Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31

Ezber bozan kalıntı: Göbeklitepe

Herkesin kavuşmayı umduğu, dilediği bir şey vardır.

Kimi uzaktaki sevgilisine kimi internette gördüğü o şaşalı çantaya kimi paraya kimi huzura kimisi ise benim gibi bir yere.

Evet nihayet kavuştuk Göbeklitepe ile.

Hatta biraz sosyal medya kelimeleri kullanmam gerekirse tam bir kavuştay.

Her ne kadar keşfedilmesi 1960’lı tarihlere dayansa da kazıları 1995 yılında başladı.

Profesör Klaus Schmidt 1960’lardaki kayıtlara göre bölgede Göbeklitepe adı verilen yerde bir höyük üzerinde kalıntılar bulunmuştu, Schmidt ise o asıl olarak o kalıntıların peşindeydi.

Kazılarında Neolitik döneme ait, boyları 3 ila 6 metre arasında değişen yabani hayvan figürlü "T" biçimli dikili taşları buldu. Bulduğu kalıntılar, tüm zamanların en büyük Taş Devri keşfiydi.

Ve MÖ. 1600’lı yıllara dayanıldığı bilinen tarih kitaplarından okuduğumuz insanlık tarihinin aslında MÖ.10.800 ile 11.600 yıllarına dayanıldığı da öğrenilmiş oldu.

Göbeklitepe, 2011 yılında UNESCO tarafından "Dünya Miras Geçici Listesi"ne alındı ve 1 Temmuz 2018'de ise Bahreyn'de düzenlenen 42. Dünya Miras Komitesi Toplantısı'nda Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi.

Göbeklitepe’nin tarihi kadar ne olduğu da merak edilen konular içerisinde.

Aslında ben de gitmeden önce araştırdığım bir çok kaynaktan pek çok bilgi edindim.

Kimisi buranın bir tapınak olduğunu söylerken kimisi barınma amaçlı kullanıldığını ama asıl esas olan bu kalıntının ezberleri bozacağı ve o döneme ait düşüncelerin yeniden şekilleneceğiydi.

Göbeklitepe, 12 bin yıllık geçmişiyle "tarihin sıfır noktası" olarak nitelendirilmiş ve insanlığın en eski ibadet merkezi olarak kabul edilen Malta'da bulunan tapınaktan yaklaşık 6.500, Mısır Piramitlerinden ise 7500 yıl daha eskiye dayanan bir geçmişe sahip.

İnsanlığın sıfır noktası olan Göbeklitepe’yi benim de bir numaralı gezi noktam haline getirmem farz olmuştu diyebilirim.

180 gün özgürlüğüne kavuşmasını umduğum, en iyi yol arkadaşım, en eğlenceli gezi arkadaşım olan babam ile birlikteydik tabi ki.

Hatta normalde babamla gezi programlarımıza başka birini dahil etmeyi külfet olarak düşünsek de aynı bizim kafamızda olan biz gibi dur durak bilmeyen iri kıyım korumamız olan Tuğrul Kırankaya da bize bu gezide eşlik etti.

Elbette gezi programlaması ve tur rehberliği bendeydi.

O görevimi asla kaptıramazdım.

Böylelikle aldığımız en erken uçak bileti ile Şanlıurfa GAP Havaalanında bulduk kendimizi.

Sabah erken saatlerde yolculuk yapmaktan kendimizi Urfa’nın parmakla gösterilen bir yeri olan Cevahir Han’da bulduk.
Bulduk bulmasına da oradan ayrılmamız zor oldu.

İçini ve tarihi yapısını çok beğendiğimizin yanı sıra, önce gözümüzü sonra midemizi tıka basa dolduran kahvaltının ardından yerimizden kalkmamız pek zor oldu.

Hal böyle olunca kendimizi bir yerde uyuyup kalmadan Şanlıurfa il merkezinin 18 km kuzeydoğusunda, Örencik köyü yakınlarında olan Göbeklitepe’de bulduk.

Doğuş Holding tarafından her türlü bakımı, dizaynı ve düzeni sağlanan Göbeklitepe’ye hemen öyle aracınızı park edip varamıyorsunuz.

Bir müze olarak düşünüldüğünde önce otoparkına arabanızı park edip orada ziyaretçi kabul merkezine başvurunuzu yapıyorsunuz.

Bilet işlemlerinizi ( Giriş ücreti 55TL yanında bir de sesli rehber istiyorsanız ikisi 110 TL ancak Müze Kart’ınız var ise kullanabiliyorsunuz yok ise 60 TL ücret ile Müze Kart çıkartmanız da mümkün.)  tamamlamanızın ardından sizleri kazı alanına götürecek olan shuttleların olduğu otoparka doğru yürüyorsunuz.

Kimi ziyaretçiler mesafeyi kısa bulup yürüse dahi biz henüz o kadar yürüyebilecek kadar adapte olamamıştık.

Bir çift gözün gördüğü kadarını belirtmem gerekirse gerçekten bu kadar nizami ve muntazam bir sistem beklemiyordum.

Gerek ziyaretçi kabul binası gerek Müze Hediyelik Satış Mağazası gerekse ön bilgilendirme için yapılan ziyaretçilerin Göbeklitepe Kalıntılarını görmeden önce ön bilgi edinebileceği Ziyaretçi Kabul Binası Urfa’ya pek yakışmış ve ‘Helal olsun’ dedirtecek türden.

Göbeklitepe, her ne kadar yalnızca tarih kitaplarına konu olmuş diye düşünülse de yalnızca tarih kitaplarına değil dizilere de konu olan bir tarih.

Netflix orijinal yapımı olan Atiye dizisinin ilk sezon çekimlerine ev sahipliği de yapmıştır Göbeklitepe. İstanbullu bir ressam olan Atiye’nin , evrensel sırları ve aynı zamanda kendi geçmişiyle bağları olan bir arkeolojik sit alanını keşfetmesini ele alan dizide Göbeklitepe dizinin konusu olmuştur.

Koronavirüs nedeniyle geçtiğimiz yıl fazla kişi ağırlamayan Göbeklitepe, Kültür ve Turizm Bakanlığının sanal müze uygulamasında 1 milyon 673 bin ziyaretçi sayısına ulaşan ve Türkiye'de en fazla ilgi gören tarihi mekan olmuştur.

Ne diyebilirim ki keşke tatil beldelerine yatırım yapılması veya başka bir yerlerden turizm adı altında turist çekilme mücadelesi böyle müzelere ve tarihe verilse.

Göbeklitepe kalıntılarının görülmesinin ardından kalıntıların bulunduğu mevcut alanın çevresinde bir yürüyüş yapıp panoramik olarak şehir fotoğraflaması yapmanız da mümkün.

Göbeklitepe’yi seyrimizin ve bu anları fotoğraflamamızın ardından sonraki durak noktamıza doğru aracımıza binip yola koyulduk.

Ama o bu yazının konusu değil sizlere sonraki noktamızı başka bir yazıda anlatacağım çünkü her biri tek yazıda toplanamayacak gibi.

İpucu vermem gererkirse Atiye dizisi’ni izleyenlerin bileceği birinci sezonuna konu olan başka bir yer bir sonraki noktamız.

Bu arada Göbeklitepe’yi benim gibi gidilmesi gerekenler listesine ekleyip yanına bir gidildiğine dair tik koymak isteyenler olursa Göbeklitepe yılın her günü açık. 24 Ekim’e kadar yaz dönemi geçerli olduğundan 08.30 – 19.00 saatleri arasında hizmet vermekte.

24 Ekim’den 1 Nisan’a kadar ise kış dönemi sayılıyor ve 17.00'de kapanıyor.

Göbeklitepe’nin adresi ise: Göbeklitepe, Dağeteği Mahallesi, 63290

(0414) 3131588

https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=SGT01&DistId=SGT

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazlıcan Arslan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Semih Erdi - Arkeoloji okumasını öğrenene müthiş sürükleyici bir romandır.İnsana geçmişini anlatırken sadece tarihten söz etmez orada coğrafya,matematik,geometri, jeoloji,sosyoloji ve dahası bütün bilimlerin izleri bu güne yansır.

Arkeolojik kalıntılardan bu gözle yararlanamıyorsanız zahmet edip oralara gitmeyin.

Ön araştırmalı güzel bir yazı olmuş.Tuğrul beyin yazısı magazin ağırlıklıydı.O yazının da tadı farklıydı.

Teşekkürler.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 01 Ekim 08:55
03

Ahmetemir41 - Yeniden gezdiğinizi görmek ne güzel.. Özlemiştik yazılarınızı..

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 29 Eylül 22:03
01

Remzi öztürk - tebrikler güzel bi gezi yazısı..tugrul kardeşim gibi bir yazıda bitmez bu gezi daha bi kaç yazı sürer bence

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 29 Eylül 19:14


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi