Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 11,1086
Euro 12,5738
Altın 664,33

Güzel şeyler yazmak istiyorum

Yakın çevremdeki insanlar, hatta evde eşim bile Son zamanlarda ne kadar olumsuz yazılar yazıyorsun. Ne kadar kötümser oldun. Hep eleştiriyor, hep öfke dolu yazılar yazıyorsun. Hiç mi iyi bir şey olmuyor. Hiç mi güzel bir konu yok” diye sitem ediyorlar.

Hatta eşim, bu ruh halimin değişmesi için bana yeni bir kitap verdi. “Secret” (Sır) isimli bu kitap, bir zamanlar dünyada çok popülermiş. Kitap, okuruna olumsuz karamsar düşüncelerden kurtulup, hep pozitif düşünmek gerektiğini anlatıyor. Dünyada bütün dengelerin “Çekim yasası” içinde hareket ettiğini, siz kötü düşünürseniz kötülüklerin artacağını, iyi düşünürseniz iyilikleri çekebileceğinizi söylüyor.

…………………………

Dün sabah gazeteye geldim, günlük yazıma başlamadan önce uzun uzun düşündüm.

Türkiye’nin gündemindeki konulara baktım. Kent gündemindeki haberlere baktım. Önüme notlar aldım, iyi şeyler bulayım, güzel şeyler yazayım, okurlarıma karamsarlık değil, tam tersine iyimserlik mesajları vereyim diye beynimi çatlattım.

Ne yazayım?

Cumhurbaşkanımız Afrika’da. Angola’da, Nijerya’da temaslar yapıyor, “Dünya 5’ten büyüktür. Afrika hala sömürülüyor.“ diye bağırıyor. Yanında Afrika’ya giden eşi Emine Hanım, Afrikalı kadınlara “Dünyayı biz kadınlar kurtaracağız. Haklarınızı bilin. Kendinizi ezdirmeyin” diye nasihatta bulunuyor. Aslında ülkemiz adına bunlar güzel işler.

Ama öte yandan, Cumhurbaşkanımız Afrika turundayken, ABD büyükelçisinin kuyruğuna takılan büyük bölümü Avrupalı 10 ülkenin Büyükelçileri bir bildiri yayınlayıp, Türk yargısının 4 yıldan beri cezaevinde tuttuğu bir sanığa haksızlık yapıldığını, biran önce hukukun işletilip, bu kişinin serbest bırakılması gerektiğini başımıza vura vura söylüyor.

10 ülkenin bu bildirisi üzerine gürleyen İçişleri Bakanımız, “10’unuz değil, topunuz gelin. Biz eski Türkiye değiliz. Bize parmak sallayamazsınız” diye aslanlar gibi kükrüyor.

Afrika’da üç beş kuruşluk menfaatin peşinden koştuğumuz günlerde,  Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti her gün biraz daha batı medeniyetlerinden uzaklaştırıyoruz. Bir yandan ekonomimiz batıyor, açlık, sefalet, yoksulluk artıyor, öbür yandan biz bütün dünyaya kafa tutmaya kalkıyoruz.

Şimdi bu tablo içinden ben olumlu bir yazı nasıl çıkartabilirim?

…………………….

Muhalefete bakıyorum; dün Millet İttifakını oluşturan 4 siyasi parti ile Millet İttifakına yakın duran AKP’den kopma iki siyasi partinin, yani toplam 6 siyasi partinin kurmayları bir kez daha bir araya geldiler.  6 siyasi parti, Türkiye için bir çıkış arıyorlar. Öncelikli meseleleri, “Tek adam” sisteminden çıkıp, “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme” geçmenin zorunluluğunu halka anlatmak.

Ama vakit geçiyor. Dolar yerinde durmuyor. İnsanlar her gün biraz daha yoksullaşıyor. Bir araya gelen 6 siyasi parti, “Önceliğimiz tarafsız Cumhurbaşkanı” diyorlar. Ama başlayan çalışmaların ilk sonuçlarının ancak yılsonunda alınabileceğini söylüyorlar.

Aslında muhalefet havanda su dövüyor. Konuşuyorlar, toplanıyorlar, esnaf ziyaretleri falan yapıyorlar da, hala mevcut durumun alternatifi nedir? Bunu ortaya koyamıyorlar.

Ben buradan iyi, olumlu, okura umut veren bir yazı nasıl çıkartayım?

…………………….

Sabah evimden işe geliyorum. D-100’de trafik felaket. Doğudan İzmit’e gelirken şehir merkezine ilk giriş noktası olan Kandıra kavşağında arabalar üst üste binmiş. Kimsenin halkın menfaatine bir iş düşünmediği bir şehirde yaşıyoruz.  D-100’de hafriyat kamyonları, TIR’lar cirit atıyorlar.

Ne yazayım? Trafik su gibi akıyor, marketlerde fiyatlar düşüyor, sokaktaki her insanın yüzü gülüyor diye mi yazayım. Hem sizi, hem kendimi mi kandırayım?

Korona virüs salgını devam ederken, “Çıkartın yüzünüzden maskeleri, virüs falan yok. Aşı da olmayın. Hayatın keyfine bakın” diye mi yazayım.

Kafam iyice karıştı. Yazıya başlamadan önce bir koyu kahve yaptım kendime. Bir de sigara yaktım,  gazete binasının önündeki sepet koltukların üzerine oturup, keyif yapmak istedim.

Bizim gazete binası, Cedit Mahallesi’nde ara sokakta.

Aslında çok fazla insanın geçmediği bir sokak. Ben bir kahve, bir sigara içene kadar, sokaktaki tek çöp konteynerinin başına 8-10 tane çöp toplayıcı geldi. Çocuk yaşta olanlar da,  yaşını başını almış olanlar da var. Kadın da, erkek de var.

Bir yandan çöp toplayıcılarını izlerken (ki onlar da artık çöpte bile bir şey bulamıyorlar), başıma en az 8-10 tane dilenci geldi.

Sümüklü göçmen çocukları.

Bu soğukta ayakları çıplak yaşlı başlı, çaresiz insanlar… Avuç açmış, Boyun bükmüş dileniyorlar.

Ülkemin haline bakıyorum, içim sızlıyor.

Şehrimin haline bakıyorum, içim sızlıyor.

Sonra diyor ki bütün sevdiklerim bana, “Biraz olumlu yaz. Olumsuz yazarak kendi psikolojini de bozuyorsun.”

Elimdeki kitap da öyle diyor: “Olumlu düşün. Olumsuzluk düşünürsen, kötülükleri üzerine çekersin. Olumlu düşünürsen, her şey düzelir. Her şey güzel olur.”

Ama ülkenin haline bakın, şehrin haline bakın.

Sonra gelip kendinizi benim yerime koyun.

Güzel olan, iyi olan ne var da ben görmüyorum.

Neden her gün böyle abuk sabuk yazılar yazmak zorunda kalıyorum?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Bekir - ' oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle, yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 21 Ekim 15:14
05

Film - @Bekir 04 nolu yoruma cevabı: Masumiyet filmi Haluk Bilginer'in en sevdigim tiradı.

Ülke, Zeki Demirkubuz filmlerine döndü farkinda olana.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 21 Ekim 20:57
02

Yakışır - Sayın çiğit! anlaşılan herkes gibi senin de sinirler gergin, bir gün bir yazı yaz TAHİR BİZİ AMERİKAYA GÖTÜR DİYE bakarsın duyar. Onun belediyeler de arkadaşları çoktur, hep beraber bir Pensilvanya gezisi ne götürür. Orada sen şehri gezer, gözlemlerini .gelince bize bol bol yazarsın bizde sıkılmayız, oralara bizler gidemeyiz bizlerde orayı göremesek te sayenizde tanımış oluruz. TAHİR BAŞKANDA yenilikler nedir neler yapılmış PENSİLVANYA' nın yeni halini görür, Yetkili hocalarla istişarelerde bulunur, HASRET GİDERİR orada gördüklerini şehrimizde uygular, çalışmalarının sonunda vatandaş tan oyunu alır. Herkes memnun kalır. Ne dersinsiniz.???

Yanıtla . 1Beğen . 4Beğenme 21 Ekim 12:25
06

Kürşat Arslan - @Yakışır 02 nolu yoruma cevabı: Haini , düşmanı okyanus ötesinde, Kandil de, AB de, Nato da aramaya ne gerek var, bak buradalar işte, isim vermeye yüreği yetmeden (yakışır) diye, zehirli dilleriyle irin kusuyorlar..!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 21 Ekim 22:24
03

Maxim Romaşenko - @Yakışır 02 nolu yoruma cevabı: Sende kandile gidersin oy verdiğiniz ortaklarınızla oaradan yeni talimatlar alırsınız

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 21 Ekim 14:16
01

Gölcüklüüüü - İsmet Bey kaleminize sağlık.. Çerçeveden manzaraya bakıp uzaklara dalmışçasına okutturdunuz..

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 21 Ekim 11:43


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi