Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 13,4139
Euro 15,2315
Altın 793,75

Ben yaptıklarımı hiç saklamadım ki

Geçen hafta Pazartesi günün yayınlanan “Kuzu pirzoladan, ıspanaklı bonfileye” başlıklı MEKTUP yazıma, her zamanki troller,  gerici Talibanlar hemen saldırmak için bir fırsat gibi gördüler.

Ben o yazıyı, bizim yalama ve yalaka yerel medyamız mensuplarının halini ve duruşunu gözler önüne serip, onlarla biraz kafa bulmak için yazmıştım. Yazının altına not düşen, bir kısmı da o yazıdaki muhatabım olan sözde gazeteciler olan troller, “Sen Tahir Reis’le oturup yemedin mi? Sen Belediye ile Amerika’ya gitmedin mi?” falan gibi mesajlar atmışlar. Sözde benim yazdıklarımla çeliştiğimi,  geçmişte daha fazlasını yaptığımı yüzüme vurmaya çalışıyorlar.

…………………

Değerli dostlar, sevgili okurlar; be bu kentte yaklaşık yarım asır tırnaklarımla kazıyarak ve tamamen kendi yeteneklerim sayesinde zirveye çıktım. İsmet Çiğit oldum. Ben bugünkü ucuz yalamalar gibi tabildot yemeklerinde süklüm püklüm oturan, her şeye kafa sallayan gazeteci değildim.

Tahir Reis ile baş başa çok yemek yedim. Öyle 25-30 kişilik yalamalar ordusu içinde değil. Genel Sekreter Yardımcısıyken, Genel sekreterken pek çok kez baş başa oturduk. Saatlerce muhabbet ettik. Evet, ben de Tahir Reis’in ikramı kuzu pirzola-portakal suyu menüsüne takıldım.

Ben, Sayın Büyükakın’la, bir dönem valisi olduğu Bilecik vilayetinin girişinde orman içinde çok güzel bir tesiste de kuzu pirzola yedim. Hatta yolum düşse, bir gün Bilecik tarafına gidecek olsam, yine aynı yere giderim.

Büyükşehir’in oluşturduğu 22 kişilik kafile halinde ABD’ye gittiğimizde  (2011 yılı Haziran ayı), kafiledeki herkes, iki milletvekili, 3 belediye başkanı ve zengin işadamları ekonomik sınıfta 15 saat uçarken, sadece ben uçağın VİP bölümünde yolculuk boyunca şampanya ve viski içerek gidip geldim.

ABD’de kaldığımız sürece akşam yemeği yediğimiz her yerde, bizi ağırlayan FETÖ’cülerden, “Ben bu yemeğin yanında rakı içerim” veya  “Ben bu yemeğin yanında şu şarabı içerim” diye talepte bulundum ve  tamamı hacı-hoca takılan o grup içinde delikanlı gibi kendimi bozmadan içkimi içtim.

ABD’de her yemeğin arasında bir tek ben ve Tahir Reis, sigara molası için dışarı çıkardık. Birlikte sigaramızı tüttürürdük.

Tahir Reis’le ne zaman otursak, mutlaka tartışmışımdır. Hele o meşhur tramvay yolu inşaatının geciktiği dönemlerde İzmitliler adına hep hesap sormuşumdur. Tahir Reis’in en çok gıcık olduğu kelimenin “Çuvallamak” olduğunu bilirim. Her defasında yüzüne karşı “Şu tramvay işinde fena çuvalladın” demişimdir.

Şimdi bunlar kuzu pirzoladan ıspanaklı bonfileye terfi ettiler ya,  masada oturuyorlar da bir şey soramıyorlar. Mesela şu Yürüyüş yolunda nasıl bu kadar çuvalladığını sorabilirler mi? Ya da Kocaelispor için kamunun kesesinden bunca parayı savurmuşken neden bu kadar başarısız olunduğunu sorabilirler mi?

Ben hayatım boyunca hep şeffaf oldum sevgili dostlar, Yediğimi içtiğimi, kimle oturup kalktığımı, kiminle ne konuştuğumu her zaman yazdım. Ama birinin masasına oturup ıspanaklı bonfile yedim diye hemen ertesi gün kalkıp, O’nu yıkayıp yağlayacak yazı yazmadım. Muhatabıma sorulması gereken her şeyi sordum. Bu kent adına söylenmesi gereken her şeyi söyledim.

Bu nedenle bu kentte İsmet Çiğit oldum.

Bu nedenle saygı gördüm, güvenilir adam oldum. Bütün bunları yaparken de kimseden beş kuruşluk menfaat talep etmedim.

Hiç gizlemeden, ama büyük pişmanlık duyarak yazıyorum:  Tahir Reis üzerinde emeğim vardır. Kendisine bu nedenle kırgınım. Kendime de bu nedenle kızıyorum. Şimdilerde Tahir Reis’i yere göğe koyamayan, O’na bu kent adına en basit soruları bile sormaktan aciz, ıspanaklı bonfileye kendilerini feda eden sözde meslektaşlarımı da uyarmak için bu yazıları yazıyorum. Yanlış yoldasınız sayın arkadaşlar…

Her gün Fatma’ya vurup, Tahir’i övmekle, ıspanaklı bonfileyi hak ettiğinizi düşünüyorsunuz.

Ama yanılıyorsunuz. Çok uzun olmayan bir vade içinde çok büyük hayal kırıklığına uğraşıp,  karakterini kaybetmiş insanlar olarak ortada kalmanızdan kaygı duyuyorum. Biraz hala vakit varken sizi uyarıp, yanlış yoldan kendinizi kurtarmanız için gayret ediyorum.

Bir gün gelip, “İsmet Çiğit çok haklıymış” dediğinizde sizin adınıza iş işten geçmiş olacak.

Bütün okurlarıma sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mektup - İsmet Çiğit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Aci Gerçekler - İsmet bey, Her gün yazılarınızı SEVEREK okuyorum. Nalı da Mıhına da VURUYORSUN. Helal olsun. Güngör beyin yanına sahiden yakışıyorsun. Allah bozmasın. Ama İnterteks'teki KİTAP FUARINDA nasıl sus pus oturdun ,soru almadın .Kitap almaya değil ,o günler hk güncel sorularım olacaktı ama hevesim kursağımda kaldı. Sizden çok benim zihnimden çıkmıyor. Öyle sorular hazırlamıştım ki .Tam 12 den. Zaten seyircilerden gelecek soruları bildikleri için tam karşınıza oturmuş önlem almıştı Çakalllar .

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 08 Kasım 20:46
03

Oğuz Adsız - Siz kuzu pirzola yı rakıyla, onlar kuzu pirzolayı portakal suyula götürmüşler mideye. Sizin yarım asır gazetecilik geçmişiniz var, fetöyü milletvekili belediye başkanları ve birokratlarla uçakta viski şarap içerek vipte seyahat ederek gitmişsiniz, onlar ıspanaklı bonfile yemeğe terfi ederek çıraklık dönemi den ustalığa geçiş yapıyorlar. Ne farkınız var? Sonuçta biriniz bu işi rakı şarapla , biriniz portakal suyu ile yapmış, sizin rakı şarapla kuzu pirzolayı mideye indirmeniz onlardan farklı olduğunuz anlamına gelmiyor. Ama tek değişmeyen ana karakter Tahir başkan oluyor, görülüyor ki hepiniz başkanın parçalarına sarılmış, ayağının tozu olmuşsunuz. Tüm gazeteciler değil ama büyük çoğunluğunuz turşu suyu kadar fayda nız yok millete.

Yanıtla . 7Beğen . 2Beğenme 08 Kasım 20:02
02

izmitli - İsmet Bey sen sağlam bir adam olsan zaten AKP üst düzeyiyle muhatap bile olmazdın. Ama sen için güçlü ve etkili adam olsun yeter. Gerisi ne olursa olsun...

Yanıtla . 4Beğen . 3Beğenme 08 Kasım 12:16
01

Dr Ersoy Kandemir - Herkese hakettiği değerden bir gram fazlası verilmemesi gerektiğine inanan biri olarak, önemli olanın gazetecilik mesleğinde Ya da herhangi bir işte idol olmayı başarmaktır. Mesela bak Coşmuş idol oldu pinokyoculukta,Şencan üfürükçülükte, Şevki’de hacılamada. İyi bir adamsın bırak bu zerzavatları gel söyleyelim güzel bir türkü; “Bir fırtına tuttu bizi…. Diyerek Değirmendere sahilde Aslan sütünü deryaya karşı kaldırıp bardakları vuralım çıkan tınılı ses kimin hoşuna gitmiyorsa gitmesin ! İzmit çocuğu ne demek inan geçen yıla göre daha iyi anlamaya başladılar, ben bunlara göreve başlayınca koli koli pişmaniye götüreceğim sende bak sıratlarının haline Hugo’ya benzeyecektirler, Viktor Hugo değil. Tek dişi kalmış meşhur canavar Hugo!

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 08 Kasım 09:08


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi

Anket DEVA Partisi İl Başkanı Adem Koç'u BAŞARILI buluyor musunuz?