Yasaklara uyun, kendizi koruyun

İsmet Çiğit
İsmet Çiğit

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı resmi rakamlar bile, ülkemizde korona virüs salgınının çok ürkütücü boyutlara ulaştığını gösteriyor.

Hastanelerde yer yok. Hani bu krizin başlangıcında çok övünüyor, dünyaya örnek olduğumuzu falan söyleyip böbürleniyorduk falan ya hepsi palavra. Şimdi, Allah korusun siz veya bir yakınınız virüs kapsa da hastanede yatarak tedavi görmesi gerekse, mutlaka önce bir torpil bulmanız gerekiyor.

Torpil için ilimizin AKP’li milletvekillerini arasanız ulaşamazsınız. Rektöre, başhekimlerin birine falan ulaşmanız gerekiyor ki o da çok zor.

Hastaneler tıklım tıklım (ya da lebalep) dolu, sağlık personeli hayatından bezmiş durumda.

Bu tablo karşısında, ben aslında geçen Salı günü Cumhurbaşkanı’nın çok daha sıkı tedbirler açıklamasını, ülke genelinde tam kapanmayı falan bekliyordum.

Ama ülkenin ekonomisi böyle bir tam kapanmayı karşılayabilecek durumda değil. Yine, yasak savma misali kararlar alındı, “Kısmen kapanma” uygulaması başlatıldı.

Ne oldu, saat 21.00’den itibaren sokağa çıkma yasağı vardı. Zaten bu yasağı da takan yoktu. Şimdi,  yasak iki saat öne 19.00’a alındı. Yine çok muallak bir yasak. Önüne gelen yine sokağa çıkacak. Ramazan aylarında bizim ülkemizde zaten çalışma hayatı yavaşlar, devlet dairelerinde vatandaşın işine bakan memur bulmakta zorlanırdınız. Şimdi, bu yasaklar biraz daha haklı bahane yaratacak, kimse işini doğru dürüst yapmayacak.

Siz, gönüllü olarak bütün yasaklara harfiyen uyun.

Saat 19.00’dan önce evinize kapağı atıp, kendinizi toplumdan soyutlayın.

Toplu taşıma araçlarına binmeyin. Kalabalıklar içine karışmayın. Elbette yaşamak için çalışmak, bir şeyler üretmek ve para kazanmak gerekiyor.

Ama zaten piyasada para yok. Herkesin işleri kesat. Kendinizi eve kapatırsanız, masrafınız da olmaz. Bir müddet toplumdan kendinizi ayırın, çekirdek aile içinde kimseyle temas kurmadan, televizyon karşısında bir yaban hayatının içine gömülün.

Bu salgın bir tık daha artarsa, emin olun zaten yaşamak bile yasaklanacak.

Salgının yayılma hızını azaltmak hepimizin görevi ve sorumluluğu…

Bırakın Merkez Bankası’nın kasasından kaybolan milyar dolarları…

Bırakın Karadeniz’deki Rusya-Ukrayna gerilimini ve buna bağlı olarak ABD ile Rusya arasında gerilen ipleri…

Boş verin patatesi, soğanı. Nasıl olsa yakında devlet evinizin kapısına çuvalla getirip bırakacak…

Mısır’la diplomatik ilişkileri, Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın ziyaretini, Libya’ya hediye ettiğimiz aşıları falan da silin kafanızdan…

Montrö olsa ne olur, olmasa ne olur, size ne? Bakın, İstanbul sözleşmesinden çıktık da yer yerinden mi oynadı…

Bu dönemde sadece korona virüsten korkun. Sadece korona virüsten kendinizi koruyun…

Tatil planlarınızı, eğlence planlarınızı, varsa düğün dernek hayallerinizi, hepsini öteleyin. Bakın bugünden itibaren balık av yasağı da başlıyor… Dışarıda balık yeme hayaliniz varsa, bunu da erteleyin.

Piknik yapmayı, dost ziyaretlerini hepsini kafanızdan silip atın… Allah muhafaza bu mikrop burnunuzdan, ağzınızdan veya gözünüzden sizin vücudunuza girer de ciğerinize, beyninize falan yerleşirse zaten bunların hiç birini düşünecek haliniz kalmayacaktır.

Bu dönemde sadece kendinizi, kendi sağlığınızı düşünmek zorundasınız. Kendi sağlığınızı düşünüp kollamak aynı zamanda herkesin sağlığını düşünüp kollamak demektir. Yani vatanseverliktir.

Orucunuzu evde tutun. Akşam iftardan sonra şöyle güzel bir çay demleyin.

Bu zor şartlar altında olabildiğince hayatın tadını çıkartmaya çalışın.

Lütfen yasaklara uyun.

Herkesin hayatı çok değerli. Bu dönemde herkes kendisinden olduğu kadar bütün insanlıktan da sorumlu.

Mümkün olduğu kadar pozitif düşünmeye çalışın. Televizyonlarda abuk sabuk siyasi tartışmaları değil,  özellikle aTV’de zirve yapan  “Kimin eli kimin cebinde” misali ahlaksız ilişkiler yumağı programları takip edin…

Tek başınıza ıssız bir adaya düştüğünüzü, burada bir ay yaşamak zorunda kaldığınızı düşünün. Fırsat bilin bu yasakları. Bir süre dünyadan, Türkiye’den insani dertlerden, geçim sıkıntısından,  özgürlüklerin kısıtlanmasından, kötü yönetiliyor olmaktan falan sıyrılın…

Biraz kendinizi dinleyin, dinlenin, hayatınız boyunca yaptığınız hataları da gözden çıkartarak, bir gün bu korona belası biterse nasıl yeni bir insan olurum diye kafa yormaya çalışın.

- Kocaeli Ses Gazetesi, İsmet Çiğit tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/6944468/ismet-cigit/yasaklara-uyun-kendizi-koruyun