Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 13,4797
Euro 15,2402
Altın 768,49

Sabahları radyo keyfi

Sanırım pek çok kişi, sabah erken saatlerde evinden çıkıp, arabasına bindiğinde radyosunu da açıyordur.

Ben sabahları erken hayata atılanlardanım. Saat 08.00 sıralarında evden kızımla çıkıyor, O’nu okuluna bıraktıktan sonra,  İsmet Abi’yi alıp, birlikte gazeteye geçiyoruz.

Sabah arabayı çalıştırdığım andan itibaren de radyoyu açıyorum. Son zamanlarda keşfettim. Sabahları Alem FM kanalında  “Kafa açan uzmanlar” isimli bir program var.

Bu programı, her fırsatta kendisinin de İzmitli olduğunu hatırlatan Fatih Yıldırım ile Umut Bezgin sunuyorlar. İkisi de çok eğlenceli, çok zeki insanlar. Sabah sabah insanın uykusunu açan müzik yayınlıyor, çok hoş espriler yapıyorlar. Ayrıca program içinde sabahları en taze haberleri de öğrenebiliyorsunuz.

Araya bol bol reklamda aldıkları oluyor. Evden okula, oradan gazeteye gelene kadar geçen yarım saatlik süre içinde “Kafa açan uzmanlar” ile kendimi yeni güne hazırlanmış hissediyorum. Sabahları erken güne başlayanlara Alem FM’deki bu programı tavsiye ederim.

---------------------------------------------------------------

Başiskele sahilinde çok hoş bir mekan

 

Bunca sıkıntılı konu arasında biraz da güzelliklerden söz edelim. İlimizin Başiskele sahili son yıllarda popüler bölgelerden biri haline geldi.

Bu sahil güzergahında çok nezih, güzel mekanlar da açıldı. Tabii hepsi tamamen alkolden arındırılmış mekanlar. Ben bunlardan birinden söz etmek istiyorum.

İzmitli Elif-Levent Ergüney çiftinin hizmete açtığı Diva Garden gerçekten mükemmel bir tesis olmuş. Yıllarca düğün salonu işletmeciliği yapan Ergüney çifti bu kez işi daha büyük boyutlara taşımışlar. Mekanın üst katı yine düğün salonu olarak hizmet veriyor.

Ama Kafe-Restaurant olarak kullanılan açık ve kapalı alanı da var.

Çok değişik, birbirinden lezzetli et ve tavuk yemekleri, makarna çeşitleri hazırlanıyor. Mekan son derece şık. Denizin hemen kenarında fiyatlar uçuk değil.

Yolunuz Başiskele sahiline düşerse, Diva Garden’ı deneyin. Haklı olduğumu göreceksiniz.

Aynı tesiste sabah kahvaltısı da mükemmel. Kısa sürede çok tutulmuş. Serpme kahvaltıda, kahvaltı tabağı da var menülerinde.  Özellikle hafta sonları rezervasyon yapmadan gitmeyin…

Gördüğünüz gibi hep alkollü mekanlardan söz etmiyoruz. İşte size alkolsüz nefis bir mekan.

-------------------------------------------------

Özel gün için rezervasyonlar

 

Takvimlerde günler hızla akıp gidiyor. Yakında yeni bir özel tarih karşımıza çıkacak: 02-02-2022

2000’li yıllara girdiğimizden beri böyle çok özel, çok orijinal tarihler yaşadık.

10.10.2010, 11.11.2011 VS. Şimdi 2022 yılının 2. ayı olan Şubat’ın 2. günü de çok orijinal bir tarih olacak.

2 Şubat Çarşamba gününe denk geliyor. Bu tarihte evlenmek için şimdiden nikah randevusu alanlar var.

Bazı önemli mekanlarda bu özel tarih için rezervasyon alımlarına başlanmış. 2 Şubat 2022 tarihi yaklaştıkça, çılgın bir talep oluşacağını düşünüyorum.

Siz de hiç unutulmayacak. Hiç aklınızdan çıkmayacak olan bu tarihte orijinal bir şey yapmak istiyorsanız, elinizi çabuk tutun.

2 Şubat günü ve gecesi için hiçbir mekanda rezervasyon için yer kalmayabilir.

-------------------------------------------------------------

Paradan 6 (altı) sıfır daha mı atsak?

 

2002 yılı sonunda iktidara gelen AKP, çok kötü bir ekonomi devralmıştı.

Paramız çok hızlı değer kaybetmiş, yabancı paralar karşısında pul haline gelmişti. O zamanlar Euro yoktu. ABD parası Dolar ile Alman parası Mark çok itibarlıydı.

Bu paralar karşısında çok fazla değer kaybeden TL ile artık hesap yapmak bile mümkün değildi. Hesap makinalarının ekranlarına TL’nin sıfırları sığmıyordu.

AKP iktidarının o yıllarda yaptığı en iyi iş, paramızdan 6(altı) sıfırı atmak oldu.

1 Ocak 2005 tarihinde YTL adı verilen, 6(altı) sıfırı atılmış yeni paramız piyasalara sunuldu. Birden bire YTL çok değerli para haline geldi.

Mark 1 TL, Dolar 2 TL civarına indi. Daha önce milyon olarak telaffuz edilen rakamlar birden küçüldü. Hesap kolaylaştı. Etiketler küçüldü, kuruşlar bile kullanılır hale geldi.

Şimdilerde de TL çok fazla değer kaybetti. Dolar ve Euro karşısında kar gibi eriyen TL ile hesap yapmak bile çok zor. Ayrıca, bol sıfırlı rakamlar insanın moralini bozuyor.

Devlet nasıl olsa bir yandan para basıyor. Paramızın değeri çok düştüğü için, yakında belki 500 TL’lik, 1000 TL’lik banknotlar bile basmak zorunda kalacağız.

Yeni paralar basmaya başlarken, acaba paramızdan yeniden 6(altı) sıfır daha mı atsak diye de düşünüyorum. Eğer bunu yaparsak, birden bire Euro ve Dolar 1 TL’nin altına inecek, kuruşlar yeniden telaffuz edilecek. Etiketler küçülecek. TL ile hesap kolaylaşacak.

2005 yılı başında bu işi çok iyi becermiştik. Belki şimdilerde de paramızı yeniden değerli hale getirmek için tek çözüm budur diye düşünüyorum.

---------------------------------------------------------

Piyasaya mal verilmiyor

 

Ticarette büyük bir kaos var. Bu ortamda hiç kimse bugün alacağı veya satacağı malın fiyatının yarın ne olacağını kestiremiyor. Bu nedenle “Bekle gör” politikası uygulayanlar var ve piyasaya bazı mallar verilmiyor.

Dün sabah poğaça almak için zincir börekçi markalarından birinin Erenkaya’nın akaryakıt istasyonundaki şubesine girdim. İki tane poğaça alacağım. Gözüme çarptı, kola dolabı boş. “Kola neden yok?” diye sordum.

Dükkanın işletmecisi meğer ne dertliymiş.  Dükkanda kola bitmiş, ama Başbayi ısrarlı taleplere rağmen getirmiyormuş. “Pandemi döneminde mal satmak için bizim peşimizden koşanlar, şimdi mallarına zam gelecek beklentisi ile mal vermiyorlar. Depoların kola dolu olduğunu biliyoruz. Ama getirin dediğimizde getirmiyorlar. Zam bekliyorlar” diye dert yandı.

Bu durum Kola, meşrubatla sınırlı değil. Pek çok gıda ürünündü, inşaat malzemesinde, hırdavat çeşitlerinde, mutfak eşyalarında aynı durum var.

Piyasalardaki bu tuhaf belirsizlik, fiyatları sürekli yükseltirken, bazı malların da stok için depolarda kilitli kalmasına neden oluyor.

Tabii, bunun zararını da tüketiciler çekiyor.

---------------------------------------------------

Yaşlı adamın öfkesi beni korkuttu

Çarşamba günü sıradan bir gün geçiriyorduk. Gazetede ortam gayet sakin, durgundu ve ekranlardan TL’nin değerindeki hızlı düşüşü kaygıyla izliyorduk.

Vakit öğleden sonra olmuştu. Birden kapıdan yaşlı bir adam girdi, “Benim şikayetim var. Kim yazacak” diye bağırdı. 

İsmet Abi (Çiğit) bu konularda tecrübeli. Kim bilir yarım asırlık gazetecilik hayatında böyle ne çok durumla karşılaşmış. Hemen kalktı. Yaşlı adamın koluna girdi,  sandalyeye oturttu,  bir çay söyledi, “Buyur dayı, nedir derdin anlat bakalım” dedi.

60’lı yaşların ortalarındaki başında takkesi, yüzünde maskesi bulunan yaşlı adam, öfkeyle anlatmaya başladı:

“-Üç gün önce arabamın periyodik bakımı için TÜV istasyonuna gittim. Bazı eksikler saptadılar. Benden 372 TL para aldılar, bu eksikleri tamamla, öyle gel. Bir ay içinde gelirsen muayeneni yaparız dediler. Gittim, Köseköy’de bir tamircide bana söylenen bütün eksikleri tamamlattım. Tamirciye 2 bin TL para ödedim.

Arabamın muayenesi yapılacak diye TÜV’e geri döndüm. Eksik bulamadılar. Muayene tamamdı. Ama benden 391 TL daha para aldılar. Bu nasıl memleket. Bizim hiç sahibimiz yok mu? Devletin bütün fabrikalarını,  işletmelerini özel sektöre devrettiler. Derdimizi kimseye anlatamıyoruz.”

Şaka olsun diye lafa girdim, “Dayı şikayet ediyorsun ama sen de bunlara oy vermişsindir” dedim. Demez olaydım. Yaşlı amca bir sinirlendi, anlatamam. Oturduğu yerden ayağa fırladı, bağırarak konuşmaya başladı:

“-Verdim, bir kere verdim. 2002 yılındaki ilk seçimlerinde verdim. Öyle güzel sözler verdiler ki, inandım. Bir daha verirsem, ellerim kırılsın. Bunlar memleketi rezil ettiler. Nüfusu milyarlarla ifade edilen Çin’de bile 250 milletvekili var. Bizde 600 milletvekili besliyoruz. Hepsi aynı zamanda emekli maaşı alıyorlar. Çoğu, birkaç yerden maaş alıyor. Bu ülkede sadece milletvekilleri yaşıyor. Bizi kimse düşünmüyor.”

Yaşlı amcanın öfkesinden inanın korktum. Türkiye’de bir şeyler çok hızlı değişiyor.  TÜV’e ve hükümete öfkeli yaşlı adam devam etti:

“-Siz gazetecisiniz çocuklar, yazın. Her gün yazın. Tamam, bunlar gidiyor. Ama muhalefetin iyi bir aday bulması lazım. Bu iş, Kemal Kılıçdaroğlu ile olmuyor. Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı halk çok sevdi. Mansur Yavaş’ı aday göstersinler. Herkes peşinden gidecek. Çok büyük farklı seçim alacak. Bunu yazın.”

Öfkeli amcayı sakinleştirdik, biraz daha sohbet ettik ve gönderdik. Ama benim gördüğüm gerçekten toplamda büyük bir değişim var.

Sanırım AKP ve MHP de bunun farkında. Bu nedenle erken seçimin lafından bile rahatsız oluyorlar.

--------------------------------------------------------------

CHP’nin reklam şirketi çok başarılı

Kim ne derse desin. Türkiye siyasetinde bir seçim ortamına girildi.

Günümüz seçimlerinde halkı etkileme çabaları sosyal medya ve TV ekranları üzerinden yapılıyor. Bu nedenle reklam firmalarının da önemi çok fazla.

Hatırlarsınız. Özal döneminde 1989 yerel seçimlerine gidilirken, Erdal İnönü’nün Genel Başkanı olduğu SODEP, “Limon gibi sıkacağız” sloganıyla ortaya çıkmış, yerel seçimlerde büyük başarı yakalamıştı.

Şu sıralarda CHP’nin de sosyal medyada ve televizyonlarda dönen reklam filmleri çok başarılı.

29 Ekim’de müthiş bir reklam filmi yaptılar. Sonra 10 Kasım’da yine çok çarpıcı bir kısa reklam filmi yayınlandı. 24 Kasım öğretmenler günü nedeniyle CHP Genel Merkezi’nin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iki ayrı kısa filmi yayınlandı.

Hepsi çok başarılı, çok etkileyici oldu. İzleyenleri duygulandırdı, tüylerini diken diken yaptı. Belli ki CHP şimdiden çok başarılı bir reklam ajansı bulmuş ve yaratıcı fikirlerle halkın karşısına çıkıyorlar.

Bakalım ülke seçim ortamına girince daha nasıl çalışmalar izleyeceğiz.

----------------------------------------------------------

Metro’daki bıçaklı saldırgan

 

Hiç kuşkusuz ekonomik gidişat ve pahalılık, işsizlik, çaresizlik çok büyük sorun.

Ama son yıllarda başlayan, günümüzde çok daha korkutucu hale gelen toplumsal çöküş ve ahlaki çöküş emin olun çok daha tehlikeli.

Önceki akşam İstanbul’da bir metroda, bir maganda üzerinde taşıdığı bıçağı çekiyor, tıklım tıklım dolu metro vagonunda bir kadını bıçakla tehdit ediyor. Kadın neden maskenizi takar mısınız demiş. Mevzunun tamamı bundan çıkıyor.

Zaten kadın cinayetlerinin, kadına yönelik saldırıların çok arttığı bir dönemden geçiyoruz. Sanki toplum canavarlaşıyor.

Ne demek dolu bir Metro vagonunda bir kadın yolcuya bıçak çekilsin, tehdit edilsin. Bu manyak herif Bir süre sonra yakalanmış. Zaten 20’den fazla sabıkasının olduğu,  tehdit, adam yaralama gibi suçlarından hüküm giydiği ortaya çıkmış.

Bu adam nasıl aramızda dolaşıyor?

Bunun gibi daha kaç manyak herif aramızda yaşıyor ve dolaşıyor. Göreceksiniz Metro’daki bu sapık da birkaç gün içinde serbest kalacak, yeniden aramıza dönecek.

Ekonomik gidişattan kaygılandığımız kadar toplumdaki bu tuhaf değişimden de kaygılanmamız gerekiyor. Bu tip olaylar yaşanırken Korkmayın ve müdahale edin Erkekliğin gereği budur. Sadece pantolon giymekle erkek olunmuyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğrul Kırankaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

08

Doğru Türkçe - 22.02.2022'de olur,

02.02.2022'ye yer bulamayanlar bu tarihi de deneyebilirler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Kasım 16:14
07

Teomanresat - Hangi paramızda 6 sıfır varki atabilelim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 20:23
06

Sapancali - Tuğrul abi yazılarını keyifle takip ediyorum kapanönü hakkında da bir yazı bekliyorum

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 16:25
05

Korhan - Sıfır atma yazinizin espri niyetine yazıldığını varsaysak bile ciddi hatalar var... paradan sıfır atılınca YTL değerli hale gelmişti demek gibi...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 13:24
04

İlhan Günay - Yaşlı adamın öfkesi bütün halkta var.Bu öfke iktidar ne yaparsa yapsın artarak devam edecek.Sonuç şimdiden belli ama sonrasında kim yada kimler gelirse gelsin bu halkın yıllardır çektiklerini düzeltebilmek için gece gündüz çalışmalı

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 08:55
03

Ümit Kurul - Maşaallah başarılarınızın devamını diliyorum

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 08:15
02

İzmitli - Aynı durumu yaşadım 1 hafta sonra hiçbir ücret ödemeden tekrar muayene yaptırdım. Amca bir yeri eksik anlatıyor olabilir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 07:50
01

Sıddık Gülpembe - İnsanların haklarını bilmesi gerekiyor, 1 ay içinde yapılan 2.muayeneden para alınmaz. Amcadan ne parası alındı merak ettim.

Hepsinin günahını almak istemem ama muayene istasyonları çevresindeki işletmeler de mağdur müşteriyi kendi ağlarına düşürmüş olabilirler.

Muayene kusurlarını, gerekliliklerini bilip öyle gitmek lazım.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 26 Kasım 01:21


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi