Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8452
Euro 10,3739
Altın 497,39

Tehlike çok büyük, kimsenin umurunda değil

Aslında cumartesi ve pazar günleri okuru üzmeyecek, tam tersine biraz neşelendirecek şeyler yazmaya özen gösteriyor, kendimi zorluyorum.

Ama uzun bayram tatilinin çıkışına rastlayan bu cumartesi gününde, içimde giderek büyüyen kaygı ve korkuyu paylaşmak, elimden geldiği kadar bu yazıyı okuyan kişileri de biraz kaygılandırıp, önlem almaya yöneltmek istiyorum.

Değerli okurlar, yaklaşık iki yıldan beri dünyanın başı “Korona virüs” denilen öldürücü mikropla belada. Aşı bulundu, bu çok büyük beladan insanlığı kurtarmak yolunda en önemli adım atıldı. Ancak tehlike bitmedi, hatta şu sıralar ülkemiz için tehlike çanları daha kuvvetli çalıyor.

…………………..

Türkiye korona virüsle mücadele konusunda başından beri çok büyük yanlışlar yaptı. Başlangıçta, ülkemizin resmi kurumları, Sağlık Bakanlığı bu hastalığın ne kadar hızlı yayıldığını ülke halkından saklamayı tercih etti.

Hasta sayıları da bu hastalıktan ölen insanların sayıları da nedendir bilinmez gizlendi.

Ülkemi yönetenler bu işi tamamen siyasete alet ettiler. Öyle bir hava yaratıldı ki, sanki “Korona virüs’ten Amerikalılar ölür, Almanlar, Fransızlar, İngilizler, Ruslar, Çinliler, Araplar, Afrikalılar falan ölür de Türkler ölmezmiş gibi bir hava yarattılar.

Ülkemizde hastalığın yayılma hızının çok düşük olduğunu, öyle veya böyle hastalığa yakalananların da devletin devasa sağlık merkezlerinde mutlaka sağlığına kavuşturulduğu gibi bir tablo çizmek istediler.

Ülke ekonomisi zaten korona salgını öncesinde de çok kötü olduğu için, gerekli kapanma kararları çok geç alındı.

Devlet, korona virüs aşısını temin edip, vatandaşına ulaştırmak konusunda çok geç kaldı. Halka verilen vadeler tutmadı. Bu hayati aşı bile, ticaret ve siyaset konusu haline getirildi.

Bütün bu nedenlerle bir dönem Türkiye korona virüs konusunda en riskli ülke durumuna geldi.

…………………..

Sonra birilerinin aklı biraz başına geldi. Uzun ve katı kapanma kuralları ilan edildi. Hepimiz evlerimize kapandık. Ticaret durdu, ekonomi durdu. Arkasından gecikmeli de olsa aşılar geldi. Önce Çin aşısı, sonra Alman aşısı geldi. Bu arada, “Kayseri Erciyes’te kendi yerli ve milli aşımızı üretiyoruz. Yakında bütün dünyayı bizim aşımız kurtaracak” palavraları devam ediyor olsa da ülkemizde aşılama işi belli bir düzene konuldu.

Başlangıçta çok sınırlı miktarda Alman aşısı getirilmişti. Hani bu aşıyı ilk yaptıranlardan biri de atleti ile poz veren Sayın Rektörümüz ve ailesi olmuştu. Siyaseten torpilliler, iktidara yakın zengin müteahhitler falan öncelikle Alman aşısını oldular.

Sonra Çin aşısı birden bollaştı. Ancak daha sonra ekonomi iyice bozuldu, halka bu aşının önemi ve zorunluluğu iyi anlatılamadı ve ülkemizde korona virüs vakaları çok azalmışken, birden bire yeniden rakamlar ürkütücü hale gelmeye başladı.

Şimdi geldiğimiz noktada durum gerçekten çok vahim. Bir yandan turizmde bütün kısıtlamaları kaldırdık, dünyada hastalığın en yaygın olduğu ülkelerden biri olarak bilinen Rusya’dan ucuz turistler ülkemize gelsin diye bütün kapıları açtık.

Ramazan Bayramı’nda kısıtlamalara çok dikkat ederken, Kurban Bayramı’nda bütün tedbirleri bir kenara bıraktık. İç turizm ve dış turizmde sadece para uğruna, sadece turistik tesis sahipleri kazansınlar diye her türlü önlemi bir kenara attık. Aşılama durma noktasına geldi.

Kuzeyden Rus turistler uçaklara dolup gelirken, doğudan da Afgan mülteciler akın akın ülkemize gelmeye başladı. İç turizmde olağanüstü hareketliliğe göz yumuldu.

Bakın, ben şahsen, bu salgın döneminde bir vatandaş olarak üzerime düşeni fazlasıyla yaptım. İki doz Çin aşımı oldum. Bayram ertesi için üçüncü doz Alman aşısını olmak adına randevumu aldım.

Geçen yıl, küçük oğlumu evlendirdim. Pandemi kurallarına sıkı sıkıya uydum, bu kentte binlerce kişiye oğlumun düğün davetiyesini vermek, onlardan hiç değilse bir gram altın beklemek varken, kimseye davetiye bile vermedim. İnsanları düğün için bir araya toplayıp, hastalığın yayılmasına izin vermek istemedim.

Ama şimdilerde herkes alabildiğine sorumsuz davranıyorlar. Ne yazık ki bu nedenle hem ülkemizde, hem kentimizde salgın hastalık yeniden hızla yayılmaya başladı. Hele yarından sonra tatile gidenler de geri döndüğünde tehlike daha da artacak. Virüs kendisini sürekli yeniliyor, daha saldırgan ve tehlikeli hale geliyor. Aşılama neredeyse durdu. Oysa, zorla da olsa herkesi aşılamamız, herkesi bu aşıları olmaya ikna etmemiz gerekiyor.

Böyle giderse, yakında risk çok daha artacak. Yeni ve daha sıkı önlemler, kapanma kararları gündeme gelebilecek. Biz, sadece turizm sektöründeki yatırımcıları ekonomik anlamda kurtarmak için, bütün ülkenin sağlığını tehlikeye atıyoruz.

Bu ülke, artık önümüzdeki eylül ayında mutlaka okullarını yüz yüze eğitime açmak zorundadır. Bu ülke, artık normalleşmek zorundadır. Üç doz aşı ile toplumsal bağışıklığı kazanmak zorundayız.

Ama bizde devam eden tek yasak, saat 24.00’den sonra müzik çalmak. Galiba bir de hala nargile içmek yasak.

Bu virüsü bu şekilde yenemeyiz. Yeni versiyonları ile bu virüs yeniden yaygınlaşırsa, ekonomik olarak çok daha büyük kayıplara uğrayacağız. Yeniden her gün yüzlerce kişinin ölüm haberi ile sarsılacağız.

Ne olur, herkes kendisine çok dikkat etsin. Maskeler çıkmasın, gereksiz yakınlaşmalar yapılmasın.

Ne olur, lütfen, herkes biran önce üç doz aşısını yaptırsın. Bu aşının yan etkisi falan yok. Olurken de hiç acıtmıyor.

Bütün uzmanlar bu gidişle ağustos ortasından itibaren durumun çok vahim hale geleceğini ve çok daha yaygın ve katı yasakların uygulanmak zorunda kalınacağını söylüyorlar.

Bu duruma düşmeyelim. Bir daha kapanmayalım. Bir daha her gün onlarca kişinin bu virüs nedeniyle öldüğü haberlerine almayalım. Çok gevşedik. Çok sorumsuz davranıyoruz. Lütfen, ilgili kurumlar da görevini yapsın ve gerekli denetimleri ihmal etmesin. Korona virüsün yayılmasını önlemek adına kişisel önlemlerini almayan, bu hastalığı umursamayan, aşısını olmayan herkes, aslında taammüden cinayet suçu işlemektedir.

Artık aklımızı başımıza toplamamız lazım…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

14

Ahmet Gümüş. - Kendine dikkat eden sağ kalır ukalalık yapanlar öbür tarafa çabuk gider bu kadar basit ,İsmet bey iyi niyetle yazmış ,ister uyun ister uymayın kendiniz hasta olacaksınız da başkasına bari bulaştırmayın.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 24 Temmuz 21:55
12

Cenk Cemil - "Tehlie Büyük" kılıfı ile iktidara saydırmanın örneği bir yazı olmuş ! >Zaten, hangi yazınızda saydırmıyorunuz ki? Oysa, en önce korna-virüs'ün hhiç kimseyi ve devleti tanımadığını bilmek lazım ! Bu musibetin ikltşdarlarla da uzaktan yakından bir ilgisi yok !

Yanıtla . 2Beğen . 7Beğenme 24 Temmuz 13:04
13

Kocausta - @Cenk Cemil 12 nolu yoruma cevabı: Virüsü getiren iktidar değil ana mücadelede başarılı olamayan ta kendis!… Neyi savunuyorsun?

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 24 Temmuz 19:40
11

Haci - Küresel güçlerin dünyaya oynadıkları oyun en büyük silahımız ibadet ve dua. Allah ülkemizi yönetenlere güç kuvvet versin küreselcilerin oyunları ile başa çıkmak zor. Önce mikrop çıkıyor hastalık yayılıyor sonra birdenbire aşı bulduk denip dünyaya fahiş fiyatla satılıyor tüm devletlerin işi zor

Yanıtla . 3Beğen . 7Beğenme 24 Temmuz 13:03
10

Eleştri - Köşe yazarını okuyanların aşağıdaki yorumlarına bakınca okuyan böyle ise okumayan nasıl olur diyorum -boş ver rakını iç -kovid yok keyfine bak-rakı balık yaz tam bir kara mizahsınız

Yanıtla . 4Beğen . 2Beğenme 24 Temmuz 12:08
09

Xyz - Bu yaziyi anlamak icin tarafsiz birazda akil sahibi olmak lazim.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 24 Temmuz 11:36
08

İbrahim Kahraman - Son paragraf ile gereken uyarıyı yapmışsınız.Allah 4. Dalgadan korusun.Tabiiki bu koruma bizim tedbirleri doğru uygulamamız ve aşılanmayı ihmal etmememiz sağlayacaktır.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 24 Temmuz 11:30
07

Özgür Pir - İsmet dede sen vatandaşlık görevini yapıyorsun aşınızı olun temizlik maske mesafe kurallarına uyun çağrılarını hep yapıyorsun. Toplum olarak dikkat etmezsek ölen ölür kalan sağlar bizimdir olacak. İsmet dede yarına yaz bi rakı balık takma kafana kepten başka birşey. Bu arada Bağçeşme mezarlığına yaklaşıyoruz heralde ? Hepimiz ölecez sonuçta ölmeyecek varmı

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 24 Temmuz 10:00
06

? ? ? - İsmet Çiğit yazısında kapanmaya ve yasaklara karşı çıkarken aynı anda serbestliğide sitem etti. Şaka gibi ya sözün bittiği yer

Yanıtla . 5Beğen . 3Beğenme 24 Temmuz 09:26
05

Saygı - Daha dün tv de bir enfeksiyon hastalıkları profesör böyle giderse ağustos ortalarında 4.dalgayı yakalar hastaneler yine dolar ve günde 300 vefat sayılarına ulaşırız diye uyarıyordu lütfen aşılarınızı olun keşke demeyin

Yanıtla . 6Beğen . 3Beğenme 24 Temmuz 08:17
04

Mustafa - İsmet çek rakını seversin sen içmeyi (rakı balık anlatıyonya )

Yanıtla . 3Beğen . 6Beğenme 24 Temmuz 07:46
03

Körfezli Robinson - Üstad Serdar ismet çiğit önce geçmiş bayramın kutlu olsun, boşver sal gitsin kendini neden yırtıyorsun, sürü bağışıklığına bırakılmış toplumuz farkında değilmisin şerbetliyiz üstad sen hala corona diye yazı yazma hala bu toplumun duyarsızlığını 40 yıllık gazeteciliğinde halâ anlamadın mı? Halkın çoğunluğu giydiği gömleğin düğmelerini yıllar önce yanlış yerden iliklemiş farkında değilsin be üstad)): yazı yazsan bile algı duyuları kapalı anlamazlar o yüzden sıkma canını aşını olmuşun tak maskeni bak keyfine....

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 24 Temmuz 04:38
02

Arzuların Sessizliği - Sağlık müdürlüğü ve bakanlığı cemaatçi işbilmezlerle,tariktlarla yönetilmeye devam ettiği sürece, halka yalan söyleyenlerin yüzleri kızarmadığı sürece,onca usülsüzlüğe seyirci kalan adalet adamıyım diyenlerle,pasif muhalefet ve liyakatsizleri destekleyen iktidargiller silkinmediği sürece,dezenfektandan maskeye fiyatlarda oluşan rantlardan bazı üst düzey yetkililer olduğu ve görevinden alınmalarına kadar ciddi süreler geçtiği sürece herşey gün geçtikçe daha da kötüye giderken bunca olumsuzluğa sebep olanlara birileri çıkıp hastırın demediği süreci herkese sabırlar diliyorum

Yanıtla . 8Beğen . 1Beğenme 24 Temmuz 02:24
01

Takma Kafana - İç rakını bak keyfine. Korona diye bir şey yok

Yanıtla . 3Beğen . 8Beğenme 24 Temmuz 01:23


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi