Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,1145
Euro 9,7072
Altın 455,61

Çilek Mevsimi'nde İsyan

Bir devrim gibi kolektif değil, ancak bireysel uyanışınızın zamanının geldiğini hiç düşündünüz mü?

Anarşik bir şey değil kast ettiğim, korkmayın. Kişisel gelişiminizden, hayatın tadını imkansızlıklar içinde bile almaktan bahsediyorum. Bu yaşımıza kadar neler gördük; acılar, sevinçler, hüzünler, başarılar, yenilgiler, zaferler, tarifsiz mutluluklar, en dibe vurumlar, mutluluktan uçuşlar, mahalle goygoyları, aile baskıları, eğlenceli arkadaşlıklar, en acı dost ihanetleri, iş yeri husumetleri, kıskançlıklar, kavgalar...

Çabaladık, çok uğraştık. Kendimizi anlatmaya ayrı, bir parça huzur bulmaya ayrı. Sonuç; büyük bir patırtıdan sonra belki kazanılmış küçük bir zafer. İnsanlara kendinizi anlatamazsınız, karşı taraf gerçekten anlamak istemedikten sonra. Onlar nasıl görmek isterlerse sizi, öyle görmeye devam edecekler. Maalesef olaylar ve cebelleştiğiniz kişiler aynı kalacak. Siz değişeceksiniz. Nasıl mı? Yok sayarak. Baktınız, her yolu denediniz, yıprandınız, hatta yaşlandınız. Olmuyor. Giden sizden gidiyor.

Aslında insanlarla değil, kendinizle olan bir savaş bu. İspat çabası. Bırakın. İnanın nasıl huzur bulacaksınız, nasıl mutlu olacaksınız. İş yerinde sorun mu yaşıyorsunuz bazı kişilerle? Beyninizde, kalbinizde yok sayın hem o sorunu, hem de kişileri. Her gün burun buruna olsanız bile içsel hayatınızdan çıkartın. Bu; aile olur, arkadaşlık olur, ikili ilişkiler olur. İş ise, okul ise, elinizden geleni yapın, ama kişilerle sorununuz olmasın. Onların sizinle olabilir, sizin olmasın. Böyle yaparsanız, zaman geçtikçe ne kadar huzura erdiğinize şaşıracaksınız.

Eylemsizlik; en büyük eylemdir bazen.

Eylemsizlik; en büyük isyandır.

Nisan ayına girmek üzereyken, mis gibi çilek mevsimi yaklaşırken, en büyük değişimi kendinizde yakalayın. Bahar; büyük değişimleri içinde barındırır hep. Minik Serçe "ben her bahar aşık olurum" demedi mi?

Kayıtsız kalın, umarsız olun kişilere. Olaylar ve işlerdir sizi ilgilendiren. Gerisi hikaye.

Yapamıyor musunuz? Önceleri zorlayın kendinizi, rol yapın. Bir süre sonra gerçeğe dönüşmezse ben buradayım.

Bırakın hayatı akışına, ipleri kimselere vermeden, kendiniz tutarak ve hiç kimselere aldırmadan.

Siyasete mi fazla kafanızı taktınız? Adaletsizlik, haksızlık olduğunu mu düşünüyorsunuz? Çabaladınız, sesinizi duyurmaya çalıştınız. Ama ya kimse sizi duymadı, ya da başınız belaya girdi. Bir süreliğine onu da bırakın. Vereceğiniz bir oy, o sizindir. O kalsın cepte.

İş yerinde mobbing, ailede baskı mı görüyorsunuz? Yine çabaladınız, savaştınız. Olmadı değil mi? Onu da bırakın. O insanı yok sayın.

Kadınlar; katiliniz olacak, size zarar verecek insanlara en baştan hiç bulaşmayın. Böyle yazmak istemezdim. Ancak, hikayenin sonu hiç adaletli olmayabilir. Bazen gerçekler lamba gibi ortadadır, biz görmek istemeyiz başlarda. Uzak durun tehlikeden. Onu da yok sayın. Zaferlere ödül; yalnızlıktır.

Kötü, sinsi, içten pazarlıklı insanları dost mu sandınız? Anında bırakın. Kötü kötüyü bulsun, siz sıyrılın. Birbirlerini yesinler ete para vermesinler. Gerisini biliyorsunuzdur.

Bu yaşınıza kadar hiç böyle olumsuzluklarla karşılaşmadınız mı? Kusura bakmayın ama o zaman hikayedeki o kötü sizsiniz demektir. Yani mümkün değil. Canlıysak, yaşıyorsak, hayatın içinde bunlar hep oldu, oluyor ve hep olacak.

Çilekli bir öykü:

Ormanda gezintiye çıkan adamın peşine bir kaplan takılır. Adam, aç hayvandan kurtulmak için mümkün olduğunca hızlı koşup ormandan çıkar. Sonunda tökezleyip bir yamaçtan aşağı düşer. Düşerken bir asma dalına tutunmayı başarır ama yüksek uçurumun ucunda tehlikeli bir şekilde asılı kalır. Kaplan, yukarıdan onu seyretmeye devam ediyordur. Başka bir aç kaplan sürüsü de aşağıda dolaşıyordur. Birden adam, asılı durduğu asma dalında çok güzel bir çileğin parladığını görür. Koparıp ağzına atar. Ne kadar lezzetlidir!

Bilinçli Farkındalık kitabının yazarı ShamashAlidina, bu hikayeyi farklı şekillerde yorumlayabileceğimizi söyler. Örneğin Alidina, yukarıdan adamı izleyen kaplanı; geçmişle ilgili düşünceler, aşağıda adamın düşmesini bekleyen kaplanları da; gelecekle ilgili endişeler olarak yorumlar. Bir de şimdiki zaman vardır, hikayede asma dalındaki çilekle sembolize edilir. Alidina, şöyle bitirir sözlerini:

"Geçmişiniz veya geleceğiniz gözünüze ne kadar kötü görünürse görünsün, duyularınızla, 'şimdi ve burada' ile bağlantı kurarak, hayattan zevk almanız mümkündür."

Kişisel uyanışınız ve içsel devriminiz bu çilek mevsiminde başlasın. Başka baharlara ertelemeyin. İnsanları değiştiremezsiniz. Siz değişiniz.

Huzurlu günleriniz olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder

# Gün, Oldu

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Zeyno - Yine ışık tutan bir yazı olmuş.Uygulamaya çalışacağım.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 29 Mart 17:54
01

Nurten Özütül - Harika ? Aygencim kalemine yüreğine sağlık neguzel yazmışsın, insanları değiştiremezsin,sen kendini değiştireceksin,evet şimdi baharla birlikte değişim zamanı silkelenmemiz gereken zaman yenilik zamanı,hayat birgün,oda bugün tebrikler teşekkürler Ses kocaeli.com.ekibi Aygen hanım,İsmet bey,Güngör bey hepinizi beyenerek yazılarınızı heyecanla severek takipteyiz sevgi saygılarımla

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 29 Mart 11:34


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi