Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 9,6155
Euro 11,2367
Altın 554,31

Okuyun arkadaşlar, cahil kalmayın

Ben hayata gözlerimi bu mesleğin içinde açtım. 1976 yılından beri gazeteciliğin her alanında çalıştım. Yıllarca Türkiye’nin tartışmasız en güçlü yerel gazetesini yönettim, yıllardır her gün kendi imzamla yazı yazdım.

Bu iş, bu meslek öyle herkesin yapabileceği, çok kolay bir iş değildir… Elbette doğuştan genlerden geçen bir yetenek gerekir de, yetmez. Nasıl bir sporcu kendi alanında başarılı olmak ya da başarılarını sürdürebilmek için sürekli çalışmak, idman yapmak, kendisini zinde tutmak zorundaysa, gazetecinin de kendisini geliştirmek için sürekli çalışması, geliştirmesi gerekir.

……………

Kocaeli yerel medyasında öyle yazılar okuyorum, öyle haberler görüyorum ki tüylerim diken diken oluyor. Benim mesleğim nasıl bu hallere geldi, nasıl bu kişilerin eline kaldı diye kahrediyorum.

Birlikte çalıştığım dönemlerden çok iyi tanıdığım, iki kelimeyi bir araya getiremediğini,  kelime haznesinin çok kısıtlı olduğunu bildiğim kişiler bile köşe yazarı oldu bu şehrin yerel medyasında. Yazık, toplam kalitenin düşmesi, meslekteki herkesi olumsuz etkiliyor.

Bakın, ben artık kendimi “Gazeteci” kabul etmiyorum. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kurulduktan sonra bizim mesleğimizin en önemli vesikası olan “Sarı Basın kartları” değiştirildi. Benim cebimde bu kentte çok sınırlı sayıda insanda bulunan “Sürekli Sarı Basın Kartı” vardır. Başbakanlık tarafından verilmişti. Başbakanlık kurumu oradan kaldırılınca, Cumhurbaşkanlığına bağlı Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü sarı basın kartlarının yerine “Turkuaz Basın kartı” dağıttı.

Değiştirmedim. Benim cebimdeki tamamen hak edilmiş şekilde alınan Sürekli Sarı Basın Kartı’nın şimdi hiçbir değeri, geçerliliği yok. Zaten hayatım boyunca Sarı Basın Kartı’nın hiçbir avantajını kullanmamıştım. Şimdi de cebimde geçmiş güzel günlerin anısı olarak cüzdanımın içinde tutuyorum.

Bu mesleğin doruğuna çıktım ama okumayı, araştırmayı hiç bırakmadım.

Ben, sosyal medyadan, Facebook, Twitter,  Instagramdan  falan hiç anlamam. Zamanını elindeki cep telefonu ile oynayarak geçirenlerden değilim.

Ama sürekli okurum. Boş kaldığım her an elimde gazete veya kitap vardır.

Güney Amerika’dan İskandinavya’ya, Türkiye’den Çin’e kadar dünyanın her bölgesinden edebiyat ürünlerini okur, takip ederim. Kelime haznemi geliştirmek,  yazı stilime yenilikler ekleyebilmek adına okurum.

Zihnimin düzgün çalışıp çalışmadığını denetlemek ve fikir sahibi olmak adına kitap okumadığım anda, mutlaka bulmaca çözerim. Sadece kelimeler üzerine değil, rakam dizeleri üzerine kurulu bulmacaları da mutlaka çözmeye çalışır, kendi kendimi kontrol ederim. Bu alışkanlıklarımın da her zaman faydasını gördüğüme inanırım. Buna rağmen de yazdığım imzalı bir makaleyi yayınlanmadan önce mutlaka başkalarına da okutur, yaptığım hataları düzeltmelerini isterim. Gazeteye yazarken de böyleydim, şimdi internet gazetesinde yazarken de aynıyım.

……………

Sevgili arkadaşlarım, meslektaşlarım. Büyükşehir Belediye Başkanı ile kuzu pirzola yemek, Rektörle kahvaltı etmekle bu meslekte ilerleyemezsiniz.

Çok iyi biliyor ve yazılarınızdan çok rahatlıkla hissediyorum ki, hiç okumuyorsunuz. Hiç kendinizi geliştirmek için çaba göstermiyorsunuz.

Her görüşten, her sosyal sınıftan insanlarla bir araya gelip konuşmuyor,  toplumun nabzını tutmak gibi bir çaba göstermiyorsunuz.

Bakın ben, rakı veya sigara almak için girdiğim tekel bayiindeki tezgahtarla da, yemek yemek için gittiğim lokantanın garsonu ile de, balık almak için tezgahının başına gittiğim balıkçı veya mandalina almak için tezgahının başına gittiğim pazarcı ile de memleketin hallerini konuşurum. O’nun fikirlerini önemser, bakış açısı hakkında bilgi sahibi olmaya çalışırım. Mecbur kalıp bir taksiye binmişsem, taksi şoföründen hem memleketin hali, hem kentin trafik düzeni hakkında görüşlerini almaya çalışırım.

Sizler kendinizi sırça köşklere kapatmışsınız. Talimatla yazılar yazıyor,  rahat yaşayan çok küçük bir zümrenin içinde kendinizi onların askeri durumuna getiriyorsunuz.

Böyle kendinizi geliştiremezsiniz. Bu şekilde bu meslekte ilerleyemez ve kalıcı olamazsınız. Sadece birilerinin maşası olarak kalır, seviyesiz ve hatalarla dolu yazılarınızla, aklı başında insanlar için alay konusu olursunuz.

…………..

Ben hala gazetecilikte geleceğin, yazılı basın, kağıt gazete olduğuna inanıyorum.

Geçmişte, Tercüman’da Kemal Ilıcak’ı da, Cumhuriyet’te Uğur Mumcu’yu da, Milliyet’te Abdi İpekçi ve Örsan Öymen’i de, Hürriyet’te Çetin Emeç’i de mutlaka okurdum.

Yerelde Ruşen Hakkı’yı, Ruhan Odabaş’ı, hatta siz çoğunuz bilmez, tanımazsınız Hürsöz’ün başyazarı Selahattin Telser’i bile okurdum.

Bu ülkedeki gerçek gazeteleri özlüyorum. Bu ülkedeki haber dergilerini, magazin dergilerini, mizah dergilerini özlüyorum.

Göreceksiniz hepsi geri gelecek. Benim güzel ülkem kağıt üretmiyor olsa da benim güzel kentimde yerel medya tarihinin en zayıf ve karaktersiz durumuna düşmüş olsa da bu devran değişecek.

Birilerini yağlamak ve onların gözüne girmek için yazmaktan çok okuyun arkadaşlar. Elinize geçen her şeyi okuyun. Herhangi bir yerden aldığınız bir ürün gazete kağıdına sarılıysa, bu paket kağıdını bile okuyun. Satın aldığınız ambalajlı her ürünün paketindeki bütün yazıları okuyun. Tuvalete girdiğinizde bile elinizde mutlaka okunacak bir şey bulundurun. 

Biz geldik, gidiyoruz. Benim artık bu meslekte ne hırsım, ne iddiam var. Ama okur karşısında gülünç duruma düşmemek, alay malzemesi olmamak için ve hala kendimi geliştirebilmek için sürekli okuyorum. Kafamı çalışır tutmak için bulmaca çözüyorum.  

Bakın, ben yarım asırlık dönemde Dündar Çiğit’le, Cevat Çetin, Nazif Çanakçılı, Hazım Özbay’la çalıştım. Bir dönem Tanzer Ünal benim yanımda çalıştı. 6 yıl Recep Haldız’la çalıştım. Bu mesleğin, bu kentteki ciğerini bilirim. Böyle gitmeyecek arkadaşlar, bu ortam değişecek. Siz çok geride kalıyor, kendinizi çok fena harcatıyorsunuz. Bu meslekte kalacak, evinize ekmek götürecekseniz, kendinizi geliştirmeye, özellikle her fırsatta okumaya özen gösterin.

Hepinizi gözlerinizden öperim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

10

Emirdemirikeser - okuduğun kitaplar tommiks vs herhalde tevazu nedir bilirmisin

dur ben söyleyeyim bilmezsin

tevazu sahibi insan sustumu asaleti konuşur

sen susunca ortalık derin bir sessizliğe gömülüyor bilmem anlatabildim mi :))

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 15:39
09

Yalan - Abi insanlarla konuşman iyi de.. insanların sözlerine güvenilmez genelde herkes yalan söylüyor.. bu yüzden insanların söylediklerine en ufak değer vermeyin sayılara gercek fiziki değerlere bakın.. en çok ağlayanı gördüğün zaman ya bu ahlaksız demelisin yada küçük bir ihtimal mazlum

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 14 Ekim 08:36
08

Yahya Oğuz - Laf sokacağına çok yüksek dediğin konum Kocaeli gazetesi.. Bunu bir muhasebe et. Bir ulus gazetede köşe yazarlığı yaptın mı yok.. Nerde rakı balık yaptın,kimlerle oturup kalktın hep bunları yazdın. Bizde okuduk. Millete ayar veriyorsun güya.. Papucumun Nirvanası..

Yanıtla . 2Beğen . 4Beğenme 14 Ekim 06:31
07

Sen? - Ağabey, Kocaeli'de en sade, yalın ve bir o kadar da güçlü yazıları sen yazıyorsun. Eyvallah. Ancak yazdıkların sen mi yoksa olmaya çalıştığın kişiye öykünme mi buna karar veremiyorum.

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 13 Ekim 09:42
06

Önder - İlk önce sen cahillikten kurtul ondan sonra başkalarına çahillik den kurtul diye öğüt ver.

Yanıtla . 4Beğen . 10Beğenme 11 Ekim 12:22
05

Eski Okunurun Seka'lı - Anlaşılan sadece kendi yazdıklarını okuyorsun hep aynı konular artık çok sıkıldık,emekli olup köşene mi çekilsen İsmet bey yada farklı yeni konular bulup yazsan, o çok okuduğun kitaplardan bize yeni bilgiler mi aktarsan.İnsanlarda kavgalarından,mahkemelerinden yerine geçen insanları eleştirip yargılamandan onlara akıl verip çekememezliğinden daral geldi.İnsanlar burda yeni şeyler senin gibi deneyimli bir gazeteciden daha değerli bilgiler almak için okuyor takip ediyor.Seni seviyoruz ama inan artık çok geride kalıyorsa yaşlı insanlar bile seni artık elindeki cep telefonundan okuyor selamlar.

Yanıtla . 6Beğen . 8Beğenme 11 Ekim 08:35
04

Körfezli Şövalye - Ya bırak(!) Üstad Serdar İsmet çiğit güldürme insanı kimlere akıl veriyorsun? Okurlar kimin ne olduğunu ne olmadığını çok iyi biliyor. Gerek yok, herkes çapına yeteneğine(!) göre boyu kısa olan

Yanıtla . 3Beğen . 5Beğenme 11 Ekim 08:00
03

Maxim Romaşenko - İsmet Bey sizi yıllardır hergün okurum ama son 2 yıldır bu sitede yazmaya başladığınızdan beri yüzlerce kez aynı konuyu yazmanızdan bıktık. Copy-paste yapın bari yazmaya uğraşmayın? Her gün yada en kötü bu köşede hep aynı konu. Tamam anladık eskiden Kocaeli nin en büyük gazetecisiydiniz..Ama o devirler çoktan geçti.Artık dijital çağdayız.Ayak uyduramayan yokolup gider

Yanıtla . 7Beğen . 7Beğenme 11 Ekim 07:50
02

Eskilerden - Abi sende Tahir ile Amerika ya gitmiştin yanlış hatırlamıyorsam.

Yanıtla . 7Beğen . 0Beğenme 11 Ekim 07:28
01

Fabrika Işçisi - Çok okumuşluğun bu mu senin ismet. Sürekli meslektaşlarını terip duruyorsun.

Yanıtla . 6Beğen . 4Beğenme 11 Ekim 07:27


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi