Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,6580
Euro 10,1795
Altın 488,66

İzmit trafiği hakkında çok tatlı bir sohbet

Bizim SES KOCAELİ’nin ofisi, Kocaeli Devlet Hastanesi’nin hemen alt tarafında, Cedit Mahallesi Muzaffer Fidan Sokak’ta. Özellikle hafta içi günlerde çok ciddi otopark sorunu yaşanıyor.

Dün sabah, bizim ofisin hemen yanındaki ticari işletmenin önüne, bu dükkana insan girişini engelleyecek şekilde park etmiş bir özel otomobil vardı. Bu araç yüzünden kendi dükkanına güç bela girebilen dükkan sahibi, (155) Polis telefonunu aradı. Adres verdi, kaldırımı da kapatacak şekilde park etmiş haldeki aracın plakasını verip, şikayetçi oldu.

Ben ki, bu kentte yıllardır trafik düzeninden sorumlu tuttuğum ve pek işe yaramadıklarına inandığım trafik ekipleri hakkında yazmadık yazı bırakmamış adamım. Yanımdan polisi arayıp, dükkanının kapısının önünü ve kaldırımı kapatan aracı şikayet eden komşuma döndüm, “Boşuna arıyorsun. Bu şehirde kaldırımdaki araç şikayeti için polis gelir mi?” diye takıldım.

10 dakika sonra mahcup oldum. Resmi kıyafetli, motosikletle bir polis memuru 10 dakika içinde geldi. Nasıl bir düzen varsa, bu memlekette polis artık herkese anında ulaşabiliyor. Araç plakasından aracın sahibinin telefonuna ulaştılar. Polis memuru araç sahibini aradı, hatalı park ettiğini belirterek, “Aracınızı buradan çekmezseniz, çekici ile aldıracağım” dedi. Beş dakika içinde araç sahibi geldi, hatasını kabul edip özür dileyerek arabasını çekti.

Dükkanının kapısının önü açılan komşum, çok kısa süre içinde bu sıkıntıdan kurtulduğu için memnundu. Sorunu halleden genç polisi gazetenin önündeki hasır koltuklarda oturmaya davet etti, buz gibi bir ayran ikram etti.

……………………………

Bu şehirdeki trafik keşmekeşi hakkında en çok yazı yazmış, bu şehirdeki trafik polislerini en çok eleştirmiş kişi olan benim karşımda, şehir içi trafiğinde aktif görev yapan bir polis memuru. Düşünsenize benim için ne kadar büyük bir malzeme.

Genç polisle, bir süre sohbet ettik. Aslen Giresunluymuş. 30 yaşından ufak. 4 yıllık otelcilik okumuş,  turistik otellerde çalışmış, sonra ailesinin de baskısıyla polis sınavına girmiş, kazanmış. Henüz 3 yıllık polis memuru. İlk görev yeri olarak Kocaeli’ye atanmış.

Bir efendi, bir beyefendi, bir aklı başında çocuk anlatamam size. Son aylarda Siber Suçlar Şubesi, Güvenlik Şubesi, KOM falan Emniyet’in bütün birimlerini tanıma fırsatı bulmuştum. Allaha şükür bir narkotikle (Tahir Reis bu konuda henüz suçlayacak bir malzeme bulamamış olsa gerek) işim olmadı, bir de trafikçilerle hiç muhatap olmamıştım.

Bizim genç polis, dükkanının önündeki arabadan kurtardığı esnaf komşumun ikram ettiği buz gibi ayranı, ben bizim Nazo’nun yaptığı köpüklü kahveyi içerken muhabbet ettik. Genç Polis’e, “Siz ne biçim polissiniz. Bu İzmit’in trafikteki hali nedir böyle. Bu nasıl işkence. Siz neden görevinizi doğru dürüst yapmıyorsunuz?” diye çıkıştım. Motosikletli genç polisin son günlerdeki görev alanı, Devlet hastanesi, Santral Sapağı, İnönü Caddesi çevresiymiş.

Biz polis memuru ile sohbet ederken, zaten büyük trafik sorunu olan bizim sokakta “Park Yapılmaz” tabelasının hemen altına yeni araçlar geliyor, sahipleri park etmeye çalışıyorlar. Resmi giysili genç polis ayağa kalkıp kendisini gösteriyor, daracık sokakta park etmek isteyen sürücüye, “Park yasaktır” tabelasını gösteriyor. Sürücü mecbur çekip gidiyor.

“Abi” dedi genç polis (Adını yazmıyorum. Neden İsmet Çiğit’le konuştun diye çocuğun başına dert açabilirler.),

“Görüyorsun vatandaşın halini. Kimse kural tanımıyor. Park yapılmaz tabelasının altına adam göz göre göre arabasını bırakmaya kalkıyor. Her tabelanın altına bir polis dikseniz, yine başa çıkamazsınız.” Dertliydi genç polis. Benim gazeteci olduğumu da bilmiyor. Hele hele bu kentte trafikle en çok uğraşan gazeteci olduğumu hiç bilmiyor.

“D-100’e ağır vasıta girişi yasak. Tır’ların Uzunçiftlik- Körfez arasında TEM’i kullanması gerekiyor ama, bütün TIR’lar buradan geçiyor. Neden müdahale etmiyorsunuz?” diye sordum. “Abi, her gün yüzlerce TIR’a ceza yazıyoruz. Ama pek çoğunun D-100’den geçiş izni var. Yazdığımız ceza şoföre giderse bizim de içimiz acıyor. Aracın sahibi şirkete gitse, parayı ödüyorlar, umurlarında olmuyor” dedi.

İzmit içindeki caddeleri yolları ben mi kazdım diye sordu. Kadıköy Mahallesi’ne o biçimsiz otopark binasını nasıl yaptılar diye sordu. Devlet Hastanesi bahçesine neden birkaç katlı büyük otopark yapılmadı da buralar böyle arabalarla dolu. Bu benim suçum mu diye sordu.

Bu kentte trafik kurallarını ihlal ettiği için ceza uygulamak istediği insanların büyük bölümünden duyduğu ilk sözün “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” olduğunu anlattı. Santral kavşağında görev yaptığı için, bu kavşakta bayırdan yasak olmasına rağmen sürekli inen damperli kamyonları anlattı, “Bu rampaya bu kamyonların girememesi için bir düzenek yapılabileceğini anlattı. “Sıkışık bölgelerde trafik düzeni sağlamak için bazen şerit çekiyor, yolun üzerine dubalar koyuyoruz. Adam geliyor, şeridi kopartıyor, dubayı arabası ile ezip geçiyor. Bu kentteki insanlar biraz tuhaf. Polislere sert çıkmayı, polislere tavır koymayı kendilerinde hak görüyorlar. Biz bize verilen eğitimin ve telkinlerin gereğini uyguluyor, herkese karşı saygılı davranıyor, büyük özveriyle çalışıyoruz. Ama sadece bizim çabamız yetmiyor. Biraz insanların şehre ve birbirine saygılı olması gerekiyor. Bence sorunun temeli burada yatıyor” dedi.

Genç polisle muhabbet çok hoşuma gitti. Çocuğa şöyle dedim:

“-Bak kardeşim. Bu şehirde iki çeşit insan var. Birinci tipteki insanlar, AKP’ye adeta tapan, AKP’ye çok sıkı bağlanmış insanlar. Onlar, kendilerini devlet sanıyorlar. Ben iktidarım diye ortalıkta dolaşıyorlar. Seni de üniforma ile görünce, bu adam devletin adamı. O halde bana hizmet edecek gözüyle bakıyorlar. Bir de ikinci çeşit insan var bu şehirde. Nedense AKP’den nefret ediyorlar. AKP’nin her yaptığına karşı çıkıyor, kendilerine hakaret kabul ediyorlar. O insanlar da seni devletin üniforması ile görünce, bu nasıl olsa AKP’nin adamı. Benim düşmanım gözüyle bakıyorlar. Yani sen, bu şehirde kimseye yaranamazsın. Kimseye hoş görünemezsin”

“Abi ne güzel anlattın, ne güzel özetledin durumumuzu” dedi genç polis. O’nun gazete binasının önünde oturduğu 10-15 dakikalık süre içinde bizim dar sokakta trafiği engelleyecek şekilde park yapmaya hazırlanan sürücülerin hiç biri amacına ulaşamadı.

Ayranını içti, motosikletine atlayıp gitti genç trafik polisi kardeşim. Ben aklımdan, “Helal olsun. Bütün polisler böyle insanlarsa, elbet bir şekilde bir gün bu işler de düzelir” diye düşündüm. Ama polis motosikleti sokaktan çıkar çıkmaz, bütün “Park yapılmaz” tabelalarının altı bile çarpık çurpuk, sokaktaki trafiği etkileyecek şekilde park etmiş arabalarla hemen doluverdi.

Yani bütün bu yazının özeti şudur: Bu kentteki hepimizi çok rahatsız eden trafik işkencesinden sokakta karda kışta, kızgın güneş altında aralıksız 24 saat görev yapan, her gün yüzlerce kişin ağız kokusunu çeken polisleri sorumlu tutmayın. Doğru dürüst trafik düzeni kuramayan, bu kentin ihtiyacı olan otoparkları yapmayan, hiçbir planlama yapmadan kentin bütün caddelerini aynı anda kazıp yolları kapatan kent yöneticilerine içinizden sövebilirsiniz.

Bu kentte polis ne yapsın? Kentin ahlakı, dengesi bozulmuş, kent insanının psikolojisi bozulmuş… Buna rağmen devletine bağlı, milletine saygılı, eğitimli polisler olabildiğince görevlerini yapmaya çalışıyorlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

08

Kerem1441 - İsmet Bey 2 tip insan var tespitiniz son derece doğru takdir ediyorum. Sen ve senin gibi düşünen 2.tiptekiler .İşte benimde sizi aylardır eleştirdiğim nokta buydu. Sen ve senin gibi düşünenler muhalefet yapmayı herşeye yanlış demek ve karşı çıkmak olarak görüyorlar.İşte sizden beklediğimiz böyle yazılar...Gelelim konumuza..Maalesef devlet denen kurum bir canlı değil. Sen ben biz ve hepimizden oluşuyor. Halk neyse polis savcı hakimde o. Eğer en baştan itibaren halka inene kadar tüm kurumlarda liyakat olsaydı ki bu akp devrinin sorunu değil bu cumhuriyet devrinin sorunu değil bu osmanlının bile değil bu açın bakın tarihe Mete Han dan bu yana Türk tarihinin sorunu. İlk Türk Devletlerinin yıkılışına bakın. Çinliler bilmem kimi rüşvetle satın aldı bilmem kim ihanet etti yazar. Yani bizim toplumda para ile satın alınan vatanına ihanet edilen hep birileri oluyor. Neden amerika da almanya da ingiltere de olmuyor? Bunun gibi kurallara uymama meselesi de genlerimizde var. Göçebe toplumdan yerleşik düzene geçmişiz ama kuralların uygulanışı ve kalıcılığı hep baştaki hükümdar ile sınırlı kalmış. Hükümdar değişince kurallar değişmiş. Kalıcı kurallar olmamış. Bizim genlerimize işlememiş bu kurallara uymak. Maalesef her haltı yiyip sonrada şuçu hep başkasına atmışız. O park edenlere sorsan her şeyin suçlusu akp derler .Ama kendi yaptığı yanlışı asla kabul etmez

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 01 Temmuz 14:22
10

Kerem1441 - @Kerem1441 08 nolu yoruma cevabı: @Dış minnaklar yorumcuna cevap:arkadaşım yazıyı nerenle okudun? oturma ve anlama organların karışmış galiba? Ben ne anlatıkyorum sen ne anlıyorsun? Beyin olmayınca heykellerde yardımde edemiyor 1920 model kafa bu kadar.Ben başkasına suç atanları eleştiriyorum ama algı kapasiten 1920 lerden kalma olduğu için sana ışıklar içinde uyu diyorum

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 01 Temmuz 21:55
09

Dış Minnaklar - @Kerem1441 08 nolu yoruma cevabı: Yazının son cümlesinde tüm suç dış mihraklarda yazmayı unutmuşsun.

Meclis'te araştırılmasını reddettiğiniz için bu dış mihraklarin kim olduğunu, artık onu yazamiyorsun.

Hee Mete Han'da suç.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 01 Temmuz 16:39
07

Sapancali - Dükkanın önüne araç park edemezsin diye bir şey yok İsmet Amca yol boyunca park varsa ben de o dükkanın önüne park ederim aracımı kaldırıma çıkmamak koşulu ile dükkan sahibi aracını çek diyemez öyle bir hakkı yok

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 01 Temmuz 13:21
06

Tek Başına Muhalefet - avrupalısı amerikalısı bizden daha zeki insanlarmı değil ama onlarda yasaları eşşek gibi uygulatan devlet memurları var sıkıyorsa vatandaş karşı çıksın seve seve yasalara uyuyorlar bizde de tüm yasalar var ama uygulatacak devlet memurları yok bu ülkenin hakimleri bile elimiz kolumuz bağlı deyip yasaları uygulatamıyorlarsa diğer devlet memurları ne yapsın yahu sen hakimsin yasalar yeterli değilse kendi insiyatifini koyup cezanı vereceksin ama herkes aman bana kimse dokunmasın modunda olduğundan bu ülke resmen kaos içinde polis arkadaşa gelince kardeşim in motorundan al fotoğraf makineni kurala uymayanlara bas cezayı kimsenin gözünün yaşına bakma bizim milletimiz cebine dokundumu seve seve kurallara uyar para herşeyden tatlıdır 2 kez ceza yedimi bak bir daha yapıyormu aynı hatayı.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 01 Temmuz 12:11
05

Endoplazmikretikulum - Güngör arslan topa giriyordu..Sayın yazar kuştan böcekten trafikten bahsetmek kolaycılık ve kurnazlık..Güngör çıksada Kocaeli'de ne var ne yok öğrensek

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 01 Temmuz 10:29
04

İzmit Sevdam - Trafik ve kurallarına uymak bir kültürdür. Polis kardeşimiz doğru söylemiş her tabelanın altına bir polis koyulamaz , bence bu konuda kamera sistemleri mobeseler daha etkin kullanılmalı tesbit ettikleri plakaların sahibine otomatik olarak ceza yazıldığı bilgisi ulaştırılmalı cezalar caydırıcı ve herkes için aynı olmalı

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 06:35
03

Zincirli Kuyudan Biri - Sayın Çigit

Kutlarim mükemmel bir yazı olmuş .Siz birde Zincirlikuyu caddesindeki Sipahi durağını görün. Durakta eskiden minibüs ve otobüsler için cep vardı. Toplu taşıma araçları bu cebe girip rahatça yolcularını indirip bindirebiliyordu.

Geçen yıl yola asfalt yapıldıktan sonra buraya cep yapılmadı. Şimdi toplu taşıma araçları yolcu icin durunca arkadan gelen araçlar geçemiyor. Ve trafik sıkışıyor. Birde sorumsuz sürücüler toplu taşıma durağına araçlarını parkedince trafik akıl almaz bir hal alıyor. 5 metre gerisinde bir de yaya geçidi var.Civardaki bir kaç esnaf da bazen yaya gecidine ve duraga park ediyor. Trafik akmıyor. Insanlar araçların içinde perişan oluyor. Ilimizdeki trafik polisleri bu cadde ile hiç ilgilenmiyor.

Birde trafik zabitalar bir çok kez caddeden geçerken yasak yerlere park edenlere hiç müdahele etmiyorlar. Madem böyle çalışacaklar niye araçlarında trafik zabıtası yazıyor .Bunlarin trafikle hiç alakasi yok.Ilmizdeki trafik yetkililerinin bilgisine!

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 01 Temmuz 05:41
02

Korhan - 1.Polise siz ne biçim polissiniz demek ayip olmuş ustelik çağrılınca aninda gelip görevini yapana...

2.Adini yazmamışsınız da memleketi mezun oldugu okulu bölümünü yazmışsınız... direk bulunur. Neyse inşallah takmazlar...

Yanıtla . 8Beğen . 0Beğenme 01 Temmuz 01:48


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi