Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,6602
Euro 10,3460
Altın 495,18

Virüsten korunun da depremi de unutmayın

Bizim yaşadığımız bu mükemmel coğrafya, aynı zamanda dünyanın en riskli ve en aktif deprem kuşağı olan Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunmaktadır.

Bugün bu kentte, 17 Ağustos 1999 büyük felaketini yaşamış ve hala hayatta olan kaç kişi kalmıştır, bilemiyorum. Ben, bu büyük felaketi bu kentin tam göbeğinde, Kozluk Mahallesi’nde yaşamış. 7.4 büyüklüğündeki ana depremin ardından aylarca devam eden artçıları hala hatırlayan kişilerden biriyim.

Tarihi kayıtlara göre, bu bölge için büyük depremlerin periyodu 100 yıldır. Ama Kuzey Anadolu Fay Hattı sürekli aktiftir ve bu hat üzerinde her an yeni depremler olabilir. Zaten, çok büyük olmayıp, orta ölçekli nitelendirilen türde depremler bu bölge için de 30 yıllık periyodlarda hep olagelmiştir. Kuşkusuz, Adapazarı’ndan gelip, Arslanbey üzerinden geçerek Gölcük-Yalova hattında devam eden fay boyunca 7 ve üzerinde bir depremin önümüzdeki 50 yıl içinde meydana gelme olasılığı düşüktür ama, bu fayın devamında, İzmit Körfezi’nin çıkışından, Adalar bölgesinden başlayıp İstanbul Avcılar- Tekirdağ boyunca devam eden fay hattının devamında her an 7 büyüklüğüne yakın bir depremin olma riski giderek yükselmektedir.

Dün gece sahur vakti, ilimiz Kartepe ilçesi merkezli çok küçük ölçekli üst üste depremler kaydedildi. Bu çok hafif depremleri ilimizde, hatta Kartepe ilçesinde yaşayan insanların bile büyük bölümü hissetmedi. Ama bu minik depremleri aletler kaydetti ve kayıtlara geçti.

Bölgemiz için 1999 depreminden bu yana 30 yıllık periyod dolmak üzere. Bölgemizin özellikle batısındaki fay hattında gerilimin iyice arttığı, olası bir İstanbul depreminin yakın olduğu da bütün uzmanların dilinde.

İşte bu süreçte, dün sabaha karşı meydana gelen Kartepe merkezli çok küçük ama ardı ardına saldırılar, bizler için ciddi bir uyarı kabul edilmelidir.

Bir yandan korona virüs salgını belasıyla uğraşıyoruz. Elbette sağlık açısından bu olay son derece önemli. Ama hastanelerin de lebalep(dudak dudağa) dolu olduğu böylesi bir dönemde, bizim bu kentte 1999 büyük felaketinden bu yana ne kadar akıllandığımızı ve yeni bir deprem olasılığına ne kadar hazır olduğumuzu da sorgulamamız gerekiyor.

Hala bu kentte kentsel dönüşümün en küçük bir uygulamasını göremiyoruz. Hala bu kentte 1999 depreminden kalmış ağır hasarlı binalar duruyor ve bizler her gün bu binaların önünden geçiyoruz.

Resmi kayıtlara göre bile, 17 Ağustos 1999’da hasar görmüş, ama güçlendirilme yapılmamış, makyajlanarak insanların kullanımına bırakılmış en az 3 bin binanın bulunduğu da malumumuz.

Allah hepimizi korusun. Bu bölge merkezli 5-6 büyüklüğünde bir deprem veya, yanı başımızdaki İstanbul, misal Adalar merkezli 7 büyüklüğünde bir deprem, bizim kentimize çok büyük hasar verebilir.

Hastalık salgını var, hastaneler dolu, yoğun bakım yatağı yok. Böyle bir dönemde meydana gelebilecek bir deprem, emin olun, 17 Ağustos 1999’dan çok daha büyük hasar ve can kaybına neden olacaktır.

Siz siz olun. Kendinizi hem virüsten koruyun. Hem de bu bölgenin kaderi olan büyük bir deprem olasılığına karşı önleminizi mutlaka alın. İşinizi bu iktidarın Şehircilik Bakanlığı’na, ya da bu Tahir Reis’in Büyükşehir Belediyesi’ne bırakırsanız, emin olun hayata pamuk ipliği ile bağlısınız demektir.

ARACI BENDEN TAZMİNAT ALAMADI

İngiltere’de bile atları koşan, Türkiye’nin en önemli yarış atı yetiştiricisi, bölgemizdeki Koruma Tarım Fabrikası’nın sahibi, bu kentin en zengin sanayicilerinden biri, rahmetli annesi adına KOÜ Umuttepe yerleşkesi içinde çok önemli bir sağlık binası yaptırmış hayırsever işadamı, anlı şanlı, kentimizin gururu büyük işadamı İbrahim Aracı, benim hakkımda 50 bin TL’lik tazminat davası açmıştı. İbrahim Aracı, geçen yıl İzmit Cumhuriyet Mahallesi sahilinde yeni bir zehir depolama tesisi yapmaya kalkmış, ben de SES KOCAELİ’de bütün gücümle karşı çıkmıştım. Bu karşı çıkışım sırasında kendisine hakaret ettiğimi, toplum önünde küçük düşürdüğümü öne sürerek açtığı tazminat davasının karar duruşması dün Kocaeli 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapıldı.

Ben, Sanık Serdar İsmet Çiğit duruşmaya tek başıma gittim. Avukatım falan yoktu. Davacı Vefa İbrahim Aracı’yı, aynı zamanda kardeşi olan Av.Ayşe Aracı (çok takdir ettiğim gerçek bir hanımefendidir) temsil ediyordu.

Mahkeme başkanı, davacı vekiline söz verdi, Ayşe Hanım “Davalı müvekkilimi küçük düşürmüş, hakaret etmiştir. Davacıyız“ dedi. Hakim bana söz verdi, şöyle dedim:

“-Bu kentte 1976 yılından beri gazetecilik yapıyorum. Kendime, bu kenti kirletenlere karşı korumayı misyon olarak seçmiş bir gazeteciyim. Geçmişte davacı İbrahim Bey’le yakın dosttuk. Ancak 1990’lı yıllarda sahibi olduğu Koruma fabrikasının arazisinde BHC isimli insan sağlığı açısından çok sakıncalı zehri depoladığını ortaya çıkarttığım için de hakkımda çok büyük paralar talep ederek tazminat davası açmıştı. Bu davaların hepsinden aklandım. Bu kez Cumhuriyet Mahallesi sahilinde İzmit’in burnunun dibinde kimyasal zehir deposu kurmasına engel olduğum için dava açtı. Ben kimseye hakaret etmedim. İbrahim Bey’e hakaret etmeyi, aklımın ucundan bile geçirmedim”

Hakime Hanım, “Gereği düşünüldü” dedi.  “Dosya incelenmiştir, dava reddedilmiştir” dedi.

Öyle sanıyorum ki, avukatı ve kardeşi Ayşe Hanım bile hakimin bu kararına sevinmiştir. Mahkeme salonunun kapısını açtım, nazikçe Ayşe Hanım’a yol verdim. İbrahim Aracı benden bu kez de tazminat kopartamadı. Ama yaklaşık 3 saatim adliyede geçti. Yürürken nefesim tıkandı, çarpıntım arttı. Yani, İbrahim Bey’in amacı bana işkence yapmak, benim vaktimi çalmaksa, bunu başardı, rahat olabilir.

Bir tespitim de şudur ki, bu pandemi ortamında Adliye koridorları tıklım tıklım dolu. Sözde herkesin burnunda maske var. Ama Adliye’deki kalabalık, AVM’lerdeki, marketlerdeki sokaklardaki kalabalıktan çok daha ürkütücü. Bu ülkede ve bu kentte neredeyse herkes birbirinden davacı. Sayın savcıların herhangi bir şikayet üzerine insanlar hakkında gereksiz davalar açıp mahkemelerde süründürmeden önce biraz daha titiz olmaları gerektiğini düşünüyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Ks41 - abi 3 milyar milyon tl lik yatırımları yazar mısınız 2 senede neler olmuş neler..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 23:24
06

İzmitin Yerlisi - İsmet abi moralini bozmayayım ama dost acı söyler derler. Bundan sonrası için herşeyin güllük gülistanlık olacağını beklersek daha çok bekleriz hayal kırıklığına uğrarız diye düşünüyorum. Ben şahsen gelecekten umutsuzum kaygılıyım endişeliyim. Senin yaşın tahmin ediyorum 60 vardır. Yaşayacağını yaşadın.Yani tabiri caizse ununu eledin eleğini astın. Yeni nesili zor bir yaşam zor bir dünya bekliyor. Rabbim herkezin yardımcısı olsun. Bilmem yanılıyormuyum ?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 12:52
04

İzmitli - İsmet bey bir yıl önce korona ile ilgili bir yazınıza yorum yazmıştım. Daha bu koronanın başlayalı bir ay olmuştu.Demiştimki, korona bitermi bilmem ama belalar bitecek gibi gözükmüyor. Depremler, savaşlar hiçbirşey olmasa kargalar basar heryeri çekirge istilası olur.Hangini sayayım abi ? Sokaklarda yılanlardan farelerden dolayı yürüyemeceyez.Bu saatten sonra hiçbirşey eskisi olmaz. Niyemi dünyada çok haksızlıklar adaletsizlikler var. Benim fikrim böyle. Allah sonumuzu hayır etsin.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 16 Nisan 08:33
03

Greçek İzmitli - İsmet Bey öncelikle geçmiş olsun davadan aklandığınız için ama daha öncede dikkatimi çekti mahkemeye gidince 3 saat kayıp oldu ve yolda nefesim tıkandı diyorsunuz (başka davalardada aynı şeyi yazdınız) Geçite rakı balık yapmaya giderken nefeste sorun yok :)

Yanıtla . 2Beğen . 12Beğenme 16 Nisan 08:07
05

Vatandaş - @Greçek İzmitli 03 nolu yoruma cevabı: İyide o onun özeli, ister gider ister gitmez, yani buna kendisi karar verir, oysa mahkemeye çıkmak mecburi, yazar yiyeceği cezadan değil mahkemelerde surunmeye kızıyor, Kaldıki bu onun şahsi davası değil tüm izmitlileri ilgilendiriyor, keşke şu at gözlüğünü bir çıkarsanız.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 16 Nisan 09:17
02

Tamam Mı - Sayın çiğit bizleri hiç düşünme biz zaten her şeye hazırlıklı idik.Geçmişte ki depremlerden ders çıkarmış taa Erzincan depreminden sonra dere kenarlarına vadilere yumuşak topraklı yerlere çok katlı evler yapmamış, kaçak kat çıkmamış , ve olabilecek şeylere hazırlıklı idik hatta depremde olası masraflar için milyarlarca lira deprem parası ayırmıştık. Salgın çıkması durumunda yine geçmişten ders çıkarmış taaa 1936 da REFİK SAYDAM Hıfsızsıha merkezi kurulmuş kendimize yeter aşımız depolardadır .O gün bu gündür aşılarımız hazırdır.Yeterince aşımızda vaaar ,pramızda vaaar.Hiç huzursuz olma.ama ölüm bu işin Fıtratında varmış,yapacak bir şey yooook.

Yanıtla . 3Beğen . 1Beğenme 16 Nisan 07:27
01

Haci - Esselamın aleykum kıymetli kardeşlerim hayırlı sahurlar diliyorum

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 16 Nisan 04:18


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi