Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,7062
Euro 10,4075
Altın 498,05

İzmit Körfezi’nin salya sümük hali

Son günlerde her hangi bir noktasından İzmit Körfezi’ne, yani denize baktınız mı bilmiyorum. Eğer baktıysanız, Körfez’de deniz suyunun öbek öbek nasıl iğrenç bir kirlilikle kaplı olduğunu görmüşsünüzdür.

Bu mevsim, amatör olta balıkçıları için İzmit Körfezi’nde istavrit mevsimi. Ama amatör balıkçılar, bu denize olta bile atamıyorlar. Zaten gözlerini karartıp olta atsalar, denizde canlı balık bulunmuyor.

Yakındır havalar iyice ısınacak, deniz mevsimi başlayacak. Ama Körfez’in suyu öylesine kirli, öylesine iğrenç ki, güneşte cayır cayır yanarken hiç birimiz bu denize giremeyeceğiz.

…………………..

Hemen belirteyim. “Deniz salyası” adı verilen bu kirlilik, herhangi bir fabrikanın veya Körfez’e gelen gemilerin sorumsuzca bıraktığı yeni bir pislikten kaynaklanmıyor. Yılların kirlilik birikimi bu manzarayı ortaya çıkartıyor.

Dünkü Hürriyet Gazetesi, konuyu 1 inci sayfasının manşetinden “Marmara’nın Feryadı” başlığıyla duyurmuş. Yani, sorun sadece bizim İzmit Körfezi’nin sorunu da değil. Bütün Marmara aşırı ve vahşi kirlenmenin etkisiyle gözümüzün önünde ölüyor, bitiyor.

Çünkü Marmara’yı koruyamıyoruz. Yıllarca bu dünyanın en güzel iç denizine ihanet ettik. Hala bu denizin kenarında fabrika, liman yapıyor, asit fabrikası, kimyasal madde depolama tesisi, akaryakıt depolama tesisi kurmak için kurnazca girişimlere seyirci kalıyoruz.

Hürriyet Gazetesi’nin konuyla ilgili  “Marmara’nın feryadı” başlıklı haberinde konunun uzmanı Çevre Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün görüşlerine yer verilmiş. Prof. Öztürk, su yüzeyinde görülen ve deniz salyası (müsilaj) adı verilen bu olayı, “Marmara beni kurtarın diye bağırıyor” şeklinde özetlemiş.

Konunun uzmanı Prof. Dr. Öztürk, yaşanan olayı şöyle anlatıyor:

“-Deniz salyası, sanayi ve tarımsal atık sulardaki azot (N), fosfor (P) ve karbon (C) birikiminden kaynaklanıyor. Küresel ısınma da bu olayın etkisini arttırıyor. Marmara denizi, ölüyorum diye bas bas bağırıyor”

Bu kirlilik, sadece görsel bir kirlilik değil. Marmara’daki bütün balıkları öldürüyor. Marmara Denizi’nde ve bu denizin en güzel bölgesi olan İzmit Körfezi’nde 25 metre derinliğe kadar olan bölgede oksijenin kalmadığını gösteriyor.

Aslında Marmara Denizi’nde, hepimizin gözü önünde yaşanan bu korkunç olay karşısında herkesin ayağa kalkmış olması gerekir. Kocaeli Üniversitesi’nin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bütün işi gücü bırakıp (zaten herhangi bir iş-güç yapmıyorlar), bu olayın üzerine gitmesi gerekir.

Eskiden bu kentte en küçük olayda bangır bangır bağıran, ortalığı ayağa kaldıran Çevre Mühendisleri Odası, sivil toplum örgütleri vardı. Artık herkesin sesi kesildi. Bu kentte artık herkes, sadece kendi dümenine bakıyor.

Oysa bu kent, 1970’li yıllarda çevre koruma konusunda Türkiye’ye, hatta dünyaya örnek olmuş, İzmit Körfezi’nde yüzlerce tekne ile protesto gösterisi yapmıştı. Bu kent, 5 Haziran’larda Dünya Çevre Günü kutlardı.

Sefa Sirmen döneminde çevre entegre projesi hayata geçirildi. İbrahim Karaosmanoğlu-İlhan Bayram döneminde çok büyük arıtma tesisleri yapıldı. Ancak bu sistemler, evsel atıkları arıtıyor. Çevre Mühendisi Prof. Dr. Mustafa Öztürk’e göre, bu tesislere yüzde 5 ile yüzde 10 arasında maliyetlerle ilaveler yapılarak sanayi ve tarımsal atıklardaki azot ve fosfordan arıtmak gerekiyor.

Ben iddia ediyorum; özellikle son 2 yıldır, İzmit Körfezi’nde kirliliği önlemek veya azaltmak için hiçbir çalışma, denetim yapılmıyor. Açıkça denizi kirletenlere, caydırıcı cezalar verilmiyor.

Şu sıralar Körfez’in pek çok yerinde görülen “Deniz salyası” denilen kirlilik, normal değil, bu denizin kaderi de değil.

Tarım, Çevre, Ulaştırma Bakanlıkları ile Belediyelerin bir araya gelerek, Marmara’yı kurtarmak için ortak eylem planı hazırlamaları, özellikle sanayi kuruluşları kaynaklı atık suların tamamen arıtılarak denize verilmesini sağlayacak önlemler mutlaka alınmalıdır. Bu denizin kenarında artık küçücük bir sanayi kuruluşu, depolama tesisine, yeni limana kesinlikle izin verilmemeli, mümkün olduğu kadar mevcutları bu bölgeden kaldırmak için harekete geçilmelidir.

Ama bizimkiler, denize uzaktan bakıyorlar, “Kirli sulardan örnek aldık, tahlil ettik. Deniz salyası bu mevsimde ortaya çıkan normal bir tabiat olayıdır. Kirlilik değildir” diyorlar.

Yalan söylüyorlar. Marmara ölüyor. İzmit Körfezi ölüyor. Lütfen, başınızı çevirin, İzmit Körfezi’nin haline bakın. Çok yakında hiçbir yerinden bu denize giremeyeceğiz. Çok yakında bu denize attığımız oltalardan, bir sümüklü mezgit bile tutamayacağız.

Yazık günah. Marmara’yı, İzmit Körfezi’ni gelecek nesillere bırakmamız, temiz bırakmamız gerekiyor.

Marmara, “Ben ölüyorum” diye salyasını, sümüklerini salarken, bizimkiler “Öküz trene bakar” gibi bakmakla yetiniyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

09

İbrahim Kahraman - İnsanın yaşadığı çevre ile ilişkisinde maalesef denge çok bozulmuştur.çılgın tüketim tarzımız ve kontrolsüz üretim anlayışımız yaşadığımız dünyayı her geçen gün yaşanmaz hale getirecek sorunları ortaya koyuyor.Son pandeminin etkeni olan virüs ve mutasyonunda bile bu çevre anlayışının etkisi olduğu iddiaları var.Allah sonumuzu hayreylesin.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 09:17
08

Muammer Hakkı Ersöz - Sayın Çiğit;(2)

Konu ile ilgili ilk tespitlerimi1. kısımda anlatmış idim.

SONUÇ:

-Sorunun temelinde alıcı ortama yüksek oranda Azot ve Fosfor deşarjı yapılması yatmaktadır.

-Sorun yerel değil küreseldir.Yani sizin sadece körfezde deşarjları önlemeniz değil Marmara'da ve diğer yerlerde de gerekli önlemleri almalısınız.Örneğin Tuna'dan Karadeniz'e çok büyük kirlilik gelmekte bu da yüzey akıntıları vasıtasıyla Marmara'ya ulaşmaktadır.Bu sadece bir örnektir.

ÇÖZÜM:

-Acilen bu yüklerin nereden geldiğine dair envanter çıkarılmalıdır.

-Arıtma tesislerinin büyük çoğunluğunda Fosfor giderimine yönelik ileri arıtım üniteleri ve bazı tesislerde de Azot giderimine yönelik "denitrifikasyon "üniteleri yoktur.Bunlarla ilgili revizyonlar ve ilaveler yapılmalıdır.

-Körfez'de "ATIKSU ARITIMI YÜZDE YÜZ YAPILMAMAKTADIR".Her yağmurda önemli tesislere gelen yüksek debiden dolayı zorunlu olarak arıtmasız deşarj yapılmaktadır.

Bunun önlenmesi için atıksu altyapısına yağmursuyunun girişi önlenmelidir.

-Benim görevde olduğum yıllarda Sanayi kuruluşlarından yüksek miktarda Azot deşarjı yapıldığını tespit etmemize rağmen önlemi alınamamaktaydı.Hatta konu ile ilgili Su Kirliliği Kontrol yönetmeliğindeki bir açıktan dolayı Azot kirletici parametre olarak kontrol edilmemekteydi.Mevzuat konusunda konunun uzmanları çalışma yapıp Azot ve Fosfor deşarjlarının limitleri konusunda sınırlama getirilmelidir.

-Sorunun Yerel olmadığı bilinci ile hareket edip,ulusal hatta küresel bazda çabalar içinde olunmalıdır.

-İgili kurum ve kuruluşlarda mutlaka liyakat esasına göre,yetişmiş,idealist,yurtsever elemanlar çalışmalıdır.

Saygılarımla.

Muammer Hakkı Ersöz

İzaydaş ve İsu 1996-2005 yılları Atıksu Arıtma Başmühendisi

MMO Kocaeli Şube Yerel Yönetim Komisyon Başkanı

MMO Kocaeli Şube Mekanik Tesisat Eğitmeni

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 07 Mayıs 08:51
11

41780 - @Muammer Hakkı Ersöz 08 nolu yoruma cevabı: Deniz herşey olduğu gibi bırakılıyor.bazen denize bakamıyoruz ,kokusundan cam açamıyoruz

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 16:52
07

Muammer Hakkı Ersöz - Sayın Çiğit;(1)

Körfez ve Marmara'da söz konusu olayın alıcı ortama besin elementi olarak adlandırılan yüksek oranda azot ve fosfor deşarjı olduğu ve bunun ısı ve ışık etkisi ile nisan ,mayıs aylarında görüldüğü bilimsel bir gerçektir.

Yine bilim adamlarına göre bu olay doğal ve biyolojik bir olaydır.

Bende "Eski İZAYDAŞ ve İSU atıksu arıtma Baş Mühendisi olarak bu görüşe katılıyorum.Ama şu örnek gibi...Örneğin siz evinizin salonuna bir kamyon hayvan gübresi dökün.Bir müddet sonra etrafta kurtçukların gezmeye başladığını görürsünüz.Bu da doğal ve biyolojik bir olay olarak açıklanabilir.

Ama temel soru şudur.O salonda Hayvan gübresi niye dökülmüş...Salonda o miktarda hayvan gübresiolması doğal mıdır?Yani "alıcı ortama yüksek oranda azot ve fosfor deşarjı niye yapılıyor,neden engellenmiyor.

Muhtemelen hatırlamazsınız.2004 (ikibindört )yılı Kasım ayında size Körfeze doğu kanalı üzerinden ulaşan yüksek orandaki Azot miktarı ile ilgili bir rapor sunmuştum.Sizde bu raporu aynen köşenizde yayınlamıştınız.

Hiç şüpheniz olmasın ki bugünkü yaşanan tablo o günlerde yaşanan aymazlıkların sonucudur.

20 yıldır bulunduğum her ortamda bu durumu açıkça ifade etmenin ve körfeze giden atıksuları yüzde yüz arıtıyoruz diyenlerin yüzüne karşı "KÜLLİYEN YALAN" diye bağırmanın iç huzurunu yaşıyorum.(Bu arada 2005 yılı başında 5000 işgününü tamamladığım gün çeşitli taktiklerle emekliliğe zorlandığımı ve emekli edildiğimi belirteyim).

(Sonuç ve Çözüm önerilerim 2.kısımdadır.)

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 07 Mayıs 08:22
06

Can - Türkiye’de bu işi ciddiye alsa alsa şu alır,diyeceğim bir iki kişi aklıma geliyor ama..Biraz daha sabır..

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 07:56
05

Catcat - Kocaeli Üniversitesinin Locaelimizle ilgili yaptığı bir proje bir çalışma var mı? Ben duymadım şehrimiz sanayii şehri peki sanayii ile yürüttüğü ortak bir proje var mı? Şehrimiz antik dönemin 5 büyük kentinden biri Nikomedyanın üzerinde ünivertenin arkeoloji bölümü bir çalışma yapıyormu yok yani bu şehirde şehire ait bir üniversite yok

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 07:19
04

Seni̇n Eseri̇n - Yıllardır ; Körfezin kirlenmesine engel olmak, temiz tutmak, orman yangınlarını önlemek, kaçak yapılaşmayı önlemek, temiz körfez de uluslararası yarışmalar yapmak, körfezde nesli tükenen balıkları geri getirmek ,tertemiz akvaryum yaratmak adına özel uçak alındı, Süpürge deniz araçları alındı. Türkiye nin en borçlu belediye ünvanı alındı. Çok şükür körfezimiz tertemiz oldu Balıklar oynaşıyor.Uluslararası yüzme yarışmaları burada yapılıyor. Kaçak yapılaşma önlendi.Kafanızı kaldırın kartepe ye doğru bakın göreceksiniz ormanlarımız korundu. Emeği geçenlere ne kadar Teşekkür etsek azdır.

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 07 Mayıs 06:38
02

Karakter Lazım - ?

Alkışlarım. Ciddi bir soruna hemen bir tepki. Henüz bugün söylediğiniz manzaraya şahit oldum. Dile getirdiğiniz için teşekkürler

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 07 Mayıs 01:54
01

Ersoy Aslan Kandemir - Çed toplantılarında basın karşısına çıkan Çevre İl Müdürlüğü yetkilileri,çevreden sorumlu vali yardımcıları,iktidar partisi il başkanı,Kocaeli Milletvekilleri hayırdır niye bu kadar önemli konularda sesiniz çıkmıyor anlatsanıza Kocaeli Halkına!

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 07 Mayıs 00:51
10

Seni̇n Eseri̇n - @Ersoy Aslan Kandemir 01 nolu yoruma cevabı: Mutlu şehirler böyle olur.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Mayıs 14:09


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi