Keşke pahalılıktan da maske ile korunabilsek

İsmet Çiğit
İsmet Çiğit

Ben gönülden inanıyorum; corona virüsle ilgili kabus günleri bitecek.
Yeniden maçlar başlayacak, sinemalar, lokantalar, kafeler, eğlence yerleri açılacak.
Hayat devam edecek…
İyi de ekonomi ne olacak?
Herkes ödemelerini erteledi.
Herkes alabildiği, bulabildiği kadar yeni borç aldı.
Tatlı tatlı yemenin, acı acı çıkartması vardır.
Bu faturalar, bu borçlar virüs sonrası önümüze çıkacak. “Hadi öde” diye yakamıza yapışacaklar…
Paramız pul oldu…
Dolar 7 TL’ye dayandı, nerede duracak belli değil.
Markete, pazara hiç bakıyor musunuz?
Her şeyin fiyatı artıyor..
Corona virüs sayesinde 30 Dolar’ın altına düşen Petrol, yeniden 60-70 Dolar’lara yükseldiğinde benzin-mazot kaç para olacak biliyor musunuz?
Ekmek, simit, peynir ne olacak biliyor musunuz?
Bu virüs yasaklı dönemde okul masrafı yok, dışarıda yemek masrafı, sosyalleşme harcamaları yok… Hepsine geri dönülecek.
Ama cepte para olmayacak, heybede bol miktarda borç bulunacak…
……………………..
Virüse hepimiz bir miktar alıştık.
Maskeni yüzüne tak, sokağa çıkma, bol bol ellerini yıka.
Virüsten korunuyorsun.
Ama pahalılıktan, borçlardan yüzünüze maske takarak korunamazsınız.
Evet, virüs yüzünden bütün dünyada ekonomik kriz var.
Ama Türkiye yine negatif ayrıştı.
Yani kriz bizde daha çok var.
En çok bizim paramız değer kaybetti.
Üretim en çok bizim ülkemizde düştü.
Çin üretecek, Almanya üretecek, ABD üretecek.
Biz onlardan satın almak zorunda kalacağız…
Önümüz Ramazan.
Yine pek çok şeye zam gelecek.
Sonrası yaz.
Belki ısınma masrafı olmayacak.
Ama mevsimlik giysiler kaç paradan piyasaya çıkacak.
Bayramlık giysi alabilecek misiniz?
Ya da yazlık bir fanila, bir ayakkabı, bir terlik alabilecek misiniz?
Pek çok dükkanın kapandığını, işsizliğin alabildiğine arttığını göreceksiniz.
Belki biraz kiralar düşecek.
Ama başka her şeyin fiyatı hızla artacak.
Ücretler gerileyecek. Belki belediyeler bile işçi çıkartacak.
Bir türlü bitirilemeyen örneğin lastik sözleşmesinde kaybeden çalışanlar, işçiler olacak…
Bırakın yaz tatiline çıkmayı bulunduğunuz kentte iki kişi baş başa dışarıda yemek yemek bile ulaşılamaz hale gelecek…
Şimdilik meyve-sebze fiyatları çok hızlı artmıyor.
Çünkü ihracat yok.
Ama virüs belası bitince Türkiye döviz kazanmak için her şeyi satmaya başlayacak.
Sebze, meyve, süt, yumurta fiyatları fırlayacak.
Yazın garibanın sofrasına belki karpuz ve domates kalacak.
………………
Virüsle mücadele iyi gidiyor.
Ama ekonomide işler giderek kötüye gidiyor…
Bu süreçte devlet de mecburen dağıtıyor.
Bütçede açık, cari açık, ödemeler dengesi her şey bozuldu.
Corona virüs dönemine girildiğinden bu yana en çok değer kaybeden para Türk Lirası oldu.
Enflasyonu bırakın tek haneli rakamlara indirmeyi, (10)’lu rakamlarda tutmak bile çok zor olacak.
İşsiz sayısı arttıkça, emek daha da ucuzlayacak. Ama emek dışındaki her şeyin fiyatı artacak. Bir de üzerine corona virüs döneminin borçları binecek…
Çok iflas göreceğiz.
Çok fazla icra işlemi, Çok intihar girişimi, Belki aile cinayetleri…
Harcamalarınıza dikkat edin. Borçlanmada ölçüyü kaçırmayın.
Hala bir işiniz varsa, buna sahip çıkın…
Corona virüs günleri bittiğinde hepimiz için daha sıkıntılı günler başlayabilir.
Üstelik, el yıkayıp, maske takarak bu zor günlerden kendimizi korumak da mümkün olmayacaktır.

- Kocaeli Ses Gazetesi, İsmet Çiğit tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/4182175/ismet-cigit/keske-pahaliliktan-da-maske-ile-korunabilsek