Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 9,2620
Euro 10,7921
Altın 526,44

Yeniden hareketli günler

Neredeyse 200 gün. Neredeyse 7 ay.

Bir adamı, Güngör Arslan’ı cezaevinde tuttular.

Tamamen haksız, tamamen hukuksuz bir şekilde özgürlüğünü elinden aldılar. Ailesinden, işinden gücünden, dostlarından ayrı bıraktılar.

Elbette kalkıp müebbet verecek halleri yoktu.

Çıkacaktı. Geçen hafta çıktı.

O’nun yerinde ben olsam, beni içeri atmış olsalar, kesinlikte T Tipi’nden, Tahir Bey’in göndereceği Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir tabut içinde çıkardım.

Güngör dayanıklı adam. Doğrusu ben, çıktıktan sonra psikolojik açıdan daha tuhaf, fiziksel açıdan da bir hayli yıpranmış bulacağımı düşünüyordum.

Öyle değil, sağlam. Kinini ve öfkesini şimdilik içinde tutabiliyor. En büyük şikayeti uykusuzluk; “Abi'' dedi. “Sabah yine cezaevinde gözlerimi açacağımı düşünmekten uyku uyuyamıyorum” diye anlattı.

Ama enerjisi yerinde. Çıkar çıkmaz bıraktığı yerden devam etmeye başladı. Uçan kuşu bile haber yapıyor. SES’in sayfaları birden hareketlendi.

Geçen hafta da yazmıştım. Güngör içerideyken kendilerini rahat hisseden bu kentin uğursuzları, çıkarcıları şimdi sabah ilk iş “Bu adam bugün ne yazmış” diye merak ettikleri için SES’in sayfalarını açıyorlar. Hemen okunma sayılarımız, “Tıklama” sayılarımız katlanarak arttı.

Güngör cezaevinde geçen günlerin etkisiyle bir süre uykusuzluk çeker ama, geçecek. O içerideyken mışıl mışıl uyuyanlar şimdi uykusuz kalmaya başladılar.

………………………

Çok gelen giden oldu geçen hafta. Güngör’e “Geçmiş olsun” ziyaretine gelenler, zaman zaman gazete binasında kuyruk oldular. Tabii, gelen herkesin Güngör’ü çok sevdikleri için gelmediklerini biliyoruz. O haksız yere cezaevine konulduğunda, “Oh olsun, layıkını buldu” diye sevinenlerin de bir kısmı şimdi kendisini gelip, Güngör’e göstermek zorunda hissediyor.

Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz. Ben de bu yaşımdan sonra bazı insanları yeni yeni tanıdığımı anlıyorum. Güngör cezaevine atılınca bunu çok mühim haber gibi günlerce yazanların önemli bölümü, nedense  tahliye edildiğini görmezden geldiler.

Kendisini gazeteci sanan, Büyükşehir beslemesi bir korkak maymun var ki, O zat, geçen hafta bir törende Güngör’ü görmüş. Kendi sayfasında da Güngör’ü gördüğünü yazarken, “Tek başına gezemiyor. Yanında iri kıyım bir koruma ile dolaşıyor” diye yazmış.

Bunlar bu şehri de, insanlarını da tanımıyorlar. Birincisi Güngör sokak ortasında kahpelerin kendisine saldıracağını bilse de koruma ile gezmez. İkincisi, Güngör’ün ve benim yanımda sürekli gözüken, o maymunun “İri kıyım koruma” dediği kişi, bizim can dostumuz, kardeşimiz Tuğrul Kırankaya.

Bu adam, benim İzmit’te tanıdığım en mert adam. Güngör ile birlikte çalışmaya başladığımızdan bu yana tanıdığım en sağlam, en düzgün, en gerçek dost adam.

Yani, Güngör yanında koruma ile falan dolaşmıyor. Sırtında bilgisayar çantası, oradan oraya koşturuyor. Gördüğü, duyduğu her şeyi haber yapmaya da devam ediyor.

180 küsür gün, SES KOCAELİ internet sitesinde yer alan haberden doğrudan ben sorumluydum. Bu sorumluluğumun gereğini de yerine getirdiğime inanıyorum.

Artık, Sayfanın bütün yönetimi; denetimi yeniden Güngör’ün elindedir. Yaptığı kimi haberler, tam olarak benim gazetecilik anlayışımla bağdaşmasa da yaptığı kimi haberler hala benim “Dost” kabul ettiğim insanları üzse de, gerçekten çok büyük haksızlık, çok derin sıkıntılar yaşayan Güngör’ü bu konuda en azından şimdilik frenlemek gibi bir lüksüm de olamaz.

………………

Güngör’ün çıkışı ile birlikte, gazetede boşa çıktığımız zamanlar iddialı tavla maçlarına da yeniden başladık. Güngör bir yandan da cezaevi anılarını, orada tanıdığı insanları anlatıyor. Güngör yokken ben zaman zaman Sedat’la tavla oynuyor, her defasında kaybediyordum. Geçen gün, “Ben içeride çok tavla oynadım. Gazoz kapaklarından pul, kartondan tavla kutusu yapmışlar. Hep kazanıyordum” diye hava attı.

Güngör’le tavlanın iki ucuna geçtik. Cezaevinde her halde sakalına, yaşına hürmet etmişler, Güngör’e hep yenilmişler. Güngör yokken kimseyi yenemeyen ben, Güngör’ü özgürlük günlerindeki ilk maçında 5-3 yenip, tavlasını koltuğunun altına sıkıştırdım.

Bizim buralarda şimdilik keyfimiz yerinde. SES KOCAELİ’nin her gün biraz daha yükselişini çok net biz de görebiliyoruz.

Kimin dost, kimin yapmacık dost olduğunu çok daha iyi ayırt edebiliyoruz…

SES KOCAELİ’nin bu kent için bu dönemde gerçekten bir ihtiyaç olduğunu da rahatlıkla sezebiliyoruz. Kendisini gazeteci sanan, ama vicdanında büyük fırtınalar yaşadığını çok iyi bildiğim maymunlara da tavsiyem var. Artık Güngör’le uğraşmayın. Başa çıkamazsınız, size yazık olur.

Bütün okurlara sevgiler, saygılar gönderiyor, mutluluklar diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Arif - Her görüşünüze katılmasam da banal yalama yazılar okumak yerine farklı yazılar okumak keyifli oluyor. Yaş ilerledikçe Hayat da keyif verecek farklılık az şeyler kaldı kendinize iyi bakın

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 28 Eylül 23:22
01

Eski Kurt - O kendini gazeteci sanan yalaka iri kıyımı tanısa adamlığından utanır gerçi adam olan utanır benimkide laf işte kendisi çanak yaladığı için başını kaldırıp etrafına bakamaz çanağındaki yalı gider diye Tuğrulu tanımaması normal çünkü yalaka gazeteci İzmitli değil bir İzmit’in tanıdığı sevdiği insanı tanımıyor minnacık Engin

Yanıtla . 11Beğen . 1Beğenme 27 Eylül 00:21


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi