Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 9,5123
Euro 11,0920
Altın 545,08

İbrahim Kardeş, Tahir Reis, Av. Halit; Karşıma gelin, gözlerimin içine bakın

Geçen haftanın son günü (Cuma) ve bu haftanın ilk günü (Pazartesi) zamanımın önemli bölümünü Kocaeli Adliyesi’nde geçirdim. Allah’a şükürler olsun; alnım ak, yüzüm pak. Size bu iki günün hikayelerini anlatacağım.

………………..

Ceza alıp almamak çok önemli değil. Adliye’ye gidip gelmek, benim için çok büyük işkence. Yani hakkımda dava açanlar, aslında beni içeri attıramıyorlar ama azap çektirip, intikam alıyorlar.

Cuma günkü dava, çok meşhur işadamımız Sayın İbrahim Aracı’nın açtığı hakaret davasıydı. Daha önce bu davalardan defalarca beraat etmiştim. Ama Aracı’da avukat çok. Temyize gidiyor, dava tekrar açılıyor.

Geçenlerde yine Adliye’ye gitmiştim. Ana kapıdaki merdivenlerde yanlış koridora girmişim. Basamakları çıkıp, kapıya geldim, giremiyorum. Yeniden en aşağıya inip, öbür koridora girmeye üşendim. Merdivenler üzerindeki demir boruların altından öbür tarafa geçeyim dedim. Demir boruların altından geçmek için eğildim, cambazlık yapmam gerekiyordu. Dengemi kaybedip, herkesin önünde merdivenlerde yere serildim. Oğlum Can koştu, hem halime gülüyor hem beni yerden kaldırıyordu.

Neyse Adliye binasına girdik. Girişte cebinde ne varsa çıkartıyorsun, X-Ray’den falan geçiyorsun. Neyse, bunlara alıştım. Ama Adliye binasında vatandaşın hiç değeri yok. Mesela davanız 9 ncu Asliye Ceza’da. Giriş katındaki tabelaya bakarsanız, mahkeme salonu 1 nci katta görünüyor. Çıkıyorsunuz 1 nci kata, mahkeme burada değil. Tabelaların hepsi yanlış. Hepsi eski. Bu sadece benim sorunum değil. Adliye’deki herkes duruşmasının görüleceği salonu arıyor. Tabelalar da herkesi yanıltıyor.

………………..

Neyse, gelelim Muhterem işadamı İbrahim Bey’in davasına. Mahkemeye bir dilekçe vermiş ki okusanız katılarak gülersiniz. Aracı dilekçesinde kendisinin ne kadar muteber adam olduğunu anlatıyor. Kaç tane sağlık tesisi, eğitim tesisi yapmış, kaç kişiye ekmek vermiş. Öyle büyük adammış ki, atları Londra Hipodromunda İngiltere Kraliçesi’nin atlarıyla yarışıyormuş. Bunları yazmış İbrahim Aracı beni şikayet dilekçesinde. Sonra “İsmet Çiğit bana hakaret etti. Benim gibi büyük adamı toplum önünde gözden düşürdü” diye şikayetçi olmuş.

Ben ne demişim İbrahim Aracı hakkında: “Sahibin olduğun tonlarca BHC isimli zehirli kimyasalı neden imha etmedin? İzmit sahiline yeni bir zehir deposu yapmayı nasıl izah edebilirsin? Hakaret mi bunlar.

Atları İngiltere Kraliçesinin atlarıyla yarışan ey büyük İşadamı İbrahim Aracı. Bu İzmit’te biz üç-beş kişiyiz. Birbirimizi biliriz. Ben senin rahmetli babanla arkadaştım. Kimin geçmişte ne olduğunu, nereden nereye nasıl geldiğini hepimiz biliriz. Eskiden bana açtığın davalara avukat olarak kardeşini gönderirdin. Artık kız kardeşini de duruşmaya göndermiyorsun. Senin elinde çömez avukat çok. Benim davama da gencecik bir avukatı göndermişsin. Bir davada da karşıma çık. Gözlerimin içine bak. Hakim, son davayı 5 Ocak’a bıraktı. Gel, davacı olduğun mahkemede karşıma geç, benim gözlerimin içine bak.

……………………….

Pazartesi günkü dava, yine Tahir Reis davasıydı. Hatırlarsınız; Pandemi yasakları döneminde Tahir Reis ortalığa atılmış, “İzmit esnafına bilmem kaç milyon TL destek veriyoruz” demişti. Onlarca esnaf bana ulaşmış; belediyeden beş kuruş yardım alamadıklarını, destek taleplerinin geri çevrildiğini anlatmıştı. Büyükşehir Belediyesi’nin “Esnafa destek” adı altında dağıttığı alışveriş kartları da sadece AKP’li veya Suriye kökenli esnaflara ait dükkanlarda, marketlerde geçerliydi. Bana gelen şikayetler üzerine bunları yazmışım. Tahir Reis, avukatı Halit’e emir vermiş. Hatip dilekçeyi döşenmiş, “İsmet Çiğit ırk, din, mezhep ayrılıkları üzerinden bölücülük yapmış. Toplumu birbirine düşürmüş” falan demişler. Üstelik sadece benim hakkımda değil, olum Can Çiğit hakkında da davacı olmuşlar. Garibim Can’ın gazeteyle, gazetecilikle falan hiç alakası yok. Bana yardımcı olmak, şoförlüğümü yapmak için gazeteye gelip gidiyordu. Benden para pul alamayacaklarını bildikleri için, işin içine oğlumu da katmışlar. Garip, benimle birlikte yargılanıyor.

Mahkeme salonuna girince, hakimin karşısındaki “Sanık Kürsüsü” önünde dikiliyorsunuz. Sanki, rakip takımın kullanacağı frikik atışı önünde kaleyi korumak için baraj kurmuş futbolcu gibi ellerini önünüzde kavuşturuyorsunuz.

Ben sürüne sürüne Adliye’ye gelmişim. Binadaki bütün katları dolaşıp, sonunda mahkeme salonunu bulmuşum. Sıra gelsin diye beklemiş, 3 saatimi heba etmişim. Hakimin karşısında baraj kurmuş futbolcu gibi dikiliyorum.

Ama şikayetçi olan, beni oraya getiren Tahir ortalıkta yok. O’nun avukatı Halit de yok. Genç, garip bir kadın avukatı göndermişler, kızcağız “Müvekkilime hakaret etti. Davacıyız” deyip, duruyor.

Önce Savcı mütalaasını okudu.  “Hakaret falan yoktur, sanıkların beraatine” dedi. Sonra hakim  “Savcının talebi doğrultusunda sanıkların beraatine” diye hükmü verdi.

Sanık kürsüsünde yanımda duran oğlum benim çok gergin olduğumu fark etti, kulağıma eğildi, “Aman baba, duruşma  sonunda kadın avukata laf falan söyleme. Cayır cayır bağırmaya başlar, bizi burada rezil eder” diye uyardı. Oğlum tembih etmese aslında hakimin beraat kararı sonrasında genç kadın avukata dönüp, “Tahir’le Halit’e selam söyle” diyecektim.

Demedim, çıktım salondan. Cuma günü 3 saatim İbrahim Aracı için, pazartesi günü üç saatim Tahir’le Halit için gitti. Sigara içemedim. Telefonumu kapattım, iş yapamadım. Benim zararımı kim karşılayacak. Tahir’le Halit eminim beraat kararı sonrası itiraz için üst mahkemeye giderler. Ya da bu yazıya falan da yine dava açarlar.

Tahir Reis, makamına davet edip, Faruk Bostan’la bile konuşuyormuş. Benim karşıma çıksın. Eskiden “Abi abi” diye peşimde koşardı. Av. Halit her seçim döneminde aday adayı olduğunda ceketini ilikler, torpille bir yakınımdan randevu kopartıp beni ziyarete gelip, kendisinin ne bulunmaz adam olduğunu bana anlatırdı.

Bir dahaki mahkemeye gelsinler. Karşıma geçsinler. Gözümün içine baksınlar. Bunu istiyorum. Bunu yapsınlar, ben onları af edeceğim.

Bu arada eski gazetem ÖZGÜR KOCAELİ’nin ve ilimizdeki diğer iktidar uşağı gazetelerin yöneticilerine sesleniyorum. Ben Tahir davalarında mahkum olayım diye dört gözle bekliyordunuz. Bakın, bir davada daha beraat ettim. Hadi, bunu da yazsanıza, “İsmet Çiğit Tahir’in davasında beraat etti” diye başlık atsanıza.

Sizi gidi maymun gazeteciler,  gerçekleri yazmaya yüreğiniz yeter mi?

Beni susturamayacaklar sevgili dostlar. Onlar üzerime geldikçe, ben sizin, bu kentin, İzmit’in desteğini yanımda hissediyor ve daha güçlü hale geliyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar, ben bunlarla uğraşmaya, gerçek yüzlerini ortaya çıkartmaya devam edeceğim.

BİR NOT: Pazartesi günkü yazımda, Behçet Karan’ın vefatının ardından bütün AKP’lilerin aileyi arayıp taziye belirttiğini, CHP’lilerin aramadığını yazmıştım. Bu yazı üzerine Metin Karan kardeşim aradı. Cumartesi günü, (Henüz benim yazım yayınlanmadan ama Behçet Amca’nın vefatından 4 gün sonra) İzmit Belediye Başkanı Hürriyet aramış, taziye sunmuş, “O gün Genel Başkanımız İzmit’teydi. Bu nedenle sizi arayamadım, özür dilerim” demiş.

İzmit’te Köfteci Behçet ölmüşse, oğlu Metin’i ilk arayan kişinin İzmit Belediye Başkanı, ikinci kişinin CHP il başkanı olması gerekirdi. Fatma Hanım’ın mazeretini Metin kardeşim kabul etmiş olabilir. Şahsen ben kabullenemiyorum. Umarım, Fatma Başkan böylesi büyük hata ve ihmalleri tekrarlamaz.

Ayrıca dün CHP İl başkanı Yıldızlı da beni aradı, hata ettiğini ve çok üzgün olduğunu belirtti. Yakınlarından rahatsız olup hastanede olanlar olduğunu ancak bunun bir mazeret olmadığını söyleyerek, "Metin Abi'yi aramayı unuttum, özür diliyorum" dedi.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

10

kocaeli'li - sayın çiğit düşman olduğunuz gazeteciler hapse girin diye uğraşmıyorlar ama siz batsınlar,tahir reis ilk seçimde sandığa gömülsün istiyorsunuz.içiniz fesat maalesef.siz emekliye mi ayrılsanız kendi sağlığınız için

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 16 Eylül 16:40
09

Doğrucu - Bir gazeteci olarak .Fatma Hanımdan bahsederken Fatma hanım diye yazıyorsunuz Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın dan bahsederken Tahir reis diye yazmanız hiç yakışık almıyor. Birde siz bir gazeteci bir yazar olarak mesleğiniz kalem tutmak. Kocaeli de kabul görmüş, kadın erkek hiç kimseden bu şekilde bahsetmeniz doğru değil. Taraf olsanız bile…. Aynı şeylerini yazmanızdan da çok sıkıldık. Tahir reis ile mahkemelik olmuşsun kanun karşısında işini çözmüşsün. Dön dolaş aynı şeyler yazıyorsun. Her adliye ye gittiğinde aynı hikaye. Sorun alkol içmen değil, ama bi yerden bi kısıtlama yapıp avukat işini çözmen lazım kendi konforun için.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 15 Eylül 01:27
08

Soran Adam - 1-) Kapalı olan adapazarı tren istasyonlarının niye açılmadığını sordunuz mu?

2-) Kuruçeşme tramvay işinin ne kadar süreceğini sordunuz mu?

3-) Gölcük ve Kartepe tramvay projelerini son durumunu sordunuz mu?

4-) Karaman hızlı tren projesi 1 milyar ihale bedeli ile 5 yıl geçikme olmasına rağmen bitmemiş iken gebze metro ihalesinin 5 milyar bedel ile ne zaman biteceğini sordunuz mu?

5-) Hızlı trene niye bilet bulamadığımızı sordunuz mu?

6-) Köseköy meslek yüksek okulu kapatılması konusunda hülagüden "meslek okullarını merkeze topluyoruz" cevabını aldığınızda diğer meslek okullarının niye merkeze alınmadığını sordunuz mu? yetmezmiş gibi körfez de hukuk bölümün açılması için niye belediyenin bina yaptığını sordunuz mu?

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 14 Eylül 14:19
06

Özgür - Bhc ile aracının alakası olmadığını bile bile taraflı yazıyorsun. Bhc ler orada iken Aracı için methiyeler düzdüğün bir çok yazı var. Babası rahmetlininde senin ile arkadaş olması mümkün değil. Başkası ile Karıştırmışsın yine .

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 14 Eylül 13:01
05

Cenk Cemil - Şahsen bendeniz de yüzde yüz haklı çıkacağım veya tazminat alacağım davalar bile olsa Adliye koridorlarında bulunmayı hiç mi hiç sevmiyorum ! Oralara Allaha kimseyi düşürmesin diyorum !

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 14 Eylül 12:01
04

Kerem1441 - İsmet Bey mektup köşesinde de bu yazınının aynısı var.Geçitte fazla içince köşe yazısı yazma. Zaten bıktık bu sözde kovulma hikayesini yüz kere yazdın bir de adliye hikayelerinin aynısını yüz kere dinledik.o zaman bir avukatla anlaşın kurumsal olarak davalarınızı o takip etsin. O kadar Fatma Hanıma yıkama yağlama yapıyorsun sana belediye kontenjanından bir avukat verir.Ne yapalım yani yazında üslubuna dikkat etmiyorsan? ha birde bu senin bir yazın yüzünden Fatma Hürriyette seni mahkemeye vermişti o mesele ne oldu onun hakkında neden yazı yazmıyorsun? Beraatmi oldu cezamı aldın bilgi verirsen öğrenelim .Eğer beraat ettiysen sende onları hakaretten mahkemeye ver

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 14 Eylül 11:54
02

Objektif - Rakı, balık, Geçit durumlarını az tut, az gez, bir avukat tut, sen de gitme adliyeye.Bu acıtasyon yazılarına gerek kalmaz!

Yanıtla . 4Beğen . 20Beğenme 14 Eylül 08:57
07

Bahar Dali - @Objektif 02 nolu yoruma cevabı: İÇTİĞİNİ BAZILARI GİBİ GİZLEMİYOR ALLAH BİLİYOR KULDAN GİZLEMEK NEDİR Kİ;) TABİİİ BİZİM ÜLKEDE İÇMEDE BAŞKA NE HALT YAPARSAN YAPPPP DEMİ

KAFANIZDA BİR TEK HARAM ALKOL....

ADAMIN HUKUKİ BİLGİSİ VAR AVUKATA GEREK DUYMAMIŞ... SUÇSUZ İNSAN ÖZGÜVENİ BENCE TAMAMENNNNN!!!

TAŞ AT

ÇAMUR AT

AT ATABİLDİĞİN KADAR

BİR GÜN ADALET HERKESE LAZIM OLUR BU KADAR HOR KULLANMAYIN SAYIN YORUMCULAR!!!

Yanıtla . 10Beğen . 3Beğenme 14 Eylül 14:02
03

Asi Sosyolog - @Objektif 02 nolu yoruma cevabı: Rumuzunuza tezat, taraflı bakarsanız size acıtasyon gelir. Bize orantısız güce karşılık ezilmeyen ve istenildiğinin tersine kişisel zevklerinden ödün vermeyen bir İsmet Çiğit gibi gelir. İnsan gibi yaşamak lüks değildir. Ele verir talkını kendi yutar salkımıcılar, baş kaldıranları gördükçe çıldırıyorlar, artık millet uyandı diye.

Yanıtla . 16Beğen . 2Beğenme 14 Eylül 10:09
01

Ahmet Cebeci - Hürriyet ile Harun'u toplasanız bir adam etmezler. Yaptıklarından belli her şey..

Yanıtla . 2Beğen . 11Beğenme 14 Eylül 00:13


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi