6 Kasım: SEKA’nın kuruluş yıl dönümü

İsmet Çiğit
İsmet Çiğit

Bugün 6 Kasım.

İzmit için önemli bir tarih.

Ama bu tarihin önemini, bu kenti yöneten veya siyaseten temsil edenlerin hiç biri bilemezler..

Zaten İzmit’in yalnızlığı buradadır. Birkaç tanesi biliyor olsa bile, önemini kavrayamazlar. Ancak biz bilebiliriz 6 Kasım’ın İzmit için çok önemli bir tarih olduğunu.

6 Kasım 1936 tarihinde Seka İzmit fabrikası hizmete alınmıştır.

Malum, 2005 yılında da, yani açıldıktan 83 yıl sonra

SEKA

öldürülmüştür….

………………….

SEKA olayına farklı açılardan bakmak mümkündür. Denebilir ki, keşke 1936 yılında SEKA İzmit’te kurulmasaydı.

O zaman Kocaeli bir sanayi kenti olmayacaktı.

Belki tarım, balıkçılık, turizmle anılacaktı.

Ama 1923’de Cumhuriyeti kuranlar, dünyada benzeri bulunmayan bu coğrafyayı, bu Körfez’i ülkenin sanayi bölgesi ilan etmişler.

İlk olarak da ülkenin kağıt ihtiyacının karşılanması için Seka kurulmuş.

Sonra, Tüpraş, İgsaş, diğerleri bu kente gelmiş.

Devlet yatırımlarının ardından, bölgenin konumunun avantajını farkeden özel sektör ve yabancı yatırımlar da ilimize akın etmişler…

…………………….

Bugün,

SEKA

’nın kuruluş yıldönümünde sizlere bir Seka Çocuğu olarak biraz

SEKA

’yı anlatmak istiyorum.

1936’da kurulan, 2005’de kapatılana kadar faaliyet gösteren Seka, İzmit için sadece kağıt üreten bir fabrika değildi.Bu kent için bir yaşam biçiminin, bir kültürün adıydı.

İzmitli’nin gençlerine işçi olma özelliği

SEKA’

dan gelmişti.

Bu kentte yaşayan hemen herkesin bir şekilde

SEKA

ile bağlantısı, işbirliği vardı.

Ben, Seka vazife evleri 55 numarada dünyaya geldim.

Arkası bahçeli, altı talaş depolu, tek katlı, basit bir evdi. Seka çalışanlarına tahsis edilirdi.

Rahmetli babam Seka işçisi olduğu için biz lojmanda oturuyorduk. Seka İlkokulu’nda okudum.

Hayatımın ilk 10-11 yılı, üretim alanı içinde olmasa bile Seka alanı içinde geçti.

Zaman zaman Seka Sosyal Tesislerine giderdik. Beyaz masa örtüsünü, papyonlu, ağırbaşlı nazik garsonları ilk orada görmüştüm…

Yaz aylarında bir veya iki haftalık sürelerle Seka Kampında tatil hakkımız olurdu.

Sapanca Gölü kıyısındakiSeka kampı alanında herkes eşitti.

Fabrikanın Genel Müdürü ileen kıdemsiz işçinin ailesi arasında rütbe farkı olmazdı.

İnsanlık, komşuluk vardı. Kardeşlik vardı.

Seka’nın sineması vardı. Pazar günleri saat 11.00’de çocuk filmi oynardı. En kaliteli tiyatro oyunları Seka Sineması’na gelirdi.

Seka’nın tüketim kooperatifi vardı.

Seka’nın spor salonu, futbol sahası vardı. Kağıtspor’un futbol; basketbol, boks, güreş takımları vardı.

Her branşta Türkiye’nin en güçlü takımlarına sahipti.

Bu kent, Seka ile birlikte büyümüştü. Bu kentin çocukları, özellikle Yenidoğan’ınçocukları Seka’nın sık sık saldığı klor kokusunu soluyarak büyüdü.

Seka Türkiye’de sanayinin öncüsü oldu.

Seka’nın ürettiği kağıtlar kitap, gazete, dergi oldu.

Seka’nın ürettiği kağıtlar, hemen yanındaki DMO’da seçim günleri için oy pusulası, oy zarfı oldu.

………………………..

SEKA’nın kapatılmasının bütün yükünü, AKP iktidarına yükleyemeyiz…

SEKA, siyasetin elinde çarçur edilmişti.

Yıllar geçmiş, teknoloji ilerlememiş, yatırım yapılmamıştı.

CHP’si, MHP’si, Adalet Partisi, Selamet Partisi hangi zihniyet iktidarda olsa, Seka’yı sadece yandaşlarını işe doldurmak için kullanmıştı.

Kadro şişirilmiş, şimdi belediyelerde karşımıza çıkan “Bankamatik “ çalışanlar Seka’ya doldurulmuştu. Doğal olarak fabrika zarar etmeye başladı.

Kurtarılabilirdi.

Ama Mesut Yılmaz’ın başbakan olduğu dönemden itibaren, Seka’nın yok edilmesi gündeme getirildi.

Seka’ya ait Gölcük İhsaniye sahilindeki fidanlık arazinin Ford Otosan’a bedelsiz verilmesiyle birlikte de Seka’nın ipi çekilmiş oldu.

Oysa o arazi, Ford Otosan’a rayiç değeri üzerinden ( o yıllarda 15-20 milyon dolar konuşuluyordu) satılsa, bu para ile fabrika modernleştirilebilir, ekonomik hale getirilebilir ve ülke için üretmeye devam edebilirdi.

2002’nin son aylarında iktidara gelen AKP, elinde batık, sürekli zarar eden, kaliteli üretim yapamayan bir Seka buldu.”Kapatacağız” dediler. Ben, bu kentin bir gazetecisi ve Seka çocuğu olarak çok direndim.

Benimle birlikte olayın başlarında Seka işçisi ve Selüloz-İş Sendikası da direndi. Ama hükümet “Bütün Sendikalıları yine kamuya yerleştireceğim. Hiçbir hakları ziyan olmayacak” deyince, benim dışımda herkes yelkenleri suya indirmişti.

Dirensek kazanabilirdik. Kent, Seka için direnmedi. İşçi direnmedi. Sendika direnmedi… 2005 yılında Seka kapatılıp, yıkıldı gitti.

……………………..

Bugün eski İzmit’i arıyorsak; bugün İzmit’in geçmişe göre çok şeyler kaybettiğinden söz ediyorsak, emin olun bu kötüye gidişin en önemli nedenleri arasında Seka’nın yok edilişini gösterebiliriz.

Seka modernleştirilebilirdi.

Küçültülebilir, butik bir fabrika haline getirilebilir. Yine kağıt üretmeye devam eder, yine bu kentte istihdam sağlar, bu kentin kültürüne, yaşam biçimine şekil verebilirdi.

Bilemiyorum, belki de kasten yok ettiler

SEKA

’mızı. Bir kültürü silmek yok etmek için yıktılar. Bugün Seka alanının hali malum.

Alkolden arındırılmış, tamamı partili yandaşlara peşkeş çekilmiş sözde tesislerle dolu. Bir bölge film platosu yapıldı.

Sadece TRT’ye “Kahraman Padişahlar” dizisi çekiliyor.

Gidin Sapanca gölü kıyısındaki o eski muhteşem Seka Park alanına.

Yok edildi.

Zamanında Genel Müdürlerin, bakanların konakladığı bungalov tipi konutlar, insanların üzerinde koşarak suya atladığı iskeleler yok edildi.

Seka, en azından Tank Palet Fabrikası gibi, Katarlılara satılabilirdi. Bütün hesaplar ortadaydı. 15-20 milyon dolarlık revizyonlaSeka ihya edilebilirdi.

Devlet devam etmeyecekse, özel sektör kağıtüretebilirdi. Kocaeli Sanayi Odası, Ticaret Odası sahip çıkabilirdi.

Hiç biri düşünülmedi bile.

Cumhuriyet döneminin ilk fabrikası, sanayi kentinin ilk üreten kurumu sanki düşman toprakları gibi yıkıldı.

Hurdaları çalındı. Makinaları yağmalandı.

Bugün Türkiye kendi kağıdını üretemiyor. Seçim pusulası kağıtları da, gazete kağıtları da Rusya’dan, Kanada’dan, İsveç’ten ithal ediliyor.

Yazık günah. Bu kentte hala Seka emeklileri yaşıyor.

Ama Seka kültürü öldürüldü. 2005 yılında Seka’nın yıkım kararı ile birlikte ne yazık ki, İzmit’in de geçmişi, tarihi yıkılmıştı.

6 Kasım’da, Seka’nın kuruluşunun 83 ncü yıldönümünde maziyi biraz hatırlatmak istedim.

Umarım gelecekte bir gün, o alan içinde yeniden butik ama verimli ve karlı bir kağıt fabrikasını kuracak birileri gelir.

- Kocaeli Ses Gazetesi, İsmet Çiğit tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/3713613/ismet-cigit/6-kasim-sekanin-kurulus-yil-donumu