Kocaeli’nin En Prestijli Gazetesi
Dolar 15,9258
Euro 16,8342
Altın 944,45

Başarısızlığın kriterleri nelerdir?

Göz göre göre küme düşme hattına doğru sürükleniyoruz.

Haftalardır kazanamıyoruz.

Maalesef dün gece de kazanamadık.

Çok üzgünüm, çok doluyum ve çok şey yazmak anlatmak istiyorum ama bu başkan, bu yönetim ve bu hoca varken yazdıklarımın hiç bir anlamı yok biliyorum.

Belki de en iyisi bunlar kulüpten gitmeden bir daha yazı da yazmamak.

Alzheimer hastası olsa insan bu kadar söyleneni anlar belki de dersler çıkartırdı.

Ama bizimkiler masal anlatma telaşına düşmüşler.

Gerçekten çok merak ediyorum ; Engin Başkana göre, yöneticilere göre, birde bizim filozof hocaya göre başarısızlığın kriteri ne ?

Mesela daha kaç maç kazanamazsak başarısız olacağız.

İstifa edip gidecekler.

Küme düştüğümüz zaman mı?

Transfere 60 trilyon harcanmış sonuç fiyasko.

Arka arkaya 5 maç toplamda da 10 maç kaybetmişsin.

Daha neyin kafasını yaşıyorsunuz.

İnsanda biraz utanma olur.

Maç sonu "Bırakım ne var ki bunda" diyen ama nedense bir türlü bırakmayan hocamız var.

Ama bu çöküşte, bu kepazelikte kabahat sadece hocada değil ki.

Onun her söylediğine inanan bir türlü gerçekleri göremeyen yöneticilerin daha büyük suçları var.

Aslında normal olan ve yöneticilerin yapması gereken hemen maçın bitiminde çıkıp hedefin ligde kalmak olduğunu, hocayı göndermeyerek hata yaptıklarını söylemek ve özür dilemek.

Camiaya yeniden birlik beraberlik mesajı vermek.

Ama nerede..

Hocanın ve iki tane yöneticinin kuklası olmuşsunuz.

Zaten birlikte yola çıkan ama yapılan yanlışları gören arkadaşları yarı yolda bırakmış gitmiş toplamda 6 kişi kalmış sözde yönetim kurulu var.

Sadece kağıt üzerinde isimleri olup sağda solda yönetimi eleştirenler neden istifa etmiyorlar onu da anlamış değilim.

Yakında da bunun nedenleri de ortaya çıkar zaten.

Ama arada olan Kocaelisporumuza oluyor, hep birlikte seyredip kahroluyoruz.

Gelelim dün geceye.

Adama sözleşme zamanı ilk yarının son iki maçı için düğün izni veriyorsunuz.

Tamam olmaz ya hadi oldu ve bizler sizin kararınıza saygı duyduk.

Adamın tam 45 gün futbolla alakası olmamış, geldiğinde birde covit geçirmiş.

Bireysel antrenmandan başka takımla birlikte doğru dürüst idman yapmamış.

Hocam sen tutup adamı sezonun belki de en kritik maçına ilk 11'de başlatıyorsun.

Bu hatayı hiç bir üst düzey teknik adam yapmaz. Yardımcıları da yaptırtmaz.

Tamam pozisyon kırmızı kart doğru bize göre belki ağır ama, ya Cisse'nin ondan önceki yaptıkları.

Kırmızı görmese iki sarı kartı yer yine atılırdı. Zaten ayakta duracak hali bile yoktu ki.

Hocam oyuna Dino'yu alacaksın, ona ara pası atacak Yiğit Ali'yi oyundan çıkartıyorsun.

Bari yanına ona pas atabilir gole katkı yapabilir diye İlyas Kubilay'ı al.

Ama nerde o düşünce.

Gol atıp psikolojik ve mental olarak en üst seviyeye gelmiş adamı oyundan çıkartıyorsun.

Semih'i oyuna alıyorsun.

Ya İlyas Kubilay'a yaptıklarına ne demeli hocam?

Tabiri caizse çocuğu şamar oğlanına çevirdin.

Son dakika oyundan çıkartıp rezil ettin, sonra kadro dışı bıraktın.

En ihtiyaç olduğu anlarda orta sahaya stoper alıp onu yanında oturtturdun.

Dün gece de gel dedin gitti. Git dedin gitti. Sonra bir daha gel dedin.

Her zaman yaptığın gibi gol yedikten sonra oyuna aldın.

Yine de İlyas çok iyi niyetli. Git diyorsun gidiyor. Gel diyorsun geliyor. Oyuncak robot gibi.

Önceki dönemlerdeki futbolcular olsa kulübede çok tatsız olaylar yaşanırdı.

Dün gece Basın tribününde yanımda sevgili ağabeyim Erdoğan Çalın ve Selim Eryılmaz vardı.

Dino girerken dedim ki "Hoca Yiğit Ali'yi oyundan çıkartacak, oraya Diop'u, Diop'un yerine de Pereria'yı çekecek".

Yok saçmalama dediler. Olur mu öyle şey dediler.

Ne saçmalaması adamın kafası böyle.
Düşüncesi oyunu okuması hep ona göre. Öğrendik ve ezberledik artık.

Ardından da "Şimdi Allah korusun bir gol yeriz, bitime iki dakika bile kalsa o zaman kurtarıcı diye İlyas'ı oyundan alır" dedim.

Hay demez olaydım sanki senaryoyu ben yazdım aynısı oldu.

Kaç kere yazdım anlattım benim bunları bilmem veya tahmin etmem için kahin olmama gerek yok.

Futbolun içinde ve Kocaelispor'un peşinde olmak yeterli.

Birde dün geceki maçın kader anı ; Musa Nizam ya bir yerlerlerine top çarptı yada midesi bulandı bilemiyorum maçı bıraktı sol çaprazdaki çıkışa gitti ve o yüzden 9 kişi kaldık.

Kulübedekiler futbolcularımıza sakin olun, adam paylaşın oyunu soğutun diyeceğine hakeme bağırıyorlar.

İsmet yere yatıp iki dakika yerde kalacağı veya sakatlık bahanesiyle topu dışarı atacağına acemilikten degaje yapıyor.

Reşat'ın o bölgeyi iyi kullanmasıyla rakip sağ bekin üçüncü bölgeye gelememesinden dolayı o dakikaya kadar iyi gibi gözüken Atilla Turan'ın çizgide gezip adamı kolundan çekip indirememesiyle yine abuk sabuk bir gol yedik.

Yazık değil mi?

Bu kadar acemilik olur mu?

Geçen yazımda da anlattım. Rakipler değişiyor, oyuncular değişiyor, hakemler değişiyor ama biz hep kaybediyoruz.

Hoca nasılsa suçluyu bulmuş. Maç sonunda yine abuk sabuk konuşup masallar anlatıp taraftarla basını suçlamış.

Hocam eğer bu taraftar ve bu yerel basın bu kadar başarısızlığına rağmen bu güne kadar seni bu kentten göndermediyse haklısın gerçekten de suçlular.

Çok iyi Kocaelisporlu bir arkadaşımın maç sonrası dediği gibi; BIZLER TARAFTARLAR OLARAK İKİ ŞAMPIYONLUĞA RUHUMUZU SATTIK.

Gelinen noktada haksız da sayılmaz hani.

Bir de MHK, Manisa FK maçında Yiğit Ali'yi oyundan haksız atmış, iki Ankaragücü maçı yönetmiş bir hakemi bu maça atıyor.

Bizim yönetim çıkıp tek kelime edip ortalığı ayağa kaldıramıyor.

Çünkü kulüpte bunları düşünecek ve uygulatacak bir beyin yok ki.

Siyasetle getirdiğin Kocaelispor ile alakaları olmayan adamlarla ancak bu kadar oluyor işte.

Önümüzde çok zorlu Samsun deplasmanı var. Bu maçtan da sıfır çekersek belki de küme düşme hattına ineceğiz.

Allah yardımcımız olsun.

Bu kadar başarısızlığa rağmen gitmemekte ısrar edenleri de Allaha havale ediyorum.

Allah onları bildiği gibi yapsın.

NOT:

Her maç sonrası yazılarımda esame listesine ısrarla eksik adam yazanlara tepki gösterdim.

TFF'nin yeni uygulamasıyla Doğukan'ı, U19 kadrosundaki profesyoneller Yiğit Kanguru'yu hatta Berat'ı da listeye yazalım 16 kişi yazıp millete rezil oluyoruz dedim.

Dün gece filozof hocamız nihayet Doğukan'ı kadroya aldı.

Demek ki isteyince oluyormuş.

Bizim kulüpte doğruları görmek uygulamak neden bu kadar zor bir türlü de anlamış değilim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Can Vatansever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Körfez - Ne denebilir bizlerin düşünceleriine tercüman olmuşsunuz..50 yıllık koskoca Kocaelispor camiasını alay konusu yapan Engin koyun ve yönetimini tebrik ediyorum.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 16 Ocak 18:03


Kocaeli Markaları

Kocaeli Ses Gazetesi, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 321 41 41
Reklam bilgi

Anket Kocaelispor'da kimi başkan olarak görmek istersiniz?