Bir gün için, satılmış oyuncak maymun olmak

İsmet Çiğit
İsmet Çiğit

Kısa bir süre için, kendinizi benim yerime koyup, empati yapmanızı istiyorum.

Haksızlığa uğramışsınız. Herkes, geçmişte size yaranmak için önünüzde takla atan eski meslektaşlarınız her gün size saldırıyor, hakaret ediyor. Geceleri, kapınız ne zaman acı acı çalacak da polis evinizin kapısına dayanacak diye beklemekten gözünüze uyku girmiyor.

İşte böyle bir gecede  “Yarın ne yazabilirim?” diye sabaha kadar düşünürken, aklıma çok parlak bir fikir geldi. İstedikleri gibi yazayım, herkesi, her şeyi öveyim, bu kentte türemiş satılık oyuncak maymunların dilini kullanayım. Belki hiç değilse bu yazıya yayın yasağı gelmez, bu yazı nedeniyle bu gece evimin kapısına polis dayanmaz diye düşündüm.

………………….

Ne kadar güzel bir demokraside yaşıyoruz. Ne kadar saat gibi işleyen bir hukuk sistemimiz, seçilmiş insanlara karşı ne büyük saygımız ve muhabbetimiz var.

Kendilerini medeni zanneden Avrupa ülkelerinde insanlar mikroptan sapır sapır dökülürken, bizim ülkemizde herkes iki doz Çin aşısını, hatta üzerine de garanti olsun diye bir doz Alman aşısını olmuş, Korona adı verilen mikropla dalga geçiyor.

Bizim ülkemizde kimsenin borcu harcı yok. Herkesin kredi kartları şakır şakır çalışıyor.

Bizim ülkemizde kimse işsiz, aşsız, aç ve açıkta değil.

Sanayi üretiyor, işçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alıyor.

Tarım sektörü üretiyor, hayvancılık almış başını gidiyor…

Dünyanın bütün ülkeleri ile dost olmuşuz. Beştepe’deki Saray’da Türkiye-İsrail-Suriye-Mısır-Ermenistan devlet başkanları dahil bütün ülke liderleri toplanmış, yanık oynuyor…

Karadeniz’den sonra, Akdeniz’de de doğal gaz bulduk. Akkuyu’da nükleer santral kurduk. Gelecek aydan itibaren gaz da elektrik de vatandaşa bedava verilecek.

Kaz dağlarından altın fışkırıyor. Roketimizi de yaptık, yakında Ay’a, orada bir süre dinlendikten sonra Mars’a, Jüpiter’e gidiyoruz.

Basın özgürlüğü sınırsız benim ülkemde. Sanatçılar alabildiğine özgür. Gazetelerde, televizyonlarda bu kadar sorunsuz olmasına rağmen her türlü eleştiri yapılabiliyor. Müjdat Gezen, Metin Akpınar, Levent Üzümcü parodileri bütün televizyon kanallarında insanları gülmekten yerlere yatırıyor.

………………….

Ya benim kentim; dünyanın en kibirsiz, en sade, en demokrat,  herkese karşı eşit mesafedeki kibirsiz, tafrasız Belediye Başkanını bulmuş.

Ne trafik sorunumuz var, ne toplu taşıma sorunu.

Dünyanın en ucuz ekmeğini bizim Belediyemizin Ekmek Fabrikası üretiyor.

Dünyanın en modern çöp imha tesisini bizim şehrimiz kurdu.

Bu şehrin takımı, önümüzdeki hafta Şampiyonlar Ligi yarı final turunda Bayern München ile oynuyor.

Öyle adil, yansız bir belediye başkanımız var ki, Yeni cuma Karşısındaki Uğur Mumcu Parkı’nı koalisyon ortağı MHP’ye verdim diye vicdan azabı çekip, Fevziye Camii altındaki çay bahçesini de muhalif CHP’ye vererek eşitlik sağlıyor.

Dünya üniversiteleri içinde en kaliteli rektör, bizim Üniversitemizde bulunuyor. Beyaz atletli, diri vücutlu Rektör, KOÜ’yü dünyanın en önemli bilim merkezi haline getirmiş. Torpille bir kişiyi bile işe almıyor.

KOÜ’nün hastanesine “Dul” giren, “Kız” çıkıyor. Öyle müthiş ameliyatlar yapılıyor.

Dünyanın en değerli, en çalışkan, üyelerine en çok faydası dokunan Ticaret Odası bizim ilimizde bulunuyor. O oda başkanı Necmi ne değerli, ne mümtaz bir şahsiyet ki, ilimizdeki bir tek esnaf bile işini kaybetmemiş, herkes mutluluktan uçuyor.

Ne mutlu ki, dünyanın en değerli sığır çobanı da bizim ilimizde. Hüdaverdi, yerli besi özküz ve sığırlarını kendi elleriyle besliyor. Hiç birinde şap gibi hastalıklar bulunmuyor. Kurban bayramında hayvanınızı mutlaka Hüdaverdi’den alın. En iyi sığırları o yetiştiriyor.

………………….

Ya şu yapılan hiçbir şeyi beğenmeyen Bay Kemal. Başına Tayyip Bey kadar taş düşsün.

Ya şu Bayan Fatma. İzmit’i berbat etti, çekip biran önce memleketi Tekirdağ’a gitsin…

………………….

Satılmış oyuncak maymun olmanın karşılığı budur sevgili dostlar. Ne başınız yargı ile belaya girer, ne reklam ambargosu ile karşılaşırsınız.

Zarfın veya kese kağıdının içinde tomar tomar parayı evinize getirip teslim ederler, siz de yan gelip yatarsınız.

Davetten davete koşar, iyi pişmiş bol kekikli pirzolayı, büyük bardak taze sıkılmış portakal suyu ile hüpletirsiniz.

Ama, ben ve biz bu ülkeyi de bu kenti de çok seviyoruz.

Bir gün için bile satılmış oyuncak maymun olmayı içimize sindiremeyiz.

- Kocaeli Ses Gazetesi, İsmet Çiğit tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/6793530/ismet-cigit/bir-gun-icin-satilmis-oyuncak-maymun-olmak