Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,1963
Euro 9,8819
Altın 472,30

Güngör’süz günler

SES KOCAELİ’nin kurucusu Güngör Arslan’ın, tamamen hukuksuz ve delilsiz, dayanaksız gerekçelerle tutuklanışının üzerinden iki hafta geçti.

SES KOCAELİ’nin yayını, aynı heyecanla-hatta belki de daha büyük heyecanla- devam ediyor olsa da, Allah’ın bildiğini kuldan saklayamam: Boynumuz bükük.

Güngör Arslan hareketli adamı. Durmak dinlenmek bilmeyen, çat burada pat kapı arkasında bir adam.

2016 yılı öncesinde, yani ben ÖZGÜR’de, O BİZİM KOCAELİ’de çalışırken bu olaylar olsaydı, öyle sanıyorum ki, “Güngör Arslan tutuklandı” diye birileri gibi sevinmesem de, en azından üzülmezdim.

O beni, uzun yıllardır tanıyordu. Ben O’nu, son iki yılda, Tahir Reis sayesinde bir araya gelişimizden bu yana tanıdım. Gerçekten farklı bir adam. Gazetecilik tarzlarımızın örtüşmediği pek çok nokta var. Ama Güngör, tanıdığım pek çok kişiden daha iyi, daha duygusal, daha kolay ikna edilebilecek (kafaya alınabilecek) bir insan. Tanıdığım pek çok kişiden çok daha iyi, çok daha özverili bir Baba.

Gültepe’den çıkıp, tırnaklarıyla kazıyarak bu kentte bir yerlere erişmiş, bir dönem çok iyi para kazanıp, hayatın bütün tatlarını yaşamış bir adam.

Korkusuz. Gerçekten korkması, çekinmesi gereken konularda bile alabildiğine korkusuz. Ama şefkatli,  dostuna arkadaşına sahip çıkan, dostu ve arkadaşı için her türlü fedakarlıkta bulunmaya her an hazır bir insan.

SES’te Güngör varken, hiç sessizlik olmazdı. Telefon konuşmaları bile heyecanlıydı. Çok fazla geleni gideni, arayanı vardı. Bir an boş kalsa, bir dönemin popüler gazeteci tiplemesi “Cevat Kelle” gibi içinde bilgisayar ve aparatları bulunan sırt çantasını boynuna takmış, bir yerlere gitmek için gazeteden koşar adım çıkarken görürdünüz.

En bunaldığım veya sıkıldığım anlarda odasından çıkıp gelir, “Abi bir tavla atalım da kafanı dağıt” derdi. Bir an bakarım, Güngör fırlamış dışarı çıkmış. Beş dakika sonra elinde iki paket “Uzun kırmızı Marlboro, iki şişe Tuborg“ ile geri gelmiş, masama koymuş.

Güngör’ün dostluğu, Güngör’ün kardeşliği, kolay kolay anlatılacak bir olay değil. Bundan iki yıl kadar önce birisi çıkıp,  “İki saat Güngör’süz kalsan ne yaparsın?” diye sorsa, herhalde yüzüne şaşkın şaşkın bakar, “Sevinirim” derdim. Şimdi iki haftadır Güngör’süz kalmanın nasıl büyük bir sıkıntı ve üzüntü olduğunu çok iyi anlıyorum.

…………………….

Bu günler de geçecek, tamamen haksız, hukuksuz şekilde Güngör’ün elinden O’nun için en kıymetli şey olan özgürlüğü alındı. Ama bitecek. Emin olun, o günleri ben de iple çekiyorum. Yaşadığımız bu olaylar, aslında bu kentte ne çok düşmanımızın, bizi çekemeyip kıskanan ne çok kişinin bulunduğunu görmemizi sağladı.

Şimdi, bu Güngör'süzlük ortamında Ben, Sedat, Can, Nazlıcan, Tuğrul, Zerrin, Meleyna SES’i yaşatmaya, olabildiğince Güngör’ün yokluğunu okura hissettirmemeye çalışıyoruz.

Eminim, Güngör’le birlikte birilerinden hesap soracağımız, birilerine bu kentin asıl sahibinin bizler olduğumuzu hatırlatacağımız günler de gelecek. Güngör’le birlikte yeniden gezip tozacağımız, farklı lezzetler tadacağımız, çok önemli ve çok okunan haberlerin heyecanını yaşayacağımız günler de olacak.

Şimdilik SES KOCAELİ’de ağırlıklı olarak benim yazdığım haberler yer alıyor. Benden öyle çok fazla saldırgan, sansasyonel haberler falan beklemeyin. Ama Güngör yeniden aramıza katılana, bu işin başına geçene kadar elimden gelen her şeyi yapmaya kendimi adadığımı da bilmenizi isterim.

HAKLILIĞIMIZIN EN GÜZEL ÖRNEĞİ

Değerli okurlar; lütfen şu gerçeğe inanın. Biz kimseyi tehdit etmedik, şantaj yapmadık, kimseye haksızca yüklenmedik. Olup biten her şey, bu kentteki belki de tek muhalif çizgide yayın yapıyor olmamızdandır.

Nasıl haksızlığa uğradığımızın en güzel örneğini bir kez daha size anlatmak istiyorum.

17 Mart 2020 günü gece yarısı, benim evime ilk kez polis baskını yapıldı. Beni yatağımdan alıp, ellerime kelepçe takarak Emniyet’e götürdüler.

Neden? Çünkü o gün SES KOCAELİ’de ilimizdeki ilk korana virüs ölümünün haberini yazmıştık.  Pandemi başlangıcında ilimizde korona virüs tedavisi için ilimizdeki tek merkez Derince hastanesiydi. İki kişi, bu hastanede koronadan hayatını kaybetti. Biz bu haberi yazdık. Haber doğruydu. Ama bu ülkede bütün gerçekleri halktan gizlemek, saklamak isteyenler, gelip gece yarısı beni evden aldı, ellerime kelepçe taktı.

Bu nasıl büyük bir haksızlıksa, nasıl aklı başındaki herkes için bir üzüntü ve ülke adına utanç kaynağıysa, son yaşanan olaylar da tamamen bir tezgahtır, bizi korkutmak ve yıldırmak için hazırlanmış komplodur. Bilmenizi ve gelişen olayları bu örnekten yola çıkarak değerlendirmenizi rica ediyorum.

LÜTFÜ TÜRKKAN ARADI

Geçen hafta bu sütunlarda, yaşanan olayların ardından arayıp soranlardan, aramasını beklediğimiz halde aramayanlardan söz etmiştim. Yazının çıktığı gün öğleden sonra telefonum çaldı. İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan arıyordu. “Yazdıklarını okudum. Haklısın. Son zamanlarda işlerin yoğunluğundan yerel medyayı pek takip edemiyordum. Aramam lazımdı, atlamışım. Özür dilerim” dedi.

Lütfü Türkkan şunu da ekledi, “Güngör’le çok yakın olduğumu yazmışsın. Doğrudur. Kendisini evimde de ağırlamıştım. Ama bahsettiğin gibi öyle birlikte eğlencelere falan gitmişliğimiz hiç olmadı. Güngör’e de geçmiş olsun dileklerimi ilet lütfen. Umarım, Türkiye’nin bu günleri de geçecektir.”

Lütfü Türkkan’ın araması da benim için moral oldu.

Nedense, bir tek Tahsin Tarhan aramadı. Bilmeden Sayın Tarhan’a bir kötülük mü yaptık, küstürdük, bilemiyorum. Ama belli ki, CHP’de MKYK üyesi olmak, Tahsin Tarhan’a biraz büyük gelmiş. Bu kentte birkaç tane kendisinden menfaat beklemeden dost olan kişi varsa, birisi Güngör, birisi bendim. Uğradığımız haksızlık karşısında mesela Haydar Akar’dan bir geçmiş olsun telefonu beklemezdim ama, Tahsin Tarhan’dan hala bir şekilde telefon beklediğimi de belirtmek isterim.

………………

Bizim başımıza gelenleri fırsat bilip, meydanın kendilerine kaldığını zanneden Adem, Sadun, İlker, Aysun, Engin gibi kişiler ve bunların şürekaları, son zamanlarda Büyükşehir Belediyesi tesislerinde sık sık buluşup, kuzu pirzola portakal suyu ile koyu muhabbetler yapıyorlar. Umarım, hesabı Tahir Reis’e bırakmıyor da kendi ceplerinden ödüyorlardır. Arada bir, Rektör hocamı da çağırsınlar, o da böyle muhabbetlere bayılır.

Bütün okurlara çok sevgiler, saygılar.    

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

18

Hak Hukuk - ülkenin özeti aslında açıklamalarınız muhalifsen susturulursun

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 30 Mart 10:33
17

Acisulu - Tamamen haksız, hukuksuz, sallamasyon şekilde yaptığınız haberlerin ahı tutuyor. Her an dualardasınız.

Yanıtla . 1Beğen . 7Beğenme 30 Mart 03:36
15

Ahmet Hakan - İsmet abi,

Haftasonu İki Efes bira al yanına iki de gri kısa marlbora ziyarete git

Sevenlerinden çokçada selam söyle

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mart 22:25
14

Bekirdere Üçyol - Yaz Abi yaz.. Adresi bilsem 2 paket uzun Marlboro 2 Tuborg yollim.. Keyfiniz yok belli.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 29 Mart 21:22
13

Cenk Cemil - Ses Kocaeli olarak İyi Partinin o kadar telinden çal, millete bu parti büyüyor de, ondan sonra partinin gurup başkanvekili size geçmiş olsun dileklerini geç söylesin ! Bana göre affedilri bir kabahat değil bu !..

Yanıtla . 2Beğen . 8Beğenme 29 Mart 18:39
12

Vatandaş - Ah sayın vekil ah... Siz ne vakit vekili olduğunuz Kocaeli'nden bu kadar uzaklaştınız? Ne demek yerel medyayı takip edemiyorum?

Yanıtla . 1Beğen . 5Beğenme 29 Mart 14:21
10

Goca Yörük - gene hikayeler. kendine göre. hadi bakalım ..anladığım tek şey portakal sulu kuzu pirzolamıydı neydi. param olaydı sana ısmarlardım. paket yaptırık dükannına yollardım. sende baya iz bırakmış her yazıda var .

Yanıtla . 7Beğen . 12Beğenme 29 Mart 11:22
11

Şehirli - @Goca Yörük 10 nolu yoruma cevabı: Bu yazıdan anladığınız bu mu? Pirzola, portakal suyu ile mi yenir onu diyor olmasın. Para var, vizyon yok onu diyor olmasın. Her yazıda olması iz bırakmasından değil, yanlıların unutturmasını engellemek için olmasın. Gücünüze mi gitti?

Yanıtla . 12Beğen . 3Beğenme 29 Mart 13:59
08

Karsiyaka - Vatandas tutuklandimi suclu gazateci tutuklandimi sucsuz ne guzel dunya

Yanıtla . 11Beğen . 9Beğenme 29 Mart 08:27
06

İzmit Sevdalısı - Ne yazık ki Türkiye gibidir şehirimiz, çünkü liyakatsız idarecilerimizin her hangi bir başarıları olmadığından muhalif olanları susturarak sadece beni dinleyin demek istiyorlar.

Tekrar geçmiş olsun, umut ediyoruz en kısa zamanda buluşursunuz.

Yanıtla . 10Beğen . 4Beğenme 29 Mart 07:57
05

Fırıldak Ahmet.g - Abi Darıca’da cafe işletiyorum ama ne polis nede bekçiler bize göz açtırmıyor ama konu akpli işletmeci olucan ses çıkaramıyorlar Darıca sahildeki kahve deryasında gece 1 kadar akplı Meclis üyeleri ilçe yöneticileri ilçe başkanı okey oynuyorlar kimse gidip işlem yapamıyor gücüde yetmiyor bizim suçumuz ne akplı olmamakmı ?????

Yanıtla . 19Beğen . 4Beğenme 29 Mart 07:29
04

Kocaeli Aşığı - Sayin TÜRKKAN ne demiş son günlerde islerimin yoğunluğundan yerel medyayı takip edemiyorum.Sayin TÜRKKAN siz KOCAELI Millet vekili değil misiniz? Bir ilin vekili o ilin medyasını takip etmez mi ? Bu soyleminiz bence hiç şık olmamış.

Yanıtla . 15Beğen . 7Beğenme 29 Mart 06:17
19

Adali(41) - @Kocaeli Aşığı 04 nolu yoruma cevabı: Kocaeli’nin Tek Sorunu BÜYÜKŞEHİR Oluşu.

Adeta İsim Büyüdükçe GÜDÜK Kaldık.

Şehre Yabancı Olduk.

Yönetim Kadrolarına Aday Olanları Tanımadan Dayatmayla Seçmemizden Belli...

Gazetecilerin Görevi...

Gazetecilik Mesleğinin Gereği...

Bunu Topluma NAKŞETMEK.

YANSITMAK.

Tabii Burada Bir Sorun Olduğu Açıktır.

İnsanların Karnını Bile Doyurmakta ACİZ Bırakıldığı YA DA...

ACİZ Kaldığı Günümüzde.

HABER Kaynaklarımızın Kısıtlanmış Olması Zaten Bunun Bir Göstergesi.

Herkes Her Şeyin Farkında.

Nasılda Öğretildiyse Zamanında.

Aklımızın Bir Köşesinde Kalmış:

“Bana Dokunmayan YILAN”...

O YILAN Hepimizi (.......)

Öyle Günlere Doğru Gidiyoruz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Nisan 02:57
09

Cem Andaç - @Kocaeli Aşığı 04 nolu yoruma cevabı: Özrü hatasından büyük, adı üstünde vekil yani bizim çiğit'in vekili asil olan bizleriz. Yazık hemde çok yazık. Peki meclisteki odasında oturan basın danışmanını işten mi çıkardı vatandaş olarak haberimiz yok.? Eğer danışman işinin başındaysa O vekilin gözü kulağı olmaz mı? İşlerin yoğunluğundan yerel medyayı takip edemiyorum vahh..vahh.. Çiğit sende bu mazereti köşende yazıyorsun inandın mı gerçekten........

Yanıtla . 3Beğen . 5Beğenme 29 Mart 11:21
03

Murti - 2 senede amma kanki olmuşsunuz be.reis sen krişi kırmak uzresin benden söylemesi...güngör arslankolik olmuşsun sen.

Yanıtla . 10Beğen . 8Beğenme 29 Mart 05:52
01

Kandıralı Celal - YİNE Tuborg reklamı siz tam bulmuşsunuz birbirinizi bu kafa ile nasıl gazetecilik yapıyorsunuz böyle giderse siz dükkanı sur diplerinde açarsınız

Yanıtla . 12Beğen . 14Beğenme 29 Mart 00:17
07

CENGİZ koylu - @Kandıralı Celal 01 nolu yoruma cevabı: Dünyada Türkiye, Türkiye de Kocaelı, Kocaeli de SES Kocaeli ye istihkak kullandırılıyor,özgür basın ve demokrasi den yana.

Yanıtla . 5Beğen . 5Beğenme 29 Mart 08:02


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi