Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21

Arayıp da ulaşamıyorsanız bilin ki, Adliye’deyim

Uzun süre koronavirüs önlemleri nedeniyle Adliyeler durmuştu. Arkasından adli tatil başlamıştı.

Hepsi bitti. Artık mahkemeler, adliye tam zamanlı çalışıyor.

Tabii bizler için de yeniden hakim karşısına çıkma, savcılara ifade verme dönemi başladı.

……………………..

Yanlış anlaşılmasın. Kimseyle bir alıp veremediğim yok. Her gün pek çok AKP’li trol bana ağza alınmayacak hakaretler yağdırıyor da bir kişi için bile şikayetçi olmuşluğum yok. Yani ben kimseden davacı falan değilim.

Ama sürekli benden davacı ve şikayetçi olan iki kişi var:

Biri Derince’de yıllardır depoladığı BHC isimli zehirlerini kaldırmayan, üstüne üstlük bir de İzmit sahiline yeni zehir deposu inşa etmeye kalktığında karşısında beni bulan ünlü işadamımız Vefa İbrahim Aracı.

Diğeri Belediye Başkanı olana kadar “Abi abi“ diye peşimden ayrılmayıp, Başkan olur olmaz ilk iş beni 50 yıllık işimden kovduran Büyükşehir Belediye Başkanımız Doç. Dr. Tahir Büyükakın.

Her yazdığımdan şikayetçi olup, dava açıyorlar.

İbrahim Aracı’nın avukatı kız kardeşi. Yani mahkemeler için para bir cebinden çıkıyor, aile içinde kalıyor.

Tahir Büyükakın’ın avukatı, anlı şanlı Halit. Mahkeme masrafları Tahir’in de cebinden çıkmıyor, Büyükşehir Belediyesi ödüyor.

Onlar için hayat güzel.

“İsmet Çiğit yalan yazdı” diyorlar. “İsmet Çiğit hakaret etti” diyorlar. Avukatları bir dilekçe veriyor, savcılar hemen beni mahkemeye çağırıyorlar.

Aslında açtıkları davaların büyük bölümünden beraat ettim. Ama bunlar bir türlü sakinleşemiyorlar. Nasıl olsa onlar için dava açmak bedava. Habire dava açıyorlar.

Açtıkları davalarda “Şikayetçi” kimliği ile mahkemeye gelip, benim karşıma çıksalar, gözlerimin içine bakabilseler, buna da razıyım. Ama onlar mahkemelere de gelmiyorlar.

“Sanık Serdar İsmet Çiğit” sürekli adliye koridorlarında. Mübaşir adını seslensin de mahkeme salonuna girsin diye bekliyor.

………………………

Her akşam eşim, ertesi sabah işe giderken giyeceklerimi hazırlar, bir sandalyenin üzerine koyar. Artık her akşam ertesi günün kıyafetlerini hazırlamadan önce bana “Yarın mahkemen var mı?” diye soruyor.

Mahkemeye, hakim önüne çıkacaksam hiç değilse “İyi halden” yırtayım diye gömlek kravat hazırlıyor. Ertesi gün mahkemem yoksa, bir kot pantolon, bir tişört tamam.

Adliye binasına girdiğim andan itibaren, benim uyduruk cep telefonumu kapatıyorum. Bu hafta ve bundan sonraki haftalarda beni arayıp da ulaşamayan dostlarım, okurlarım olursa, merak etmesinler. Anlasınlar ki, yine Aracı veya Büyükakın’ın açtığı bir dava nedeniyle Adliye’de bulunuyorum.

…………………

Bu adamlar benden ne istiyorlar, anlamadım. Para cezasına çarptırılmamı istiyorlarsa, bir kez daha açık açık belirteyim: Beş kuruş param yok. Bir karış toprağım, tapulu malım falan da yok.

Hapse girmemi, sürüm sürüm sürünmemi istiyorlarsa, başlarına iş alırlar. Çünkü ben Güngör gibi dayanıklı bir adam değilim. Cezaevine atılacak olsam normal koğuşa alınmadan, karantina salonunda geberir giderim.

İdama mı mahkum ettirecekler. Biraz dişlerini sıkıp sabretsinler. Zaten kısa zamanda geberip gideceğim.

Benim kendilerine hakaret ettiğimi söyleyip şikayet ediyorlar. Ne büyük iftira…

Ben köpeklere “Hoşt “ demeyen adamım. Bunlar kim ki bunlara hakaret edeyim.

“Yalan yazdığımı” söyleyip dava açıyorlar. Neyi yalan yazmışım. Açık açık diyorum ki, “Ben yazdıklarımın doğru olduğuna dair Kuran’a el basar çoluk çocuğum üzerine yemin edebilirim. Sen yazdıklarımın yalan olduğuna dair yemin edebilir misin?” yine tık yok.

Biraz daha bekleseler, zaten sosyal medyaya sansür yasası çıkacak, o zaman SES KOCAELİ’yi hepten kapattırırlar, olur biter.

Tek amaçları bana eziyet çektirmek. Her gün adliyeye gidip geleyim, zaman kaybedeyim, perişan olup sürüneyim.

Beni böyle susturacaklarını sanıyorlarsa çok yanılıyorlar. Daha çok kızıyorum onlara, daha çok bileniyorum.

Ne yani onlar dava açacak, beni mahkemelerde süründürecek diye, “İbrahim Aracı’nın zehirleri bu şehrin burnunun dibinde 30 yıldır duruyor, havaya yayılıyor” diye yazmamayım mı? ” İbrahim Aracı İzmit’in burnunun dibine yeni zehir deposu yapacak, bu şehri gebertecek” diye bu kenti uyarmayayım mı?

Ya da “Tahir Reis Pandemi yasakları döneminde iki yıl yan gelip yattı. Tam okullar açılıp, esnaf iş yapacakken İzmit’in içine etti. İzmit’i perişan etti” diye yazmayayım mı? Zaten benden başka bu şehirde bunları yazan kimse yok. Ben de susayım, “Şu Vefa İbrahim Aracı ne kutsal bir adam. Bu kent için en büyük hizmetleri yapıyor” diye, ya da “Bu Tahir reis peygamber gibi adam. İzmit’i ihya etti” diye yalan mı yazayım?

Gidip geleceğiz Adliyelere, Hakimler, Savcılar karşısına başım dik, çıkacağım, kendimi savunacağım.

Hala ve her şeye rağmen, yargıya güveniyorum.

Ama zor bir süreçten geçiyoruz ve başımıza ne geleceğini kestiremiyoruz. Siz de doğruların kazanması için bana lütfen dua edin.

Saygılar, sevgiler. Sağlık ve mutluluklar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

09

Atalı - Vefa İbrahim Aracı ne yapmış? tabi ki İbrahim Aracı ‘nın avukatı değilim, ihtiyacı olduğunu da düşünmüyorum fakat sürece şahitlik yapmış bir kişi olarak yalan, nefret dolu itibarsızlaştırma adına yazılanlara üzüldüm.

İbrahim Aracı 1994 yılında Korumayı satın aldı. Koruma özellikle bölgemiz ve ülkemiz adına önemli sanayi kuruluşlarından birisidir. İbrahim Aracı Korumayı satın aldığında fabrika sahasında dahi olmayan bu mallardan haberi yoktu. Dolayısıyla BHC tarım ilacını deyim yerindeyse kucağında buldu ve 1994 yılından itibaren bu yıla kadar BHC tarım ilacının bertaraf edilmesi için çalmadığı kapı, yapmadığı fedakarlık kalmadı. Bu yıl itibariyle BHC Tarım ilacı İbrahim Aracı tarafından organize edilerek bertaraf edilmiştir. Özellikle bunu bilgilerinize sunmak isterim bağlı olarak İbrahim Aracı 1994 yılında Korumayı satın aldığında kaderine terk edilmiş, çürümeye yüz tutmuş, elektriği kesilmiş , suyu kesilmiş, faaliyetleri durdurulmuş, içerisinde fabrikayı bekleme adına 20 kişinin bulunduğu bir sanayi kuruluşuydu. Oysa ki bugünlere gelindiğinde içerisinde 600 kişinin çalıştığı Türkiye’nin en modern kimya kuruluşlarından bir tanesidir.

Faaliyetlerini yürütmüş olduğu süre içerisinde çevreyle sivil toplum örgütleri ile ilişki içerisinde olmuş ve desteklemiştir. Yanlış hatırlamıyorsam Kocaeli ‘nde bulunan büyük sanayi kuruluşlarının içerisinde merkezi Kocaeli ‘de olup vergisini Kocaeli ‘ne ödeyen de tek kuruluştur. Kalın sağlıcakla..

Yanıtla . 7Beğen . 1Beğenme 13 Eylül 15:25
08

Derinceli - Safi Derince limanı, başiskele liman ve depoları yapılıyor hiç yazmıyorsunuz. Ama vergisi Kocaeliye veren, Hastahane, okul daha birçok şeyi bu şehire yapan insanlar için evet yalan yazıyorsunuz.

Yanıtla . 5Beğen . 8Beğenme 13 Eylül 14:37
06

Derinden - Bhc konusu 50 yıllık konu idi. Aracı sayesinde bitti Sayın yazar. Keşke bundan haberiniz olsaydı.

Ama derdiniz aracı’dan rahatsız olanlara hizmet edip , onlardan nemalanmak heralde.

Yanıtla . 6Beğen . 8Beğenme 13 Eylül 12:56
05

Kaya41 - Doğru bildiğiniz,gerçekleri yazmaktan asla vazgeçmeyin.Karşınızda ki kim olursa olsun.

Yanıtla . 5Beğen . 3Beğenme 13 Eylül 11:11
04

Yahya Kaptan - BU bhc KONUSU, İZMİT İÇİN YAKLAŞIK 30 SENELİK BİR BELA.

LAKİN BU DEPOLAMA, KORUMA TARIM İLAÇLARI A.Ş. iş bankası SAHİPLİĞİNDE İKEN

OLUŞMUŞ BİR BELA.

( KORUMA TARIM İLAÇLARI A.Ş. DAHA SONRADA TURGUT ÖZAL KARARLARI İLE MALUM

halil bezmen VE DE AKABİNDE ibrahim aracı BÜNYESİNE YÖNLENDİRİLDİ!!!)

DOLAYISI İLE GERÇEK SUÇUN VE SORUMLULUĞUN KİMDE OLDUĞU KAMUOYUNDA SORU

İŞARETİ.

BUNUN DOĞRU BİR ŞEKİLDE YAZILMASI, İZMİT KAMUOYUNUN BİLGİLENDİRİLMESİ

GEREKMEKTEDİR.

KOLAY GELSİN.

Yanıtla . 6Beğen . 2Beğenme 13 Eylül 08:16
03

Serkan - Abi param yok diyorsunda Özgür Kocaeli gazetesini sattığın paraları ne yaptın ? Tahir reis aracı olmuş Haldızlara iyi paraya satmışsın diyorlar

Yanıtla . 5Beğen . 9Beğenme 13 Eylül 07:32
02

Korhan - Ah sevgili ismet... bu kentin en kıdemli en iyi gazetecisi olduğunu her fırsatta dile getiren ismet... acaba bu Ibrahim Aracı 'nın zehirleri diye anlattığın BHC hakkinda ne biliyorsun ? Ne kadar araştırdın ne bilgiler var elinde bir yazsan da biz de görsek senin araştırmacı gazeteciliğini...Ama sadece 30 yıldır saklanan zehirler var atin bunları diye sokak ağzıyla değil.... Ne biliyorsan bu konuda bizi de aydınlat lütfen biz de Izmitliyiz sehrimizi seviyoruz madem biliyorsun yazıver de biz de bilelim... Bir de okul , hastahane yapti diyorlar onlarla ilgili de bi araştırma yapıver, acaba yalan mi hastane falan yok mu ortada, bir anlativer bize... böylece kim hakli biz karar verelim. Belgelerle kesin bilgilerle kayitlarla gel ama...

Yanıtla . 8Beğen . 10Beğenme 13 Eylül 00:38
07

Korhan - @Korhan 02 nolu yoruma cevabı: Nooldu gerçekleri araştır da belgeleriyle ortaya koy deyince bazıları beğenmemişler... oturdugu yerden yazmasin deyince neden rahatsiz oldunuz ? Ne olduğunu bile bilmedigi maddeler hakkinda oturduğu yerden sallamaya devam mi etsin ? Okulu hastaneyi ismet efendi yaptırdı da bilgimiz mi yok ? Ilgincsiniz...

Yanıtla . 3Beğen . 3Beğenme 13 Eylül 13:13
01

Emre Şenler - İsmet abi sen işini bilirsin ama bunlarla uğraşmak zor yinede kendin bilirsin Allah'a emanet ol.

Yanıtla . 9Beğen . 5Beğenme 13 Eylül 00:35


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi