılarak gözaltına alınmış gazeteciyim.

Geçmişimde pişmanlık duyduğum hiçbir şey yok.

Bu devlete, bu ülkeye ve Atatürk Cumhuriyeti’ne karşı en küçük bir kinim, düşmanlığım da yok.

Ama polise adliyeye gidip gelmek, emin olun beni çok yoruyor. Çalışma zamanımdan alıyor. Geçit’te dostlarımla birlikte geçireceğim zamanı çalıyor. Mümkün olduğu kadar dikkatli davranıp, kabaran kini içimde dizginlemeye gayret göstereceğim. Ne yazık, balık mevsimi de bitiyor. Umarım gelecek Pazar günlerinde şöyle keyifli kebap-rakı yazılarında buluşuruz. İyi pazarlar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

15

Ragıp - İsmet kardeşim bekleyenlerin içinde seninki çok masum ve gerilerde kalır.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 28 Mart 20:16
14

Eski Izmitli - Pandeminin ilk günleri herkes tv başında iktidar açıklama yapicak açıklama mühim herkese İBAN millet yardım beklerden borçlu çıktı. LEBALEB Büyük Kongre yine açıklama yastık altındaki altınları Dolarları bozdurun yine millet borclu çıktı Hikaye bu ya Köylünün 3 oğlu varmış bir gün köye tellal gelmiş padişah efendimiz sefere çıkıyor her evden bir erkek evlat istiyor demiş köylü büyük oğlunu padişahın emri diye yollamış sonra ikinci oğlunu yollamış üçüncüye sira gelince Yürü git söyle o padişaha bende oğul kalmadı benim...... güvenip sağa sola savaş ilan etmesin demiş bizimkide aynı dava Kanal istanbul geçilmeyen köprüler otobanlar saraylar uçaklar makam araçları hakikaten millete güvenip sağa sola caka satmayın milletin donu bile kalmadı Kalın Sağlıcakla

Yanıtla . 9Beğen . 3Beğenme 28 Mart 14:05
13

Rıfkııı - Ah ismet abim bukadar ifadeye ne gerek vardı KANDIRILDIK deseydinya....

Yanıtla . 10Beğen . 4Beğenme 28 Mart 11:25
12

Alihan - İsmet abi kendini soktuğun şu hallere bak, aileni bile zor durumda bırakıyorsun.

Yanıtla . 4Beğen . 12Beğenme 28 Mart 10:53
09

Kartal - yorumlara bakıyorumda '' kurt gidince ortalık çakallara kalmış ''yazara,gazeteye ayar verme çabaları Allah ın hikmetine bakınki kurt her seferinde geri dönüyor. Çakallar, pudro şekerini fazla kaçırıp bizle kafa bulmayın

Yanıtla . 18Beğen . 4Beğenme 28 Mart 09:57
08

Semih - Ama, bir gün ben hala hayattayken, bana ve aileme bu sıkıntıları yaşatanlar, bu haksızlıkları yapanlar işte o zaman gerçekten benden korksunlar. İçimdeki öfkeyi ve kini sürekli büyüterek o günleri bekliyorum.

yukarıdaki cümleler bugunki makalenden alıntı sizde deve kuşu sendromu var siz problemin sonucu değil kaynağısınız ama başınızı kuma gömerek hem ailenize hem kendinize zarar veriyorsunuz insan size acıyor.sizin başınıza gelenler yaptığınız seçimler ve aldığınız kararlardır.hepsi yanlış seçim ve kararlar.siz aslında öfke ve kininizi kendinize yöneltin kendinizi sorgulayın.siz kendinizin bir özgül ağırlığınızın olduğunu düşünüyorsunuz sizi yanıltan bu eskiden var olabilir ama sadece izmite çıkın kendinizle ilgili bir ölçme değerlendirme yapın inanın halktan duyduklarınızdan sonra kendinizden nefret edebilirsiniz birde eğer siz devamlı karakola çağrılıp ifade vermeyi bir baş kaldırı ve önur olarak görüyorsanız sizin durumunuz vahimdir.ailenize sizin yaptığınız seçimler zarar veriyor.daha önce yazılarınızda şantajcı diye adlandırdığınız kişiyle işbirliği seçimi ve kararı sizi problemin kaynağı haline getiriyor.saygınlık böyle kazanılmaz kendinize çok yazık ettiniz.görmekle bakmak arasında fark var siz kendinizi bozuk para gibi harcadığınızı görmek istemiyorsunuz sadece bakıyorsunuz

Yanıtla . 8Beğen . 10Beğenme 28 Mart 09:12
06

Günahkar - ismet dede sen nasıl iğrenç birisi oldun ya. Kandil kandil içmeler bunu göğsünü gere gere anlatmalar. İnsanda biraz utanma çekinme olur ya. Gün geçtikçe daha da batıyorsun, çöküyorsun. Yazdıkların daha da kalitesiz bir hal alıyor. Böyle giderse sonun güngöreden farklı olmayacak benden söylemesi

Yanıtla . 10Beğen . 33Beğenme 28 Mart 06:48
10

Arrivederci - @Günahkar 06 nolu yoruma cevabı: Her şeyi kendinizce yanlı düşünebilirsiniz, ancak İsmet bey'in yazdıklarının kalitesi buradan köye yol olur. Dünkü yazısını tüm yerel basın, alayı toplansa geçemezz, yazamazz. Alkol yazınca mı kalitesiz oluyor, komik, taraflısınız. E siz de haklısınız çıkarınız başka. Altın çöpe düşse değerini kaybetmez, tenekeyi parlatsan çeyrek altın etmez. İsmet Çiğit gibi yazan hala yok, hala yok, yıl olmuş 2021. Hala yok.

Yanıtla . 16Beğen . 5Beğenme 28 Mart 10:43
07

Izmit 41 - @Günahkar 06 nolu yoruma cevabı: günahkar; açıkça tehdit ediyorsun ,benim istediğim gibi yazmassan diye şantaj da yapıyorsun , terbiye sınırlarını aşmayalım İsmet abi bu şehrin bir değeridir.

Yanıtla . 16Beğen . 3Beğenme 28 Mart 08:47
05

Aslan Kandemir - Allah büyüktür,korksalarda hala hata yapanların var olduğu bir memlekette haksızlığa susmayı geçtim yağ çalanın çok olduğu bir memlekette elbet bir ışık var her tarafı aydınlatan,yıllardır birçok cemaatlerin,tarikatların,yabancı teşkilatın uğraştığı rahatsız olduğu ama söndüremediği ışığı derim,er geç gözlerine girecektir!

Yanıtla . 11Beğen . 5Beğenme 28 Mart 05:59
04

Paşalı - Birileri size uğursuzlukmu getirdi ne düşünüyorum da

Yanıtla . 3Beğen . 11Beğenme 28 Mart 01:50
03

Sali̇h Güven - Aman İsmet üstadım dikkat et atmasınlar içeri orada orada bir büyük 70 lik yeni Rakı, yanında balık muhabbeti olmaz ona göre, bulaştın bu Güngöre adını da zedeledin yaşantını da alt üst ettin, sattın gazeteyi Trilyonları indirdin cebe, gidecektin Ege veya Akdeniz alacaktın bir yazlık, gündüzleri balık tutup, geceleri ay ışığı9nda yakamozda Yeni Rakını demlenecektin , böyle giderse hepsi hayal olacak, tek göreceğin Hapishanenin penceresi olacak aman üstat dikkat.

Yanıtla . 6Beğen . 15Beğenme 28 Mart 01:34
11

Arrivederci - @Sali̇h Güven 03 nolu yoruma cevabı: Tek göreceği haksızken konuşanların, laf çarpıtanların sonunda uğrayacağı hezimetdir. Bu mutluluk ona yeter. O evinde olacak, sizin nerede olacağınız o zamana kadar ki tutumunuza, yaptıklarınıza göre değişir.

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 28 Mart 10:47
02

Emekli - Artık Cem Yılmaz tv lerde yok onun yerine malum parti Realty şov yapıyor biri çıkıyor tv ler yatay çekim yapmış kongreleri kalabalık göstermiş diyor biri çıkmış biz arkadaşlarla şakalaştık o kokain değil Pudra Şekeri diyor Tuik enflasyon ve işsizlik düştü diyor biri Ülkede fakir yok herkesin kapısının önünde Araba var diyor bu örnekler coğaltılir hakikaten malüm parti bizi Akılsız sanıyor ama unuttukları bir şey var KURT AYAZDAN KURTULUR AMA YEDİĞİ AYAZI UNUTMAZ şunun şurasında 2023 e ne kaldı o yüzden İSMET BEY sende resmi yerlere gittiğinde ŞAKA yaptım de hemen bırakırlar

Yanıtla . 13Beğen . 3Beğenme 28 Mart 01:28
01

İzmitliiii - İsmet bey bu yaştan sonra karakoldaki bölümleri adliye binasındaki mahkeme salonlarını öğrendin bu yaşta bu kadarı yeter fazlası zarar. Cezaevlerini öğrenme derim oralar adamı yıpratır. Tahmin ediyorum geçit restauranttaki rakı balık ve UZUN DEMLEME yazınızı kandil diye yazmadınız olsun haftaya pazar okuruz. İyi pazarlar...

Yanıtla . 11Beğen . 3Beğenme 28 Mart 00:32


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi