Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 13,5049
Euro 15,2650
Altın 775,57

Rüyadan uyandık !

Futbolda çok uzun sayılabilecek bir aranın ardından geldiğimiz TFF 1. Ligi'ne kötü bir başlangıç yapmıştık.

Ardından Balıkesirspor maçının ilk 20 dakikalık bölümü hariç, iç sahada futbol adına hiçbir şey yapmadan arka arkaya maçlar kazandık.

Kazanıyorduk ama oynanan futboldan hoca, teknik heyet ve atamayla gelip futbolu bilmeyen birkaç yönetici, onlardan menfaat sağlayan şakşakçıları ve çalışanları hariç kimse memnun değildi.

Samsunspor ve İstanbulspor maçlarında futbol şansı tamamen bizimleydi.

Dino'nun kimsenin beklemediği şekilde müthiş dönüşü attığı goller ve rakip futbolcuların kaçırdıkları goller hep ön plandaydı.

Yani olmayacak şeyler oldu ve o maçları kazandık.

Kaleci Korcan'ın inanılmaz refleksleri ile kurtardığı toplar sayesinde deplasmanda Keçiörengücü maçını da kazanmıştık.

Ama bir yerlerde bir şeyler eksikti.

Olmuyordu.

Görüyorduk. Yazdık ve tek tek anlattık.

11 kişilik kadroda 6 defansif oyuncu olmaz, olursa da top hep rakipte kalır biz sadece seyrederiz dedik.

İç sahada kulübede iki stoper tutup, iki orta saha futbolcusunu maç kadrosuna dahi almamak başlı başına futbola ihanet etmektir dedik.

Bu anlayış Başkan'ın ve yönetimin kucagına bırakılmış pimi çekilmiş patlamaya hazır bombadır dedik.

Hiç pas yapmıyoruz, oyunu istediğimiz şekilde kuramıyoruz, belirli bir oyun planımız yok ama sadece mücadele ediyoruz dedik.

Yabancı oyuncuların bazıları çok kötü, bazıları vasat düzeyde. Bu kadar ısrar etmek, diğer oyunculara haksızlık hatta saygısızlık etmektir dedik. 

Kul hakkına girmektir dedik.

Yapılan oyuncu değişiklikleri takıma futbol adına hiç katkı yapmıyor, hatta daha kötü oynuyoruz dedik.

Bu futbol anlayışı ile günü kurtarırız ama sezonu istediğimiz yerde bitiremeyiz dedik.

Hocamızın sağlık durumu iyi değil, kulübeden çıkamıyor, oyuncularımıza bağırıp çağırıp onları en kritik anlarda oyuna motive edemiyor dedik.

Televizyondan izlediğimiz maçlarda kulūbe çekimlerinde çok net gördüğümüz hocamızın aciz hali, hepimizi üzüyor.

Son Milli maç arasına girmeden kendisine teşekkür edelim ayrılalım dedik.

Hoca her maç sonu abuk sabuk konuşmalar yapıyor ve çıkarttığı kadroyu beğenmeyenlere simitçi örneği üzerinden tepki gösterip camiayı geriyor ve yapılan hatalarda sadece yönetimi sorumlu gösteren açıklamalar yapıyor.

O yüzden de bir kaç maç lütfen çıkıp konuşmasın dedik.

Dedik demesine de...

Hain olduk.

İçimizdeki İrlandalılardan olduk.

Keşke dün gece de kazansaydık varsın yine İrlandalı, varsın yine hain olsaydık.

Ama "Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belli olur" sözü gibi göz göre göre geldi mağlubiyet.

Hem de ilk 20 dakikasında sezonun en iyi futbolunu oynadığımız maçta.

Yazık değil mi gereksiz yabancı oyunculara verilen paralara?

Yazık değil mi harcanan alın terine ve tüm emeklere?

Yazık değil mi o yağmurda çamurda dūnyanın yolunu gelip, cebinden hatırı sayılır para harcayıp armasını ve sevdasını yalnız bırakmayan taraftarlara?

İnşallah birileri çıkar ve camiamıza bunların hesabını verir.

Gençlerbirliği maçından saha içi olarak anlatacaklarımız da var tabii ki.

Dino'nun pozisyonu çok net penaltı ve kırmızı kart.

Hiçbir şey oynamayan Pereira'yı 65 dakika sahada tutup, Benhur'u sağ tarafa çekip İlyas Kubilay'ı Pereira'nın yerinde oynatmayı düşünemeyen teknik heyet.

Yerde yatan iki oyuncuya rağmen oyunu durdurmayarak, gereksiz gerginliğe yol açan ve Mehmet Taş'ın pozisyonu hariç tüm takdir haklarını rakipten yana kullanan sezon başından beri maçlarımıza gelen en kötü hakem.

Rakipten aldığı topları bizim onsekizin gerisinden yeniden rakibe ikram eden, arkadaşlarına pas verip oyunu açacağı yerde birinci bölgeden topla gereksiz çıkışlar yaparak rakibe kaptırdığı bir pozisyon sonrası sarı kart gören ve son anlarda ikinci sarıdan sonraki kırmızı kartla atılan Diego.

Takımın en yaratıcı oyuncusu İlyas Kubilay'ı kazanmamız gereken maçta ısrarla oyuna geç alıp, Omolo'yu kurtarıcı olarak gören hocamız.

Gereksiz inadı ve ısrarı ile Dilaver ve Yiğit Ali gibi maçın gidişatını hatta maçın sonucunu değiştirebilecek oyuncuları kadroya almayan hocamıza son on dakikada duyulan büyük öfke.

Adeta kumar oynar gibi sakatlığı geçmeyen Korcan'la maça başlamak.

Korcan'ın da Ümraniye maçından sonra yine yaptığı acemice hatalarla bir maçı daha rakibe ikram etmesi.

Gençlerbirliği kulübesinin maçın başından sonuna kadar yaptığı çirkeflikler.

Gençlerbirliği yöneticileri ile taraftarlarımız arasında yaşanan ve uzun süre devam eden arbede.

Muhtemelen maç sonu tribünlerden hocamıza ve teknik heyete yapılacak protesto ve istifa seslerine kalecimiz Korcan'ın hatalarının adeta siper olması.

Yani Korcan'ın kötü performansının ikinci yarıdaki kötü futbolun önüne geçmesi benim gözümden gecenin saha içi özetiydi.

Bu haftadan itibaren çok zor bir maç programı bizi bekliyor.

Ligin iyi takımları Denizli, Bursa ve Bandırma maçları belki de bizim ligdeki kaderimizi belli edecek.

Allah korusun bu maçlardan arka arkaya alınacak yenilgiler, bizi yeniden alt tarafa doğru çeker ki işte o zaman işimiz daha da zorlaşır.

Ne diyelim Allah yardımcımız olsun.

Allah yıllardır çile çeken cefakar taraftarlarımızın yüzünü her zaman güldürsün...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Vatansever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi

Anket AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş'i BAŞARILI buluyor musunuz?