Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21

Tam 11 yıl sonra !

Şimdi ortalıkta sürekli gözüken ve Tahir Başkan'ın gözüne girebilmek için her türlü şaklabanlıkları yapan sonradan olma menfaatçi Kocaelisporlular bilmezler.

O zamanlar onlar değil Kocaelispor'un maçlarını izlemeyi, kulübün forma renklerini bile bildiklerini zannetmiyorum.

Ben onlar içinde bir özet yaparak yazıma başlamak istedim.

Yazım biraz uzun oldu ama.

Sıkılmadan ve keyifle okuyacağınıza da eminim.

Kocaelispor çok kötü günler geçirdi.

Çok kötü yönetildi.

Dip yaptı.

Amatör Lige kadar düştü.

Kocaelispor'un çöküş sürecininin bana göre üç dönemi vardır.

99 depremi sonrası.. Sefa Sirmen dönemi sonrası ve Serhan Gürkan dönemi sonrası.

99 depreminde belki de o zamanın ülke futbolundaki en elit kadrosu dağıldı.

Trilyonluk futbolcular, o dönemdeki en pahalı kadronun çoğu depremi bahane ettiler.

Sefa Sirmen sonrasında yönetim modeli değişti ve kulüp gelirleri azaldı.

Aziz Yıldırım dahil bir çok borç geri ödenmedi.

Döviz cinsinden yapılan sözleşmeler ve gelen devalüasyonlar Kocaelispor'un da geleceğini kararttı.

Serhan Gürkan döneminde menajerlere inanılarak çok gereksiz ve çok büyük paralara transferler yapıldı.

Transfer edilen futbolcu sayısı aynı ligde dört takımla sahaya çıkılacak kadardı desem inanın abartmış olmam.

Böyle olunca, birde üstü açık arabada futbolcularla şehir turu atan, imza törenlerinde şov yapan Belediye Başkanı para musluklarını kesince.

Maddi sorumluluk adına verilen sözler yerine getirilmediği için yerli ve yabancı futbolculara, teknik adam ve yardımcılarına, profesyonel yönetici adında gelenlere, menajerlere, doktorlara olan borçlar faizleri ile katlandı.

Tabii ki 3. şahısların, sportif ve tedarikçi borçları da katlandı.

Kulüpte çalışan emekçilere dahi alın teri verilmedi.

Kimileri beş parasız hakları bile verilmeden kovuldu.

Kimisi intihar etti.

Kimisi kalp krizi geçirerek, kimisi de kahrından kanser olarak vefat etti.

Kulüp bataklığa sürüklendi.

Kocaelispor'un kapatılıp tüm futbolcularının Körfez FK'ya geçiş dönemi yaşandı.

Özellikle Serhan Gürkan dönemi sonrasında o zamanın Mali As Başkanı aynı zamanda 40 yıllık arkadaşım Ahmet Tandoğan ile bu kentteki en iyi Kocaelisporlulardan biri olan Muammer Çelik ve o dönem görev yapan diğer yönetici arkadaşlara açılan dava ve Serhan Gürkan, Ahmet Tandoğan, Muammer Çelik için gelen cezaevi günleri gündeme bomba gibi düşmüştü.

Tüm Kocaelispor sevdalıları gibi bende o dönem çok üzülmüştüm.

Ülkenin her yerinden arkadaşlarım arayıp neler oluyor diye soruyorlardı.

Tam 11 yıl sonra işte o dava nihayet sonuçlandı.

Serhan Gürkan ve Ahmet Tandoğan 7 küsur yıl, Muammer Çelik abi de 5 yıl ceza aldılar.

Mahkeme süreci sanıyorum yakında yerini istinafa ve Yargıtay'a taşınacak.

Tabii ki bu ülke vatandaşı olarak Adaletin verdiği karara her zaman saygımız sonsuz.

Ama ben bu üç ismin de bilerek isteyerek Kocaelispor'dan menfaat sağlayacaklarına inanmadım.

Ahmet Tandoğan'ın zaten maddi gücü başkan olabilecek kadar iyiydi.

İyi bir ailesi ve işi vardı.

İzmit'te sosyal hayatta da sevilen sayılan isimdi.

Hala daha öyle.

Serhan Gürkan'ı Kocaelispor Dergisini çıkarttığımız dönem ve kulüpte çalıştığım dönemlerde daha da yakından tanıma fırsatı bulmuştum.

Aileden Kocaelisporluydu.

Başkan olmadan da Kocaelispor neredeyse kendisi oradaydı.

Yönetim kademelerinin hepsinde görev aldı.

Yıllarca maddi ve manevi olarak Kocaelispor'un arkasında yer aldı.

Gençlik, aileden gelen büyük maddi güç, şampiyonluk sonrası gelen zafer sarhoşluğu, bir türlü önüne geçemediği en iyi ben bilirim ve en iyi ben yaparım egosu.

Kentin ve camianın konuştuğu şekliyle o dönemde TV'de yer alan bir mafya dizisindeki karakterlere özentisi büyük hataları da beraberinde getirdi.

Büyük yanlışlar yaptı.

Camiaya göre çöküşün de baş mimarı oldu.

Ama yine de kendisine atılan suçları bilerek, isteyerek veya menfaat sağlamak adına halen de sık sık dile getirilen otobüs filosu kuracak kadar olduğuna inanmıyorum.

Muammer Çelik abiyi de çok eskiden taraftar derneği başkanlığı yaptığı dönemden tanıyordum.

Sonra kulüpte çalıştığım dönemde daha da samimi oldum.

Çocuklarıyla da abi kardeş gibiydik.

Çadır zamanı rahatsızlandığında hastanede yanında ailesi dışından sadece bir tek ben vardım.

Hiç unutmam kulüp çalışanları olarak bayrama beş kuruşsuz gireceğimiz arife günü, kendisi bir çanta para getirip personele eşit miktarda dağıtmıştı.

Mecbur da değildi.

Ama o yine de yaptı bunu.

Sonra Başkan oldu.

Transfer yasağı yüzünden kadroda kalan genç futbolculara bir önceki maç primini dahi deplasmana giderken uçakta dağıttı.

O gün cebinde ne varsa verdi.

Kimseyi mağdur etmemeye çalıştı.

İhtiyacım olduğu halde vereceğini bildiğim halde kendisinden özel olarak kendim için ne maddi ne manevi bir şey istemedim.

Çelik abiden sadece iki şey istemiştim.

Birinde bir gün odasına girdim çok sevdiğim, abi kardeş gibi olduğumuz son dönemde başından çok üzücü olaylar geçen eski futbolcumuz ve o zamanın başarılı alt yapı antrenörümüzün eşi rahatsızdı.

Sürekli Umuttepe'ye gidip geliyorlardı.

Başkanım lütfen ona maddi manevi yardım edin ihtiyacı var dedim.

Bana "Söz gereken neyse yaparım" demişti.

Bir gün de transfer yasağını kaldırmak için çırpındığı zaman odasına girdim ve kapıyı kapattım.

Hatta kimse gelmesin ve lafımı bölmesin diye kapıyı da içerden kilitlemiştim.

Çok şaşırmıştı.

Başkanım dedim bak bu genç çocuklar tecrübe sahibi oldular.

Rize'de o havalı kadroya yenilmedik, hatta kazanıyorduk.

İddialı Mersin'i bile içerde yendik.

Ne olur kaldırma transfer yasağını düşelim ama biz bu çocukları kazanalım dedim.

Bunlar bizim geleceğimiz dedim.

Transferi açarsan bu çocuklar yok olurlar dedim.

Bana dediği lafı hayatım boyunca hiç unutamam.

Bana kardeşim "Ben camiaya söz verdim. Ben o transferi açamazsam çarşıda etek giyip dolaşmam lazım" dedi.

Sonrası işte o uğurda ticari hayatını bitiren, kendisinin ve çocuklarının ellerindeki avuçlarındaki her şeylerini yitiren bir Muammer Çelik kaldı.

Adım gibi eminim ki bugün olsa yine yapar.

Sayısal oynasa ve büyük para kazansa futbolculara "Süper Lige çıkın alın bu paranın hepsi sizin olsun" der.

Gerçekten de yapar bunu.

Ondaki Kocaelispor sevgisi paraya pula, siyasete hatta ailesine değişilen cinsten değil.

Ben Çelik ağabeyin de bilerek ve isteyerek Kocaelispor'dan menfaat sağlayacağına inanmıyorum.

İnanmadım da.

Belki de bu kentte bunu aklına bile getirmeyecek az sayıdaki insanlardan biridir Çelik abi.

İnşallah en kısa sürede itirazlar edilip hak neyse yerini bulur.

Kendilerine geçmiş olsun diliyorum.

Allah bir daha bizlere Kocaelisporumuzun itibarının sarsıldığı olaylar yaşatmasın.

Eski günlerdeki gibi sürekli başarılarıyla ve kupalarıyla konuşulan Kocaelispor görelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Vatansever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

İzmit - Fazla yazıp, çizme. Ufukta sanada cezaevi yolu görünüyor. Akıllı ol Can. Kimsenin kalemşörlüğünü yapma.

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 09 Haziran 09:40
01

Körfez41 - Çok doğru tesbitler.yazıktır kocaelisporlu bu insanlara haksızlık.inşallah bu kararlar değişir

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Haziran 00:16


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi