Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21

İki davada çıkan ibretlik iki karar

50 küsür yıl gazetecilik yaptım.

Ne karakol ne mahkeme gördüm.

Tahir Reis’in emriyle kurucusu olduğum gazeteden kovulup, ayakta kalabilmek adına Güngör Arslan’la yeni bir mücadeleye girdiğimden buyana birileri sürekli beni itip kakmaya çalıştılar.

Pek çok şeye, çirkin, adı saldırı ve iftiraya alıştım.

Eşim de postacının evimize getirdiği mahkeme celplerini almaya alıştı.

Geçen hafta evime iki mahkeme kararı daha posta yoluyla ulaştı. 

Zarfları, “Yine kim hangi saçma sapan konuda dava açtı acaba” diye merak ederek zarfları açtım. Beni çok sevindiren, adalete karşı sarsılmış güvenimi yeniden tamir eden iki  karar metniyle karşılaştım.

Birinci dava, CHP’de her dönem milletvekili olmak isteyip de aday bile gösterilmeyen, son kurultayda “Hiç değilse Disiplin Kurulu üyesi olayım” diye çok yalvarıp, Genel Başkan’dan veto yiyen CHP’nin eski il başkanı Av. Cengiz Sarıbay’ın hakkımda açtığı dava.

2019 yılının Eylül ayında, Cengiz Sarıbay CHP il başkanıyken, “Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet bölge farklılıklarına  dayanarak alenen aşağılamak” suçlamasıyla hakkımda dava açmış, suç duyurunda bulunmuştu. Sürekli okurlarım hatırlar, o meşhur içinde “Kaltak” kelimesi geçen yazı.

Aslında CHP’nin eski il başkanı Sayın Cengiz Sarıbay, benim için çok saygın, sözü dinlenebilir bir dost, bir ağabeydi. Ama il başkanlığının son günlerinde bana karşı nedense hiç hak etmediğim bu tavrı gösterdi.

Tahir Reis’i eleştirdiğim bir yazıdan, nedense kalkıp bana dava açma gereği duydu. Aslında hiç üstüne vazife değildi. Ama her halde AKP’ye, özellikle Büyükşehir başkanı seçilen Tahir Reis’e hoş ve şirin görünme gereği hissetmişti.

Bana gelen evraktan anlıyorum ki Cumhuriyet Savcısı mükemmel bir mütalaa yazmış. Aslında Cengiz Ağabey bu kentteki en başarılı avukatlardan biridir. Böyle yaş tahtaya basmaması gerekirdi.

Savcı’nın konuyla ilgili mütalaasını aynen yazmaya kalksam, çok uzun kaçar, aslında tam bir hukuk dersi.

Savcı bu mütalaanın sonunda  “Sanık İsmet Çiğit hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir” diyor.

Yani, CHP İl Başkanlığı koltuğunda otururken, kendisiyle tamamen alakasız bir yazı hakkında,  AKP’lilere yaranmak için hakkımda dava açan Sayın Cengiz Sarıbay’a ağzının payını veriyor.

Aslında Cengiz Ağabey, benim hiçbir kadına hakaret etmeyeceğimi, insanlar arasında cinsiyet, sınıf, ırk ayrımı yapmayacağımı çok iyi bilir.

Nasıl böyle bir duruma kendisini düşürdü de kalkıp bana dava açtı hiç anlayamamıştım.

2019 yılının 9 ncu ayında yapılan suç duyurusu ile ilgili savcılık kararı 1 Haziran 2021 tarihinde verilmiş. Benim elime yeni geçti, sizlerle paylaşmak istedim.

Eminim, hakkımda açmaya kalktığı bu dava  AKP nezdinde, Sayın Cengiz Sarıbay’ın hanesine önemli bir (+) puan kazandırmıştır.

Hele hele Tahir Reis’ten ne istese alabilir.

Bugüne kadar her seçim döneminde çok istedi ama, bir türlü CHP’den milletvekili olamadı. Şimdi önümüzdeki seçimlerde AKP’den adaylık başvurusu yapmasını tavsiye ederim.

Hatta, yanına kendisi gibi yıllardır milletvekili olmayı çok isteyen meslektaşı, bana yönelik davaların baş avukatı Halit’i de alsın, birlikte AKP’den başvursunlar. 

En azından hem Avukat Cengiz, hem avukat Halit için Tahir Reis’in olumlu referans vereceğine eminim.

Bu kentte üzmek, eleştirmek, kınamak isteyeceğim son adamlardan biriydi Sayın Cengiz Sarıbay. Ama kalktı, sanki kendisine “Kaltak” demişim gibi, üzerine hiç vazife olmayan konuda benim hakkımda suç duyurusunda bulundu.

Ne mutlu ki, savcı ağzının payını vermiş.

Sarıbay, il başkanıyken bile AKP ile uğraşamadı.

Hatta  AKP’ye yakınlaşmak, AKP’nin il başkanları ile yan yana görüntüler vermek için fırsatlar kolladı.

Benim hakkımda yaptığı tamamen haksız ve dayanaksız suç duyurusu da bunlardan biriydi. Yazık, oysa ben, Sayın Cengiz Sarıbay’ın sofrasında “Levrek buğulama” eşliğindeki sohbetlerden hep keyif almıştım.

İçim dolu. Daha çok şeyler yazmak, Cengiz Sarıbay hakkında çok ağır eleştiriler yapmak isterdim. Ama yaşça benden büyüktür, daha fazla saygısızlık etmek, itibarsızlaştırmak istemiyorum.

…………..

Geçen hafta evime ulaşan ikinci mahkeme celbi, 3 ncü Sulh Ceza Hakimliği’nden gönderilmiş. Eski Bakanlar’dan Fikri Işık,  AKP’nin beni sıkıştırmakla görevli kadrolu avukatı Halit aracılığı ile Güngör Arslan ve benim oğlum Can Çiğit hakkında “Hakaret” davası açmış.

Ben çok uzun yıllar, kendisi henüz AKP’nin il başkanı olmadan öncesinden bu yana Sayın Işık ile yakın dost oldum.

İl Başkanlığı, Milletvekilliği, Bakanlığı dönemleri benim için hep sevinç ve heyecan vesilesi olmuştur. Bir dönem en azından benim bildiğim kadarıyla birbirine güvenen çok iyi dosttuk.

Güngör hakkında bazı araştırmalar yapmış, haberler yazmıştı.

Doğrusu Fikri Işık’ın bu kadar büyük varlık sahibi olduğunu ben hiç bilmiyordum, hatta düşünemezdim. Güngör’ün yaptığı haberlerin hiçbiri yalanlanmadı. Ama “Hakaret” davası açılmış.

Üstelik, Güngör ile birlikte, aslında SES KOCAELİ ile hiçbir resmi bağlantısı olmayan oğlum Can hakkında da dava açılmış. Can bu gazeteye sadece yaşlı babasına yardımcı olabilmek, arkasını toparlamak için takılan, hiçbir şekilde yazı falan da yazmayan biriydi.

Eminim, Fikri Işık’ın Güngör’le birlikte oğlum Can hakkında da dava açmasında Av. Halit’in büyük payı olmuştur.

Neyse,  hakim davayı değerlendirmiş. Yine buraya alamayacağım kadar uzun ve detaylı bir gerekçe yazmış. Hakim, uzun gerekçe yazısının sonunda  “Kamu davası açılmasının reddine” diye karar vermiş.

Yani geçen hafta mahkemelerden, iki ayrı aklanma kararı aldım. Ben, gazeteden kovulduktan sonra Güngör ile bu yeni mücadeleye girerken, çok büyük kalleşliklerle karşılaşmayı zaten göze almıştım. Ama saldırı dost bildiklerimden gelince daha kırıcı oluyor.

Sayın Cengiz Sarıbay’ı da, Sayın Fikri Işık’ı da ben tanıdığım günden beri hep güvenilir dost olarak kabul etmiştim. Onlar, birilerinin gazına gelip, bana ve aileme çamur atmak istediler. 

Adalet, ağızlarının payını verdiği için çok mutlu hissediyorum.

Demem o dur ki, Türk Adaletini toptan kötülemek, yok saymak büyük haksızlık olur. İşte size iki tane biri savcılık, diğeri mahkemeden gönderilmiş örnek kararları aktardım.

Diliyor ve umuyorum ki Yüce Türk Adaleti, artık Güngör Arslan’a yapılan büyük haksızlığın, hukuk dışı uygulamanın farkına varsın, 5 aydır tamamen haksız yere tutuklu olan Güngör Arslan ile ilgili  mahkeme dosyası artık hazırlansın, Güngör yargı önüne çıkartılsın.

Her şeyi rağmen yargıya güvenmek ve sabırla beklemek zorundayız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Chp li - Cengiz Saribayin AKP Belediye baskanlarindan kimlerin avukatligini yaptigini herkes biliyor. Ilbaskani iken Tahir baskanin valilik kutlamasina Bilecige AKP il baskani ile birlikte gitigini herkes biliyor

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 12:12
06

Garip - Ahmet cebeciye ;

Kardesim Esad

Defol git ESED !!!

Iyi mi böyle?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Ağustos 10:08
05

Nil Ferda - Sikayet etme hakkını herkes kullanabilir.Lehine gelince adalet var, gelmeyince adalet yok.Adli tatildeyiz şu an.Beklemesini bilsin herkes.Suc varsa ceza vardır.Ibretlik karar falan da yok, abartma!

Yanıtla . 6Beğen . 7Beğenme 09 Ağustos 08:54
04

Feride - Çok güvensiz biri olduğun aşikar, ayrıca 'aileme çamur attılar' diyorsun. Ah be İsmet senin yaptıkların çamur atmsk değil mi? Yazı yazarken bir saniye önce yazdıklarını hatırlayamayacak kadar ruh halibozuk, tamir edilemez birisin. Zaten iftira tazılar yazdığını da yazının başında itiraf etmişsin... :))))

Yanıtla . 6Beğen . 7Beğenme 09 Ağustos 08:27
02

Ali Korkmazgil - Sana kim rakı ve buğulama ısmarlarsa onunla dost olursun sen.. Gazeteciler zaten siyasiler tarafından buna alıştırılmıştır...

Yanıtla . 15Beğen . 7Beğenme 09 Ağustos 00:55
01

Ahmet Cebeci - Sefa dostun, İbrahim dostun, Fikri dostun Tahir dostun, Cengiz dostun v.s v.s v.s. Çıkar paylaşımı kalmayınca dostluk ta sona eriyor demek ki. Yahu bir gün de çaycı Hüsamettinle dost olduğunu yazsana İsmet Bey. Ama sen güçsüz kişilerle dost olmazsın ki..

Yanıtla . 17Beğen . 6Beğenme 09 Ağustos 00:22


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi