Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,6722
Euro 10,1603
Altın 490,36

17 yıl önce yazdığım bir yazı

Ülkemizin ve kentimizin gündeminde çok önemli, çok karmaşık konular, sorunlar bulunuyor. Bu karmaşa ve kaos ortamı içinde gözden kaçan, pek fazla önemsenmeyen, ama hem bugün hem gelecek açısından çok önemli bir sorunumuz var:

Yoğunlukla İzmit Körfezi’nde olmak üzere, bütün Marmara’yı kapsayan “Deniz salyası” adı verilen iğrenç kirlilik.

………………

Balıkçılık konusunda hem yeme içme, hem avlama alanında uzman denilebilecek dostlarım var. Balık avına meraklı olanlar, şimdilerde denizin kenarına inmiyorlar. Çünkü deniz iğrenç. Körfez’in halini görenlerin kalbi sıkışıyor, kimyası bozuluyor.

Balık yemek konusunda uzman gördüğüm bir büyüğüm anlattı. Geçenlerde iki tek istavrit balığı alıp, tavada pişirmiş. Biri Karadeniz’de, diğeri Körfez’de tutulan birer istavrit. Dedi ki dostum, “Karadeniz’den tutulanın içi bembeyazdı. Körfez’de tutulanın içini açtım, kapkara çıktı”

Ölüyor Körfez, ölüyor Marmara. Sadece istavrit değil, insanlık ölüyor. Bütün canlı varlıklar zehirlenerek ölüyorlar. Ama ne yazık ki, kimsenin sesi çıkmıyor.

………………

Geçmişten bu güne benim yazılarımın ciddi takipçileri var. Hatta, bu yazıları arşivleyenler var. Geçenlerde bu kirlilik ve arıtma tesisleri konusunda gerçek bir uzman olan okurum, 19 Temmuz 2004 tarihinde, yani bundan yaklaşık 17 yıl önce ÖZGÜR KOCAELİ’de yazdığım yazıyı bana gönderdi. O günlerde de İzmit Körfezi çok kirli, çok rezil durumdaymış. “İnanın kurtulur” başlıklı bir yazı yazmışım.

Bir uzmanın bana verdiği akademik bilgileri derlemiş, İzmit Körfezi’nin neden bu denli kirli olduğunu anlatmaya çalışmışım. Yine işin uzmanından gelen bilgilere dayanarak, çözümü de anlatmışım. Bana bu bilgileri anlatan, yaptığı bilimsel araştırmanın sonuçlarını ilgili kurum ve kişilere de sunan uzman dostum, o dönemde adının açıklanmasını istememişti. Bugün de bana 17 yıl önceki yazımı gönderip hatırlatan kişinin aynı kişi olduğunu tahmin ediyorum. Bu nedenle yine isim vermiyorum.

17 yıl önce o yazıyı yazdığım dönemlerde, özellikle ilimizdeki sanayiciler ve siyasetçiler, Körfez’deki kirliliğin nedeninin evsel atıklar olduğunu öne sürüyorlardı. Bana da gönderilen uzman raporunda ise, bu kirliliğin evsel atıklardan değil, sorumsuz ve katil, vahşi sanayi tesislerinden kaynaklandığı ortaya rakamlar konularak anlatılıyordu.

Örneğin, İzmit’in doğusundaki bütün atıkları toplayıp, arıtarak Sarıdere’ye veren 42 Evler Arıtması’nın denize çıkış noktasından örnek alınıp, analiz edilmiş. Litrede 100-200 miligram azot saptanmış. Ortalama 150 mg/litre azot çıktığı kabul edilerek hesap yapıldığında bu miktarda azotun ancak 525 bin kişinin evsel atığından çıkabileceği belirtiliyor. Bu rakam, o dönemlerde bütün İzmit’in nüfusundan daha fazla.

Yani, İzmit Körfezi’nin bu denli kirlenmesine neden olan Sarıdere’ye giden, 42 Evler Arıtması’nda arıtılmış atık sularda aslında sanayi atıkları var. İzmit’in doğusunda çok vahşi, gözünü aşırı kar hırsı bürümüş irili ufaklı pek çok sanayi kuruluşu var. Sarıdere’nin bugünkü haline bakın. Kumla Akarca’nın, Kilezdere’nin haline bakın. Bugün durum, çok daha vahimdir.

Fabrikasının bacasındaki arıtma filtrelerini bile “Enerji maliyeti çok yüksek” diye çalıştırmayıp; İzmit’i kokutan fabrikaların bulunduğunu düşünün. Bunu yapanlar, bütün atıklarını hiç arıtmadan kanalizasyona, derelere veriyorlar. Sarıdere’den, diğer derelerden İzmit Körfezi’ne azot, fosfor gibi zehirlerini akıtıyorlar.

17 yıl önce yazmışım. Bu atıkların Körfez’e gelişi önlenirse, deniz kirlenmez, kısa sürede tamamen temizlenir demişim. Ben değil aslında işin uzmanları demişler.

Allah’ı var, bu konuları o dönemlerde Çevre Bakanı olan Sayın Osman Pepe ile çok konuşmuştum. Osman Pepe çok çabaladı. Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı, bana göre gerçek çevreci olan Sayın İbrahim Karaosmanoğlu da çok çabaladı.

Bu kenttin bütün evsel atıkları arıtılarak denize veriliyor. Ama hala, sanayinin atıkları arıtılmıyor. Denize azot, fosfor göz göre göre bırakılıyor. Bu nedenle deniz salyaları bütün Körfez’i kaplıyor. İzmit Körfezi’ne insanlar kayıkla açılamıyor, sahilden olta atamıyorlar.

…………………

Sevgili okurlar; sanırım bundan 7-8 yıl önceydi. İzmit’in doğusundaki önemli fabrikalardan birinin genel müdürü ile bir gün iş çıkışında buluşmuş, İzmit’teki bir Balık Lokantasında baş başa yemek yiyorduk. O günlerde yine deniz kirliliği çok gündemdeydi. Yemekte bu konu açıldı, Sayın Genel Müdür’e, “Bu kirlilikte senin başında bulunduğun fabrikanın da önemli payı var “ dedim.

Adam bana şu hikayeyi anlattı:

“-İsmet Bey, geçenlerde bizim fabrikanın atık su çıkış noktasından örnek alınmış. Deniz için riskli kirlilik saptanmış. Beni Valilik’ten aradılar, gittim. Vali Bey ile görüşeceğimi sanıyordum, beni Vali Yardımcısı kabul etti. Önüme kirlilik raporlarını koydu. Mahcup oldum, (Söyleyecek bir şeyim yok efendim. Cezamız neyse razıyım) dedim. Vali Yardımcısı masasının çekmecesini açtı, önüme Kocaeli Birlikspor Kulübü’nün makbuzunu koydu. (Bu makbuza bol sıfırlı bir rakam yazıp, bunu ödeyin. Biz de raporları imha edelim) dedi. Birlikspor’a bağışımızı yaptık, kendimizi kurtardık. “

Bu hikayede ismini vermediğim Vali, Vali Yardımcısı falan bugün ilimizde değil. O genel müdür de ilimizde değil. Kocaelispor’un amatör liglerde sürüm sürüm süründüğü o dönemlerde, bugün Kocaelispor başkanı olan Engin Koyun’un yöneticisi, ilimizdeki bütün AKP’li siyasetçilerin destekçisi olduğu Birlikspor kulübü de tarihin çöplüğüne karıştı.

Benim anlatmak istediğim, bugün İzmit Körfezi’nde denizin salyasından denizin rengi gözükmüyor, istavrit balıklarının beyaz eti kapkara oluyorsa, işte bu ihmaller yüzündendir.

Bugün, Büyükşehir Belediyesi de çevre müdürlüğü de gerekli denetimleri yapmıyorlar. Denizin haline bakmadan önce bu Körfez’e dökülen derelerin haline bir bakın. Azot akıyor, fosfor akıyor, vahşi sanayinin bütün zehirleri akıyor. İzmit Körfezi’nin de salyaları akıyor. Sadece balıklar değil, Marmara ölüyor. Hayat ölüyor.

17 yıl önce bu işin nedenlerini yazmışım. Nasıl çözülebileceğini, İzmit Körfezi’nin ve Marmara’nın 5-6 yıl içinde nasıl kendini yenileyebileceğini anlatmışım.

Lütfen gidin, denizin haline bakın. Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

09

Kartal - İsmet bey, bu şehir size emanet şehre sahip çıkan kaleminiz sağlıcakla kalsın bizlerde temiz bir şehir için sizi takip ediyoruz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 23:38
06

Haci - Esselamualeykum kıymetli kardeşlerim 17 yıl önce bu kent gri bir şehir idi. Şimdi ormanya fındık suyu ile sekaparkı ile muhteşem bir şehir oldu elhamdulillah Türkiyenin önü açık bakın bugün gene petrol bulduk fetoya inat abd abye inat. Bizi kıskanıyolar kıskansınlar

Yanıtla . 0Beğen . 5Beğenme 27 Mayıs 20:36
07

Milli - @Haci 06 nolu yoruma cevabı: Asıl Deniz salyasi siz ülkenin salyasi olan boş beyinliler.

Senin dediklerin yapma suni yerler,

dengesi bozulan ise Allah'ın yarattığı ve rant uğruna doğal dengesi bozulan yerler. Senin kapasiten bile doğal değil beynin kilitlenmiş . Rabbim sizlerin boynunda kul hakkının kolye olmadığını size gaz verenlerin öbür tarafta kendi derdinde olacağını ve sana faydası olmayacağını hatırlatır İnşallah... O salyalar kabusunuz olsun onunla boğulursunuz İNŞALLAH ?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 23:08
05

İbrahim Kahraman - Önemli bir konuya işaret etmişsin.çevre kirliliği doğal kaynaklarımızın yanında sağlığımızda tüketiyor.bir yanda artan kanser vakalarının, diğer yanda sıklaşan salgın hastalıklar bunun göstergesi.yöneticilerin bağış yaptırmak adına geleceğimizi heba eden davranış biçiminin bunda payının çok olduğunu yazmışsınız.diletizki bu ve benzeri uyarılarınız bundan sonra etkisini gösterimde çevre hassasiyetimiz artar....

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 19:26
04

Huzur - bunlar neyi önemsiyorki bunu önemsesinler ülkenin ormanı denizi en güzel yerleri heba edildi

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 12:11
03

Ks - İsmet bey herşeyi dert etme kendine salyaymış sümükmüş herşey olacağına varır. Cumartesi günü yap bir rakı balık vur şişenin dibine bak keyfine. Pazar gününede bize okumak düşer.

Yanıtla . 0Beğen . 5Beğenme 27 Mayıs 09:06
08

Efecik - @Ks 03 nolu yoruma cevabı: Bu yazıdan bu yorumu çıkarma kapasitesi göstermişsin yaaa.

Helal olsun o beyincige ..

Yazarın içtiği her rakının şişesi sana gelsin...

Belki daha iyi çalışır bir yerlerin...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 23:12
02

Burak - Deniz rezalet durumda özellikle Hereke resmen kahverengiye büründü. Birlikspor konusunda biz Kocaelisporluluların ahı vardı olması gereken oldu.

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 08:21
01

İzmitli - İsmet bey bende size geçen sene yazmıştım. Bu hayat bundan sonra böyle gider. Çünkü dünyada çok adaletsizlikler var. Dua et başımıza taş yağmasın. Bu saatten sonra hiçbirşey eskisi gibi olmaz. Korona bitermi bilmem ama bitsede başka bir salgın hastalık gelir. Depremler,savaşlar salgın hastalıklar deniz salyası fareler yılanlar basacak heryeri. Daha bunlar iyi günlerimiz abey. Suriyeli bir çocuk ölmeden önce demiştiki, Öldüğümde herşeyi Allaha anlatıcam demişti. Galiba anlattı ne dersin İsmet bey ?

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 27 Mayıs 08:05


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi