Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,6906
Euro 10,3992
Altın 499,22

Ben yanmazsam; Sen yanmazsan; Biz yanmazsak

 

Değerli okurlar, çok kez yazdığım gibi, bu kentte 1976 yılından beri gazetecilik yapıyorum. En alttan başladım. Çok genç yaşta Genel Yayın Müdürü oldum. Türkiye’nin en çok okunan, en saygın ve prestijli gazetesini uzun yıllar yönettim. Her gün başmakale yazdım. Manşet attım, haber yazdım. Bu mesleğin her yolundan geçtim, iyiyi de kötüyü de gördüm.

Bugün size hiç unutmadığım bir anımı anlatarak MEKTUP’A başlamak istiyorum.

Yıl 1983. Türkiye 12 Eylül 1980 darbesini yaşamış, demokrasi, Anayasa tam anlamıyla askıya alınmış. Diktatörlük, baskı dönemi…

1980 darbesinin ardından, 1983 yılında yeniden demokrasi geliyor ve seçim yapılacak. Tabii, dönemin devlet Başkanı Kenan Evren’in adaylığını onayladığı isimler seçime girebiliyor. Askeri diktatör yönetimin kendi partisi, kendi adayı var. Muhalif gibi gösterilenler aslında “Nasıl olsa seçimi kazanamaz” gözüyle bakılan lider ve partiler.

Devlet Başkanı Kenan Evren ve bütün devlet mekanizması, Turgut Sunalp’in liderliğindeki MDP’nin seçimi kazanmasını istiyor ve bekliyor. O dönemlerde, Türkiye seçim anketi falan da bilmiyor. Gazetenin başında bulunan rahmetli Dündar Çiğit, Türkiye tarihindeki ilk seçim anketini yapma kararı alıyor. Öyle bilimsel bir anket değil. Ama kentin her bölgesinde, her yaştan, her sosyal sınıftan on binlerce seçmene oy kullandırılarak yapılan çok geniş çaplı ve çok dürüst bir anket.

Yine o dönemlerde Kocaeli vilayeti topu topu 5 milletvekili çıkartacak. Dündar Çiğit’in organize ettiği anket için hepimiz elimizde karton sandıklarla kentin dört bir yanını dolaşıyoruz. Her yere gidiyor, herkesten oy topluyoruz. Tek tek binlerce oy sayıldı. Dündar Çiğit değerlendirme yaptı.

O dönemlerde beklenti, ilimizdeki 5 milletvekilliğinin tamamını, Kenan Evren destekli, askeri darbe yönetiminin devamı niteliğindeki MDP’nin kazanması. Adayları falan da çok havalı. Ama bizim ankette çok farklı bir sonuç çıktı. Dündar Çiğit, manşete patlattı:

“Seçimde Kocaeli’de ANAP 3, HP 2 milletvekili çıkartacak” diye anket sonucunu açıkladı. Turgut Sunalp’in partisi sıfır çekiyor, Turgut Özal’ın partisi 3, Necdet Calp’in partisi 2 milletvekili çıkartıyordu. Kocaeli Gazetesinde yayınlanan bu anketin sonucu, Türkiye’de olay oldu. Ulusal basın bizden alıntı yaparak manşetlerine taşıdı.

Bir sabah, gazete binasının kapısına, gri renkli askeri minibüs dayandı. İçinden, ellerinde piyade tüfekli üç asker, bir ast subay indiler. Gazeteye girdiler. Gazetenin yetkililerini, babamı, beni, Cevat Çetin’i, Nazif Çanakçılı’yı, Ruşen Hakkı’yı minibüse koydular.

Dönemin Kocaeli’deki yönetim merkezi, Gölcük Donanma Komutanlığı. Oraya götürüldük. Donanma içindeki lojmanlar bölgesinde bir villaya sokulduk. Çok zevkli döşenmiş, çok lüks bir villa. Dönemin donanma Kurmay Başkanı’nın eviymiş. Bizi ailesi ile birlikte karşıladı. Çay ikram edildi.

Komutan karşımıza geçip sordu:

“-Bu anket ne demek? Yani seçimde Turgut Sunalp paşamızın partisi hiç milletvekili çıkartamayacak mı?”

Rahmetli Babam Dündar Çiğit, “Bizim yaptığımız araştırmanın sonuçları böyle” dedi. “Çok titiz çalıştığımıza inanıyoruz. Yaptığımız projeksiyonun doğru çıkacağına da eminiz.”

“Olamaz böyle bir şey” dedi komutan. “Ankara, sizin bu yaptığınız yayına çok bozulmuş. Bir daha seçime kadar anket falan yapmayacaksınız. Yoksa, gazetenizi kapatırız.”

…………………….

Biz bir daha anket falan yapmadık. Kısa süre sonra seçim yapıldı. Bizim ankette çıkan sonucun aynısı çıktı. Kocaeli’de ANAP 3, HP 2 milletvekili çıkarttı, Diktatörlerin partisi sıfır çekti. Turgut Özal’ın ANAP’ı tek başına iktidara gelirken, Kenan Evren destekli MDP 3 üncü parti, yavru muhalefet olabildi.

Anlatmak istediğim şudur; çok vartalar atlattık biz. Kenan Evren’in yönettiği Türkiye’de gazetecilik yaptık. Turgut Özal’ın, Süleyman Demirel’in, Tansu Çiller’in, Necmettin Erbakan’ın, Mesut Yılmaz’ın,  çok güçlü iktidarların, koalisyon hükümetlerinin yönettiği Türkiye’de gazetecilik yaptık.

Hep doğru, dürüst, ilkeli gazetecilik yaptık. Kimsenin önünde boyun eğmedik. Ama hiçbir zaman bu dönemdeki kadar büyük baskı, hatta zulüm görmedik.

Şimdilerde Türkiye çok başka yerlere doğru gidiyor. Ne yazık ki, bu mesleğin namusunu ayaklar altına almış, sadece günü kurtarmanın ve bir porsiyon kuzu pirzolanın derdinde olan sözde gazeteciler de bu duruma çanak tutuyorlar.

Ben açıkça, iki ayı aşkın süredir hakkında en küçük bir hukuki delil olmadan cezaevinde tutulan Güngör Arslan’a haksızlık yapıldığını haykırıyorum. Basın üzerinde baskı bulunduğunu, haksızlık yapıldığını, halka yalan bilgi verildiğini, bu düzende aslında kimsenin garantisi olmadığını yazıyorum.

Belki, Tahir Büyükakın’ın emriyle, Recep Haldız tarafından ÖZGÜR KOCAELİ’deki işime son verilmiş olmasaydı, ben de bugün bu düzenin içinde kaybolup gitmiş, kuzu pirzola partilerinde baş köşede oturan bir onursuz adam olarak kendimi gazeteci sanıyor olabilirdim.

Ama beni bu zulümden kurtardılar.

Şimdi her gün, belli çevreler benim yazılarıma küfür yağdırıyorlar. Tehdit ediyorlar, ihbar ediyorlar. Askeri darbenin diktatörlük döneminde bir kere mevcutlu olarak dönemin komutanının Kurmay Başkanı’nın evine götürülmüştüm.

Şimdi, sürekli olarak polis karakoluna veya emniyetin çeşitli şubelerine çağırılıyor, ifade vermek zorunda kalıyorum. Bu dönemde iki kez gece yarısından sonra evime polis baskın yaptı.

Gözdağı veriyorlar, “Seni de Güngör’ün yanına koyar, ocağına incir ağacı dikeriz” diyorlar. Ne acıdır ki, kentimizin satılmış kukla gazetecileri de bu baskılara alet oluyor, maşa oluyorlar.

Ama susamayız, şimdi susamayız. Çok büyük baskı altındayız. Beş kuruşluk reklam gelirimize bile engel oluyorlar.

Zamanında bana yaranmak; benimle beş dakika konuşabilmek için bin dereden su getirenler, büyük rüşvetler teklif edenler, yani bu kentin bütün kaypak ve yavşak insanları da köşelerine çekilmiş, susmayı ve düzene uymayı tercih ediyorlar.

Ne yapalım, bu dönem böyle bir dönem. Ama bitecek, sonu gelecek.

Nasıl demiş büyük ozan Nazım Hikmet;

“Ben yanmazsam,

Sen yanmazsan,

Biz yanmazsak

Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?”

Bize inanın, bize destek olun. Benim için şimdi her şeyi bırakıp gitmek, evimde bir köşede oturup, ölümü beklemek çok kolay.

Ama yapamam, inandığım doğruları savunamazsam, bu kentin ve ülkenin geleceği için söylemem ve yazmam gerekenleri söyleyemezsem, ben yaşayan bir ölü olurum.

Gerekirse, bizim gibi insanlar hep birlikte yanacak. Ama bütün kalbimle inanıyorum: Bir gün, karanlıklar aydınlığa çıkacak.

Bütün okurlarıma saygılar, sevgiler…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Hak Hukuk - ÜLKE ÇOK KÖTÜ GİŞATA DOĞRU GİDİYOR ERKEN SEÇİM ŞART

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 17 Mayıs 14:29
03

Haci - Ya kardeşler dikkat edin fetö çok fena çalışıyor yurt dışına giden bir mafyA babasını hükumet aleyhine konuşturuyor gastecilere olmayanları olmuş gibi yazdırıyor beş benzemez partiyi bir araya getiriyor. Bakın aylardır cehape ve beş benzemezler ne diyordu işte salgın var cenazelerde parti kongrelerinde lebaleb bla bla bla peki bugün bu beş benzemez yenikapıda miting yabtı ve onbinlerce insan topladı ama babababa şimdi bu mitingi halk tv vermedi haber bile yapmadı diğer kanallarda haber yabmadı ama tv5 canlı yayınladı hani virus hani? Zaman Recep Tayyib Erdoğan a sahip çıkma zamanıdır. Nokta.

Yanıtla . 2Beğen . 13Beğenme 17 Mayıs 01:08
06

İsmail - @Haci 03 nolu yoruma cevabı: Ağzına sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 22 Mayıs 08:16
04

Vatandaş - @Haci 03 nolu yoruma cevabı: Hacıııı,

sen ve senin gibilerinin en güzel en tatlı dönemi keyfini sür,

Yobazlik paçalarından akıyor, yazarın dediği gibi, bundan oncekilerinin nasıl zamani dolup gittiyse sizinde az kaldı, baskıyı zulmü, hakzizca gaspedilen özgurlüğü dile getirmiyorsa hala malum kişinin biyerlerini yalamaya çalışıyor, düne kadar fetö,yle kolkola olanlar, beraber ıslananlar, hala chp fetö diyorlar,

Utanmaniz yok anladikta karakterinizdemi yok, onursuz herif???

Yanıtla . 9Beğen . 2Beğenme 17 Mayıs 09:43
01

Ali Tayyar - Yanmakmış... Yanmak 60 ından sonra mı aklına geldi..

Yanıtla . 3Beğen . 9Beğenme 17 Mayıs 00:11


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi