Takip edilmek, insanın hoşuna gidiyormuş..!

İsmet Çiğit
İsmet Çiğit

Bilirsiniz, benim hiç sosyal medya tutkum, saplantım olmadı.

Çevremdeki insanlar “Benim şukadar takipçim var “diye hava atarken, ben yabancı dilde konuşuluyormuş gibi saf saf bakarım…

Son aylarda benim adıma SES’teki genç arkadaşlar bir facebook (umarım doğru yazmışımdır) hesabı açmışlar.

Emin olun, hiç ilgilenmiyorum. İlgilenmeye kalksam, zaten anlamam…

Ama hergün, “Abi senin adı yetiyor.. Şu kadar takipçin var. Bu kadar like alıyorsun. Şu kadar paylaşım geliyor” falan diye yine anlamadığım dillerde rakam veriyorlar.

Aslında bu rakamlar da bana çok fazla bir şey ifade etmiyor.

Çünkü, sıradan bir insanın sosyal medya hesabını kaç kişi takip ediyor da, benimki ondan nekadar fazladır, bunu da bilmiyorum…

Ben her gün sabaha, karşıma çıkan kişilere “Günaydın” diyerek başlarım. Geçenlerde bir Cuma günü sabahı, benim internetteki sayfamı yöneten Bigman Çakman, benim adıma “Hayırlı cumalar Kocaeli” diye mesaj yazmış.

Öğlene doğru Bigman yanıma geldi, “Abi senin Cuma selamına nekadar çok beğeni geldi, anlatamam. Müthiş takip ediliyorsun. Ben böyle şey görmedim” dedi.

Ama beni bilen, yakından tanıyan, İzmit dışında yaşayan bir yakınım da telefonla aradı, “İsmet sen nezaman günaydın demeyi bırakıp. Hayırlı cumalar lafına dönüş yaptın, merak ediyorum?” diye sordu.

“Benim sayfamı ben yapmıyorum” diyemezdim.

Ne diyeceğimi şaşırdım.

………………………….

Artık yavaş yavaş anlıyorum ki, bu sosyal medya denilen olay, inanılmaz bir mecra…

Sizi takip edenlerin hepsini “Sizi seven insanlar. Sizin iyiliğinizi isteyen insanlar” diye göremezsiniz.

Sizi hiç sevmeyen, nefret eden insanlar da sosyal medyadan takip ediyorlar.

Bir yerde birkaç arkadaşınızla buluşup, yemek yiyorsunuz, ilerinden biri “Selfie” (umarım bu da doğrudur) yapıp, internete atıyor.

Eve döndüğünüzde, “Sen kimlerle neredeydin”diye hesap soruluyor ve artık “İşteydim sevgilim. Harıl harıl çalışıyordum” diye kestirip atma şansınız kalmıyor.

Her köşede kamera.

Attığınız her adımda elektronik takip halindesiniz…

Zaten üzerinizde cep telefonu varsa, bir yerde kredi kartı kullanmışsanız, “Damgalı eşek” gibisiniz.

Kimseye konum atmanıza bile gerek yok.

Devlet de, sizi takip edenler de nerede olduğunuzu, hatta kiminle olduğunuzu ve ne yaptığınızı takip edebiliyorlar.

……………………

Geçen gün, işimi bitirdim, eve geçtim. Uyduruk bir Türkiye Kupası maçı var, izliyorum. Telefonum çaldı, Güngör Arıyor, “Abi, müjde” dedi.

Devam etti:

“-CHP’lilerin senin hakkında açtıkları davada savcı takipsizlik kararı vermiş.”

Hiç haberim yok. Bana yapılmış bir tebligat da yok. “Nereden öğrendin” dedim.

Meğer ilimizdeki besleme sosyal medya kalemşörleri adliyeden öğrenmişler.

Takip ediyorlarmış.

Onlar yazmış…

Benim hakkımda dava açıldı mı, açılmadı mı diye sosyal medyanın 100 liraya satılık kalemşörleri takip ediyor, iz sürüyorlar.

Dava açılmamış olmasından çok, işin bu tarafı ruhumu okşadı.

Hatırlarsınız, ben bir yazı yazmıştım.

Yazının temel konusu, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bana söylediği “CHP’liden dost olmazmış” lafıydı.

Dost olmuyorsa, bütün CHP’liler düşman demekti.

CHP’lilere bunu anlatmak isterken, aynı yazının içinde bir başkası için kötü bir sıfat kullanmıştım.

Bana yakışmamıştı.

Aslında bütün CHP’liler, “CHP’li düşmandır” diyet zattan talimat alıp, Cengiz’i, Fatma’sı ve tüm avaneleri ile üstüme gelmiş olmasa, ben ertesi gün zaten herkesten, özellikle bütün kadın meslektaşlarımdan özür dileyecektim.

Ama olayı öyle yanlış yerlere çektiler, üstüme öyle haksız şekilde geldiler ki, ben de “İnceldiği yerden kopsun” mantığı ile kendime savunma düzeni kurdum.

Şimdi savcılık, bu konuda hakkımda açılmak istenen davayı haksız bulup, ret etmiş.

Ben bunu, bizim hayatımızı didik didik etmeyi, 1000 TL karşılığında aldıkları emirle görev sayan gazeteci müsveddelerinin yazısından öğreniyorum.

Elbette CHP’lilerin açmak istediği davadan kurtulmuş olmak hoşuma gitti. Şimdi bakalım, aynı konuda AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı’nın açmak istediği dava konusu ne olacak?

Bu devirde CHP’lilerden yargı önünde yırtarsın da, AKP’li bir başkan açınca işin zor olabilir.

…………………………….

Nasıl takip edildiğimizi gösteren bir başka örnek anlatmak istiyorum. Malum, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönetimi, SES Kocaeli İnternet sitesini “Blok” ladı.

Yani, Büyükşehir’in hiçbir biriminde Büyükşehir’in IP’si ile SES Kocaeli’ye giremezsiniz.

Büyükşehir bizim internet sitemize, adeta “Porno sitesi” muamelesi yapıyor.

Ama belediyedeki bilgisayarlardan giremeseler de, bizi çok yakından takip ediyorlar. Geçen gün akşam saatlerinde SES Kocaeli’ye bir haber girdik.

Fotoğraf meraklısı bir genç Kartepe zirvesine ilk kar yağdığında eline dronlar alıp, zirveye çıkmış.

Çok güzel fotoğraflar, videolar çekmiş. Kartepe zirvesi ile Uludağ zirvesinin aynı fotoğraf karesinde gözüktüğü ilk fotoğraf.

Bunu sosyal medya sitesinde yayınlayınca, Büyükşehir hemen kapmış. Sanki o fotoğrafı kendileri çekmiş gibi internet sitesine girmişler.

Büyükşehir, eserin sahibinden izin almış.

Ama Büyükşehir’in besleme gazetecileri, hiç izin almadan, sanki Büyükşehir’e aitmiş gibi fotoğrafları kullanmış.

Biz de onların küstahlığını haber yaptık.

Ortalık ayağa kalkmış..

“Sen SES Kocaeli’ye neden haber verirsin” olmuşlar.

Hani bizi izlemiyorlardı, takip etmiyorlardı.

Çılgınlar gibi takip ediyorlar.

Reklam vereni, haber vereni takip ediyorlar.

Kendilerinin avuçlarında tuttukları gazeteleri, internet sitelerini besleyip, üzerimize salmak istiyorlar…

Emin olun zevk alıyoruz.

Sosyal medyada izlenmek, takip edilmek gerçekten büyük bir keyif ve büyük bir onurmuş.

Dostlardan çok düşmanlarımıza seslenmek isterim.

Bizi çok iyi takip edin.

Gümbür gümbür geliyoruz.

Görün bakın, başınıza daha ne çoraplar öreceğiz.

- Kocaeli Ses Gazetesi, İsmet Çiğit tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/3714143/ismet-cigit/takip-edilmek-insanin-hosuna-gidiyormus