Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8519
Euro 10,3805
Altın 498,29

Unutmayın; Güngör Arslan sonuçta bir insandır

Ne bayramlar gördüm ben bu mesleğin içinde, ne uzun tatiller. Hep çalışmıştım. Hiç tatil yapmamış, her gün yazılarımı yazmış, herkes tatil yaparken gazeteler yapmıştım.

Uzun tatil dönemlerinde gazetede birlikte çalıştığımız arkadaşlarımla daha bir yakınlaşırdık. Ben çalışırdım da, hiçbir arkadaşımı bayram tatilini çalışmaları konusunda zorlamazdım.

Bayram sabahları hep birlikte kahvaltı masaları kurardık. Bayram tatili günlerinde gündüz gazeteyi bitirip baskıya verdikten sonra yeniden bir araya gelir, sohbet eder, eğlenirdik.

Şimdi gazetecilik ne kolay. Nasıl olsa, Büyükşehir Belediyesi’nden AKP’li belediyelerde patronlara oluk gibi bayram reklamı parası geliyor. Gazete çıkartmadıkları gibi, çok övündükleri internet sitelerindeki sayfalarına bile günlük yazı yazmaya üşeniyorlar.  İktidarın borazanı sözde gazeteciler, koca bayram tatilini yan gelip yatarak geçirdiler.

………………..

Ben, bu uzun bayram tatili döneminde de her gün gazetedeydim. Belki her zamankine göre işe bir saat geç gelip, 1-2 saat daha erken eve döndüm. Ama her gün mutlaka yazılarımı yazdım. Okuruma olan saygımı hiç ihmal etmedim.

Ama içimde sürekli büyüyen bir sıkıntıyla, çok buruk bir bayram geçirdim…

Çünkü, bu bayramda da Güngör Arslan, T Tipi cezaevinde tutukluydu. Özgürlüğü elinden alınmıştı…

………………….

Bütün okurlarıma bir kez daha belirtmek isterim: Güngör Arslan benim en iyi dostum, en kadim arkadaşım, çok takdir ettiğim bir meslektaşım falan değildir. Bizi yakından tanıyanlar uzun yıllar nasıl didiştiğimizi de iyi bilir.

Kompleksli ve kibirli Tahir Reis sayesinde ben işimden kovuldum, ortada kaldım, yolumuz Güngör’le kesişti.

Bir, bilemediniz 1.5 yıldır beraberdik. Öyle para kazandığımız, bir elimiz yağda, bir elimiz balda bir yaşantımız falan da yoktu. Zaten Tahir Reis sayesinde her yerden ambargoluyduk. Her gün ya karakola, ya mahkemeye gitmek zorunda kalıyor, ama bu kentte dürüst ve gerçek gazetecilik yapmak adına haber peşinde koşmayı da bırakmıyorduk.

İnanılmaz iftiralar üzerine, bir gece sabaha karşı evine polis gönderip Güngör’ü gözaltına aldılar. Sonra tutuklama kararı verildi, T Tipi Cezaevine koydular.

140 gündür tutuklu Güngör… İki bayramı cezaevinde geçirdi.

Geçen gün “Telefon joker hakkı” nı kullanıp aradığında aramızda hüzünlü bir sohbet geçti. “Abi dayan, ölme. Seni bile çok özledim. Ben çıkınca, üç gün üç gece birlikte kutlama yapacağız. Birinci gün bir meyhanede, ikinci gün bir kebapçıda, üçüncü gün bir balıkçıda stres atacak, hayata yeniden başlayacağız” dedi.

Güngör sağlam adam. Her türlü işkenceye, her türlü zulme uzun süre dayanabilecek, bulunduğu ortama uyabilecek bir adam. O’nun yerinde ben olsaydım, zaten çoktan cezaevinden tabut içinde çıkmıştım.

Geçmişte her hangi bir nedenle Güngör’le sorun yaşamış, O’na çok kızmış, O’nu hiç sevmeyen insanların bile bugün artık durup, bir düşünmeleri lazım…

Ne yaptı bu adam? Suçu nedir Güngör’ün? Neden 140 günden beri cezaevindedir, neden özgürlüğü elinden alınmıştır?

Güngör adam mı vurdu? Güngör ihalelere fesat karıştırıp, devleti mi dolandırdı? Güngör, cebinde iki test kiti, üç maske ile Venezuela’ya gidip, uyuşturucu baronları ile eroin rotası mı belirledi?

Hırsızlık mı yaptı? Birine zorla tecavüz mü etti?

Neden 140 günden beri cezaevinde? Neden hem Ramazan Bayramını, hem Kurban Bayramını ailesinden, işinden uzakta, özgürlüğünden mahrum geçirdi.

60 küsur yaşında bu adam, hasta. Günde 20-25 defa işemeye gider. Tansiyonu atak yaptığında yüzü gözü kızarır, elden ayaktan düşer…

Bir suç yükleyin, “Güngör sen şu suçu işledin, bu nedenle hükümlüsün” deyin. Sesimiz çıkarsa namerdim.

Güngör hala, hakkında dosya hazırlanmadığı, mahkemeye çıkartılmadığı için yatıyor…

Birilerine göre kötü, birilerine göre iyi olabilir ama sonuçta insandır. Etten, kemiktendir. Bu ülkenin bir vatandaşıdır. İnsan olarak hakları vardır.

Hiçbiri dikkate alınmıyor. Hakkında doğru dürüst hiçbir suçlama yokken, hakkında en küçük bir delil yokken, emir kulu, siyaset maşası bir savcı bir türlü dosyasını hazırlamadığı için 140 gündür cezaevinde tutuluyor.

Dosyası hazırlansa, mahkemeye çıkartılsa, hakkındaki bütün iftiralar kabul edilip, 5 yıl ceza verilse, yine yattığı süre dikkate alınıp serbest kalınacak. Ama bu kentteki bazı siyasetçilerin kişisel kin ve intikam hırsı ile cezaevinde tutuluyor.

Yapmayın… Güngör Arslan da bir insan. Ailesi var. Çoluğu, çocuğu var. Serbest bırakın demiyorum. Affedin falan da demiyorum, çünkü affedilecek bir suçu da yok. Sadece hukuk işlesin, dosyası hazırlansın, Güngör mahkemeye çıksın. Cezası varsa bunu hukuk belirlesin, hakim kessin istiyorum.

Yazık, günah. Bu vebalin altından sorumluları kalkamayacak. Güngör içeride de kendisine iyi bakıyor. Spor yapıyor, okuyor, yazıyor, olabildiğince her şeyi takip etmeye çalışıyor.

Ama bu iş çok uzadı. Bir devletin, bir vatandaşını bu kadar uzun süre, bu kadar haksız şekilde özgürlüğünden mahrum bırakmaya hakkı olmamalı. Bu kentin bütün siyasetçilerini, bütün hukukçularını, bu kentin bütün duyarlı insanlarını Güngör’e yapılan bu çok büyük haksızlık karşısında artık düşünmeye, ses vermeye davet ediyorum.

“Susma, sustukça sıra sana gelecek

Bütün okurlarıma iyi haftalar dilerim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Murat Erdil - İnsan isyan ediyor. Nasıl bir haksızlık, adaletsizlik bu ? Bu insanın hakkını, kul hakkını nasıl ödeyeceksiniz ? Eşine, çocuklarına ne diyeceksiniz ? Fırat'ın kenarında bir koyun boğazlansa, bunun sorumlusu devlet olarak ben olurum...Diyen, Hz.Ömer'in adaleti, müslüman olan bu ülkede nerede ?! Elbette devran dönecek, elbette.

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 26 Temmuz 11:52
01

Hasan Yiğit - Çıkarın mahkemeye ne suçu varmış herkes görsün artık yeter bu zulüm. Varsa suçu verin cezasını yoksa serbest kalır elbet.

Yanıtla . 14Beğen . 3Beğenme 26 Temmuz 00:13


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi