Güngör bir süre daha yok; Vurun, bana vurun

Mektup -  İsmet Çiğit
Mektup - İsmet Çiğit

SES KOCAELİ’nin kurucusu Güngör Arslan’ın, ortada hukuki hiçbir somut delil, en ufak bir suç yokken tutuklanışının üzerinden yaklaşık bir ay geçti. Bir yandan bu haksız ve hukuksuz durumu düzeltmek için hukuk mücadelesi veriyoruz.

Ama dedim ya, ortada hukuk falan yok. Bir kumpas kurulmuş, “Güngör içeride tutulacak, İsmet bıkıp kaçacak, SES susacak, bu kentin kanını emenler rahatça at oynatacak…”

Davayı açın, mahkemeyi kurun, yargılayın Güngör’ü. Suçu varsa, müebbet verin, hiç salmayın. Ama 60 yaşında bir adam. O’nun sorumlu olduğu bir ailesi var. Kaçacak, göçecek hali yok… Neymiş, “Savcı henüz dosyayı hazırlamamış”. Bu nedenle Güngör’ü bırakmıyorlar.

Sözde hukuk devletiyiz ya. Bir sanık, polisin gözaltında ancak belli süre tutuluyor. Ama yargılamadan hapse atıyorsunuz. Bekle ki mahkeme olsun. Aslında bu yapılan hukuksuz gözaltı. Ama bu devirde derdinizi kime anlatacaksınız?

……………………

Neyse, Güngör bir süre daha yok. SES’i biz götüreceğiz. Ben haddimi bilirim. Güngör gibi bir gazeteci değilim. Ben rahatına düşkün, kendi zevkleri için yaşamayı seven bir adamım. Yazı yazarım, olayları yorumlarım.

Ama Güngör farklıdır. Gazetecidir. Hiç üşenmez, her gün dağ bayır dolaşır. Kim, nerede kendisine saray misali villa yapıyor, kim hangi ihaleye fesat karıştırıyor, kim şeyhini, şıhhını evinin bahçesine gömüyor, hepsini Güngör ortaya çıkarır. Bir haber için gece yatağından fırlar, dağlara tepelere koşar.

Ben sadece evimin kapısına sabah ezanında polis dayanırsa uyanır, kelepçe için ellerimi uzatır, karakola giderim.

Güngör’ün varlığında SES KOCAELİ’de en özel, en gizli kapaklı kalmış haberleri görebilirdiniz. Benim böyle bir yeteneğim, meziyetim yok. Zorunlu olarak bu dönemde bazı yenilikler yapıyoruz.

Mesela, gazeteye her gün İDDAA kuponu tavsiyesi, Altılı ganyan tavsiyesi koyuyoruz. Bu kuponları dikkatle takip edin. Hem İddaa’da, hem Altılı ganyanda çok özel kuponlar tutturuyor, bizi takip edenlere para kazandırıyoruz.

…………………..

Bu kent, geçmişte ben de dahil olmak üzere herkes, her fırsatta Güngör’e vurmaya alışmıştı. Ben iki yıldır yakından tanıdığım Güngör’ün bunları hiç hak etmediğine tanık oldum. Şimdi Güngör yok. Kıskanç, cahil, satılmış tipler kime saldıracaklar?

İşte ben açıkça ilan ediyorum: Açtım göğsümü bağrımı. Siper oldum Güngör’ün önünde. Bana saldırın, bana vurun. Geçen hafta bu sütunlarda yazdım. Benim hiçbir gizlim, saklım yok. Benim Allah’ın bildiğini kuldan saklayacak halim yok.

Zaten, yazılarım sertleştikçe, bana yönelik saldırılar da artıyor.

Hele bir zavallı var.

Kendisini çevresine “Mit ajanı”, “Polis muhbiri” diye tanıtıp hava atan bu zavallı, geçmişte hem Güngör’ün, hem benim ekmeğimi yemiş. Ciğerinin beş para etmediği anlaşılınca, her ikimiz tarafından da poposuna tekme vurularak kovulmuş bir zavallı.

Saldırıyor, iftiralar atıyor. Küstahlığı o kadar büyük boyutlara ulaştı ki, benim ailemi bile diline dolayabiliyor. Saldır koçum, saldır. Al amirlerinden talimatı yalan yanlış cahilce yazılarınla saldır.

Ne yazık ki, beni her fırsatta Karakol’a, Adliyeye davet eden, ya da evime polis gönderen devlet, bu yalancı, iftiracının tamamen yasalara aykırı yazıları karşısında en küçük bir hareket göstermiyor. Olsun, ne yapalım, bu dönem böyle bir dönem.

Bana, aileme, bu gazeteye atılan bütün iftiralar karşısında en azından Güngör özgürlüğüne kavuşana kadar ben sessiz kalacağım. Kendimi savunmak gibi bir çabanın içine kesinlikle girmeyeceğim.

Bu dönemde, Güngör’ün yokluğunda elimden geldiğince SES’in daha iyi, daha bol haberli, daha çok okunan bir internet gazetesi yapmak için içinde bulunduğumuz koşullara rağmen çaba göstereceğim.

Bu zor günlerde sürekli yanımızda olanları da;

Bu zor günlerde bizim yanımızda gözükmekten korkanları da hayatım boyunca hiç unutmayacağım.

Elbet bizim de konuşacak, bizim de yapılan haksızlıkların hesabını soracak zamanımız gelecek. O zamana kadar SES KOCAELİ’de gazetecilik yapacağız.

Mübarek Ramazan ayında çok özel ekonomi haberleri, yüce dinimizin gerçek uzmanları tarafından kaleme alınmış çok özel yazılar bulacaksınız bu sitede.

……………………

Güngör’ün tamamen haksız ve hukuksuz yere yanımızda olamaması, O’nun haber peşindeki koşturmasını izleyemiyor olmamızın dışında SES’te bir sıkıntı yok. Zaman zaman telefonda görüştüğümüzde Güngör de sadece “SES’e iyi bakın, yaşatın” diyor. Ben ve çevremdeki bir grup gerçek dost bu talebi yerine getirmek için çabamızı sürdüreceğiz.

Bizi izlemeye devam edin. Bu kentte gerçek gazeteciliği, bağımsız yorumculuğu sadece SES KOCAELİ’de bulabilirsiniz.

- Kocaeli Ses Gazetesi, Mektup - İsmet Çiğit tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/6931224/mektup-ismet-cigit/gungor-bir-sure-daha-yok-vurun-bana-vurun