Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 13,6969
Euro 15,5357
Altın 780,28

Efsanenin ardından

Benim ailem baba tarafım 1958 yılında eski Yugoslavya'dan, şimdiki Kosova'dan İzmite gelmişler.

Babamın da benim gibi çocukluğundan beri futbola ilgisi varmış.

O zamanlar Yugoslav futbolu dünyada büyük bir ekolmuş.

Türkiye'ye gelince Can Bartu'dan dolayı Fenerbahçeli, Kocaelispor Kulübü kurulduktan sonra da yeşil siyah renklere gönül verenlerden olmuş.

Macır olduğundan dolayı da, o zamanlar Kocaelisporumuza transfer olan hemşerisi Kamuran Akşar ile arkadaş olmuşlar.

Şimdiki yürüyüş yolundaki Acısu Vergi Dairesi'nin olduğu yerdeki Vinylex mağazasında çalıştığı dönemlerde Kamuran Akşar ile dostluğu daha da ilerlemişti.

Ailecek görüşüp evlerine giderdik. Onlar da bize gelirlerdi. Kardeşi Kamurap abi de gelirdi.

Kamuran ağabey sayesinde o dönemin futbolcularının hepsini tanırdık.

Zaten çoğu İzmitliydi.

Antrenman olmadığı zamanlar babamın çalıştığı yere gelirlerdi.

Dinlenir ve sohbet ederlerdi.

Rahmetli Müjdat, Mahir, Kamil, İbrahim, Hayri ve Ali abilere de hayrandım o zamanlar.

Bende onları görebilmek için Ulugazi okul çıkışlarında önce eve değil dükkana giderdim.

İsmetpaşa Stadı açıldığından sonra her maça giderdik.

Kamuran abi çok iyi futbolcuydu.

Çok iyi çalım atardı.

Belki de canlı izlediğim ilk en iyi ve en büyük futbolcuydu.

Eski Stadın arkasındaki soyunma odasını kullandıkları dönemlerde antrenmanları izlemeye dahi giderdik.

Rahmetli efsane malzemeci Özer ağabey her gittiğimde bana krampon vidası verirdi.

Sanki dünyalar benim olurdu.

Kamuran abi alt yapıda oynamam için beni o zamanlar futbol okulumuzun efsane ismi Nezih hocamıza götürmüştü.

Ama iyi futbol oynasamda kısmet değilmiş ki futbolcu olup o kutsal formayı giyemedim.

Kamuran Akşar sayesinde çok iyi bir Kocaelispor taraftarı olmuştum.

İki hafta çabuk geçse de maça gitsem demekten başka birşey dūşūnmezdim o zamanlar.

Deplasmana götürmesi için günlerce yalvarırdım babama.

79/80 sezonu hayatımın en güzel zamanıydı.

Kamuran Akşar açık ara şampiyon olan o müthiş kadroda her maç ilk 11 başlamasa da, mutlaka oynardı.

Keyifle ve gururla izlerdim.

Kağıtsporda oynarken bile her maça giderdim.

O kadro da en az Kocaelisporumuz kadar değerliydi.

Kocaelispor'da forma giymiş büyük futbolcuların çoğu oradaydı.

Futbolu bıraktıktan sonra da babamla dostlukları devam etti.

83 yılından sonra Leyla Atakan Caddesi'nde açtığımız Vinylex mağazına da gelirdi.

Babamın ortağı ve aynı zamanda Rahmetli Müjdat Afşin'in de çok iyi dostu rahmetli Alattin Aktürkçe ile dükkanda çok güzel futbol sohbetleri olurdu.

Bazen Hüseyin Çakmak ve Foto Kemal ağabey de denk gelirdi.

Keyifle dinlerdim.

Akşam olsun hiç istemezdim.

Kızdırırlardı Kamuran ağabeyi.

Bir şey anlatacaksa hemen kağıt kalem isterdi.

Yazıp çizerdi iyi bir teknik adam edasıyla.

Sonra da kariyerine teknik adam olarak devam etti.

Kocaelispor'da çok önemli işler yapsa da kendisine hak ettiği değer verilmedi.

Ne zaman gel deseler para pul sormadan görev yapardı.

Dışardan her gelenin baş tacı edildiği ve kendi değerlerimizin yüznüe bakılmadığı Kocaelispor'da vefasızlıktan o da payını aldı.

Alacakları vardı, zor durumdaydı, Nesrin yengem rahatsızdı ona rağmen parasının bir kısmını istemiş ama onu bile vermemişlerdi.

Çok üzülmüştü.

Bugün bile hatırlıyorum o üzüntülü halini.

Kapanmakta olan kulübümüzü kurtaran bugüne kadar gelmesini sağlayan ekipte yer aldı.

Fikir verdi, destek oldu.

Ama o dönemden sonra gelen tüm yönetimler kendisinden faydalanmak istemedi.

Kentin diğer değerlerine yaptıkları gibi yaptılar ona da.

Son dönemlerde rahatsızdı.

Babamın vefatında konuşmuştuk.

Oldukça üzgündü.

Çok görüşemesem bile arada sırada ve bayramlarda arar kendisiyle konuşurdum.

Ameliyat öncesi de hastanede ayak üstü konuşmuştuk.

En son bypas ameliyatından iki gün sonra konuşmuştum.

Çok iyiyim demişti.

Morali de yerindeydi.

Ama sonra sağlığı kötüleşme sürecine girdi ve kendisini kaybettik.

İnsanın hayatında bazı olayların, bazı kişilerin yerleri çok özeldir.

Çok değerlidir.

Çok önemlidir.

Çok kutsaldır.

Kamuran Akşar da benim için önemli bir değerdi.

Dün hayatımda bugüne kadar en çok üzüldüğüm günlerden birini daha yaşadım.

Pandemiye ve hafta içine rağmen hatırı sayılır bir kalabalık vardı Fevziye Camii'nde.

Sevenleri son anında yanında yer aldılar Kamuran Akşar'ın.

Bana "Haydi koçum, nasılsın koçum, naber koçum, Kocaelispor'u nasıl görüyorsun iyi mi?" demesini.

Esprili bir anında veya kendisini kızdırdıkları zamanlarda "Babanlar anlamaz futboldan sen bunlara benzeme, bunlar çok biliyor" dediği zamanları çok özleyeceğim.

Mekanın cennet olsun Kamuran ağabey.

Seni hiç unutmayacağım.

Nesrin yengeme, Kamurap ağabeye ve eşine, Gökhan kardeşime, aileye ve tüm sevdiklerine sabırlar diliyorum.

İnşallah Büyükşehir veya İzmit Belediyemiz mevcut olan veya yeni yapılacak bir spor tesisine onun adını verirler.

İsmini yaşatırlar.

Kendisi her yönüyle bunu hak etmiş örnek bir sporcuydu.

Çok iyi bir insandı...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Vatansever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi