Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8893
Euro 10,3885
Altın 495,27

Güngör Usta ile yapılacak çok işimiz var

Çok tuhaf bir ülke haline geldik. İhaleye fesat karıştıranlar, sahte resmi evrak düzenleyenler,  gerçek FETÖ’cüler, hatta uyuşturucu baronları, hatta hatta devletin yetiştirme yurtlarında büyüdükten sonra 18 yaşına gelip sokağa bırakılan genç kızları kendilerine cariye yapıp, intihara sürükleyenler, karısını, sevgilisini öldürenler falan ne kadar suçlu varsa aramızda ellerini kollarını sallayarak dolaşabiliyorlar.

Ama SES KOCAELİ’nin kurucusu, bu kentin benden sonraki en kıdemli gazetecisi Güngör Arslan hakkında bir tek somut delil ve suçlama olmamasına rağmen yaklaşık 160 günden beri T Tipi cezaevinde yatıyor.

Bugün, Güngör ile ilgili ilk kez iyi bir haber verme şansına sahibim.

160 günden beri Sayın Savcı iddianamesini hazırlayıp, mahkemeye vermiyordu. Avukatımızdan öğrendik ki, Sayın Savcı artık dosyayı tamamlamış ve mahkemeye vermiş.

Henüz elektronik ortamda (UYAP)’ta yayınlanmadı. Biz dosyanın içeriğini bilemiyoruz.

Ama yine bir iyi haber, Güngör’le ilgili dosya Ağır Ceza’ya değil, 12 nci Asliye Ceza’ya verilmiş. Yani, çete suçlaması bulunmuyor.

Asliye Ceza Mahkemelerinin yetki alanlarına giren mahkemelerin suç sabit görülürse verdiği ceza miktarları 5-6 yılı geçmiyor. Bu miktarda cezanın da infazı, bizim Güngör’ün bugüne dek hakkındaki dosya hazırlanmadan yattığına neredeyse denk düşüyor. Bunun açık cezaevi var, evde hapis koşulu var, denetimli serbestlik var falan.

Güngör’ü göz göre göre hukuk devleti ilkelerini ayaklar altına alarak, birilerinin kin ve nefreti nedeniyle 160 gün cezaevinde tuttular. Henüz mahkeme tarihi belli değil. Güngör için, bir Burhan Kuzu’nun çıkıp, hakime Saray’dan telefon etmesi, serbest bırakılması falan da mümkün değil. Ama bu şartlarda Güngör’e karşı yapılan hukuksuzluğun daha büyük boyutlara ulaşmaması halinde artık SES’in kurucusu gün saymaya başladı.

Ben, bu ay bitmeden salınmasını bekliyorum. Hukukçu dostlar, adli tatili de dikkate alarak, “Eylül ayının ortalarını bulabilir” diyorlar.

……………………..

Güngör’ün haksız yere yattığı yerden çıkışına yönelik ilk ışığı görür görmez hazırlık yapmaya başladım.

Bu süreçte ailesi ve bazı dostları görüş için cezaevine gitmişti. Ben hiç gitmedim. Daha doğrusu götürmediler.  “Abi çok uzun yol yürümen gerekiyor. Zaten yüz yüze görüşme de yok. Camın arkasından,  elinde telefon ahizesi ile görüşebiliyorsun. Senin için çok yorucu olur” dediler. Her hafta pazartesi günleri saat 11.00 gibi kızı Nazlıcan’ı telefonla aradığında görüşüyorum.

Şimdi Güngör’ün çıkışı için plan yapıyorum. Kandıra T Tipi Cezaevine çıkışında Güngör’ü almak için mutlaka gideceğim.

Benimle birlikte, Tuğrul, Sedat, Erkan da gelecekler. Güngör’ü T Tipi’nden aldıktan sonra hemen İzmit’e dönmeyecek bir Kerpe yapacağız. Güngör eşi ve kızı ile yaptığı son görüşmede, “En çok İsmet Abi ile oturup, rakı içmeyi özledim” demiş. T Tipi’nden Güngör’ü alıp, Hatta ben içime mayomu da giyeceğim. Kerpe’de Karagöz’ün önünden belki denize bile atlarım.

Bu planı hazırladıktan sonra bize çok önemli haberleri atlatmamızda büyük katkıları olan Erkan reis ile bir pazarlığa giriştim. Erkan reis dünya tatlısı bir adam. Bana göre bir kusuru var, içki içmiyor. Hatta içkili yere girmiyor. “Erkan reis” dedim. Bunca zaman sonra Güngör Usta’yı cezaevinden alıp, Kerpe’ye gidersek, ki o günlerde belki Çingene Palamut’u da çıkmış olacak, masada sen de bir duble içeceksin. Kutlamayı birlikte yapacağız. Erkan reis’in yüzü değişti, “İsmet Amca(koca adam bana Amca diyor) ben masada oturayım, meyve suyu içeyim” dedi. Düşüneceğiz bakalım.

Neyse, Güngör’ün çıkışı için gerçekten hazırlıklar yapıyorum.

İki tane önemli liste hazırlıyorum.

Biri bir hayli uzun olacak. Çünkü bu listede ne zaman başları sıkışsa kan ter içinde Güngör’e koşup maddi veya manevi yardım talep eden, O’nu yere göğe koyan adam varsa, bunlardan Güngör içeri girdikten sonra hiç kapımızı çalmayıp, hiç hatırımızı sormayanların isimleri yer alacak. Güngör’e bu listeyi verecek, “Bak bunlar dost falan değilmiş. Bundan sonra yüz verme” diyeceğim.

İkinci listede az isim yer alacak. Ama sağlam isimler olacak.

Her fırsatta hatır soran, gazeteye gelip giden, bir ihtiyaç var mı diye usulen de olsa soran gerçek dostlar yer alacak.

Listenin başında sevgili kardeşim Tuğrul yer alacak. İkinci sırada Erkan Reis. Elbette Sedat’tan da bahsedeceğim. Ama isminin karşısına, “Sedat zaman zaman kaytardı” diye de not düşeceğim.

Bu listede SES’in editörü Zerrin özel bir yer tutacak. Gazetemizin sayfasını hazırlayan editörümüz Zerrin, tam anlamıyla tek kişilik ordu. Hiç tatil yapmadan sabahlara kadar çalışıyor, sürekli gazeteye taze haber giriyor.

Sonra Nazlıcan’ın adını yazacak, karşısına da “Güngör Avukat kızınla gurur duy. Senin yokluğunda müesseseyi sendin iyi yönetti” diye not düşeceğim.

Yine bu listede sık sık gazeteye gelip, Güngör’ün eşi Suna Hanım’ın özel bir yeri olacak.

Kapanönü esnafları(özellikle Barkın ve Erhan), Turizmci Kadir, Körfez muhabirimiz Nabi, Güngör’e sunacağım bu “İyi adamlar” listesinde yer alacaklar. İyi adamlar listesinde bizi hiç yalnız bırakmayan çok değerli dost Yusuf Dayı da yer alacak. Kendi yolunu bulmak için bizi bırakıp giden Can için de belki bir satır ayırırım.

Bir başka liste daha hazırlıyorum. Güngör içeriye girdikten sonra, arkasından atıp tutan, rezilce yazılar yazanların listesi ve yazdıkları bu iğrenç yazılar. Hepsini görsün, okusun, kimin ne mal olduğunu bir kez daha anlasın istiyorum.

…………………….

Herhalde cezaevinden çıkarttığımız ilk gün olmaz. Ama ikinci veya üçüncü gün, yine bir mekanda aynı masaya oturduğumuzda  Güngör’e “Bak Usta” diyeceğim. “Artık ayağını yere sağlam bas. Bu kentte birlikte yapacağımız, yapmamız gereken daha çok iş var. İntikam soğuk yenir. Dikkatli olacağız. Eskisi gibi her habere atlayıp,  bu demokrasi dışı, hukuk dışı  ortamda  başımızı derde sokacak hiperaktivitelerden biraz vaz geçeceğiz. Artık bu kentteki dostumuzu, düşmanımızı  daha iyi tanıdık. Bu dönemden gerekli bütün dersleri alarak çıkmış olmamız gerekiyor” diye nasihat edeceğim.

SES KOCAELİ Güngör’ün. Ben yanında bir çalışanıyım. Ama Güngör bu mesleğe ilk girdiğinde ben O’nun amiriydim. Yaşça da büyük olduğum için bu kadar nasihat çekmeyi kendimde hak görüyorum.

Güngör’le ben, bu kentte içinde bulunduğumuz çok büyük zorluklara rağmen, son iki yıl içinde de önemli işler yaptık. Her şeyi bir kenara bırakın. Güngör ve Ben’im cesur ve kenti seven gazetecilik anlayışımız olmasa, bu şehrin en önemli işadamı, mümtaz şahsiyeti İbrahim Aracı şimdi İzmit sahilinin en güzel yerinde yeni bir zehir deposu inşa etmiş olacaktı. En azından bunu engelledik.

Daha birlikte yapacak çok işimiz var.

Ben Güngör’le seçim geçirmeyi çok istiyorum. Son 20 yılda hemen her seçimde ben ve Güngör karşı kamplarda yer aldık. Muhtarlık seçiminden belediye başkanlığı seçimine; minibüsçüler odası seçiminden Pazarcılar Odası seçimlerine, aklınıza hangi seçim gelirse gelsin. Birden fazla aday varsa, birinin yanında Güngör, birinin yanında Ben yer aldım.

Sanki adayların seçimi değil, Güngör’le benim seçimim yapılırdı.

Şimdi öyle değil. Şu Güngör’le aynı tarafta yer alarak bir milletvekilliği, bir belediye başkanlığı, bir Ticaret Odası seçimlerini görmeyi çok istiyorum.

Umarım nasip olur…

Bu kent kimin ne kadar gazeteci olduğunu, kimin ne kadar etkili olduğunu görür.

………………………….

Sevgili dostlar; ben farklı bir adamım. Farklı yerlerden bugünkü konumuma geldim. Benim kardeşim Nahit 54, babam Dündar Çiğit 60 yaşında öldüler. Ben 62 yaşındayım. Yani zaten uzatmaları oynuyorum.

62 yılı çok güzel yaşadım. Artık hiçbir şey umurumda değil. Hiçbir şey beni korkutmuyor. Çok iyi yaşadım. Dünyayı gezdim. En kaliteli viskiyi, en pahalı rakıyı içtim. Hiç para hırsım olmadı. Hiçbir karış mülküm olmadı. Kuruşuna kadar vergisi ödenmiş yüzde yüz helal kazancımla kafama göre yaşadım..

Rahmetli Babam ve rahmetli Kardeşim bu kentte racon kesen, her şeyi kendilerine dert eden insanlardı. Ben öyle değilim. Kimsenin işine karışmam. İşimi bitirip eve girince telefonumu kapatırım. Bütün samimiyetimle yazıyorum; benim her şeyim olan, beni hayatta tutan en değerli varlığım eşimle birlikte en mütevazi şekilde geçinebileceğim kadar emekli maaşım olsa, tek satır yazı yazmaz, bir daha özellikle şehrimizde çok adileşen bu mesleğin içinde yer almazdım.

Ama içinde bulunduğum şartlarda sanırım ölene kadar çalışmak zorunda kalacağım.

Hele bir Güngör çıksın, yapacağımız çok işler var bu şehirdi. Kırıp dökmeden, hiç kimseye kasıtlı düşmanlık yapmadan, ama bu kentte kimi insanların hiç hak etmedikleri yerlere gelmesini engellemek adına, bu kentte yaşayan herkesin menfaatini korumak adına yapacağımız çok şeyler olduğuna inanıyorum.

Güngör’ün dönüşünü özlemle bekliyorum.

Güngör çıkıyor diye de kimse korkup, panik yapmasın. Elbette hesap soracağımız, ölene kadar yakasına yapışık duracağımız insanlar var. Ama onlara bile insanca muamele yapacak, canlarını çok fazla yakmadan ne mal olduklarını bu kente anlatmaya çalışacağız.

Bu haftaki yazımda aslında bir densize, bir iğrenç adama (o kendini bilir) çok ağır biçimde ağzının payını vermeyi planlıyordum. Ama Güngör’le ilgili olumlu haberler her şeyin önüne geçti.

Bekle Kocaeli. Yakındır Güngör Arslan geliyor.

Bütün okurlarıma sağlıklı, mutlu , bereketli bir hafta dilerim..

Kendisini gazeteci sanan maymunlar bu yazıyı okumasınlar. Zaten ne demek istediğimi pek anlayamazlar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

07

Haktanyana - Abi bu habere çok sevindim,bende inanıyorum ki Güngör abi çıkınca herşey çok daha güzel olacak,çakal takımı kaçacak yer arayacak kendini gazeteci zanneden ahlak yoksunu karaktersizler, insanların haklarını yiyen şerefsizler,parayla kendini satanlar ve buna benzer tipler rahat hareket edemiyecekler.Saygılarımla

Yanıtla . 5Beğen . 7Beğenme 16 Ağustos 11:04
09

Korhan - @Haktanyana 07 nolu yoruma cevabı: Heee evet herkes kaçacak yer arıyor şimdiden....

Yanıtla . 7Beğen . 2Beğenme 16 Ağustos 20:40
06

kocaeli'li - yapılacak çok iş var derken rakı balık özleminizden başka birşey gözüme çarpmadı.Ülkemize ve kocaeliye rakılı halinizle de pek faydalı olacağınızı sanmam.yine de yüzün için ne yaparsanız yapın düzgün haber yapmaya çalışın.iftira ve karalama kampanyası olmadan.gerisi bizi ilgilendirmez çünkü

Yanıtla . 11Beğen . 6Beğenme 16 Ağustos 09:55
05

Dr Ersoy Kandemir - O Başsavcı Habip Fikri Işık gibilerle bu ilin ışığı zayıf yanmaya devam edecek gibi.Ampülü patlatıp yenisinin takılmasıyla belki daha aydınlık olabilir.Hasan ve Hüseyin sizler daha iyi göreceksiniz o vakit İzmit Çocuklarına haksızlık yapmanın ne demek olduğunu.Güngör beyin çıkacağına kanaatim tamdır bugünkü sizde hissedeceksiniz bunu

Yanıtla . 9Beğen . 5Beğenme 16 Ağustos 09:27
10

Süleyman - @Dr Ersoy Kandemir 05 nolu yoruma cevabı: ampul 20 sene evvel patladı uyan bir daha hiç yanmayacak Türkiye karardı bu gerçeği kabullen

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 16 Ağustos 23:33
04

Can - Bu gazete çok büyük olacak..Gayret İsmet Çiğit..

Yanıtla . 6Beğen . 10Beğenme 16 Ağustos 08:40
03

Korhan - Öncelikle geçmiş olsun gözünüz aydın. 2 tane cok büyük hata var yazıda... Birincisi dosya ağır cezaya degil asliye hukuka gitmis , suç sabit görülse bile en fazla 5 6 yıl ceza verirler , o da yattığına denk gelir çıkar demissiniz. Niye asliyeye gitmesine bu kadar sevindiniz ki... siz demiyor muydunuz en ufak sucu yok Güngör 'ün , tertemiz , hicbirsey bulamazlar diyen ? E bu durumda ha ağır ceza ha asliye hukuk.. neden bu kadar sevindiniz ağır cezaya dosya verilmemesine ? Hayırdır? Madem tertemiz , ağır cezaya bile verilse oh dosya sonunda hazirlanip verildi , zaten sucsuz demek ki ilk duruşmada çıkacak demeliydiniz... biraz sucu kabullenmek gibi olmuş sizinki... neyse neyse:) ikincisi artik Güngör'ü ikaz edicem her haberi yazmayalım diye belirmişsiniz . E hani korkusuzca herseyi yazmaya debam etmek , yoldan dönmemek, yılmamak falan ? Nooldu o cesur yüreğinize??

Yanıtla . 8Beğen . 7Beğenme 16 Ağustos 01:40
02

Nabi Telekom - Güngör ve İsmet size çok iş düşüyor bekliyoruz..

Yanıtla . 10Beğen . 5Beğenme 16 Ağustos 00:22
01

Tk1974 - Kalemin gerçekten çok kuvvetli üstad. Allah seni yazı yazman için bu dünyaya göndermiş. Sen yaşadıkca yazmalısın ...

Yanıtla . 11Beğen . 7Beğenme 16 Ağustos 00:10


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi