Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21

Ne istiyorsunuz bilemiyorum ki

Bu yazıyı yazarken, emin olun çok karmaşık duygular içindeyim.

Türkiye’nin hali malum. Pandora’nın kutusu açılmış, bütün pislikler ortalığa saçılmış.

İnanılmaz iddialar dolaşıyor ortalıkta. Belki çok ağır ve haksız iftiralar, belki çok ağır ve acı gerçekler…

Ama şu tartışılmaz bir gerçek ki, bu ülkede pek çok şey yapanın yanına kalıyor.

Ne acıdır ki, adalet sistemimiz işlemiyor. Geçmişten bugüne pek çok suçlu elini koluna sallayarak, üstelik çok büyük servetlere sahip olmuş biçimde aramızda dolaşıyor…

Suçlamalarla karşı karşıya kalanlar, “Vatan millet Sakarya“ nutukları atıyorlar.

Kimileri, “Biz devletimize hizmet ettik” diyerek, suç işlemeyi de kendilerine hak görerek aklımızla alay ediyorlar.

Şu çok açık bir gerçek; ülkemizde adalet çalışmıyor. Adalet terazisi doğru tartmıyor. Kimi zaman yapanın yanına kar kalıyor, kimi zaman masum insanlar sürüm sürüm süründürülüyor.

………………….

Sayın Cumhurbaşkanımızı geçen hafta Meclis’te AKP grup toplantısında konuşurken çok dikkatle dinledim. Adaletin ne kadar önemli olduğunu anlattı. Adalete ne kadar önem verdiklerini anlattı. Bu ülkedeki her vatandaşın adalet karşısında eşit haklara sahip olduğunu, yaptıkları reformlarla adaleti hızlandırdıklarını, suçluyla suçsuzu çok titiz biçimde ayırt etmeye önem verdiklerini anlattı.

Ama benim arkadaşım, bu kentteki en cesur gazeteci olarak tanıdığım Güngör Arslan, neredeyse 3 aydır tutuklu.

Güngör suç işlemişse, müebbet alsın. Hiç hapisten çıkamasın.

Ama ne yapmış da tutuklu?

Üç-beş maskara, zibidi, korkak ve şerefsiz tip, özel olarak emniyete davet edilmiş, özel olarak kendilerinden ifadeler alınmış. Bu zibidiler, “Güngör bizi tehdit etti” demişler.

Ne yapmış Güngör, başlarına silah mı dayamış.

Bu kişilerden beş kuruş para mı almış. Gazetesinde onlara sormadan reklam kullanmış da fatura mı kesmiş.

Bir tane delil, bir tane belgeniz var mı ortada.

Güngör’ün bütün mal varlığına bu devlet el koymuş.

Banka hesapları ortada, yaşam tarzı ortada…

Kimi nasıl tehdit etmiş, şantaj yapmış da suç işlemiş? Bulun belgeleri, delilleri, ben de yapışayım Güngör’ün yakasına, “Sen bu paraları aldın da neden benimle paylaşmadın” diye hesap sorayım.

………………

Bu kentte yaşayan, bu kentteki çarkların nasıl döndüğünü gören herkes gayet iyi biliyor ki, Güngör Arslan’a gıcık olan, yapacağı yasa dışı işlerde Güngör’ün kendilerine müşkül çıkartabileceğini bilen üç-beş kişi bir araya geldiler. Bir kumpas hazırladılar, “Bu adamı etkisiz hale getirelim. İsmet Çiğit’e de gözdağı verelim. Bunları ayıralım, bu şehirde istediğimiz gibi ayı oynatım, rahat edelim” dediler.

Bütün olay budur. Bundan ibarettir.

Kimse yanlış anlamasın. Ben veya Güngör’ün yakını olan bir başka kişi, “Güngör Arslan’ı serbest bırakın” diye ağlamıyor, yalvarmıyoruz.

Adalet yerine gelsin. Aradan 3 ay geçti. Bu adam hala tutuklu. Artık dosyası hazırlansın da hakim karşısına çıkartılsın istiyoruz.

Yetki bende olsa, emin olun açık açık buradan yazabilirim, söz verebilirim:

“-Tamam, yeter artık. Güngör’ü serbest bırakın. Ailesine kavuşturun. Ben bu SES KOCAELİ’yi kapatacağım” derim.

Ama yetki bende değil. Bu saatten sonra da Güngör’ü ben tutamam. Kim bilir nasıl kinlenmiş şekilde çıkacak. Kim bilir, kendisine yapılan bu haksızlıkların, bu dönemde O’nu arkasından hançerlemek isteyen kahpelerin yakasına nasıl yapışacak, nasıl hesap soracak.

Herkes şunu iyi bilsin ki, hiçbir gözdağı, hiçbir yıldırma harekatı ve kumpası, bizi yolumuzdan çeviremez.

Güngör de, Ben de-ki Güngör bu konuda benden ileridedir- bu ülkeyi çok seven, devletine bağlı insanlarız. Başkalarından farkımız, biz satın alınamayız. Biz baskı ve zulümle susmayız. Biz, özgür gazeteciliğin namusuna inanmış insanlarız.

Tek istediğimiz, tek arzumuz ve talebimiz gerçek adalettir.

Koyun belgeleri, delilleri ortaya, çıkartın Güngör’ü mahkemeye; ispatlayın suçunu müebbet kesin, idamına karar verin.

Ama adalet açısından ortaya hiçbir delil konulamıyor, hiçbir suç unsuru bulunamıyorsa, adaleti birilerinin arzusuna göre yönlendirmeyin. Bırakın artık şu adamı.

İnsanlık suçu işliyorsunuz.

Kul hakkı yiyorsunuz…

Bir insanı, o insanın ailesini perişan ediyor, işkence yapıyorsunuz.

Bir gün bunların hesabını vermek zorunda kalacaksınız. Bunları hatırlatmak istedim. İçim dolu, kafam karmakarışık. Bırakın Türkiye’yi, dünyada böyle büyük bir haksızlık, böyle büyük bir kanunsuzluk, adaletsizlik görülmemiştir.

Ortada hiçbir şey yokken, en küçük suç delili yokken, bir insana bunu yapamazsınız.

Bu dünyada bir ilahi adalet var. Bir yerden çıkar bu yaptıklarınızın acısı. Ya sizin burnunuzdan fitil fitil gelir bir gün, ya da korkarım en sevdiğiniz insanlara çıkar manevi faturası.

Yapmayın, sadece Güngör’e haksızlık yapmıyor, kendinize, kendi geleceğinize de haksızlık yapıyorsunuz. Günah işliyorsunuz.

Sizden rica ediyorum, ey bugün bu kentin her noktasına, hatta yargısına egemen olmuş güçlerdeki insanlar. Lütfen, lütfen yeter artık. Çıkartın mahkemeye Güngör’ü ve adaletin tecelli etmesini sağlayın artık.

OLMADI BE CEMALETTİN

Aslında hiç muhatabım olmayan, benim seviyemin çok altındaki bu adam hakkında hiçbir şey yazmak içimden gelmiyor. Ama merak eden okurlarım varsa, bilgilendirmek istedim. Hani bir Cemalettin (CEMO) var ya, benim hakkımda suç duyurusunda bulunmuş, kendisinin memleketini belirterek ırkçılık yaptığımı falan  iddia etmişti ya. Savcı da beni karakola çağırttırmış ifademi falan almıştı ya. Bunları size anlatmıştım. İşte o soruşturma sonuca bağlandı. Savcı, beni haklı bulmuş. Yazdıklarımda hakaret olmadığına, bu nedenle de soruşturmaya gerek bulunmadığına karar vermiş. Yani Cemo Bey’in hayalleri suya düştü. Benden tavsiyedir; gitsin, Rektör Abisine, Reis Başkanına, o Reis Başkan’ın çok istemesine rağmen bir türlü milletvekili olamayan avukatı Halit’e falan tekrar danışsın.

Beni süründürmek istiyorsa, daha kuvvetli delillerle hakkımda daha güçlü bir dava açsın…

Yani, bu ülkenin ve bu kentin adaletini tamamen silip atamayız. Çok doğru, çok yansız işler de yapılıyor. Ama Güngör’ün davasına hangi savcı bakıyorsa, O’na sesleniyorum:

Haksızlık yapıyorsunuz Sayın Savcım. Tamam, yeter artık. 3 ay oldu. Hazırlayın şu dosyayı da çıkartın Güngör’ü mahkemeye.

Saygılar, sevgiler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Körfezli Robinson - Üstad serdar İsmet Çiğit; Rahmetli Cevat Çetin, Allah rahmet eylesin, bir ağaç için bile ortalığı ayağa kaldırırdı. Çok sıkı çevreciydi. Allah uzun ömür versin Nazif Çanakçılı'da deniz sevgisi Balık avcılığı konusunda efsanedir. Şİmdi şu sanayi kuruluşları olmasa körfezimiz Almanya'nın Bavreya'sı olabilecek eşsiz bir doğa harikası konumundan düştüğü rezilliğe kepazeliğe bakar mısınız? Nerede bu ortalıkta gazeteciyim(!) diye dolaşan tipler, hiç mi bunlarda Allah korkusu olmaz şu cennet körfezin halini görmezler mi? Ulan insan bir kaç haber yapar, bir kaç yazı yazar, bu şehrin yöneticilerine sorular sorma cesaretleri yoksa bile çocuklarını torunlarını düşünmezler mi? Ayıptır vicdansızlıktır. Yakın bir gelecekte yok olup gidecek körfezimizin kirliliği konusunda internet sitelerinde gazetelerinde Televizyonlarında gıy.. gıy..gıy.. abidik gubidik belediye bültenleri ile ile kimlere hizmet ederler, Allahtan korkun be geleceğiniz çevreniz yok oluyor hala uyuyorsunuz yazıklar olsun bu kirliliği seyredenlere.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 31 Mayıs 15:31
02

Ecder Dombaycı - Gözümüzün önünde, adım adım büyük bir cinayet işlendi. Dünyanın en genç, en bereketli, en ilginç denizlerinden Marmara taammüden öldürüldü. Birkaç aydır yoğunlaşarak, gitgide yayılarak suyun yüzeyini ve derinlerini saran müsilaj, ya da balıkçıların deyişiyle deniz salyası, ölümün ilanı oldu. Marmara Denizi’nin yok edilişinin tarihini, nedenlerini, nasılını, kahreden hakikati MAREM (Marmara Environmental Monitoring –Marmara Çevresel İzleme) projesi yürütücüsü, hidrobiyolog Levent Artüz şöyle açıklıyor; https://www.birartibir.org/ekoloji/1170-cesedin-curumesidir-bu

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 31 Mayıs 12:38
01

Vatandaş - Sin çıkan karara göre savcılar yer değiştirmiş, bir ihtimal bu davaninda savcısı değişmiş olabilir, unutmayinki geç gelen adalet adalet değildir, Güngör beye sabırlar diliyorum, gün ola harman ola.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 31 Mayıs 10:52


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi