Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31

Ben artık parkta yatıyorum

Yıldızlardan yapılmış bir yorgan örttüm üstüme.

Uzanmışım yeşil çimenlere boylu boyunca.

Derin derin çekmişim sıcak geceyi içime.

Ben mekanımı çoktan seçmişim, ne ev sahibi, ne pul, ne senet.

Ne suyun derdi, ne de elektrik.

Ben artık parkta yatıyorum, ben artık parkta yaşıyorum…
 
Gelmiş geçmiş en büyük seslerden rahmetli Tanju Okan’ın şarkısı dolandı dilime birkaç gündür. Ülke çapında üniversiteleri kazanıp, kaydını yaptıran ancak yurt ve barınma sorununa çözüm bulamayan öğrenciler gündem konusu. Ekonominin durumu malum, üstüne bir de okulların açılmasını kendilerine faydaya dönüştürmeye çalışan, pandeminin bütün mali yükünü öğrenciden çıkarmaya çalışan ev sahipleri de cabası. Yurt sayıları yetersiz, kiralar neredeyse ederinin iki üç katı olunca öğrenciler de her haksızlığa uğrayan insan gibi, hakkını aramaya, sesini duyurmaya çalışıyor. Çaresiz öğrenciler ailelerinden ayrı, okumaya gittikleri şehirlerde geceleri parklarda sabahlamaya başladı. Şehrimizde de Cumhuriyet parkındalar.
 
Bu işin bu raddeye geleceği belli miydi? Kesinlikle evet. Sosyal devlet düzeninde ve Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde barınma ilk ve en temel gereksinim basamağındadır. Öyle olmak zorundadır. Asla lüks değildir.
 
Dualarla, binbir şatafatla açılışı yapılan Amerika’daki Türk Evi ile burada sokaklarda yatan gençleri kıyaslayanlar, bir de bu gençlerin çeşitli örgütler ve siyasi partiler tarafından fonlandırılıp, bu hareketin planlı olduğunu öne sürenler var. İki ayrı zıt düşünce. İlk düşünceye baktığımızda; evet adil ve eşit gelir dağılımı, hak bölüşümü yok gibi duruyor büyük resimde. İkinci düşünce; onlarca yıl bir arpa boyu yol gidemeyişimizin kaynağıdır. Haksızlığa uğrayıp sesini çıkarana, hatta daha çıkarmadan şöyle bir diklenene hemen bölücülük, kutsal değersizlik etiketi yapıştırırız ki, uyulması gereken sürümüz kalabalık, asiler azınlıkta kalsın. Felsefi düşüncede bu böyle. Bir de çözüm arayışına bakmalıyız. Şapkayı önümüze koyup düşünmeliyiz. Genel ve yerel yönetimlerdeki en yetkili makam sahibinden, en sıradan vatandaşa, nedenini tartıştığımız kadar çözümüne odaklansak biraz işler değişir.
 
Konu ile ilgili haberlerin yorumlarını okuduğumda, sol düşünceye ve sol partilere veryansın edenler, öğrencilerin para ile tutulduklarını söyleyenler; bilmezler mi sol demek eşitlik, ekmeği bölüşmek, çözüm odaklı düşünmek, fikrini açıkça dile getirmek, haksızlığa karşı çıkmak demek değil mi? Asıl bir lokma bir hırka yaşayanlar solcular ve devrimciler değil mi? Sosyalist zihniyet zaten budur. Siz bakmayın sonradan dönüşen, değişen, sözde gelişen sol partilere, çoğu şehirdeki sol veya sosyal demokrat parti il başkanlarına ve altlarındaki son model arabalara, lüks evlere. Sezen Aksu’nun bir şarkısındaki “benim zarar bildiğim; el aleme kar” cümlesi, olması gereken sol düşüncenin özüdür. Her ne kadar Sezen de bazen değişse de, o cümlesi düşündürücüdür.
 
Bu gençlerin para ile tutulduklarını düşünen, onlardan öcü gibi korkan, küçüklüklerinde ailelerinden kodlandıklarıyla bugünlere gelen insanlar, o ayrımı kafalarında tezahür edemeyebilir. En sağlam aktivistler, sol düşünceye mensup insanlardan çıkmaz mı?
 
Bir de madalyonun diğer bir yüzü var. Diyelim ki öyle, dedikleri gibi. Çözüm? Sonuç? Yok. Bu barınamayan öğrenciler, durduk yere çıktılarsa ortalığa, her şey güllük gülistanlıksa, bu kaynamayan tencereler kimin? On veya on beş yıl önce en azından çocuklarını okutabilen, artık onu da yapamayan ailelerin varlığını inkar edince, suçu gençlere atınca, her yer cennet bahçesi mi oluyor?
 
Bu işe kökten bir çözüm bulunana kadar, sanırım uzun bir süre gündemimizde bu konu olacak. Dilimde de bu şarkı:

Ben artık parkta yatıyorum, ben artık parkta yaşıyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aygen Tuna - Mesaj Gönder

# son

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi