Yolda köpek var mıydı?

Aygen Tuna
Aygen Tuna

İnzivaya çekilmek bazen güzeldir. Hayatımın en inzivaya çekilmiş hallerini son birkaç yıldır yaşarken, insanlarla asgari müşterek diyalog kurup, tekrar kendime dönerken ben, değişik tipleri hala bir mıknatıs gibi kendime çektiğimi unutturmadı hayat. İçine kapanmış, bohem bir yazar modunda geçen son zamanlarımda yaptığım en iyi şeyler; bol bol okumak ve önemli dergilerin, edebiyatla ilgili kuruluşların öykü, senaryo yarışmalarına katılmak. Güzel sonuçlar alabilirsem sizlerle paylaşmak için sabırsızlandığım.
 
Yine öyle günlerden birinde markete gitmek için çıktığımda, yarı yolda, bir kadın durmuş bekliyordu. Yanından geçerken sorduğu soruya şaşkınlığım, kadının daha sonra söyleyeceklerinin yanında hiç kalacaktı. Ne selam ne sabah, direkt sorusunu sordu:
 
- Yolda köpek var mıydı?
 
İçimden “ne bileyim hiç fark etmedim” diye geçen cümleyi dile getirsem, “saf mısın” denileceğinden çekindiğimden, gayet kendimden emin bir ifadeyle:
 
- “Hiç yoktu. Onlar alt taraflardalar şu sıralar” deyiverdim. Köpek takip cihazım mı vardı?
 
- “Benimle yürür müsünüz? Ben köpeklerden çok korkuyorum.” Dedi, ben yaşlarda, hafif beyazları çıkmış saçları rüzgardan uçuşurken sarışın kadın.
 
- Dur bir markete gideyim bari, sen bekle burada dedim. Çok kibarlık yapmadan, hafifçe, beni tanıyanların anlayabileceği o dalga geçer halimle. Çünkü kadın o kadar hedefe kilitlenmişti ki, bakışlarından anladığım kadarıyla gerçek talebi; ben yarı yoldan dönücem, onu evine bırakıcam, sonra tekrar ben markete. Yok yaa… Egoizm değildi ama o anki ruh hali, saf korkuydu.
 
Marketten çıkınca baktım, kadın hala beni bekliyor. Gel dedim gidelim, zaten yolumun üstü. Köpeklerin bol olduğu, en az altı yedi adet kocaman köpeğin çete halinde gezindiği bir mahallede oturuyoruz ikimiz de. Daha önce hiç karşılaşmadığım bu kadın, başladı anlatmaya. Hayatta en çok köpeklerden korkuyormuş. Kızı, sanırım 8-10 yaşlarında, son 2 yılda hiç dışarı çıkmamış köpekler yüzünden. O korkularını anlattıkça aklıma gelen tek şey; “vay be ne insanlar var, tek dertleri mahalle köpekleri.” Hiç mi ülkenin halini bilmez? İstanbul’da parklarda yatan üniversiteli gençlerin geceyi nezarethanede geçirdiklerini, Gaziantep’te 17 yaşında bir kız çocuğunun 12 yaşından beri ailesi tarafından bütün köye satıldığını, Pınar Gültekin’in yakılırken hayatta olduğunun yazıldığı o adli tıp raporunu? Hiç mi ekonomik kaygıları, çocuğunun geleceğini düşünme payı olmaz aklında? Yayın yasaklarından mı acaba diye yine empati yaparak düşünürken, sarışın kadın hala, burayı çok sevdiğini ama köpeklerden ölesiye korktuğunu anlatıyordu. Hayatın yükü azıcık omzuna binse bu köpeklere bu kadar takar mıydı?
 
Evinin olduğu yere geldiğimizde teşekkür edip ayrıldı. Benimle o anlık hikayesi bitmişti, kafasında hala orada olmayan köpeklerle sağa doğru yürüdü ve gitti.
 
Her şeyi görünenden değil de mecazdan anlayan ben, 25 yıl önce anlamıştım olması gerekenden daha derin düşünüp, gerçek zamanda olanı kavrayamadığımı. 21 yaşındayken biraz torpil, biraz şans ile önemli bir iş insanının sekreterliğini yaparken, şimdikilerin deyimiyle yönetici asistanıyken, Hasan bey Ankara’dan arayıp, “kızım orada havalar nasıl?” diye sorduğunda:
 
- “Ali Haydar bey geldi. Biraz sinirli, burada ortam gergin” dediğimde,
- “Onu sormuyorum, burada hava çok soğuk onu soruyorum, uçakla geleceğim bugün” dediğinde anlamıştım sorun biraz benden ötürü.
 
Sizde durumlar nasıl?
 
Algınız sizin de farklı mı çalışıyor? Yoksa sadece yolda köpek var mı diye düşünüyorsunuz? O hayatınızı adadığınız, takıntı haline getirdiğiniz korkularınızı bazılarımız hiç göremiyoruz, başka şeyler düşünmekten.
 
Fazla değil ama birazcık düşündüğünüz, sorguladığınız günleriniz olsun.

- Kocaeli Ses Gazetesi, Aygen Tuna tarafından kaleme alındı
https://www.seskocaeli.com/makale/7852723/aygen-tuna/yolda-kopek-var-miydi