Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,4396
Euro 10,0747
Altın 492,32

Barış konuşmak insanı rahatlatır

Pazartesi gecesi evde saat 19.00’da başlayan Polonya Slovakya maçını izledikten sonra, saat 22.00’de başlayacak İspanya-İsveç maçını beklerken, aradaki boşlukta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Brüksel temaslarının ardından yaptığı basın toplantısını izledim.

Doğruyu söylemek gerekirse, Sayın Cumhurbaşkanı’nı partisinin grup toplantısında, partili gazetecilerle yaptığı göstermelik açık oturumlarda veya, açılış törenlerinde, parti toplantılarında konuşurken izlediğim zaman gerilirim. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı genellikle öfke dolu, siyasi rakiplerini, muhaliflerini çok ağır biçimde eleştiren, hatta kimi zaman,  “Bay Meral’e yapılan saldırı müstehaktır, bu daha iyi günleridir” bile diyebilen bir siyasi üsluba sahiptir.

Ama Pazartesi gecesi, Brüksel’de çok farklı tonda, çok farklı tarzda konuştu. Genel manada öfke-kin-düşmanlık üzerine değil, barış-müzakere-uzlaşma zemini üzerinde konuştu. Bu nedenle pazartesi gecesi rahat uyuduğumu söyleyebilirim.

………………………….

Çok yorgun görünüyordu Sayın Cumhurbaşkanı. Kolay değil, aynı gün içinde Fransa, Almanya, Yunanistan, İngiltere, ABD, Litvanya, Letonya, Macaristan liderleri ile yüz yüze görüşme yapmıştı.

Yorgundu, bazı gazeteciler arka arkaya iki ya da üç soru sorduğunda, bunlardan birine yanıt verirken, diğerlerini unutuyordu.

Ama mutluydu. O yorgunluğu açıkça hissedilen yüzünde, bir tatlı tebessüm, bir sevecen ifade de vardı.

Kısa süre öncesine kadar hani karşı karşıya gelseler birbirlerine yumruk atarlar diye düşündüğümüz Fransa Başkanı Macron’la çok hoş bir görüşme yapmıştı. Macron, Cumhurbaşkanı Erdoğan önünde adeta günah çıkartmış, “Müslümanlar için söylediğim sözler yanlış anlaşıldı” diyerek, bir bakıma özür dilemişti.

Kısa süre önce karşı karşıya gelseler birbirlerine silah çekerler diye düşündüğümüz Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile baş başa görüşmüş, “Ege ve Akdeniz’de sakin bir yaz geçirmek, çıkabilecek sorunları anında birlikte görüşmek için özel telefon hattı kurmak” konularında anlaşmıştı.

İngiltere Başbakanı Boris’le, Almanya Başbakanı Merkel ile görüşmeleri dostça geçmişti ve 24 Haziran’daki Avrupa Birliği Zirvesi’nden Türkiye hakkında çıkacak rapor konusunda belli ki önemli gelişme sağlanmıştı.

ABD Başkanı Biden ile yapılan 45 dakikalık baş başa görüşmenin de sonuçları belli ki olumlu ve barışçıldı. Sayın Cumhurbaşkanı özellikle ortağı MHP Lideri Bahçeli’nin çok önemsediği Ermeni soykırımı iddiaları konusunun “Hamdolsun hiç gündeme gelmediğini” bile söyledi. Yani Biden ile hiçbir konuda tartışma yaşanmamış, birbirlerine kıracak konulara hiç girilmemişti.

Zaten, bu sözde Ermeni soykırımı iddiası konusunda bazı çevrelerin gösterdiği aşırı hassasiyeti de hiç anlayamamışımdır. Tartışılan olay, 1915 yılında, Osmanlı döneminde yaşanmış. Türkiye Cumhuriyeti’ni zerre kadar bağlamaz. Biz, ABD’lilerin Kızılderililere, Almanların Yahudilere, Fransızların Kuzey Afrika’ya, Rusya’nın Çeçenlere, İsrail’in Filistinlilere yaptığı soykırım ve katliamları konuşuyoruz da, dünya tarihinin gidişatı değişiyor veya bunu yapanlara ceza mı geliyor.

Biden, 1915 olayları hakkında 24 Nisan’da katliam, soykırım kelimelerini kullanmışsa, bunu çok fazla abartmak, bütün gündemi bu konuya yığıp da bangır bangır bağırmak nedendir doğrusu anlamıyorum. Yüz küsur yıl önce bir şeyler olmuşsa, hak edilmiştir ki olmuştur. Biz geçmişimizin, tarihimizin nasıl kucaklayıcı ve hoşgörülü olduğunu bilmiyor, bundan kuşku mu duyuyoruz.

…………………….

Sözün önü şu; benim anladığım kadarıyla Sayın Cumhurbaşkanı Brüksel’deki çok hassas zirvede, ne Avrupa, ne ABD, ne NATO ile herhangi bir kavgaya girmedi.  “Parasını verir, bedelini öderseniz. Benim askerlerimle, Afganistan Kabil havaalanını zalim Taliban’a karşı koruyabilirim” güvencesini de verdi.

Bence, bu zirvenin sonunda Türkiye, ABD ile ve Avrupa ile uzaklaşmak yerine yakınlaştı. Ezilmeden, eğilmeden, bükülmeden bunu yaptı.

Barışın dili farklıdır sevgili dostlar. Kavga etmek, dalaşmak kolaydır da, barışı konuşmak, barışı tesis etmek zordur. Ama barış, insana huzur verir. Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı’ndan kısa süre öncesine kadar çok kavgalı olduğu Macron’la, Miçotakis’le, Biden’la olduğu gibi, içerideki muhalifleriyle, her konuda kendisi gibi düşünmeyen insanlarla da barış diliyle konuşmasını, sakinleşmesini, yapıcı diyalog kurmasını bekleyeceğiz.

Ben, Brüksel zirvesi sonrası Sayın Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamalardan, bu açıklamaları yaparken yüzündeki ifade ve vücut dilinden mutlu oldum. Sanki, kazandığı her seçim sonrasında, o seçim gününün gece yarısında yaptığı balkon konuşmaları gibiydi. Barış konuşmak, dostluk konuşmak belli ki Sayın Erdoğan’a da iyi gelmiş, yüzüne farklı bir güzellik getirmişti. En azından birkaç ay, Avrupa ile, Fransa, Yunanistan, ABD ile birbirimize dalaşmayacağımızı, bu durumun fakir ülkemizin ekonomisine de olumlu etki yapacağını umuyorum.

Bu düşüncelerle pazartesi akşamı rahat uyudum. Sayın Cumhurbaşkanı’nın, çok zorlu ve yorucu geçen Brüksel ziyaretinin ardından şimdi kardeş Azerbaycan’da, yakın dostu Aliyev ile birlikte birkaç gün keyifli bir tatil yapmasını, ülkeye dönüşünün ardından aynı dostluk ve barış dilini iç siyasette de sürdürmesini, biran önce de şu Soylu’yu görevden almasını bekliyorum.

NOT: Uzun bir süre sonra bu gece de rahat uyuyacağım. Ağırlıklı olarak Sayın Cumhurbaşkanı’nı övmeye çalıştığım bu yazının ardından; işgüzar bir savcının emriyle bu gece sabah ezanı vaktinde evimin polis tarafından basılmayacağını biliyorum. Bu sabah bu yazıyı okurken, Tahir reis, Sayın Rektör, KOTO Başkanı zavallı Necmi de kendilerinde bir suç unsuru bulamayacak, milletvekili olma heveslisi avukatları Halit’i üzerime salıp, beni karakola ifade için çağırtamayacaklardır diye düşünüyorum. Aslında her gün böyle yazılar yazsam, bir gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, ertesi gün O’nun kopyası olmaya çalışan Tahir Reis’i biraz övsem, kim bilir ne rahat ederdim. Kuzu pirzolalı sofralarda, kendini üç-beş kuruşa satmış zavallı gazeteci bozuntuları ile portakal suyu bardaklarımızı bile tokuşturabilirdik. Herkese barış ve dostluk lazım. Herkesle diyalog lazım. Ama ciğeri beş para etmez öyle tipler var ki, hayat boyu da onlara olan kin ve düşmanlığı hiç unutmamak, hep içinizde taze tutmak lazım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Derinceli - İSMET BEY YİNE ONA BUNA ÇATMADAN DURAMAMIŞSINIZ.YAZIYI BİTİRİRKEN NE GÜZEL YAZMIŞ DERKEN YİNE SONDA SAÇMALADINIZ.PORTAKAL SUYU İÇENLERE LAF EDECEĞİNİZE BİRLİKTE KADEH TOKUŞTURABİLECEĞİNİZ SAYIN GERGERLİOĞLUNU,HAKKINIZDA SUÇ DUYURUSUDA YAPSA OĞLUNUZUN NİAHINI KIYDIRDIĞINIZ HEYSEL SEVER FATMA HANIMI YAZSAYDINIZ.CUMHUR BAŞKANIMIZ ÜKLESİ İÇİN RESMEN BRÜKSELDE SAVAŞTI.OY VERDİĞİNİZ KEMAL BEY NE YAPARDI ONU YAZSAYDINIZ DEDELERİ GİBİ KIBRIS ADASI NE OLURDU MESELA?

Yanıtla . 5Beğen . 5Beğenme 16 Haziran 10:13
02

Kadir Yılmaz - Girdiği her seçimi kaybeden genel başkanını ayda 29 gün övüyorsun. Girdiği her seçimi kazanan Cumhurbaşkanını ayda birgün öv be İsmet Çiğit bi Zahmet. Tarafsız gazeteci seni

Yanıtla . 5Beğen . 6Beğenme 16 Haziran 07:29
06

Derinceli - @Kadir Yılmaz 02 nolu yoruma cevabı: ÜLKE HANGİ DÖNEMLERİNDE ÖZGÜRLEŞTİ ZENGİNLEŞTİ DEMOKRATİKLEŞTİ ? CHP YOLSUZLUK ÇÖP ÇAMURDAN BAŞKA NE VERDİ ÜLKEYE ? BİRDE HEYKELDEN BAŞKA ?

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 16 Haziran 13:12
05

Vatandaş - @Kadir Yılmaz 02 nolu yoruma cevabı: "Girdiği her seçimi kazanan"derken?? Sen tut devletin tüm imkanlarını kullanarak, hatta vali kaymakam olmak üzere tüm kamudaki tarafsız olması gereken kişilerin partizanca oy istediği ama buna rağmen her seçimi hileli her seçim,de soru işaretleri oluşan mühürsüz oyların sayılması hatta ölülere bile oy kullandırılması girdiği her seçimi kazanan mı oluyor, son istanbul secimlerin,de "olmadı bir daha" diyerek seçim yapıp büyük bir hezimete uğrayanlar nasil oluyorda her seçimi kazanmış oluyor??

Yanıtla . 7Beğen . 3Beğenme 16 Haziran 10:21
03

İzmitli - @Kadir Yılmaz 02 nolu yoruma cevabı: Mesele seçimi kazanmak değildir. O sadece meşruiyeti oluşturur. Mesele ülkeni özgürleştirmek zenginleştirmek, demokratikleştirmek.. Anlamadın sanırım..

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 16 Haziran 09:59
01

Kemal - yahudi soykırımı için abd ve hollywood şöyle formul buldu. bunu naziler yaptı. naziler aşağı naziler yukarı. ortada almanya yok. auswitch'i geziyorum: rpolonyalı rehber işte naziler bunu yaptı şunu yaptı. tur sonunda çevrede insan kalmayınca safa yattım " affedersin hep nazşler dediniz. kim bu naziler?. rehber kim olacak canım almanlar işte".. peki niye alman demiyorsunuz. artık avrupa birliğine girdik. böyle smöylersek alman dostları kırmış oluruz. almanlar polonyada milyonlarca yahudi katletti. almanların 10-12 milyon yahudi öldürdüğü söylenir. 10 milyon.. almanya polonya ve macaristan öçoğunlıkta. şimdi kankiler... biz şöyle diyelim mi ismet abi,biz yapmadık ittihat terakki yaptı. yanlız şu var o kadar yahudi tek bir alman öldürmedi iyi mi. çete kurmadı, silahlı direniş göstermedi. yıllar sonra bir nazi üst düzeyi şöyle diyecek ti: tuhaf millet kuzu kuzu hiç direniş göstermeden vagonlara bindiler. olay ermeni techicinde yaşananlardan çok farklı. bizi techir zorunlu göç sırasında ölenlerle suçluyorlar. ondan önceki karşılıklı çatışmalar iddia dışı. hiç bir osmanlı asker techirde kasıtlı insan öldürmedi. dışardan mudahalelere gücü yetmemiş olabilir.

bu iş ülkenizin güçlü olup olamasıyla ilgili.

atatürk lozan'a giderken inönüye iki şey tenbihledi. 1- ermeni konusu 2-kapitilasyaon açılırsa hemen masayı terk et ülkeye dön. bu konudan asla taviz yok...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 16 Haziran 01:51


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi